Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 567, sondan 5670. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 74. ayetidir. Nisâ Suresi 74. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 93 ve toplam ebced değeri ise 7748 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
فليقاتل في سبيل الله الذين يشرون الحيوة الدنيا بالاخرة ومن يقاتل في سبيل الله فيقتل او يغلب فسوف نؤتيه اجرا عظيما
O hâlde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Allah’a ve âhirete hakkıyla iman etmiş olanların fayda-zarar, kazanç-kayıp hesapları dünya hayatıyla sınırlı değildir. Allah rızâsı ve ebedî hayat daima hesaba dahildir, dahil olmanın da ötesinde terazide ağır basmaktadır. Ölçüsünde, tercihinde, değerlendirmesinde Allah rızâsı ve âhiret menfaati ağır basan, âhiretini dünyasına değil, dünyasını –gerektiğinde– âhiretine feda eden müminler, Kur’an dilinde “dünya hayatını âhiret karşılığında satanlar” yani dünyayı verip âhireti satın alanlardır. Allah emri olan savaş bu ölçüye vurulduğunda çıkacak sonuç âyette şöyle tasvir edilmektedir: Savaşa giren ya zafer kazanır veya yenilir ve şehid olur. Her iki durumda da âhireti tercih eden mümin kazançlıdır. Çünkü Allah savaşıp galip gelenlere de şehid olanlara da büyük mükâfatlar vermektedir. Rağbet edilmesi gereken de işte bu mükâfattır.
Mehmet Okuyan
Ahiret karşılığında dünya hayatını satanlar (feda edenler) Allah yolunda savaşsınlar! Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona ileride büyük bir ödül vereceğiz.
O halde, dünya hayatını verip âhireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Öyleyse, ahiret hayatını dünya hayatına tercih edenler, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz, ona ileride büyük bir karşılık vereceğiz.
Öyle ise dünya hayatını (nefsi rahatını ve menfaatini) satıp, karşılığında ahireti kazanmak isteyenler, Allah yolunda cihad etsinler. Kim Allah yolunda (çalışır ve) çarpışırken (eceliyle veya zalimler eliyle) öldürülürse, veya (düşmanlara) galip gelirse, (her iki halde de) Biz ona büyük bir ecir (sonsuz bir mutluluk ve mükâfat) vereceğiz.
Artık Allah yolunda savaşsın dünya yaşayışı yerine ahireti satın alanlar ve kim Allah yolunda savaşır da öldürülür, yahut üst olursa ona büyük bir ecir vereceğiz.
Öyleyse bu dünya hayatını ahiret ile takas etmek isteyenler, Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülmüş olsun, ister zafer kazansın zamanı geldiğinde, ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Âhiret hayatı, ebedî yurt karşılığında dünya hayatının süflî zevklerini, debdebesini terk edenler, hiçe sayanlar, Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşır, öldürülür veya zafer kazanırsa biz ona büyük mükâfatlar vereceğiz.
O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Kim Allah yolunda çarpışır sonra öldürülür veya üstün gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
O halde dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaş etsin. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse, yahud düşmanına üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.
Dünya hayatını verip ahiret hayatını satın alanlar, Allah yolunda savaşsın. Kim, Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galip gelirse, muhakkak Biz ona büyük bir ücret veririz.
Dünya dirliğini, ahret dirliğiyle değiştirenler, Allahın yolunda çarpışalar, Allahın yolunda çarpışaraktan ölmüş olana, ya, düşmanı yenene büyük sevap vereceğiz
O halde dünya hayatı yerine âhireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsın. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut (düşmana) üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.
Bu âyet hem savaşa katılanlar hem de sair zamanlarda dünya-ahiret dengesini sağlamaya çalışanlar için çok ciddi mesajlar içermektedir. “Dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar” ifadesi, ölebileceğini bile bile savaşa katılarak dünyayı ahiret ile takas etmek isteyenler ve haksızlık, zulüm, kötülük karşısında mücadele edenler için kullanılmıştır. Ahirete inanan insanların Allah’a itaatsizlik ederek savaştan kaçması, dindaşlarına ihânet etmesi, ölümden korkması düşünülemez. Çünkü bu insanlar biliyor ve inanıyorlar ki, Allah’ın emrini yerine getirdikleri takdirde öldükten sonraki hayatları dünyadakinden çok daha güzel ve çok daha rahat olacaktır. Âyetin ikinci cümlesindeki, “Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.” söylemi bu tezi doğrulamaktadır. Kişi ister öldürülsün isterse galip gelerek dünya hayatına kaldığı yerden devam etsin, her iki durumda da mükâfatını fazlasıyla alacaktır. Fazlasıyla diyorum çünkü dünya ile cenneti takas etmiştir. Dünyanın iğreti ve süflî emellerine karşı Allah’ın rızasını talep ederek cenneti kazanmak en kârlı ameldir. Eğer kişi buna inanıyor da hâlâ Allah için cehde zorlanıyor ve çekimser kalıyorsa îmanını gözden geçirmek durumundadır.
Diyanet İşleri (Eski)
O halde, dünya hayatı yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galib gelirse, Biz ona büyük bir ecir vereceğiz.
