Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
3773, sondan
2464. ayet;
36. sure ve
Yâsîn Suresinin
68. ayetidir.
Yâsîn Suresi 68. ayetinin kelime sayisi
7, harf sayısı
30 ve toplam ebced değeri ise
1875 olarak hesaplanmıştır.
Yâsîn Suresinin toplam ebced değeri
217134 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
يس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ي (2)
س (1) bulunuyor.
ومن نعمره ننكسه في الخلق افلا يعقلون
ومننعمرهننكسهفيالخلقافلايعقلون
Vemen nu’ammirhu nunekkis-hu fî-lḣalk(i)(s) efelâ ya’kilûn(e)
Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?
Cenâb-ı Allah dilediği insanların daha gençlik çağındayken hayatını sona erdirmekte, dilediklerine de uzun ömür vermektedir. Fakat uzun ömür vermesi insanın asla ölmeyeceği anlamına gelmemekte, aksine yaşlanan kimse gün be gün ölüme yaklaştığının alâmetlerini daha iyi görebilmektedir. Önceki iki âyetle bağ kurularak yorum yapılacak olursa bu hatırlatmadan başlıca iki sonuç çıkarılabilir: a) Dilediği kişilerin –gençlik hatta çocukluk çağında– hayatını sona erdiren yüce Allah elbette 66 ve 67. âyetlerde belirtildiği üzere inkârcıların gözlerini kör edip imana gelmelerini sağlayabilir veya daha dünyadayken cezalarını verebilirdi. Ama O, insanları böyle bir zorunluluk altında bırakmamış, onları doğru-yanlış, iyi-kötü ayırımı yapacak kabiliyetlerle donatmıştır. b) İnsana uzun ömür verilmesi kendisi için ileriye dönük bir teminat olmayıp aksine hayatın sonlu olduğunu daha açık biçimde görme imkânı sağlamaktadır. Şu halde inkârcıların dünyada kendilerine tanınan fırsatı ve süreyi bitmez tükenmez bir sermaye olarak görmeleri büyük bir yanılgıdır. Âyette onların akıllarını kullanmamaları ve bu gerçekler üzerinde düşünmemeleri kınanmaktadır (Zemahşerî de bu âyetle ilgili olarak, yaşlılıkta insanın özelliklerini ve yeteneklerini tersine çevirip bildiğini bilmez hale getiren Allah Teâlâ’nın 66 ve 67. âyetlerde belirtilenlere de elbette kadir olduğu açıklamasını yapar, III, 292).
Daha genel bir yorum yapılarak bu âyette, inkârcılıkta ısrar edenlere, “Yüce Allah’ın insanı halden hale soktuğu açıkça ortadayken, bu realite üzerinde düşünüp O’nun öldükten sonra diriltmeye de kadir olduğunu anlamazlar mı?” tarzında bir eleştiri yöneltildiği de düşünülebilir (Şevkânî, IV, 434). İbn Âşûr ise burada şöyle bir mânanın bulunduğu kanaatindedir: Onlardan uzun ömür verdiklerimize 66 ve 67. âyetlerde belirtilenleri yapmıyorsak bu, sırf mühlet vermemize rağmen hâlâ inkâr ve kötülükte direnmeleri yüzünden zelil ve yenik düşmelerini sağlamak içindir (XXIII, 53-54; Kur’an’ın insanın organik ve zihinsel yeteneklerinin gitgide zayıflamasına değinen ve ileri yaşlılık çağını “ömrün en düşkün dönemi” olarak niteleyen ifadeleri için bk. Nahl
16:70 ve Hac
22:5).
Uzun ömür verdiğimizi yaratılışta tersine çeviririz. Akıl etmiyorlar mı?
Bu ayet Nahl
16:70 ve Hacc
22:5. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Burada inkarcıların uzun yaşamalarının kendi lehlerine olmadığına, inanmadıkları bir âleme doğru gittiklerine dair bir mesaj vardır.
Kime uzun ömür verirsek biz, onun gelişmesini tersine çeviririz. Hiç akıllarını kullanmıyorlar mı?
Kimin ömrünü uzatırsak, zamanla yaratılış olarak onu tersine çeviririz.¹ Buna rağmen hâlâ akıllarını kullanmayacaklar mı?
