Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4059, sondan 2178. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 1. ayetidir. Zümer Suresi 1. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 29 ve toplam ebced değeri ise 1341 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 46:2 ayetleridir.
Müfessirlerin çoğuna göre her iki âyette geçen “kitap” ile Kur’an-ı Kerîm kastedilmiştir; ilk âyetteki kitapla bu sûrenin, ikincisiyle Kur’an’ın kastedildiğini düşünenler de vardır (Zemahşerî, III, 337). İbn Atıyye’nin tercih ettiği (IV, 517), bize de daha isabetli görünen diğer bir görüşe göre ilk âyetteki kitapla başlangıçtan itibaren bütün peygamberlere indirilen kitaplara, ikincisiyle de Kur’an-ı Kerîm’e işaret edilmiş; yüce Allah’ın, önceki peygamberlere, insanlık için yol gösterici olan ve yasalar koyan kitaplar indirdiği gibi Hz. Muhammed’e de bu kitabı, Kur’an’ı indirdiği belirtilmiştir.
Râzî, Mu‘tezile’nin görüşünden de yararlanarak ilk âyetteki azîz ve hakîm sıfatlarını bu bağlamda özetle şöyle açıklamaktadır (XXVI, 238): Azîz, “asla yenilemeyecek derecede güçlü”; hakîm, “arzularına göre değil hikmetin gereğine göre iş yapan” demektir; bu da Allah’ın evrendeki bütün olup bitenleri eksiksiz bildiği anlamına gelir. Buradan Allah’ın üçüncü bir niteliği ortaya çıkar ki o da hiçbir şeye muhtaç olmayışıdır. İşte âyetteki “el-azîzi’l-hakîm” kısmı Allah’ın bu üç sıfatını yani güçlü, kusursuz hikmet sahibi ve ihtiyaçtan münezzeh olduğunu ifade etmektedir. Bu sıfatlara sahip olan Allah’ın bütün yapıp yarattıkları kesinlikle iyidir, doğrudur; engel tanımayan mutlak gücü sayesinde, olağan üstü bir iletişim yolu olan vahiy ile indirdiği kutsal kitaplar da O’nun engin ilim ve hikmetinin dünyaya ve insanlığa yansıyan ışıklarıdır. 2. âyette Kur’an’ın indirilişini “gerçeğin bilgisi” (hak) kavramıyla ilişkilendiren ifade de bunu göstermektedir. Her iki âyette Kur’an’ın Allah katından geldiği gerçeğine itiraz edenlere cevap verilmektedir.
Allah, hiçbir şeye muhtaç olmadan dilediği her şeyi en doğru ve en iyi bir şekilde yapabilecek derecede güç, bilgi ve hikmet sahibidir; geçmişteki kutsal kitapları ve Kur’an’ı da O indirmiştir. Bu gerçek açıkça belli olduktan sonra, 2. âyette artık insanın görevinin, içten bir saygı ve bağlılıkla yalnızca Allah’a kulluk etmek olduğu sonucuna varılmıştır. Âyette bu saygı, bağlılık ve kulluk ihlâs kavramıyla ifade edilmektedir. İhlâs, “gerek ibadetleri gerekse diğer dinî ve ahlâkî davranışları riyâ ve gösterişten, çıkar kaygılarından uzak olarak yalnızca Allah rızası için yapmak” anlamına gelir.
Mehmet Okuyan
(Bu) Kitabın indirilişi, güçlü, doğru hüküm veren Allah’tandır.
Sûre son kitaptan söz ederek başlar. Dinin, hayat tarzının sadece Allah’a tahsis edilmesi gerek-tiğini emredip, putlara ibadet ve itaatin caiz olmadığına kesin delillerle cevap verir. Kevnî ayetlere de genişce yer veren sûremiz cehennem sahneleri sergiler ve birden fazla ilaha kulluk edenlerle tek Allah’a inananlar arasındaki farkı açıklayan bir misal getirir. Mü’minlere mü’mince yaşama imkanı olmayan bölgelerden hicret edip hareket edilmesi emredilir. Ve sûre kâfirlerin peygamberden taviz beklememeleri için açıkca tavrını or-taya koyması emredilerek son bulur. Sûreye Gurâf adı da verilir.
Ahmet Tekin
Bu mükemmel kutsal kitap Kur'ân, kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan Allah tarafından bölüm bölüm indirilmiştir.
(Mekke’de nazil olmuştur ve 75 ayettir. Adını, 71 ve 73. ayetlerde geçen mümin ve kâfirlerin oluşturduğu topluluklar anlamına gelen “zümer” kelimesinden almıştır.)
Mahmut Kısa
Bu kutlu Kitap, sonsuz kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafından gönderilmiştir.
Mekke döneminin ortalarında, Sebe’ sûresinden sonra indirilmiştir. “Zümer; zümreler, gruplar” demektir. Sûre bu adı, inananların cennete, kâfirlerin de cehenneme gruplar hâlinde gidecekleri anlatan 71-73. ayetlerinden almıştır. 75 ayettir.
Mahmut Özdemir
Kitab’ın kısım kısım indirilmesi Hakîm Azîz Allah’tandır.
[4100] Burada Allah için kullanılan ‘Azîz ve Hakîm sıfatları, aynen Kur’an için de kullanılır. Dahası burada bu iki sıfat el-kitâbı da niteleyebilir. Bu da Kur’an’ın şuurlu bir özne oluşuna delâlet eder. Zımnen: Vahiy kendisine özne muamelesi yapanın öznesi olur ve onu inşâ eder. Zira vahiy gerçek bir mürşid-i kâmildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
(Bu) kitabın indirilişi, azîz, hakîm olan Allah'tandır.