Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3883, sondan 2354. ayet; 37. sure ve Sâffât Suresinin 95. ayetidir. Sâffât Suresi 95. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 18 ve toplam ebced değeri ise 1619 olarak hesaplanmıştır. Sâffât Suresinin toplam ebced değeri 259791 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Hz. İbrâhim’in putları kırması etrafında gelişen olaylar burada en dikkate değer yönleriyle özetlenmiş; başka sûrelerde ise daha ayrıntılı bilgi verilmiştir. Şöyle ki, halk bayram şöleni için şehrin dışına çıkınca İbrâhim, hasta olduğunu söyleyerek yalnız kalmış; bu sırada, en büyüğü dışındaki bütün putları kırmıştı. Törenden dönenler durumu görünce, yaptıkları soruşturma sonucunda İbrâhim’i sorguya çekmişlerdi. Bu sırada bâtıl inançlarına karşı Hz. İbrâhim’in yönelttiği eleştirilere karşı inançlarını savunamayan, haklı cevaplar bulamayan putperestler, onun varlığını ortadan kaldırmak istediler; ancak bir mûcize gerçekleşti ve Allah onu yanmaktan korudu (Hz. İbrâhim’in eleştirileri, putları kırması ve diğer gelişmeler konusunda ayrıntılı bilgi için bk. Enbiyâ 21:51-70). Artık halkını putperestlikten vazgeçiremeyeceğini anlayan İbrâhim, yurdunu terketti. “Ben rabbime gidiyorum, O bana yol gösterecektir” ifadesi, Allah’ın buyruğuna uyarak ülkesinden ayrılıp O’nun kendisi için takdir ettiği başka bir yere gideceğini açıkladığı şeklinde yorumlanmaktadır (Zemahşerî, III, 306; Hz. İbrâhim ve hayatı hakkında bilgi için bk. Bakara 2:124). Hz. İbrâhim’in, putperestlerin inançlarındaki mantıksızlığı açıkça ortaya koymak üzere 96. âyette geçen, “Oysa sizi de yaptıklarınızı da Allah yarattı” şeklindeki sözü iki şekilde açıklanmıştır: a) “Sizi de sizin yaptığınız putları da Allah yarattı.” Böylece yaratılmış olanın yaratılana ortak koşulmasındaki mantıksızlık dile getirilmektedir. b) “Sizi de sizin amellerinizi, işlerinizi de Allah yarattı.” Şu halde Allah dilemese ve insanlara iş yapma gücü ve imkânını vermeseydi hiç kimsenin hiçbir eylemde bulunması mümkün değildi. Kader inancına bağlı olan Ehl-i sünnet bu açıklamayı, Mu‘tezile ise ilk açıklamayı benimsemişlerdir (kader konusuyla ilgili bilgi için bk. Bakara 2:7, 286).
Mehmet Okuyan
95,96. (İbrahim) “Yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz! Sizi ve yapmakta olduklarınızı Allah yarattı” demişti.
Hz. İbrahim, putperestlere hitaben tapındıkları şeyleri de Yüce Allah’ın yarattığını söyleyerek, yaratılan bir şeyin ilah olamayacağını ifade etmiştir.
Bayraktar Bayraklı
İbrâhim onlara şöyle söyledi: “Elinizle yonttuklarınıza mı tapıyorsunuz?”
(Hz. İbrahim) Dedi ki: “Yontmakta olduğunuz (kendi eliniz ve fikrinizle uydurup meşhur yaptığınız) şeylere mi tapınmaktasınız? (Bu ne akılsız ve aşağılık bir davranıştır!) ”
95,96. (İbrâhîm) dedi ki: “(Siz ellerinizle) yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Hâlbuki sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.”(1)
(1)Bu âyet, insan fiillerinin yaratıldığına dâir ehl-i sünnetin delîlidir. (Râzî, c. 13:26, 150)“İrâde-i cüz’iye-i insâniye ve insanın cüz’-i ihtiyâriyesi (insanın cüz’î irâdesi ve seçmesi) çendan (gerçi)zaîfdir, bir emr-i i‘tibârîdir (yaratılmış olmayıp, hâriçte vücûdu yoktur), fakat Cenâb-ı Hakk ve Hakîm-i Mutlak, o zaîf cüz’î irâdeyi, irâde-i külliyesinin taallukuna (tecellîsine) bir şart-ı âdî (basit bir şart) yapmıştır. Yani ma‘nen der: ‘Ey abdim (ey kulum)! İhtiyârınla hangi yolu istersen, seni o yolda götürürüm. Öyle ise mes’ûliyet(sorumluluk) sana âiddir!’ Teşbihte hatâ olmasın, sen bir iktidârsız çocuğu omuzuna alsan, onu muhayyer(serbest) bıraksan: ‘Nereyi istersen seni oraya götüreceğim’ desen, o çocuk yüksek bir dağı istese, sen de götürsen; çocuk üşüse veyâhut düşse; elbette ‘Sen istedin’ diyerek itâb edeceksin (kızacaksın) ve onun yüzüne bir tokat vuracaksın.” (Tılsımlar, 26. Söz, 84-85)
94,95,96. Çok geçmeden (halkı,) ona koşarak gelince (İbrahim onlara): “Sizi de sizin yaptıklarınızı da yaratan Allah olduğu halde siz, ellerinizle yaptığınız bu şeylere mi tapıyorsunuz?” dedi.