Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 622, sondan 5615. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 129. ayetidir. Nisâ Suresi 129. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 102 ve toplam ebced değeri ise 8355 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولن تستطيعوا ان تعدلوا بين النساء ولو حرصتم فلا تميلوا كل الميل فتذروها كالمعلقة وان تصلحوا وتتقوا فان الله كان غفورا رحيما
Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
Sûrenin başında (3. âyet), eşler arasında âdil davranamamaktan korkan kimselere bir kadınla yetinmeleri tavsiye edilmişti. Burada ne kadar istense, üzerine düşülse, gayret edilse de birden fazla eş arasında her yönden âdil davranmanın mümkün olmadığı açık ve kesin bir ifadeyle dile getirilmiştir. Bu gerçek karşısında beklenirdi ki birden fazla kadınla evlenmek yasaklansın. Ancak Allah Teâlâ zaruretleri, mübrem ihtiyaçları, fevkalâde halleri bildiği için bunu yasaklamadı; kullarının uygulamada zorlanacakları bir yasak hükmü koymak yerine, iki alternatifli bir tavsiye ile yetindi: a) Tek hanımla evli olanlar –bir zaruret bulunmadıkça– bununla yetinmelidirler. Çünkü Allah ilgili âyetlerde adalet ve hakkaniyete vurgu yapmaktadır. Oysa erkekler birden fazla kadınla evlenmeleri halinde haksızlıklar olacak ve bundan dolayı günaha girebileceklerdir.
b) 3. âyetin tefsirinde açıklanan zaruretler neticesinde birden fazla kadınla evli bulunan erkekler ise gönül ilişkisi, sevgi ve bağlılık gibi insanın elinde olmayan durum ve farklılıklar dışında, kadınlarına maddî konularda objektif, ölçülebilir hak ve menfaatlerde eşit davranacak, biriyle evlilik hayatını fiilen yaşarken diğerini askıda (yalnız bırakılmış, ilgi ve ilişkiden dışlanmış, ihtiyaç içinde veya maddî bakımdan diğerlerinden aşağı durumda) bırakmayacaklardır.
Mehmet Okuyan
Ne kadar uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya asla güç yetiremezsiniz; (eşlerinizin birisine) tamamen yönelip (diğerini) askıdaymış gibi bırakmayın! Kendinizi düzeltir ve [takvâ]lı (duyarlı) davranırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam adalet yapamazsınız. Öyleyse, birine tamamen meyledip ötekini askıda kocasızmış gibi bırakmayınız. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır; merhamet edendir.
Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında¹ tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1. Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşûz/geçimsizlik, ihmal konusu.)
Ahmet Akgül
(Bazı mazeret ve mecburiyetlerle ruhsat verilen ikinci evlilik durumunda eşleriniz olan) Kadınlar arasında tam adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetirip başaramazsınız. Öyleyse, bari büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve (hanımlarınızla iyi geçinir ve haksızlıktan) sakınırsanız, şüphesiz, Allah Bağışlayandır, çok Merhametlidir.
Kadınlar arasında adaletle muamele etmeyi ne kadar isteseniz, bu hususa ne kadar düşseniz imkan yok, yapamazsınız, adaletle muamele edemezsiniz. Hiç olmazsa onların birine tamamıyla meyledip öbürünü muallaktaymış gibi bir vaziyete düşürmeyin, uzlaşır ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah, suçları örter rahimdir.
Ne kadar isteseniz de, eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var, hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak, içlerinden sadece birine yönelmeyin. Eğer arayı düzeltir, yolunuzu da Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışırsanız bilin ki, Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Üzerine düşüp uğraşsanız da, kadınlar arasında âdil davranmaya asla gücünüz yetmez. Aman ha, birisine tamamen kapılıp da, diğerini askıya alınmış gibi, ortada bırakmayın. Böyle durumlarda, bozulan aile dirliğini ve düzenini sağlar, din ve dünya işlerinizi, sosyal ilişkilerinizi düzeltir, geliştirir, Allah'a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız, Allah sizi koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Çok isteseniz de kadınlar arasında adaletli davranmaya güç yetiremezsiniz. Şu halde bütünüyle birine yönelip de diğerini öyle askıdaymış gibi bırakmayın. [23] Eğer arayı düzeltir ve kötülüklerden sakınırsanız şüphesiz Allah çok baışlayıcı, çok merhamet edicidir.
