Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 630, sondan 5607. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 137. ayetidir. Nisâ Suresi 137. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 78 ve toplam ebced değeri ise 5992 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان الذين امنوا ثم كفروا ثم امنوا ثم كفروا ثم ازدادوا كفرا لم يكن الله ليغفر لهم ولا ليهديهم سبيلا
İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
İslâm tarihinin ilk döneminde iman ile inkâr arasında gidip gelenler, bunu kötü maksatla yapanlar veya iman henüz yeterince kafalarına ve gönüllerine yerleşmemiş bulunduğu için böyle hareket edenler olduğu gibi tarihin başka devirlerinde de benzeri durumlara rastlanmıştır. Önemli ve muteber olan son durumdur; insanlar sonunda imana karar verir, bunda sebat ederlerse kurtulurlar, daha önceki inkârları da bağışlanır. Çünkü “Müslüman olmak, geçmişi siler” (Müsned, IV, 199). Sonu inkâr olan ve bu halde ölenler (inkârlarını arttıranlar) bağışlanmazlar, inkârcıların doğru yolda oldukları da iddia edilemez. İnkâr ile –iman bakımından– doğru yolda olmak çelişkilidir, ikisi bir arada bulunamaz.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki iman edip sonra inkâr edenler, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenler, sonra da inkârlarını artıranlar var ya, Allah (işte) onları bağışlamayacak ve onları doğru yola ulaştırmayacaktır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:161-162, 217; Âl-i İmrân 3:86; Nisâ 4:168; Muhammed 47:34.
Bayraktar Bayraklı
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
1 – Önce Allah'a güvenip, sonra güvenmeyen; imanla imansızlık arasında gel gitler yaşayan ve bunu iyice kanıksayan kimseler.
Ahmet Akgül
Gerçek şu ki; iman edip sonra inkâra sapanlar, ardından yine iman edip tekrar inkâra sapanlar, sonra da inkârlarını arttıranları (var ya), Allah onları bağışlayan olmayacak, onları (hidayete) doğru yola da ulaştırmayacaktır.
O kişiler ki iman ettiler de sonra kafir oldular, sonra gene iman ettiler, sonra gene kafir oldular, sonra da küfürlerini arttırdılar, Allah suçlarını örtmez onların ve doğru yola getirmez onları.
Mûsâ Peygambere inandıktan sonra buzağıya taparak kâfir olan, sonra tekrar dine geldikleri halde İsa gelince ona inanmayan ve Hz. Muhammed (s.a.a)'e karşı büsbütün inkârlarını arttıran Museviler ve bu âyetten sonraki âyetin hükmüne göre münafıklar.
Abdullah Parlıyan
İman edip, sonra Allah'tan gelen gerçekleri inkâr eden ve tekrar iman edip, yeniden aynı gerçekleri inkâr eden ve sonra inkârlarını artıranlara gelince, Allah onları bağışlamayacak ve hiçbir şekilde doğru yola eriştirmeyecektir.
Sözde iman edip sonra kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenleri, sonra yine sözde iman edip tekrar küfür bataklığına saplananları, sonra da Allah'ın rasûlüne savaş ilan ederek İslâm'ın gelişmesini, müslümanların ilerlemesini engelleyerek inkârda, küfürde ileri gidenleri, Allah ne koruma kalkanına alacak, bağışlayacak, ne de onlara doğru yolu gösterme lütfunda bulunup başarıya ulaştıracaktır.
İman edip sonra inkar eden, sonra yeniden iman edip sonra tekrar inkar eden sonra da inkarlarını artıranlar var ya, Allah onları ne bağışlar, ne de doğru yola yöneltir.
Gerçek şu, iman edip sonra inkâra sapanlar, sonra yine iman edip sonra inkâra sapanlar sonra da inkârları artanlar… Allah onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir.
Yahudilerden o kimseler ki, Musa'ya iman getirdiler, sonra buzağıya taparak kâfir oldular, sonra tevbe ederek Tevrat'a iman ettiler, sonra İsa'yı inkâr ettiler, sonra Peygamber (Aleyhisselâmı) tanımadılar da küfürde ileri gittiler; Allah, onları mağfiret edecek de değil, doğru yola iletecek de değil...
İman edenler, sonra kâfir olanlar, sonra yine iman edip kâfir olanlar, sonra küfürde ileri gidenleri Allah affedecek ve onlara doğru yolu gösterecek değildir.
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlar ne de onları doğru yola iletir.
İman ettikten sonra küfre dönmek ve küfür perdesiyle imanı örtmek mağfireti olmayan bir suçtur. Çünkü Yaratıcısıyla irtibatlı olan fıtratı, Rabbinden kopararak şeytanla irtibatlandırmak, onun yaşam alanını elinden almak demektir ki, bu en büyük zulümdür. Bu zulmün işlenmesi için kişinin illa da “ben kâfir oldum” demesi gerekmiyor. Küfre götüren fiilleri işlemesi, imanı ortadan kaldıracak küfür içerikli söylemlerde bulunması küfre girmesi için yeterli sebeptir.
Diyanet İşleri (Eski)
Doğrusu inanıp sonra inkar edenleri, sonra inanıp tekrar inkar edenleri, sonra da inkarları artmış olanları Allah bağışlamaz; onları doğru yola eriştirmez.
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
Bunlar gönüllerinde bir türlü iman yer etmeyen, kararsızlık içinde, inkâr ile iman arasında sallanarak ömür geçiren, sonunda da inkârda karar kılan kâfirler ve münafıklardır.
Edip Yüksel
İnanıp sonra inkar eden, tekrar inanıp tekrar inkar eden ve daha sonra inkarlarında ileri giden kimseleri ALLAH affetmeyecek ve onlara yol göstermeyecek
İman edip sonra inkâr eden, sonra iman edip tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola eriştirecektir.
