Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4020, sondan 2217. ayet; 38. sure ve Sâd Suresinin 50. ayetidir. Sâd Suresi 50. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 22 ve toplam ebced değeri ise 1229 olarak hesaplanmıştır. Sâd Suresinin toplam ebced değeri 227837 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure ص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ص (0) bulunuyor.
49,50. Bu bir öğüttür. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.
Yukarıda isimleri anılan yüce şahsiyetlerin Allah katındaki mertebeleri ve bu mertebeye ulaşmalarında âhiret şuuru ve sorumluluğu taşımalarının rolüne dair bir hatırlatma yapıldıktan sonra burada da aynı sorumluluğu taşıyıp takva bilinciyle yaşayanlara, Allah’a saygısızlık ve itaatsizlikten sakınanlara âhirette kendilerini bekleyen mutlu hayattan söz edilmektedir. Gerek burada gerekse Kur’an’ın daha başka yerlerinde âhiret mutluluğunun maddî ve somut unsurlarla tasvir edilmesine, dünyevî zevkleri çağrıştıran ifadeler kullanılmasına bakarak bundan oradaki nimetlerinin mutlaka dünyadakilerin aynısı olacağı gibi bir sonuç çıkarmamak gerekir. Amaç insanın uhrevî mutluluğu tahayyül etmesini sağlamaktır. Orada dünyadakilere benzer veya onlardan farklı maddî nimetler olsa bile her şeyin onlardan ibaret olmadığı, asıl ve yüce mutluluk unsurlarının mânevî nimet ve lutuflarda olduğu çeşitli âyet ve hadislerden anlaşılmaktadır (meselâ bk. Tevbe 9:72; Yûnus 10:10, 25; Hicr 17:45-48; Buhârî, “Tevhîd”, 35; adn cennetleri hakkında bk. R‘ad13:23).
Mehmet Okuyan
50,51. İçlerinde yaslanabilecekleri, her çeşit meyve ve içeceği isteyebilecekleri, kapıları onlar için açılmış durulmaya değer bahçeler (vardır).
49-50. İşte bu (mesaj), bir öğüttür! Doğrusu Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette güzel bir dönüş yeri ve kapıları onlar için ardına kadar açık olan sonsuz mutluluk, esenlik cennetleri vardır.
49,50. Bu, (onları güzel) bir yâd etmedir!(2) Şübhesiz ki takvâ sâhibleri için, gerçekten güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olan Adn Cennetleri vardır.
(2)“Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm’a bak ki: O Zât (asm) herkesçe müsellem (kabûl edilen) ümmîliğiyle (okur-yazar olmamasıyla) berâber, geçmiş enbiyâ (peygamberler) ile kavimlerinin ahvâllerini (hâllerini) görmüş ve müşâhede etmiş gibi Kur’ân’ın lisânıyla söylemiştir. Ve onların ahvâlini, sırlarını beyân ederek âleme neşr ü i‘lân etmiştir (duyurmuştur). Bilhassa naklettiği onların kıssaları (ibret verici hikâyeleri), bütün zekîlerin nazar-ı dikkatlerini celb eden (dikkatli bakışlarını kendine çeken) da‘vâ-yı nübüvvetini (peygamberlik da‘vâsını) isbât içindir.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 158)
İlyas Yorulmaz
Adn cennetlerinin kapıları, Allah’dan korunanlar için ardına kadar açıktır.