Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3901, sondan 2336. ayet; 37. sure ve Sâffât Suresinin 113. ayetidir. Sâffât Suresi 113. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 3594 olarak hesaplanmıştır. Sâffât Suresinin toplam ebced değeri 259791 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وباركنا عليه وعلى اسحق ومن ذريتهما محسن وظالم لنفسه مبين
İshak Hz. İbrâhim’in ikinci oğludur; İsmâil’in annesi Hacer, İshak’ın annesi Sâre’dir. Kitâb-ı Mukaddes’e göre Hz. İbrâhim 86yaşındayken İsmâil, 100 yaşındayken İshak dünyaya gelmiştir (Tekvin, 16:16, 21:5; İshak’ın doğumuyla ilgili ayrıntılı bilgi için bk. Hûd 11:69-83; Hicr 15:53-56). Kurban edilmesi istenenin İshak olduğunu savunanlara göre buradaki müjde onun doğumuyla değil, peygamber olmasıyla ilgilidir (bk. Taberî, XXIII, 88). İshak’ın, peygamber olması yanında “sâlihlerden biri” olarak da nitelenmesi, şanının yüceliğine delâlet eder (Şevkânî, IV, 464). İbrâhim ve İshak’a “bereketler” verilmesi, ikisinin de dünya durdukça saygı ve övgüyle anılmaları, nesillerinin çoğalarak devam etmesi, İsrâiloğulları’nın bütün peygamberlerinin İshak’ın soyundan gelmesi şeklinde açıklanmıştır (Zemahşerî, III, 310; Râzî, XXVI, 159). “İyi” diye çevirdiğimiz 113. âyetteki muhsin kelimesi, doğru bir inanca sahip olmaları yanında işlerini de en güzel şekilde yapanları; “kendine kötülük eden” diye çevirdiğimiz zâlimün li-nefsih deyimi de inkârcı ve isyankâr tutumlarıyla bizzat kendilerinin mânevî varlıklarına zarar verenleri ifade etmektedir (Şevkânî, IV, 464). Râzî, “Onların soyu içinde iyisi bulunduğu gibi açıkça kendine kötülük edeni de olacaktı” meâlindeki bu kısmı, “Ataların üstünlüğü, evlâtlarının da üstün olmasını gerektirmez; bu sebeple yahudiler bundan kendilerine bir övünç payı çıkarmamalıdırlar” anlamında bir uyarı olarak değerlendirir (XXVI, 159).
Mehmet Okuyan
Ona ve İshak’a bereketler vermiştik. Her ikisinin neslinden iyilik yapan da kendisine açıkça haksızlık eden de çıkacaktır.
1- İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan. 2- Muhsin olmamakla kendisine haksızlık eden.
Ahmet Akgül
Ona ve İshak'a bereketler verdik (kendilerini mübarek kıldık) . İkisinin soyundan, ihsanda bulunan (muhsin olan iman ve iyilik ehli) de vardır, (ama) açıkça kendi nefsine zulmeden (küfür ve kötülüğe düşenler) de (vardır).
İbrâhim'e ve İshak'a bereketler ihsan ettik. Onların nesillerinden iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idareciler ve müslümanlar olacak, kendilerine yazık eden, açık açık günaha giren âsiler de olacak.
Ayrıca hem (İbrahim'in) kendisine, hem de oğlu (İsmail'e ve) İshak'a katımızdan nîmet ve bereketler ihsan ettik. Onların soyundan gelenler arasında iyi insanlar olduğu gibi kendisine açıkça kötülük eden zalim kimseler de vardır.
Cemal Külünkoğlu Sâffât Suresi 113. Ayet Açıklaması
Buradan anlaşılıyor ki; Peygamberlerin soyundan gelmek insanların Allah katındaki makamlarını, statülerini değiştirmez. Demek günümüzde en çok istismar edilen Hz. Peygamber soyundan gelmiş olmak imtiyazı diye bir şey yoktur. Yani Hz. Peygamberin torunları Hz. Hasan’ın soyundan gelenlerin “seyyid”, Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlerin “şerif” olarak tanıtılması o insanlara bir ayrıcalık kazandırmaz. Bütün insanlarda olduğu gibi onlara da ayrıcalık kazandıracak olan amelleridir.
Diyanet İşleri (Eski)
Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.
112, 113. Sâlihlerden bir peygamber olarak O'na (İbrahim'e) İshak'ı müjdeledik. Kendisini ve İshak'ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak.