O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
Başka dinlerin veya mezheplerin mensuplarına tekbir getirerek saldırmak "Tanrı yolunda" savaşmak değildir. Kuran'ın onayladığı savaş, saldırıya ve zulme karşı kendini ve toplumu savunma amacıyla yapılan savaştır
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde geçici dünya hayatını, ebedî ahiret hayatı karşılığında satacak olanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, her iki durumda da biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz.
O halde seferber olun da o geçici Dünya haytı Âhıretin ebedî hayatına satacak olanlar çarpışsın, her kim Allah yolunda çarpışır da katlolunur veya galib gelirse iki surette de biz ona yarın pek büyük bir ecir vereceğiz
Artık âhiret (seâdeti) yerine (geçici) dünyâ hayaatını satacak olanlar Allah yolunda muhaarebe etsin. Kim Allah yolunda vuruşub da öldürülür, yahud (düşmanına) galebe ederse ona pek büyük bir ecîr vereceğiz.
Öyle ise, dünya hayâtını âhiret karşılığında satan (o bahtiyar)lar(2) Allah yolunda savaşsınlar! Artık kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galib gelirse, bunun üzerine ileride ona (pek) büyük bir mükâfât vereceğiz.(3)
(2)Dünya hayâtını âhiret karşılığında satmak hakkında bakınız; (sahîfe 30, hâşiye 6; sahîfe 12, hâşiye 2; sahîfe 203, hâşiye 2)(3)“Bir nefer (asker), bir saat işkence altında şehîd edilse, öyle bir mertebeyi bulur ki, on sene başkası çalışsa, ancak o mertebeyi bulur. Eğer o nefer şehîd olduktan sonra ona sorulabilse: ‘Az bir şey ile pek çok şeyler kazandım!’ diyecektir.” (Mektûbât, 15. Mektûb, 45)
İlyas Yorulmaz
Sen, ahiret hayatına karşı dünya hayatını tercih edenlerle, Allah yolunda savaş. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galip gelirse, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Böyle olunca [⁴] dünya dirliğini âhirete bedel satanlar Allah yolunda vuruşsunlar. Her kim Allah yolunda vuruşur da öldürülürse veya üstün gelirse ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
İsmail Hakkı İzmirli Nisâ Suresi 74. Ayet Açıklaması
[4] Münafıklar kıtalden yüz çevirince kıtal size teveccüh eder.
Kadri Çelik
O halde, dünya hayatı yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir ecir vereceğiz.
O hâlde, dünya hayatının gelip geçici menfaatleri karşılığında âhiretin sonsuz nîmetlerini kazanmak isteyenler, Allah yolunda mallarını, canlarını fedâ ederek savaşsınlar! Çünkü Allah yolunda savaşanlara, —ister şehit edilsin, ister gazi olup zafer kazansın— Hesap Gününde büyük bir ödül vereceğiz!
Dünya Hayatı’nı Âhiret ile takas edenler Allah yolunda savaşsın!
Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür ya da galip gelirse, ona çok büyük bir ödül vereceğiz.
O halde dünya hayatını, ebedî âhiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz ona yarın (âhirette) çok büyük bir mükâfat vereceğiz.
Öyleyse, bu dünya hayatını ahiret ile takas etmek isteyenler Allah yolunda savaşsınlar! Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülmüş olsun ister zafer kazansın, zamanı geldiğinde büyük bir mükafat ihsan edeceğiz.
Geçici dünya hayatına ahireti tercih edenler, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşırken öldürülür veya zafere ulaşırsa, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz. 3/169-170, 36/26-27
O hâlde, dünya hayatını âhiret hayatıyla takas etmek isteyenler Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülsün ister galip gelsin gelecekte muazzam bir ödül bahşedeceğiz.[805]
[805] Bu âyet, parçalanmış münafık kişiliğin alt-üst olmuş değer yargılarına karşılık, doğru kıymet hükümleri koyan selim bir akla uyarı niteliğindedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık dünya hayatını ahiret mukabilinde satacak olanlar, Allah yolunda savaşa atılsınlar, ve her kim Allah yolunda mukatelede bulunur da katlolunursa veya galip gelirse ona elbette büyük bir mükâfaat vereceğiz.
O halde, dünya hayatına değil, âhirete talip ve müşteri olanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşa girer de öldürülüp şehid olur veya galip gelir gazi olursa, Her iki halde de Biz ona yarın pek büyük mükâfat vereceğiz.
Dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galib gelirse, biz ona yakında büyük bir mükafat vereceğiz.
Bu dünya hayatını öbür dünyaya karşılık satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Allah ona yakında büyük bir ödül verecektir.
Ahiret karşılığında dünya hayatını satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Dünya hayatını âhiret hayatıyla değiştirmek isteyenler, Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan kimseye ise, ister öldürülsün, ister galip gelsin, Biz pek büyük bir ödül vereceğiz.
İğreti hayatı âhiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Allah yolunda çarpışıp da öldürülen yahut galip gelene biz, yakında, büyük bir ödül vereceğiz.
Pes ṣavaşsun Tañrı yolında ġazālıḳda ol kişiler ki ṣatarlar dünyā dirliginiāḫirete. Daḫı kim ki ṣavaşsa Tañrı yolında ġazālıḳda, pes şehīd olsa yā kāfi‐ri yiñse, aña virür‐biz āḫiretde ulu müzd.