Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
577, sondan
5660. ayet;
4. sure ve
Nisâ Suresinin
84. ayetidir.
Nisâ Suresi 84. ayetinin kelime sayisi
22, harf sayısı
87 ve toplam ebced değeri ise
5704 olarak hesaplanmıştır.
Nisâ Suresinin toplam ebced değeri
1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
فقاتل في سبيل الله لا تكلف الا نفسك وحرض المؤمنين عسى الله ان يكف بأس الذين كفروا والله اشد بأسا واشد تنكيلا
فقاتلفيسبيلاللهلاتكلفالانفسكوحرضالمؤمنينعسىاللهانيكفبأسالذينكفرواواللهاشدبأساواشدتنكيلا
Fekâtil fî sebîli(A)llâhi lâ tukellefu illâ nefsek(e)(c) veharridi-lmu/minîn(e)(s) ‘asa(A)llâhu en yekuffe be/se-lleżîne keferû(c) va(A)llâhu eşeddu be/sen veeşeddu tenkîlâ(n)
(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü’minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkâr edenlerin gücünü kırar. Allah’ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.
Hz. Peygamber’in hayatının hiçbir döneminde cihad, tek başına kendisine farz kılınmamıştır. Bu tarihî gerçekten hareket edildiğinde âyeti, “Tek başına sen cihad etmekle yükümlüsün” şeklinde anlamak yanlış olacaktır. Âyetin şöyle yorumlanması uygun olur: Gerek sen ve gerekse diğer müminler tek başınıza kalsanız dahi gerektiğinde cihad etmekle yükümlüsünüz ve Allah herkesi kendi yükümlülüğünden hesaba çekecektir.
Allah’a inananlar O’nun zararı defetme gücünün düşman gücünden daha büyük, cezasının da daha çetin olduğu konusunda bir şüphe taşımazlar. Burada vurgulanan husus, Allah Teâlâ’nın sonsuz gücünden yararlanmanın ön şartı olan cihaddır; yani tek başına da kalsa müminin hedefe ulaşabilmek için gereken çabayı göstermesi, fedakârlığa katlanmasıdır. Allah’ın âdeti, gücünü iman edenlerden yana koymak değildir; zafer ve başarı bunların şartlarını yerine getirenlerin, kulun yapması gereken hususları, zaferin ve başarının şartlarını ihmal etmeyenlerindir.
Allah yolunda savaş! Sen (öncelikle) sadece kendinden sorumlusun. Müminleri de (savaşa) teşvik et! Allah kâfir olanların gücünü elbette kıracaktır. Allah’ın gücü (azabı) daha ağır ve cezası daha şiddetlidir.
Bu emir, Bakara
2:190-193, Nisâ
4:88-91, Tevbe
9:5, Hacc
22:39-40 ve Mümtehine
60:7-9 gibi ayetlerde de belirtildiği gibi açılan bir savaşa karşı savunma içerikli bir çağrıdır; saldırmak demek değildir.,Benzer mesaj: Mâide
5:105.,Bu buyruk Enfâl
8:65. ayetle birlikte okunmalıdır. Burada amaç, saldırıya uğrayanların kendilerini savunmaları için hazırlıklı olmalarının gerekliliğine dikkat çekilmesidir; saldıran taraf olma kesinlikle öngörülmemektedir.,Bu ayette de olduğu gibi [‘asâ] fiili, Yüce Allah için kullanıldığında “ihtimal” değil de “kesinlik” anlamında da yorumlanabilir.
O halde sen Allah yolunda savaş; çünkü sen, yalnızca kendi nefsinden sorumlusun ve müminleri teşvik et! Allah kâfirlerin gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.
O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah gerçeği yalanlayan nankörlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı daha güçlüdür. Cezalandırması daha şiddetlidir.
