Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 640, sondan 5597. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 147. ayetidir. Nisâ Suresi 147. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 3496 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ما يفعل الله بعذابكم ان شكرتم وامنتم وكان الله شاكرا عليما
Allah kullarına lutufta bulunmakla büyümez, ceza vermekle de küçülmez. O, mutlak büyüktür, mutlak kâmildir. O’nun vahiy yoluyla bildirdiği sıfatları ve fiillerine genel bir bakış yapıldığında rahmetinin gazabına galip olduğu, kullarını sevdiği, onlardan iman, ibadet ve güzel davranışlar beklediği, bunlardan hoşnut olduğu, dünyayı imtihan için yarattığından iyilerin mükâfatı, kötülerin ise cezayı hak etmelerinin hikmet gereği bulunduğu, hak edilenin üstündeki lutfu için sınır bulunmamakla beraber azabının, kulların günahlarına ve suçlarına uygun ve bunlarla sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu ilke çerçevesinde iman eden ve verilen imkânları yerinde kullanan, buna ek olarak diliyle de nimetin sahibini zikredip O’na şükranlarını sunan kula rabbi niçin azap etsin? İman yerine küfre, ibadet ve iyilik yerine kötülüğe sapan kimseler, bunların karşılıklarını gördüklerinde kusuru Allah’ta değil, kendilerinde arasınlar!
Mehmet Okuyan
Siz şükredip iman ederseniz, Allah size neden azap etsin ki! Allah şükre çok karşılık verendir, bilendir.
1. Şükür, Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını vermek demektir. Bu da Allah her ne nimet verdiyse, ondan ihtiyaç sahiplerini yararlandırmak demektir. Örneğin bir hayvanın yediği ota karşılık süt vermesi onun şükrüdür. Sözle yapılan şükür, şükretmek değildir. 2. Şükrün karşılığını verendir.
Ahmet Akgül
Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azap etsin? Allah (her şeyi hakkıyla) Bilendir ve şükrün karşılığını verecek olandır. (Kullarının halis ve salih amellerine teşekkür buyurandır.)
Eğer şükreder ve inanırsanız, Allah geçmiş günahlarınızdan dolayı sizi neden azaba uğratsın? Bilirsiniz ki Allah şükredenlere karşılığını her zaman veren ve herşeyi çok iyi bilendir.
Eğer siz nimetlerine şükreder ve Rasulüne indirdiği Kur'ân'a iman ederseniz, size azap etmekle Allah'ın eline ne geçecek? Allah şükredenlerin mükâfatını verir, her şeyi bilir.
Eğer iman edip şükrederseniz, Allah (geçmiş günahlarınızdan dolayı) ne diye sizi azaba uğratsın ki? Allah, şükredenlere karşılığını hakkıyla veren ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Şükür, Allah’a duyulan minneti ifade etse de Allah’ın lütfettiği nimetlerin karşılığını kendi cinsinden vermektir. Sözle yapılan şükür işin kolayına kaçarak sadece gönül borcunu eda etmek olur ki Allah’ın kastettiği bu değildir. “Her nimetin şükrü kendi cinsinden olur” yani Allah bize ne ikram ettiyse bizim de başkalarıyla bunu paylaşmamız gerekir!Örneğin Allah’ın verdiği ilmi herhangi bir menfaat gütmeden insanlarla paylaşmak, çok zor şartlarda da olsa kazanılan parayı kimseden minnet beklemeden infak etmek, yapılan hayrı riyaya bulaşmadan ve çıkar gözetmeden toplumun hizmetine sunmak.
Diyanet İşleri (Eski)
Şükreder ve inanırsanız, Allah size niçin azabetsin? Allah şükrün karşılığını verir ve bilir.
Dinin samimi bağlıları yanında hemen her zaman, menfaatleri icabı inanmış görünen, vaziyeti kurtarmak için zahiren müminlerin yanında bulunan kimseler vardır; bunlara «münafıklar» denir. Allah, dünyada değilse bile ahirette münafıkların sahte örtüsünü kaldıracak, nâmert kâfirler oldukları için onları cehennemin dibine koyacak, haklarında hiçbir şefâati kabul etmeyecektir. 146. âyet, münafıklıktan tevbe edip vazgeçenlerin üç vasfından bahsediyor ki bunlar aynı zamanda imandaki samimiyetin şart ve alâmetleridir: 1. Yalnızca sözle yetinmeyip halini düzeltmek, 2. Allah’a ve O’nun Kitap ve Sünnet’te tecelli eden iradesine sımsıkı bağlanmak, 3. Dinî hayatını insanların rızası ve dünya menfaatleri için değil, yalnızca Allah rızası için yaşamak. İşte bunlar samimi ve sağlam bir imanın tabiî neticeleridir.
Edip Yüksel
Sizler inanır ve şükrederseniz ALLAH sizi neden cezalandırsın ki? ALLAH Şükredendir, Bilendir.
Öyle ya,siz Rabb’inizin nîmetlerine şükredip O’nun ayetlerine inandıktan sonra, Allah sizi ne diye cezalandırsın ki? Elbette cezalandırmaz! Çünkü Allah, bütün iyilik ve teşekkürlerin karşılığınıcömertçe verendir, her şeyi bilendir. O hâlde, kötü davranışlardan ve çirkin sözlerden uzak durun!
1 Buradaki soru da; inkari olarak anlaşılmış ve o şekilde tercüme edilmiştir. Yani, “Allah sizi asla azaba çarptırmaz.” demektir.
Muhammed Esed
Eğer şükreder ve imana ererseniz neden Allah [geçmiş günahlarınızdan dolayı] sizi azaba uğratsın? Bilirsiniz ki Allah şükredenlere karşılığını her zaman veren ve her şeyi bilendir. 160
Eğer siz, şükreder, inanır ve güvenirseniz; Allah sizi niye cezalandırsın ki? Allah, şükrün karşılığını veren ve şükredenleri bilendir. 6/46-47, 14/7, 46/35, 34/17, 64/17
Eğer siz Allah’a şükreder ve iman ederseniz, Allah size azap edip de ne yapsın?[852] Zira Allah şükredenlerin karşılığını her zaman veren ve her şeyi bilendir.
Şâkir: kul hakkında: “Allah’ın verdiği nimetlere şükreden,” Allah’ın vasfı olarak ise: “Kulunun yaptığı hizmetleri, şükürleri kabul eden” anlamına gelir. Genellikle insanlar, öteki insanların yaptıkları hizmetleri takdir etmede cimri davranırlar, hatalarını ise büyütürler. Oysa Allah Teâlâ faydalı işleri ve hizmetleri cömertçe takdir eder, kat kat ödüllendirir, kusurları ise affeder.
Süleyman Ateş
Siz şükreder. inanırsanız Allah size azabetmeyi ne yapacak? Allah şükrün karşılığını veren, (herşeyi) bilendir.