Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
560 , sondan
5677 . ayet;
4 . sure ve
Nisâ Suresi nin
67 . ayetidir.
Nisâ Suresi 67. ayetinin kelime sayisi
6 , harf sayısı
28 ve toplam
ebced değeri ise
2646 olarak hesaplanmıştır.
Nisâ Suresi nin toplam ebced değeri
1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
واذا لاتيناهم من لدنا اجرا عظيـما
و ا ذ ا ل ا ت ي ن ا ه م م ن ل د ن ا ا ج ر ا ع ظ ي ـ م ا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve-iżen leâteynâhum min ledunnâ ecran ‘azîmâ(n)
1x
O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükâfat verirdik.
67,68. O zaman elbette kendilerine katımızdan büyük ödül verirdik ve onları elbette doğru yola ulaştırırdık.
Bu ayetler ödüle layık görülmenin ve doğru yola eriştirilmenin “sonuç”, fedakârlıklar yapmanın ise “sebep” olduğunun delilidir.
Bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir ödül verirdik.
O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir¹ verirdik.
Biz de onlara, (emirlerimizi tuttukları ve hükmümüze teslim oldukları takdirde) o zaman katımızdan elbette büyük bir ecir verirdik.
Biz de o vakit, onları, katımızdan büyük bir mükafatla mükafatlandırırdık.
Bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir mükafat verirdik.
O zaman, nezdimizden onlara büyük mükâfat verirdik.
O durumda onlara katımızdan büyük bir ecir verirdik.
Biz de onlara, o zaman yanımızdan büyük bir ecir verirdik.
Elbette o zaman, kendilerine, tarafımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
O zaman kendi katımızdan (ebedî âlemden) büyük bir ücret onlara verirdik.
Böylelikle katımızdan onlara, herhalde büyük sevap verirdik
O zaman kendilerine (direktiflerimize uydukları için) elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
67,68. O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik.
O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükâfat verirdik.
Kendilerine katımızdan büyük bir ödül verirdik.
Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik.
Elbette o zaman kendilerine ledünnümüzden pek büyük bir ecir de verirdik
Ve o zaman biz de onlara tarafımızdan pek büyük bir mükâfat verirdik.
O zaman elbette onlara, tarafımızdan (pek) büyük bir mükâfât da verirdik.
O zaman bizde katımızdan onlara daha büyük mükâfatlar verirdik.
O zaman biz de kendilerine tarafımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verirdik.
O takdirde biz, elbette onlara katımızdan büyük bir ödül bahşeder,
O zaman tarafımızdan onlara çok büyük bir ödül verirdik.
67,68. Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükâfat verirdik ve onları kesinlikle dosdoğru yola iletirdik.
bu durumda Biz onlara rahmetimizden büyük bir mükafat verirdik
Biz de o zaman, katımızdan büyük bir ödül verirdik. 3/145, 16/97, 77/44
O zaman Biz de onlara, katımızdan muhteşem bir ödül verirdik
Ve o zaman elbette onlara tarafımızdan pek büyük bir mükâfaat da verirdik.
Ve o takdirde Biz de onlara tarafımızdan pek büyük mükâfat verirdik.
O zaman kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik.
O zaman biz de onlara katımızdan büyük bir ödül verirdik.
Biz de o zaman yanımızdan büyük bir mükafat verirdik.
o zaman biz onlara katımızdan pek büyük bir ödül verirdik.
O takdirde kendilerine katımızdan büyük bir ödül elbette verirdik.
daħı andan, virey-idük anlara ķatımuzdan, müzd ulu.
Ol vaḳtda virürdük anlara bizüm yanumuzdan ulu müzd.