Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4109, sondan 2128. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 51. ayetidir. Zümer Suresi 51. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 3819 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
فاصابهم سيـات ما كسبوا والذين ظلموا من هؤلاء سيصيبهم سيـات ما كسبوا وما هم بمعجزين
Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.
Kötülüğü Allah’a nisbet ederken nimeti, iyiliği kendinden bilme tarzındaki yanlış telakki eleştirilmekte; gerek eski inkârcı toplulukların gerekse 51. âyette “bunlar” şeklinde kendilerine işaret edilen putperest Araplar’ın bu telakkiye göre davrandıkları; sonuçta öncekiler gibi bunların da kendi kazanımları olan kötülüklerinin cezasını çekecekleri açıklanmaktadır. 52. âyette rızık örneğinden hareketle bolluğun da sıkıntının da Allah’ın irade ve takdirine bağlı olduğu ortaya konmuştur. Kötülüğün Allah’tan geldiğini kabul ederken iyi durumları kendinden bilen, bunları kendi bilgisinin, yetenek ve deneyiminin sonucu olarak gören anlayışı Kur’ân-ı Kerîm reddeder. Aslında Allah’ın izni ve iradesi olmadan evrende hiçbir olay gerçekleşmediği gibi insanlar da herhangi bir iyi veya kötü durumla karşılaşmazlar. Bu açıdan iyilik de kötülük de Allah’tandır (bk. en-Nisâ 4:78). Öte yandan insanın kendi niyet ve seçiminin etkili olduğu iyilik veya kötülükler –her üç âyette geçen deyimiyle– onun kendi kesbi (kazanımı) olup sonuçları da etkisinin derecesine göre kendisine aittir; sorumluluğu oranında kötülüğün cezasını görür, iyiliğin ödülünü alır. Bu bakımdan Kur’ân-ı Kerîm’de insanlarla ilgili eylemler, iyilik veya kötülük, nimet veya sıkıntı türünden olgular, yerine göre Allah’a da insanlara da nisbet edilmiştir. 49. âyete göre nimetin verilmesi bir imtihandır; onu Allah’ın rızasına ve hükümlerine uygun olarak değerlendirenler imtihanı kazanmış, aksine hareket edenler de kaybetmiştir.
Mehmet Okuyan
Kazandıklarının kötü sonuçları onları yakalamıştı. Bunlardan da (müşriklerden de) haksızlık edenlerin işledikleri kötülükler başlarına gelecektir. (Allah’ı) asla aciz bırakamazlar.
Kazandıkları kötülüklerin cezası başlarına gelmişti. Aynı şekilde bunlardan zulmedenlerin de kazandıkları kötülüklerinin cezası başlarına gelecektir. Onlar buna asla engel olamayacaklardır.
Kazandıkları şeylerin kötülükleri kendilerine isabet etti. Bunlardan zulmeden kimselerin de kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara yakında isabet edecektir. Ve onlar azabı önleyecek güce sahip değiller.
Böylece, (sonunda) kazandıkları kötülükler(in acı akıbetleri) onlara isabet etmişti. (Şimdi) Bunlardan (bu asrın insanlarından) zulmetmiş olanlara da kazandıkları kötülükler (mutlaka) isabet edecektir (ve zulüm düzenleri başlarına çökecektir) . Ve onlar (bu takdiri kendilerine uygulamaktan Allah'ı) aciz bırakamayacaklardır.
Derken kazandıkları, elde ettikleri şeylerin kötülüklerine uğramışlardı. Bunlardan zulmedenler de kazançlarının kötülüklerine uğrayacaklar, suçlarının mücazatını görecekler ve onlar, bizim vereceğimiz cezaya mani olamazlar.
Derken kazandıkları, elde ettikleri şeylerin kötülükleri başlarına geldi. Ve bu gün yaratılış gayesi dışında yaşayanların başlarına da aynı şey gelecek, kazandıkları kötülükler de kendilerine çarpacaktır. Ve onlar bizim vereceğimiz azabın önüne de geçebilecek değillerdir.
Neticede, işledikleri kötülüklerin cezaları başlarına geldi. Şu, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen güç ve iktidar sahibi zâlimlerin, haksızlık edenlerin, günah, isyan, inkâr içinde bocalayanların işledikleri kötülüklerin cezaları da, kıtlık, öldürülme, esaret gibi felâketler halinde bunların başlarına gelecek. Bunlar Allah'ı âciz bırakarak, koyduğu kanunların dışına çıkıp, cezayı bertaraf edemezler.
Böylece kazandıklarının kötülükleri başlarına geldi. Bunlardan zulmedenlere de kazandıklarının kötülükleri ulaşacaktır. Onlar (Allah'ı) aciz bırakamazlar.
Böylece, kazandıkları kötülükler(in acı sonucu) onlara isabet etti. Bunlardan zulmetmiş olanlara, kazandıkları kötülükler isabet edecektir. Ve onlar (bunu kendilerine uygulamaktan Allah'ı) aciz bırakabilecekler değildirler.
Sonunda işledikleri fenalıkların cezası başlarına geçti. Şu Mekke kâfirlerinden zulmedenlere gelince, onlara da ettikleri fenalıkların cezası çarpacaktır ve (Allah'ın azabından) kurtulacak değillerdir.
Bunun üzerine yaptıklarının kötülükleri (azabı) onların başına geldi. Bu şimdikilerin de kazandıklarının kötülükleri, onların başına gelecektir. Ve onlar, Bizi aciz bırakamayacaklardır. (Kurtulamayacaklardır.)
En sonunda işledikleri kötülüklerin cezası onları buldu. İşte bugün zulmeden kimseleri de kazandıklarının kötü sonuçları gelip bulacaktır. Ve onlar asla (Allah'ı) atlatamayacaklar.