23.Yani ne evli ne bekar gibi öyle sallantıda bırakmayın.
Ali Bulaç
Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz degüç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Kadınlar (ınız) arasında sevgide eşitlik yapmağa hırs gösterseniz bile, asla buna gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip diğerlerini (ne kocalı, ne de kocasız) askıda kalmış gibi bırakmayın. Eğer nefsinizi düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız gerçekten Allah günahlarınızı çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Özel itina da gösterseniz, hanımlar arasında (sevgi yönünden) adaleti sağlayamazsınız. Artık, bir tarafa hepten meyledip öbür tarafı askıda bırakmayın. (Böyle bir durumda) barışıp kötü muameleden sakınırsanız, muhakkak Allah Gafur ve Rahimdir.
Her ne denli uğraşsanız da, kadınların arasında adalet yapamazsınız, büsbütün birine gönül kaptırıp, birini askıda bırakmayınız, düzgün geçinerek sakınırsanız, imdi Allah bağışlar, hem de yarlıgar
Ne kadar isteseniz de (birden fazla kadınla evli iseniz) eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız. O halde birine iyice tutulup öbürünü ortada (sahipsizmiş gibi) bırakmayınız. Eğer barış içerisinde yaşar ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Bkz. 4:3 ve dipnot.Bu âyetten anlaşılıyor ki, şartlar zorlamadığı takdirde -şartların zorlamasından maksat nefsin istekleri ve şehvetin arzuları değil, savaş ve hastalık gibi bazı nedenlerdir- aile için öngörülen en doğru hayat tek eşli hayattır. Allah “Ne kadar özen gösterseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız” buyurarak tek eşliliği âdeta zorunlu hale getirmiştir. Nisâ sûresinin 4:3. âyetindeki hüküm tamamen ruhsattan ibarettir ki onun da hastalık ve savaş gibi birtakım sebepleri vardır. Orada da: “Eğer aralarında adaleti sağlamak konusunda kendinize güvenemiyorsanız o takdirde bir tane ile yetinin” buyrularak yine tek eşliliğin en doğru seçim olacağı ifade edilmektedir. Bu iki âyeti birlikte değerlendirdiğimizde en makul ve en doğru seçimin tek eşli evlilik olduğunu görüyoruz. Çok evlilikle ilgili öngörülen koşullar için Nisa suresi 3. Ayete ve açıklamasına bakabilirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.
Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Birden fazla kadınla evli bulunan erkek, eşleri arasında eşit ve âdil davranmak mecburiyetindedir. Ancak bazı hususlar vardır ki bunlarda eşitliği korumak insanın tabiatına aykırıdır; meselâ iki eşi aynı derecede beğenmek ve sevmek mümkün değildir; bu sebeple de erkekler bununla mükellef kılınmamışlar, isteseler de bunu yapamayacakları kendilerine bildirilmiştir. Buna mukabil elde olan, maddi sayılabilecek haklarda, nimet ve imkânlarda adalet şarttır; beraber kalma müddeti, mesken, giyecek, yiyecek ve diğer imkânları burada örnek olarak zikretmek mümkündür.