(Ey Nebim!) Artık Sen (tek başına da kalsan) Allah yolunda (çabala ve) çarpış! Sen kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri (cihad ve fedakârlığa) hazırlayıp teşvik et. Umulur ki, Allah, inkârcıların (ve münafıkların) saldırılarını ve ağır baskılarını püskürtüp savacaktır. Allah, kahredici kudret ve hiddetiyle daha zorlu ve çetin, acı ve alçaltıcı sonuçlara uğratmasıyla daha şiddetlidir.
Gayrı savaş Allah yolunda, kendinden başkasından sorumlu değilsin sen ve teşvik et inananları. Olur da Allah kafirlerin zararını ve zulmünü defedip giderir ve Allah'ın azabı da pek çetindir, cezası da.
O halde sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen kendinden sorumlusun. İnananları da savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, gerçekleri örtbas edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha şiddetli, cezalandırması da daha çetindir.
O halde, Allah yolunda, İslâm uğrunda savaş. Sen sadece kendinden sorumlusun. Hesap edilmeyen tehlikeleri önlemek, sıkıntıları kolaylaştırmak için mü'minleri de savaşa, savaşa hazırlıklı olmaya tekrar tekrar teşvik et. Umulur ki, Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin güçlerini kırar. Güçlü olan Allah'tır. En şiddetli cezalandıracak olan da O'dur.
Allah yolunda savaş. Sen sadece kendinden sorumlusun. Mü'minleri de teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin baskınlarını önler. Allah'ın kahrı daha şiddetli ve cezası daha çetindir.
Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri hazırlayıp-teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin ağır-baskılarını geri püskürtür. Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.
(başkaları cihaddan dönerse de) sen, Allah yolunda çarpış. Sen ancak nefsinden sorumlusun. İman edenleri de savaşa teşvik et. Olur ki Allah, o kâfirlerin şiddet ve tazyîkını def eder. Allah, tazyîk ve azab bakımından kâfirlerden daha şiddetlidir.
Artık, Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi nefsinden sorumlusun. Müslümanları savaşa teşvik et. Yakında Allah, o kâfirlerin şiddetini savacaktır. Muhakkak Allah’ın tokadı daha sert ve azabı daha şiddetlidir.
İmdi, Allah yolunda savaş edesin, sen yalnız kendin tekliflendin, özendir inanmış bulunanları, olur ki Allah kırar kâfirlerin saldırışını, Allah saldırışta, azap etmekte hayli katıdır
(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mü'minleri de buna (savaşa) teşvik et! Allah inkârcıların gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah kuvvetçe daha üstün, cezalandırmada da daha şiddetlidir.
Allah yolunda savaş; sen ancak kendinden sorumlusun, inananları teşvik et; umulur ki Allah, inkar edenlerin baskınını önler. Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.
Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Müminleri de teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.
ALLAH yolunda savaşmalısın. Sen ancak kendinden sorumlusun. İnananları da aynı şeye özendir ki ALLAH kafirlerin gücünü etkisiz hale getirsin. ALLAH'ın gücü daha şiddetli, cezası daha çetindir
(Ey Muhammed) Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki, Allah kâfirlerin gücünü kırar. Hiç şüphesiz ki Allah kuvvet ve kudretçe çok daha güçlü, ve cezası daha çetindir.
Onun için Allah yolunda çarpış, ancak nefsinden başkasiyle mükellef değilsin, mü'minleri de çarpış, ancak nefsinden başkasiyle mükellef değilsin, mü'mileri de çarpışmağa teşvik et, me'muldur ki Allah a küfretmekte bulunanların tazyikını defetsin, Allah tazyikce de daha şiddetli tenkilce de daha şiddetlidir
Artık Allah yolunda savaş. Sen kendinden başkasıyle mükellef (sorumlu) tutulmayacaksın. Îman edenleri de teşvik et. Olur ki Allah o küfredenlerin savletini defeder. Allah, satvetce de çok çetindir, kahr-u ceza bakımından da çok çetindir.
Artık Allah yolunda savaş! (Sen) ancak kendinden mes'ûlsün; mü'minleri de(cihâda) teşvîk et! Umulur ki Allah, o inkâr edenlerin kuvvetini kırar. Çünki Allah, (onlardan)kuvvetce daha çetin ve azab vermek cihetiyle daha şiddetlidir.