Bu cümleden olmak üzere İbrahim’e çok evlât verilmiş, İshak’ın neslinden, Hz. Ya’kub’dan başlamak üzere bir çok peygamberler gelmiştir. İkisinin neslinden iyilerin yanısıra kötülerin de çıkması, soy ve ırkın hidayet ve dalâlette rolü olmadığını gösterir.
Edip Yüksel
Ona da İshak'a da lütufta bulunduk. Kuşkusuz, ikisinin de soyundan hem iyi davrananlar var, hem kendisine zulmedenler.
Ayrıca hem kendisine, hem de oğlu İsmail ve İshak’a katımızdan nîmet ve bereketler ihsan ettik. Fakat böyle mübarek bir Peygamberin soyundan gelmek, kişiye Allah katında özel bir statü, bir ayrıcalık kazandırmaz.Onların soyundan gelenler arasında Allah’ın gönderdiği bütün elçilere ve kitaplara iman eden iyi insanlar olduğu gibi, kendisine açıkça kötülük edenzâlim kimseler de var.
1 Bu âyeti, “O (İsmail’i) de İshak’ı da mübârek kıldık...” şeklinde anlamak da mümkündür. Böyle anlaşıldığında, Yahûdîlerin sadece İshak (a.s)’ın mübârek olduğu iddiâları da çürütülmüş olmaktadır.2 Bir Peygamber soyundan nasıl zâlim çıkıyor dememeli. Çünkü ataların iyi olması çocuklarının da iyi olmasını gerektirmez. Onun için Nûh’un soyundan putperestler, İbrahim’in soyundan zâlimler çıkmıştır ve çıkmaya da devam edecektir.
Muhammed Esed
o'nu ve İshâk'ı kutsadık: ama onların soyundan iyi işler yapan da çıkacak, kendisine açıkça zulmeden de. 45
Mustafa İslamoğlu Sâffât Suresi 113. Ayet Açıklaması
[4025] Buradaki zamir İbrahim’i de kurban olan oğulu da gösterebilir. Devamında gelen tesniye zamirinde (min zurriyyetihima) kastedilen iki kişi İbrahim’in soyunu sürdüren iki oğul olmak durumundadır. Şu halde ilk zamirin İsmail’i göstermesi daha makuldür. Bütün bunlar kurban edilen oğulun İsmail olduğu görüşünü destekler.
[4026] Kutsallık kisvesine bürünmüş Yahudi ırkçılığını red. Ayrıca krş: “Sözüm (senin neslinden de olsa) zalimler için asla geçerli değildir” (2:124).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onun üzerine ve İshak üzerine bereketler verdik ve ikisinin zürriyetinden muhsin olan da vardır ve nefsine apaçık zulmeden de.
Bu âyetle kurban kıssasının anlatılış hikmetine işaret ediliyor. Hz. İbrâhim (a.s.)’ın iki oğlu Hz. İshak (a.s.)’dan Yahudi ve Hıristiyanların mensub olduğu İsrailoğulları, Hz. İsmâil (a.s.)’dan ise Araplar ve diğer müslümanlar dünyaya yayılmışlardır. Dünyadan nice soy ve sülale geçip gitmiş, onların isimleri bile kalmadığı halde Allah Hz. İbrâhim’in nesline bu bereket ve şerefi vermiştir. Allah Teâla bu kıssayı anlatmakla onlara şöyle demek istiyor: “Sizin ecdadınız İbrâhim, İsmâil ve İshâk (aleyhimü’s-selam), ihlasları ile bu şerefe yükseldiler. Siz de onlar gibi olmak isterseniz bu ihlası kazanmaya çalışın. Yoksa, önderlik soydan ileri gelmez. Nitekim onların soylarından iyiler gibi, zalimler de bulunmaktadır.”Yirminci asrın son çeyreğinde Batı Hıristiyanlık dünyası başta olarak birçok yerde “Hz. İbrâhim’de birleşme” temennileri dile getirilmeye başlamıştır. Bu üç ümmet Hz. İbrâhim’e lâyık nesiller oldukları nisbette dünyada hayır ve faziletin ağır basacağı rahatlıkla söylenebilir.
Süleyman Ateş
Kendisine de, İshak'a da bereketler verdik. Onların neslinden (gelenler arasında) iyi hareket eden de var, açıkça kendisine zulmeden de.
Hem İsmail’i, hem de İshak’ı uğurlu ve bereketli kıldık. İkisinin soyundan da güzel davrananlar olduğu gibi kendilerini açıkça kötü duruma sokanlar da oldu.