1- Yaşlandıkça sahip olduğu güç azalmaya başlar.
(Hâlâ bakıp anlamıyorlar mı) Biz kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta (vücut yapısında) onu tersine de çeviriyoruz (ihtiyarlatıp güçten düşürüyoruz) . Yine de akıllarını kullanmayacak (ve gerçeği görmeyecekler) mi?
Ve kimin ömrünü uzatırsak yaratılışta adeta geriye döndürürüz onu, çocuklaşır; hala mı akıl etmezler?
Bununla beraber, kime uzun ömür verdiysek, aynı zamanda onun güç ve yeteneklerinde yaşlandıkça, bir azalma meydana getiririz. Bu gerçeklere rağmen, hâlâ akıllarını kullanmayacaklar mı?
Kime uzun ömür verirsek, biz onun gelişmesini tersine çeviririz. Güç ve kuvvetini alarak zaafiyete düşürürüz. Hâlâ eşyanın hakikatini, Allah'ın kâinata koyduğu düzeni kavrayarak akıllanmayacaklar mı?
Kime uzun ömür verirsek yaratılışta onu tersine çeviririz. [2] Hâlâ akıl etmiyorlar mı?
2.Güçlü halden zayıf hale döndürürüz.
Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı?
Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu tersine çeviriyoruz (kuvvetini düşürüyoruz). Hâlâ anlamıyorlar mı (Allah'ın kudretini anlayıb doğru yola gelmiyecekler mi)?
Bu kâfirler akıl etmiyorlar mı? (Her şeyin bir sonu vardır.) Kimi yaşlandırsak, şeklini tersyüz ediyoruz (güzellik çirkinliğe, kuvvet zaafa, akıl bunamaya dönüşür.) Ve düşünmüyorlar mı?
Kimi uzun yaşatırsak, yaratılışta onun başın iğiyoruz, düşünmüyorlar mı?
Biz kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (yaşlandıkça güç ve yeteneklerini azaltırız). Hala akıllarını kullan(arak bütün bu anlatılanlardan ders al)mayacaklar mı?
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?
Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine çeviririz. Hiç düşünmüyorlar mı?
Kime çok ömür verirsek, yaratılışını tersine çeviririz. Anlamaz mısınız?
Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?
Bununla beraber her kimin ömrünü uzatıyorsak hılkatte onu tersine çeviriyoruz, hâlâ da akıllanmıyacaklar mı?
Kime uzun ömür veriyorsak onun yaratılışını baş aşağı ediyoruz. (Buna da) akılları ermiyor mu?
Hem kimi çok yaşatırsak, onu yaratılışta tersine çeviririz (yaşlandıkça gücünü, aklını azaltırız). Hiç akıl erdirmiyorlar mı?
Biz, kime yaşaması için ömür vermişsek, yaratılışta onun hiçbir şeyini eksik tutmayız. Akıllarını kullanmıyorlar mı?
Her kime uzun ömür verirsek ihtiyarlıkta yaratılışını bozarak beli bükük yaparız, daha akılları ermiyor mu? [¹]
[1] Buna gücü yetenin diriltmeye gücü yetmez mi?
Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine (bir şey bilmediği çağa) çeviririz. Yine akıllarını kullanmayacaklar mı?
Biz bir kimsenin ömrünü uzatırsak, yaşlandıkça onun güç ve yeteneklerini azaltarak yaratılışını tersine çeviririz; şimdi hâlâ akıllarını kullanmayacaklar mı? Güç ve kudretin yalnızca Allah’a ait olduğunu idrâk edip O’na kul olmayacaklar mı? Yoksa onlar, bu yüce Kitabın Muhammed’e şeytanlar tarafından ilham edilen bir söz yahut onun hayal dünyasının ürünü bir şiir olduğunu mu söylüyorlar? Oysa onlar da gâyet iyi bilirler ki:
Kime ömür veriyorsak, onu Yaratılış’ta (terse çevirip) başa döndürüyoruz.
Akletmezler mi?
Kimin ömrünü (yaşlandırarak) uzatırsak, onu yaratılışta (ihtiyarlatarak) tersine çeviririz. 1 (Kâfirler bunu) hâlâ anlayamayacaklar mı?