Allah yolunda savaş. Zira sen yalnızca kendi nefsinden sorumlu tutulacaksın. İnananları teşvik et, umulur ki Allah, inkâr edenlerin size verecekleri zararları önler. Zira azap etmede ve cezalandırmakta yalnızca Allah, en güçlü olandır.
Artık Allah yolunda vuruş. Ancak kendin mükellef tutulursun [⁸]. Mü/minleri teşvik et. Olabilir ki Allah kâfir olanların savletini defeder. Allahın satveti de şiddetli, kahır ve tenkili de şiddetlidir.
[8] Onların geri kalmasından sıkılma. Kıtale çık, velev ki yalnız kalasın. Sen yalnız kendi fiilini muaheze et. Başkasının fiilini muaheze etme.
Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. İman edenleri (de cihada) teşvik et. (Böylece) Allah'ın, kâfirlerin şerrini önlemesi umulur. Allah'ın gücü de, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.
O hâlde, ey hakîkat yolunun yolcusu! Tek başına kalmış olsan bile cihâdı terk etme, zâlimlere karşı Allah yolunda savaş! Unutma ki sen, ancak kendieylemlerinden sorumlusun. Bu sorumluluğun gereği olarak, bütün inananları cesaretlendirerek savaşa teşvik et ve hiçbir zaman ümidini yitirme; çünkü siz üzerinize düşeni yaptığınız takdirde, Allah kâfirlerin gücünü kıracaktır! Unutma ki, Allah’ın kudreti sınırsız, cezası da pek çetindir!Bunun için, zâlimlerin vereceği cezadan korkmamalısın! Hem Allah yolunda savaşmalı, hem de gâfil müminleri uyandırıp bu mücâdeleye yönlendirmelisin. Çünkü:
Artık Allah yolunda savaş!
Kendi nefsinden başka yükümlü tutulmazsın.
Müminler’i teşvik et!
Umulur ki Allah, inkâr edenlerin baskı ve gücünü yok eder.
Allah cesaret / güç bakımından da çok şiddetli, caydırıcılık bakımından da çok şiddetlidir.
(Ey Muhammed!) Sen Allah yolunda savaş! Sen sadece kendinden sorumlusun.1 Mü’minleri de sürekli olarak (kâfirlerle savaşmaya) teşvik et.2 Umulur ki Allah, böylece kâfirlerin gücünü kırar. Şüphesiz Allah’ın kuvvet ve kudreti çok fazla ve cezâsı çok şiddetlidir.3
1 Yani, sen ancak kendinden sorumlusun, o halde yalnız da kalsan bu görevini yerine Getir. Senin görevini yerine getirmen için illaki birilerinin olması şart değil.2 Yani onları sürekli eğit ve teşvik et, savaş eğitimi ver ki, gafil avlanmasınlar. 3 Konu ile ilgili olarak Bk. (Âlu İmrân: 174)
O halde sen 101 Allah yolunda savaş -çünkü sen, yalnızca kendi nefsinden sorumlusun- ve müminleri ölüm korkusunu yenmeleri için teşvik et! 102 Allah, hakikati inkara kalkışanların gücünü kırmaya muktedirdir; çünkü Allah iradesinde güçlü ve cezalandırmasında şiddetlidir.
Öyleyse, sen Allah yolunda savaş. Zira sen yalnızca kendinden sorumlusun. Ancak müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, inanmayanların güç ve kuvvetlerini kırar. Allah, karşı konulmaz bir güce sahiptir ve cezalandırması da pek şiddetlidir. 10/41, 24/54
Artık Allah yolunda savaş! Sen kendinden sorumlusun. Yine de mü’minleri uyuşukluktan kurtulmaları için teşvik et![816] Belki Allah inkârcıların direncini kırar; zira Allah’ın gücü daha çetin ve cezalandırması daha şiddetlidir.