Edip Yüksel
Ne kadar isteseniz de kadınlara eşit davranamazsınız. Öyleyse tamamen birine yönelip de diğerini askıdaymış gibi bırakmayın. Bu durumu düzeltip erdemli olursanız ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Çok evlilik için öngörülen koşullar için 4:2-3 ayetine bakınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız buna güç yetiremezsiniz. Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Kadınlarınız arasında her veçhile âdil davranmıya ne kadar hırs besleseniz yine muktedir olamazsınız, bâri büsbütün meyledib de ötekini askıda kalmış gibi bırakmayın, ve eğer arayi düzeltir ve haksızlıktan korunursanız şüphe yokki Allah gafur, rahîm bulunuyor
Kadınlar arasında adalet (ve müsavatı tatbik) etmenize ne kadar hırs gösterseniz, asla güc yetiremezsiniz. Bari (birine) büsbütün meyledib de ötekini (ne dul, ne kocalı bir durumda) askılı gibi bırakmayın. Eğer (nefsinizi) İslah eder, (haksızlıkdan) sakınırsanız şübhe yok ki Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Ve ne kadar hırs da gösterseniz, kadınlar arasında adâletli olmaya aslâ güç yetiremezsiniz; öyleyse (birisine) büsbütün meylederek yönelip de onu (diğerini) askıda kalmış gibi (ne kocalı, ne kocasız bir hâlde) bırakmayın! Fakat (aralarında haksız davranışlarınızı) düzeltir ve (geçimsizlikten) sakınırsanız, artık şübhe yok ki Allah, Gafûr(çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
Ne kadar çaba gösterseniz gösterin, kadınlarınız arasında adaletle davranmaya güç yetiremeyeceksiniz. Bu yüzden, en azından bir tarafa tamamıyla meyletmeyin ki, diğer eşlerinizi ortada bırakmamış olursunuz. O halde diğer eşlerle de iyi geçinin ve aranızı düzeltin, Allah’dan sakının. Allah bağışlayıcı ve merhametli olandır.
Kadınlar arasında adalet ve müsavat icrasına ne kadar arzukeş olsanız da gücünüz yetmez. Artık birine meyil ile diğerinden büsbütün yüz çevirip onu ne dul ne kocalı gibi asılı bırakmayın. Eğer ıslah-ı nefs eder ve sakınırsanız yarlıganırsınız. (Bağışlanırsınız) Çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
Kadınlar arasında adaleti sağlamaya ne kadar tutkulu olsanız da buna güç yetiremezsiniz de, bari bir tarafa kalben tamamen meyledip de diğerini askıya alınmış (kocasız kalmış) gibi bırakmayın. Uzlaşır ve (askıya almaktan) sakınırsanız (bilin ki) Allah şüphesiz bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.
Gerçi birden fazla kadınla evlendiğiniz takdirde, ne kadar isteseniz de, eşleriniz arasında her birine hak ettiği ilgi ve şefkati gösterme konusunda tam olarakadâleti sağlayamazsınız; o hâlde, birden fazla kadınla evliliğin omzunuza yükleyeceği sorumluluğun bilincinde olun; eşleriniz arasında tam olarak adâleti sağlayamasanız bile, hiç değilse, bütün ilginizi içlerinden birine yöneltip de, diğerini tamamen ihmal etmeyin!Unutmayın; eğer elinizden geldiğince yanlışlarınızı düzeltir ve günaha düşmekten titizlikle sakınıp korunursanız, bilin ki, Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Hırs gösterseniz / çok isteseniz bile, Kadınlar arasında adalet sağlamaya güç yetiremeyeceksiniz.
Büsbütün Meyil verip kendisini “Askıda Kalmış” gibi bırakmayın!
İslah olur ve sakınıp korunursanız, gerçekten Allah, rahîm gafûr olandır.