1 Yani ihtiyarlayınca kuvveti zayıflar, çocuklaşır. Buna gücü yeten Allah’ın diğerine gücü yetmez mi? hiç.
Ama [şunu daima hatırlasınlar ki] Biz bir insanın ömrünü uzatırsak, aynı zamanda onun güç ve yeteneklerinde [yaşlandıkça] bir azalma meydana getiririz; (buna rağmen) hâlâ akıllarını kullanmazlar mı? 37
Biz kime uzun ömür verirsek onun güç ve kuvvetini alarak yaratılışını tersine döndürürüz. Hala akıllarını kullanmayacaklar mı? 16/70, 22/5, 21/10
Ve kimin ömrünü uzatırsak, onun doğuştan gelen yeteneklerinde eksiltme yaparız: hâlâ akıllarını kullanmayacaklar mı?[3973]
[3973] Tam tersine, yeteneklerin artırılması için bkz:
35:1, not 3. Zımnen: Ey insan, ahlâkî sorumluluklarını “daha erken” gerekçesiyle asla erteleme! Ömrün en diri yıllarını günaha, en düşkün yıllarını da Allah’a ayırmak bir tür Kabil kompleksidir.
Ve her kimi de çokça yaşatıyor isek onu yaratılışta başaşağı ediyoruz. Daha âkilâne düşünemiyorlar mı?
Onlardan ömrünü uzattığımız kimsenin ise, hilkatini tersyüz ederiz. Hâlâ akıllanmazlar mı?
Tefsirlerin çoğunluğunda bulunmayan bu anlam ve irtibat Tefsiru’t-Tahrir ve’t-Tenvir’den alınmıştır.
Kime uzun ömür versek, onun yaratılışını baş aşağı çevirir(gücünü azaltır)ız, (sonunda zayıflar, ihtiyarlar). Akıllarını kullanmıyorlar mı?
Kime uzun ömür verirsek yaratılışını tersine çeviririz; hiç akıllanmıyorlar mı?
[*] Yaşlandıkça gücünü kaybeder.
Kime uzun ömür verirsek onu yaratışta tersine döndürürüz. Hiç akıllarını kullanmıyorlar mı?
Kime uzun ömür verirsek, onun yaratılışını tersine döndürürüz.(22) Hiç akıl edemiyorlar mı?
(22) Gücü, kuvveti, sağlığı, yetenekleri ileriye değil, geriye doğru gitmeye başlar.
Kimi uzun ömürlü kılarsak, onu yaratılışta gerisin geri çeviririz. Hâlâ akıllarını işletmiyorlar mı?
daħı her kimi çoķ 'umurlanduravuz başı ķoyu eyleyevüz anı yaratmaķda ya'nį yiġitliġin ķocalıġa degşürevüz śaġlıġın śayrulıġa. ay añlamazlar mı?
Kimüñ ‘ömrin uzun ḳılsavuz, başın aşaġa eylerüz yaratmaḳda. Niçün fikreylemezler?
Hər kəsə uzun ömür versək, onu xilqətcə dəyişib tərsinə çevirərik, başqa şəklə salarıq (qüvvəsini alar, gözünün nurunu aparar, hafizəsini zəiflədib bildiklərini unutdurar, özünü də uşaq kimi edərik). Məgər (kafirlər bütün bunları gördükdən sonra Allahın hər şeyə qadir olduğunu) dərk etməzlərmi?
He whom We bring unto old age, We reverse him in creation (making him go back to weakness after strength). Have ye then no sense?
If We grant long life to any, We cause him to be reversed in nature:(4014) Will they not then understand?*
4014 This connects on with the last verse. Everything is possible with Allah. If you doubt how man can be transformed from his present nature, contemplate the transformations he already undergoes in his present nature at different ages. As a child, his powers of mind and body are still undeveloped. As he grows, they grow, and certain moral qualities, such as courage, daring, the will to conquer, unfold themselves. In extreme old age these are again obscured, and a second childhood supervenes. The back of the man who walked proudly straight and erect is now bent. If the transformations take place even in his present nature and constitution, how much easier was it for Allah to cast him in an immobile mould? But Allah granted him instead the high possibilities and responsibilities referred to in the last note.