[816] Harrıdı’l-mu’minîn ibaresi için bkz:
8:65, not 70.
Artık Allah yolunda savaşta bulun. Sen nefsinden başkası ile mükellef olmazsın. Mü'minleri de teşvik et. Umulur ki, Allah Teâlâ o kâfir olanların savletini defeder ve Allah Teâlâ savletce daha şiddetlidir ve tenkilce de daha şedîddir.
Artık Allah yolunda cihad et! Sen ancak kendinden sorumlusun. Müminleri de buna teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin savletini uzaklaştırır. Allah en güçlü ve cezalandırması da en çetin olandır.
(Ey Muhammed), Allah yolunda savaş; sen yalnız kendinden sorumlusun! İnananları da (savaşa) teşvik et. Umulur ki Allah, kafirlerin gücünü kırar. Allah'ın baskını daha güçlü, cezası daha çetindir.
Allah yolunda savaşa gir; sen sadece kendinden sorumlusun. Müminleri de özendir ki Allah, o kâfirlerin baskınını önlesin. Allah’ın baskını daha güçlü, cezası daha ağırdır.
Öyleyse, Allah yolunda savaş, sen yalnızca kendinden sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin şiddet ve kuvvetlerini yok eder. Allah, kuvvet yönünden de en güçlü; ceza yönünden en şiddetli olandır.
Artık Allah yolunda savaş. Sen kendi nefsinden sorumlusun; ancak mü'minleri de cihada teşvik et. Bakarsın, böylece Allah kâfirlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü ve cezası ise çok daha şiddetlidir.
Allah yolunda savaş. Kendinden başkasından sorumlu değilsin. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah, küfre sapanların gücünü kırar. Allah, kuvvetçe daha üstün, cezalandırmada daha güçlüdür.
pes çalış Tañrı yolında. buyrınılmayasañ ķatı iş illā gendüzüñe. [45b] daħı ķındur mü’minleri ola kim Tañrı yıġa ķatı çalışın anlaruñ kim kāfir oldılar. daħı Tañrı ķatıraķdur ķatı 'aźābdın yaña daħı ķatıraķdur 'aźāb eylemekdin yaña.
Pes ṣavaş eyle ġazālıḳda Tañrı yolında. Teklīf olmadı saña illā nefsüñ. Daḫıbuyur ve sevdür mü’minlere ġazālıġı. İllā kim Tañrı Ta‘ālā ḳaytara kāfirlermekrini. Daḫı Tañrı Ta‘ālānuñ mekri ḳatıdur. ‘Aẕābı daḫı ḳatıraḳdur.
(Ya Rəsulum!) Allah yolunda vuruş (cihad et). Sən yalnız özünə cavabdehsən, lakin mö’minləri də (cihada) təşviq et! Ola bilsin ki, Allah kafirlərin gücünü qırmış (sizi kafirlərin qəzəbindən saxlamış) olsun. Allahın qəzəbi (qəhri) də, əzabı da çox şiddətlidir!
So fight (O Muhammad) in the way of Allah Thou art not taxed (with the responsibility for anyone) except for thyself and urge on the believers. Peradventure Allah will restrain the might of those who disbelieve. Allah is stronger in might and stronger in inflicting punishment.
Then fight in Allah's cause - Thou art held responsible only for thyself - and rouse the believers. It may be that Allah will restrain the fury of the Unbelievers; for Allah is the strongest in might and in punishment.(603)*
603 The courage of Muhammad was as notable as his wisdom, his gentleness, and his trust in Allah. Facing fearful odds, he often stood alone, and took the whole responsibility on himself. But his example and visible trust in Allah inspired and roused the Muslims, and also-speaking purely from a human point of view-res trained the fury of his enemies. When we consider that he was Allah's inspired Messenger to carry out His Plan, we can see that nothing can resist that Plan. If the enemy happens to have strength, power, or resources, Allah's strength, power, and resources are infinitely greater. If the enemy is meditating punishment on the righteous for their righteousness, Allah's punishment for such wickedness will be infinitely greater and more effective.