Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4032, sondan 2205. ayet; 38. sure ve Sâd Suresinin 62. ayetidir. Sâd Suresi 62. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 38 ve toplam ebced değeri ise 1855 olarak hesaplanmıştır. Sâd Suresinin toplam ebced değeri 227837 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure ص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ص (0) bulunuyor.
İnkârcıların “vaktiyle kötülerden saydıkları adamlar”, onların bâtıl inançlarını ve erdemsiz yaşayışlarını reddeden, bu sebeple de onlar tarafından değersiz sayılıp alay ve hakarete mâruz kalan müminlerdir. Burada, inkârcıların âhiretteki kötü âkıbetleriyle yüz yüze gelince asıl değersizlerin, hor görülmeyi hak edenlerin kendileri olduğunu anlayacaklarına işaret edilmektedir.
1- Dünyada iken kendilerini kötü olarak gördüğümüz insanları. İman edenleri.
Ahmet Akgül
Ve (yine kâfirler ve münafık kimseler) derler ki: "Bize ne oluyor ki, kendilerini şerir (kötü) lerden (düşük kimselerden) saydığımız adamları (dünyada mü’min ve mücahit oldukları için horladığımız insanları, burada cehennem ortamında) göremiyoruz (onlar nerede kaldı?)
Bir de (o cehennemdeki azgın elebaşılar müminleri kasdederek şöyle) diyecekler: “- (Dünyada) kendilerini bayağı kimselerden saydığımız bir takım adamları (fakir müminleri bu ateşte) neye görmüyoruz?
(Cehennemlikler inananları kastederek) şöyle diyecekler: “Dünyada kendilerini kötü (ve değersiz) saydığımız birtakım insanları (burada) neden görmüyoruz?
(Azgınların reisleri) yine derler ki: “Bize ne oldu ki, (dünyada iken) kendilerini kötülerden saymakta olduğumuz adamları (fakir Müslümanları burada aramızda)göremiyoruz?”
62,63. Ve: “Bize ne oluyor da (dünyada) kötülerden saydığımız, kendileriyle alay ettiğimiz adamları (burada) göremiyoruz. Yoksa onları gözden mi kaçırdık?” derler.
62, 63. Azgınlar: “Neden acaba, derler, dünyada kendilerini değersiz saydığımız birtakım adamları burada görmüyoruz? Aklımız sıra, onlarla alay ederdik! Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi kendilerini göremiyoruz? ”