Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3711, sondan 2526. ayet; 36. sure ve Yâsîn Suresinin 6. ayetidir. Yâsîn Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 30 ve toplam ebced değeri ise 3866 olarak hesaplanmıştır. Yâsîn Suresinin toplam ebced değeri 217134 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure يس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ي (0) س (0) bulunuyor.
5,6. Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
Genellikle müfessirler, “ataları uyarılmamış” ifadesiyle, Hz. Muhammed’in ilk muhatap kitlesi olan Kureyş ve çevresindekilere yakın zamanlarda bir peygamber gönderilmemiş olduğuna işaret edildiği kanaatindedirler (bu konuda ayrıca bk. Secde 32:3; Sebe’ 34:44; Fâtır 35:24). Meâlde esas alınan bu mâna burada geçen “mâ” kelimesinin olumsuzluk edatı sayılmasına göredir. Bu kelimenin mahiyeti ve cümledeki rolü konusundaki farklı kanaatlere göre âyetin aynı kısmına “ataları uyarılmış” veya “atalarının uyarıldığı şeyle” anlamı da verilebilir. Bu takdirde geçmiş devirlerdeki bütün insanlar kastedilmiş olur (Taberî, XXII, 150; İbn Atıyye, IV, 446). Yine bu yaklaşıma göre cümlenin devamı ile uyumu açısından meâlin “Ataları uyarılmış ama kendileri gaflet içinde bulunan bir toplumu uyarasın diye” şeklinde olması gerekir (Zemahşerî, III, 280).
Mehmet Okuyan
5,6. (Kur’an), ataları uyarılmış, (ancak gerçeklerden) habersizmiş gibi davranan bir toplumu uyarman için çok güçlü, çok merhametli (Allah) tarafından indirilmiştir.
Bu ayetin mesajı Kasas 28:46, Secde 32:3 ve Sebe’ 34:44’ten farklıdır. Bu üç ayette mevcut “Mekkeliler”den söz edilirken, Yâsîn 36:6’da Mekkelilerin “ataları”ndan söz edilmektedir. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in o yöreye peygamber olarak gönderilmesi, Hz. Muhammed’in risaleti öncesinde Mekke’de “hanif”lerin yani Allah’ı birleyici kişilerin bulunması, tercihimizin doğruluğunun delilidir. Ayrıca Mekkelilerin atalarının uyarıldığıyla ilgili bkz. Mü’minûn 23:83; Neml 27:68; Necm 53:36-37.
Bayraktar Bayraklı
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir/Ataları uyarıldıkları halde gaflet içinde olan bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
Babaları (yakın ataları bir peygambere muhatap olmamış ve) uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin ve görevlendirildin).
Ataları sorumluluk hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılan, kısa sürede imandan ve şer'i hükümlerden habersiz hale gelen milletleri uyarman için indirilmiştir.
5-6. Bu (Kur'an, yakın) ataları (ve kendileri) uyarılmadığı için doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bir toplumu uyarman için, mutlak güç sahibi, rahmeti bol olan (Allah tarafından) sana indirilmiştir.
O seni elçi olarak görevlendirdi ki, ataları ve kendileri uyarılmamış, bu yüzden küfrün ve zulmün karanlıklarına gömülerek gaflet uykusuna dalmış bir toplumu, kendilerini bekleyen toplumsal çalkantılara, ruhsal bunalımlara ve asıl tehlike olan cehenneme karşı uyarasın!
1 Bu âyet : “Babaları uyarılmadığı için kendileri gaflet içerisinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik)” şeklinde de tercüme edilebilir. Bu tercümede (مَا) nafiye, yukarıdaki tercümede ise mevsule olarak alınmıştır. Bunun sebebi ise mânânın “Biz, bir Peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz” (İsra: 15, En’am: 131) âyetlerine ters düşmemesi içindir. Ayrıca bu kavmin dedelerinin Hz. İbrahim, Hz. İsmail, Hz. Hud, Hz. Lut (a.s) tarafından uyarıldığı Kur’an’da sabittir.
Muhammed Esed
ataları uyarılmamış ve bu nedenle kendileri [doğru ile eğrinin ne olduğundan] habersiz kalmış bulunan 4 insanları uyarasın diye [sana indirilmiş olanın] (sayesinde).
[3929] Veya mânın ilgi zamiri anlamına dayanarak: “ve böylece ataları uyarılmış, fakat kendileri haktan gafil kalmış bir topluluğu uyarabilesin” (Râzî). Tercihimizi hem Kasas 46 hem de nüzul ortamının tarihsel gerçekliği doğrulamaktadır. Bu âyet görev alanının kapsamını değil başlama noktasını gösterir (Krş: 26:214). Elbet görev evrensel, kapsam tüm insanlıktır (34:28).
Ömer Nasuhi Bilmen
Tâ ki, bir kavmi korkutasın ki, onların ataları korkutulmamıştır. Artık onlar gâfil kimselerdir.
5, 6. O, azîz ve rahîmden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, hâliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.