şunlarki iyman ettiler, sonra tuttular küfre gittiler, sonra yine iyman ettiler, sonra yine küfre gittiler, sonra da küfürde ileri gittiler Allah onları mağfiret edecek de değil, doğru bir yola çıkaracak da değildir
Hakıykat, îman edib de sonra küfre sapanlar, sonra yine îman ederek küfre dönenler, sonra da küfürlerinden ileri gidenler (yok mu?) Allah onları yarlığayacak değildir. Onları (doğru) bir yola iletecek de değildir.
Şübhesiz ki (Mûsâ'ya) îmân edip sonra (buzağıya taparak) inkâr edenler, sonra(tevbe ederek Mûsâ'ya tekrar) îmân edip, sonra (bu def'a Îsâ'yı) inkâr edenler, sonra da(Muhammed'i inkâr edip) inkârda ileri giden (yahudi)ler yok mu, Allah, onlara mağfiret edecek değildir, kendilerini (hak) bir yola hidâyet edecek de değildir.
İman edenler, sonra inkâr edenler, tekrar iman edip sonra inkâr edenler, sonra inkârlarını artırmış olanların Allah, bu davranışlarını bağışlamayacak ve onları doğru yola iletmeyecektir.
İman edip sonra küfre sapanlar, sonra iman edip yine küfre dönenler, sonra küfürlerini artıranlar yok mu [⁶], Allah onları asla yarlıgamaz, (bağışlamaz) onlara asla yol da göstermez.
İsmail Hakkı İzmirli Nisâ Suresi 137. Ayet Açıklaması
[6] Nazm-ı Celil Yahudiler. Yahut münafıklar veya tekrar tekrar mürtet olanlar hakkında nazil olmuştur.
Kadri Çelik
Doğrusu iman edip sonra küfre sapanları, sonra iman edip tekrar küfre sapanları, sonra da küfürleri artmış olanları, Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola hidayet edecektir.
İmana erdikten sonra yeniden inkâra saplanan, sonra yine iman edip tekrar inkâr eden ve bununla da kalmayıp, Müslümanlara karşı mücâdeleye girişerek inkârcılıkta iyice azıtanlara gelince; Allah onları tövbe etmedikleri sürece ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir. Zaten böyle kimseler, ölüm belirtilerini görüp, hayattan tamamen ümit kesmedikçe tövbe etmezler. O hâlde;
Şüphesiz ki iman edip sonra inkâr edenler, yine iman edip yine inkâr edenler, sonra da inkârlarını artıranlar; Allah onları bağışlayacak değildi, onlara yol gösterecek de değildi.
Îman edip sonra inkâr ederek, sonra tekrar îman edip, tekrar inkâr ederek kâfirlikte ileri gidenleri Allah, asla bağışlamayacak ve doğru yola ulaştırmayacaktır.
İman edip sonra hakikati inkar eden ve tekrar iman edip yeniden hakikati inkar eden ve sonra hakikati inkar etmedeki inatlarına boyun eğenlere 153 gelince, Allah onları bağışlamayacak ve hiçbir şekilde doğru yola eriştirmeyecektir.
İman edip sonra vazgeçip kâfir olan, sonra tekrar inanan ve sonra yine kâfirliğe yönelip sonra da küfürde zirve yapanlar var ya Allah, böylelerini ne bağışlayacak ne de yola getirecektir. 3/86-91, 4/107
İman edip sonra inkâr eden ve tekrar iman eden ve ardından inkâra saplanan ve en sonunda saplandığı inkâra boğazına kadar gömülenlere gelince: Allah onları affetmeyecek ve rehberlik yapmayacaktır.
Muhakkak o kimseler ki imân ettiler, sonra kâfir oldular, sonra imân ettiler, sonra kâfir oldular, sonra da küfürlerini arttırdılar. Artık Allah Teâlâ onlar için mağfiret edecek değildir. Ve onları bir doğru yola sevkedecek değildir.
Onlar ki iman ettikten sonra inkâr ettiler. Sonra tekrar iman edip sonra inkâr ettiler. Sonra da inkârlarını artırdılar. . . İşte onları Allah ne affeder, ne de doğru yola çıkarır.
Bunlar güya Müslüman olduğunu söyleyip ikide bir putperestliğe dönen münâfıklardır. Allah’ın onlara hidâyet nasib etmemesi, kendi hareketlerinin neticesidir. Zirâ onların artık küfürden tövbe edip imanda sebat etmeleri beklenemez. Zirâ kalplerine küfür damgası vurulmuş ve irtidada alışmışlardır. İmanı asla ciddiye almadıklarından, imana girip çıkmak, onlar için, dünyanın en kolay işi idi.
Süleyman Ateş
Onlar ki inandılar, sonra inkar ettiler; daha sonra yine inandılar, yine inkar ettiler, sonra inkarları arttı; işte Allah onları ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir.
O kimseler ki önce inanıp güvendiler, sonra ayetleri görmezden gelip kafir oldular, sonra tekrar inandılar, sonra yine kafir oldular, sonra da kafirlikte ileri gittiler; Allah böylelerini ne bağışlayacak ne de yola getirecektir.
İman edip ardından kafir olanlar sonra tekrar iman edip, daha sonra da kafir olup, küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yolda göstermeyecektir.
İman edip sonra tekrar kâfir olan, sonra tekrar iman edip tekrar kâfir olan ve inkârında da azıtan kimseleri Allah ne bağışlar, ne de doğru bir yola çıkarır.
Onlar ki inandılar, sonra küfre saptılar; yine inandılar, tekrar küfre saptılar, sonra da küfrü artırdılar; işte Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.