Bunun için, işledikleri kötülükler başlarına geldi. Bunlar içinde zulmedenlerin de kazandıkları kötülükler başlarına gelecektir. Bu hususta Allah'ı aciz bırakamazlar.
Bunun için yaptıkları kötülüklerin vebali onları yakaladı. Bunlardan da zulmedenlerin işledikleri kötülükler, başlarına gelecektir. Bu hususta Allah'ı âciz bırakamazlar.
Neticede kazandıklarının kötülükleri, başlarına geçti. Şunlardan o zulmedenlerin de kazandıkları kötülükleri başlarına geçecektir. Onlar da bunu atlatacak değillerdir.
Netîcede kazandıklarının fenalıkları başlarına geçti,şunlardan o zulmedenlerin de kazandıklarının fenalıklarına geçecektir onlar da atlatacak değillerdir
Binnetîce o kazandıkları kötülükler onları musıybete uğratmışdı. Şunların içinden zulmedenler (e gelince:) Onların kazandıkları kötülükler de kendilerini çarpacakdır ve onlar da bizim azabımızın önüne geçebilecek değildirler.
Sonunda kazandıkları şeylerin (günahların) kötülükleri kendilerine isâbet etti. Bunlardan zulmedenlerin de kazandıkları şeylerin kötülükleri yakında kendilerine isâbet edecektir ve onlar (Allah'ı) âciz bırakıcı kimseler değildir.
Sonra (Daha öncekilerin) kazandıkları kötülüklerin karşılığı onlara isabet etti. (Bundan sonrada) Kendilerine zulmeden şunlara, zulüm etmelerinden dolayı kazandıkları kötülüklerin karşılığı onlara isabet edecek ve başlarına gelecekleri engelleyecek değiller.
Artık kazandıkları şeyin kötülükleri başlarına geldi. Bunlardan da öz nefislerine zulüm edenlerin başlarına yakında kazandıkları şeyin kötülükleri gelecek, onlar bizi âciz kılacak değillerdir [³].
İsmail Hakkı İzmirli Zümer Suresi 51. Ayet Açıklaması
[3] Hiçbiri azabımızdan kurtulacak değildir.
Kadri Çelik
Böylece, kazandıkları kötülükleri onlara isabet etti. Bunlardan zulmetmiş olanlara da kazanmakta oldukları kötülükler isabet edecektir ve onlar (bunu kendilerine uygulamaktan Allah'ı) aciz bırakabilecekler de değildirler.
Çünkü işledikleri kötülükler, azâba dönüşüp kendi başlarına çöküvermişti. İşte, bugünkü insanlar arasında zulüm ve haksızlık yapanları da aynı son beklemektedir; işledikleri her kötülük, toplumsal bir azap olarak dönüp başlarına çökecektir ve onlar, Allah’ın koyduğu yasaların işleyişine engel olamayacaklardır.
Derken, onlara kazandıklarının kötülükleri isabet etti.
Bunlardan zulmedenlere, kazandıklarının kötülükleri isabet edecektir.
Onlar atlatarak kurtulacak da değildir.
Yaptıkları işlerin kötülükleri, (dünyada) onların başlarına geldiği gibi, bu zâlimlerin yaptıkları işlerin kötülükleri, (ahirette de) başlarına gelecek ve onlar, (Allah’ı) asla aldatamayacaklar.
çünkü işledikleri her kötülük, onlara [geri] döner. Ve bugün zulmeden insanlar[ın 56 başlarına da aynı şey gelecektir]: işledikleri her kötü fiil [tekrar] kendilerine dönecek ve onlar [Allah'ı] asla aldatamayacaklardır!
Sonunda işlemiş oldukları günahların cezası başlarına gelmişti. Aynı şekilde şunlardan yanlışta ısrar eden zalimlerinde işledikleri kötülüklerinin cezası başlarına gelecektir ve onlar bizim cezalandırmamızdan asla kaçıp kurtulamayacaklardır. 35/37, 40/47...50,
En sonunda kazandıklarının kötü sonuçları gelip onları bulmuştu. İşte şu zulmeden kimseleri de, kazandıklarının kötü sonuçları gelip bulacaktır: ve onlar asla (Allah’ı) atlatamayacaktır.
Ve bunlardan o kimseler ki zulmetmişlerdir, yakında kendilerine kazanmış oldukları şeylerin kötülükleri yetişecektir ve bunlar da (azabı) bertaraf ediciler değildirler.
İşledikleri fenalıkların cezası başlarına geçti. Aynen onun gibi, senin çağdaşlarından olan zalimler de yaptıkları fenalıkların cezasına çarptırılacaklar ve elimizden kaçıp kurtulamayacaklardır.
Kazandıklarının kötülükleri, sonunda başlarına geldi. Bunlardan zulmedenlere de yaptıklarının kötülükleri erişecektir. Onlar, buna engel olacak değillerdir.
Onların yaptıklarının kötü tarafları başlarına gelmişti. Bunların içinden yanlış yapanların kötülükleri de başlarına gelecek ve kendilerini kurtaramayacaklardır.
Kazandıklarının azabı kötülükleri onlara isabet etmişti. İşte bunlardan zalim olanlara da kazandıklarının kötülükleri isabet edecek ve onlar da kaçamayacaklardır.
Kazandıkları günahların cezası onları buldu. Şunlardan zulmedenlerin başına da kendi kazandıkları günahların cezası gelecek ve onlar bunu önleyemeyecektir.
Sonunda, kazanmış olduklarının çirkinlikleri yakalarına yapışmıştı. Şunların zulmedenlerine de kazandıklarının kötülükleri gelip çatacaktır. Ve onlar kimseyi âciz de bırakamayacaklar/onlar bunu etkisiz de bırakamazlar.