Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4164, sondan 2073. ayet; 40. sure ve Mü'min Suresinin 31. ayetidir. Mü'min Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 55 ve toplam ebced değeri ise 3877 olarak hesaplanmıştır. Mü'min Suresinin toplam ebced değeri 360656 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
مثل دأب قوم نوح وعاد وثمود والذين من بعدهم وما الله يريد ظلما للعباد
30,31. İman etmiş olan adam dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.”
Mümin kişi, halkını iki büyük tehlike konusunda uyarmaktadır: İlki, peygamberlerine karşı gelip inkâr ve kötülüklerinde ısrar eden eski toplulukların kötü âkıbetleridir. Allah, onları hak ettikleri için cezalandırmıştır, çünkü O, kullarına haksızlık yapılmasını istemez. İkinci uyardığı tehlike ise “insanların (dehşet içinde) çığlıklar atacağı” mahşer gününde yardımsız, koruyucusuz kalacakları sıradaki çaresizlikleridir. 30-31. âyetlerdeki ifadeden, Kıptîler’den oluşan Mısırlılar’ın, Nûh kavmi, Âd ve Semûd gibi eski kavimlerin başlarına gelenlerden haberdar olduklarını göstermektedir. Zira Nûh tûfanı her dönemde bilinen meşhur bir olaydı; Mısır’a yakın bir coğrafî bölgede yaşamış olan Âd ve Semûd’un başına gelen büyük felâketlerden haberdar olmamaları da mümkün değildi. “Allah, kulları için hiç bir zulmü istemez” cümlesindeki zulüm hem şirk ve inkârı hem de her türlü haksız muameleyi ifade etmekte olup âyette her iki anlamı da kastedilmiştir. Ayrıca zulüm kelimesinin nekre olması her türlü zulmü kapsar. Buna göre yüce Allah ne kendisi kullarına zulmeder ne de kullarının herhangi bir şekilde haksızlığa tevessül etmelerine razı olur (İbn Âşûr, XXIV, 135).
Mehmet Okuyan
Nuh kavminin, Âd ile Semûd (kavimlerinin) ve onlardan sonra gelenlerin durumunun örneği gibi. Allah kullarına haksızlık dilemez.
30,31. İman etmiş olan kişi dedi ki: “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için, Nûh kavminin, ‘Âd, Semûd ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi toplulukların başlarına gelen bir sonuçtan korkuyorum. Allah, kullarına bir zulüm dileyecek değildir.”
"Nuh kavmi, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir günden sakının) . Allah, kullar için zulüm istemez. (Siz Musa’nın İlahi davetine kulak asın.) "
Nûh kavminin, ad kavminin, Semûd kavminin ve daha sonrakilerin çektikleri azab gibi... (yoksa günahsızlara azab etmek suretiyle hiç bir zaman) Allah kullarına bir zulüm murad etmez.
30,31. İnanmış olan da dedi ki: «Nuh'un, Âd'in, Semud'un uluslariyle, daha sonrakiler gibi, bölükler gününün size gelip çatmasından korkarım, Allah kullarına zulmeylemek istemez»
30-31. İman etmiş olan (o kimse) dedi ki: “Ey kavmim! Doğrusu ben Nuh kavminin, Ad, Semûd ve onlardan sonra gelen toplulukların (Allah'tan gelen elçileri yalanlamaları ve insanlara zulmetmeleri yüzünden) başlarına gelen (azap) gününün sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum! (Kul kendine zulmetmedikten sonra,) Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.”
Cemal Külünkoğlu Mü'min Suresi 31. Ayet Açıklaması
Yani, Allah’ın elçilerini yalanlamak ve insanların özgürlüklerini ellerinden almak yoluyla zulmeden günahkârlara Allah’ın bu dünyada verdiği ceza, onların yaşadıklarının dünyadaki karşılığıdır. Allah’ın koyduğu yasalarda karşılıksız hiçbir şey yoktur. Her iyiliğin ve her kötülüğün mutlaka karşılığı vardır. Yapılan iyilik iyi olarak, kötülük de kötü olarak döner. Bu şekilde yapılanların karşılık bulmasıyla adaleti ilahi tecelli etmiş olur.
Diyanet İşleri (Eski)
30,31. İnanmış olan adam dedi ki: "Ey milletim! Doğrusu ben sizin için, Nuh milletinin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum. Allah kullara zulüm dilemez."
30, 31. İman etmiş olan dedi ki: «Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için, Nuh kavminin, Âd, Semûd ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, (peygamberleri yalanlayan) toplulukların başlarına gelen bir âkıbetten korkuyorum. Allah, kullarına bir zulüm dileyecek değildir.»
30,31. Mü'min olan (o zât) dedi ki: «Ey kavmim, hakıykat ben o sürüsürü fırkaların gününe misâl (vermeniz) den, Nuuh kavminin, Aad'in, Semûdun ve daha sonrakilerin haali gibi (bir mâcerâye sapıb felâkete uğramanızdan) korkuyorum. (Yoksa) Allah kullarına bir zulüm dileyecek değildir».
30, 31. O mü/min olan adam da şöyle dedi: «-— Ey kavmim! Peygamberlerini yalancı saymak mutatları olan Nuh, Âd ve Semud kavmi, ondan sonra gelen kavim gibi güruhların geçirdikleri bir gün gibi bize bir gün gelmesinden [²] korkuyorum. Allah kulları için asla zulüm etmek istemez [³]»;
“Tıpkı Nûh kavminin, Ad ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin başına gelen korkunç azap gibi bir azapla helâk edilmenizden korkuyorum! Şayet onlar azâbı hak etmeselerdi, Allah onları hiç cezalandırır mıydı? Hiç kuşkusuz Allah, kullarına asla zulmetmek istemez! Ayrıca, hak yolda yürüyen kullarının zulme uğramasına da daha fazla izin vermeyecektir!”
Nûh kavminin, ‘Âd ve Semûd [kavimlerinin] ve onlardan sonrakilerin başına gelmiş olana benzer (bir durumun!) Ve unutmayın Allah, kulları için hiçbir haksızlık istemez. 22
30-31. İman eden kimse şöyle dedi: Ey halkım! Ben, daha önce gelip-geçen, Nuh, Âd, Semûd kavimlerinin ve ondan sonraki nice halkların başına gelen bir azabın bir gün sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Oysa Allah, kullarına zulmedip haksızlık etmeyi asla istemez. 10/44-45
yani Nûh kavminin, ‘Âd ve Semud’un ve onlardan sonrakilerin uğradığı türden bir helâkin... Bir de (unutmayın) ki Allah, kullarına haksızlık etmeyi asla istemez.”
30, 31. O imanlı zat bunun üzerine: “Ey benim milletim! ” dedi, “Ben sizin hakkınızda Nuh milletinin, Âd milletinin, Semûd milletinin ve ondan sonraki milletlerin başına gelen âkıbetin sizin de başınıza gelmesinden endişe ederim. Yoksa suçsuzlara azab etmek sûretiyle Allah kullarına zulmetmek istemez. ”
Nuh kavminin, 'Ad ve Semud'un ve onlardan sonrakilerin durumu gibi (bir durumla karşılaşmanızdan kaygı duyuyorum). Allah kullara zulmetmek istemez, (günahsız kimselere ceza vermez).
30,31. -İman eden kimse şöyle dedi:-Ey halkım! Ben, Nuh, Âd, Semûd kavminin ve ondan sonraki toplumların başına geldiği gibi bir Azap Günü'nün başınıza gelmesinden korkuyorum. Oysa Allah, kullarına zulmetmek istemez.