Ne kadar da uğraşsanız, eşleriniz arasında adaleti asla sağlayamazsınız. O halde en azından birisine tamamen kapılıp öbürünü askıda bırakmayın.1 Eğer (birbirinize) iyi davranır ve Allah’tan hakkıyla sakınırsanız şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
1 Yani bu ve 3. âyete göre; erkeklerin kadınlar hakkında iki türlü adaleti emredilmektedir. Birisi: mihir, nafaka ve nöbet hususundaki adalettir ki bunu mutlaka yapmak gerekir. Diğeri ise; kadının gönlünü almak ve ona güzel davranmaktır. Bu âyette vurgulanan; “adaleti tam sağlamak mümkün değilse de kadını tamamen ihmâl edip askıda bırakmamaktır.” Ayrıca bu âyet, 3. âyetteki; “Eğer aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız, o zaman tek kadınla evlenin.” emrinin veciz bir izahıdır. Peygamberimiz: “iki eşi olup da birine tamamen meyleden kimse kıyamet gününe yamuk olarak gelir.” buyurmuştur. (Ebu Davut, Tirmîzî)
Muhammed Esed
Ne kadar isteseniz de eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. 147 Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak [içlerinden sadece] birine yönelmeyin. 148 Ancak her şeyi yoluna koyar ve O'na karşı sorumluğunuzun bilincinde olursanız, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
Hanımlarınız arasında, sevgi ve ilgide eşit davranmaya ne kadar uğraşsanız da buna asla gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip de diğerlerini boşlukta kalmış gibi bırakmayın. Eğer kendinizi düzeltir ve haksızlık yapmaktan korunursanız gerçekten Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir. 4/3, 25/68...71
(Siz ey kocalar!) Ne kadar arzu etseniz de, eşleriniz arasında adâleti tam gerçekleştiremeyeceksiniz.[840] Hiç değilse, sadece birine yönelerek diğerini boşluktaymış gibi bırakıp dışlamayın. Eğer ıslaha gayret eder ve sorumlu davranırsanız, iyi bilin ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.
Mustafa İslamoğlu Nisâ Suresi 129. Ayet Açıklaması
[840] “Ama onlara da âdil davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir taneyle ya da meşru olarak sahip olduklarınızla yetinin” mealindeki 3. âyetin devamı niteliğindedir. Burada, imkânsız bir idealizm uğruna sosyal problemleri çözümsüzlüğe mahkûm etmemek için, kural hukukî alandan ahlâkî alana taşınmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kadınlar arasında adâlette bulunmanıza ne kadar arzukeş olsanız da asla muktedir olamazsınız, artık birine büsbütün meyl ile temayül edip de ötekini asıklı gibi bırakmayınız. Ve eğer ıslah eder ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Ey kocalar! bütün benliğinizle isteseniz dahi eşleriniz arasında tam adaleti sağlayamazsınız. Öyleyse bir tarafa büsbütün gönlünüzü kaptırıp da öbürünü kocasızmış gibi bir vaziyette bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, işlerinizi iyileştirir ve haksızlıktan sakınırsanız, unutmayın ki Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur)(4, 3).
İslâm kocaya, eşler arasında adaleti farz kılarken, zahirî haklarda, gün ayırmada eşit davranmayı kasdeder. Yoksa bir erkekten yaşlı ile genç, çirkin ile güzel eşlere aynı sevgiyi istemek fazla bir beklenti olur. Yapması gereken, eşini ihmal etmemek, ona bir eş gibi davranmak, kocasız bir kadın durumuna düşürmemek, hülasa zahirî hakları yerine getirmektir.
Süleyman Ateş
Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında (tam) adalet yapamazsınız. Öyle ise (birine) tamamen yönelip ötekini askıda (kocasızmış) gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Çok kararlı olsanız bile kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini ortada bırakmayın. Eğer uzlaşır ve Allah’tan çekinerek kendinizi korursanız bilin ki Allah, bağışlar ve ikramda bulunur.
Kadınlarınız arasında sevgide eşitlik yapmaya hırs gösterseniz bile, asla buna gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip diğerlerini askıda kalmış gibi bırakmayın eğer nefsinizi düzeltip ve haksızlıktan sakınırsanız gerçekten Allah, affedici ve merhametlidir.
Ne kadar isteseniz, kadınlar arasında tam bir adalet sağlayamazsınız; bari tamamen birine meyledip de diğerini ortada bırakmayın. Eğer durumunuzu düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. O halde tam bir eğilimle bir yana yönelip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Barışı esas alıp sakınırsanız, Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.
daħı hergiz gücüñüz yitmeye kim 'adl eyleyesiz 'avratlar arasında eger ḥārıŝ olduñuz ise daħı pes egilmeñ dükeli egilmek pes ķoyasız anı aslınmış gibi daħı eger düzgün eyleyesiz, daħı śaķınasız; bayıķ Tañrı, oldı yarlıġayıcı, raḥmet ķılıcı.