Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4298, sondan 1939. ayet; 42. sure ve Şûrâ Suresinin 26. ayetidir. Şûrâ Suresi 26. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 4741 olarak hesaplanmıştır. Şûrâ Suresinin toplam ebced değeri 244522 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم عسق hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م ع (0) س (1) ق (0) bulunuyor.
Arapça Metin
ويستجيب الذين امنوا وعملوا الصالحات ويزيدهم من فضله والكافرون لهم عذاب شديد
Cümlenin ögeleriyle ilgili görüş ayrılığı dolayısıyla bazı müfessirlerce âyetin baş kısmına “İman edip iyi işler yapanlar (rablerinin çağrısına) uyarlar, O da kendi lutfundan onlara fazlasını verir” şeklinde mâna verilmiştir (Taberî, XXV, 29).
Mehmet Okuyan
(Allah) iman edip iyi işler yapanların çağrısına (duasına) cevap verir; lütfundan onların (ödülünü) artırır. Kâfirlere gelince, onlara da şiddetli bir azap vardır.
İman edip salihâtı yapanların isteklerini kabul eder ve onlara lütfundan daha fazlasını verir. Gerçeği yalanlayan nankörlere ise şiddetli bir azap vardır.
O, iman edip salih amellerde bulunanların (dualarına) icabet eder ve onlara Kendi fazlından (daha da) artırıverir. Kâfirlere gelince; şiddetli bir azap onlar içindir.
İnanan ve iyi işlerde bulunanların dileklerine icabet eder ve onlar hakkındaki ihsan ve keremini, lütfüyle arttırır ve kafirlere gelince: Onlaradır çetin azap.
İnanıp doğru ve yararlı işler yapanların dileklerini kabul eden ve O'dur öteki dünyada lütfuyla, onlara hak ettiklerinden fazlasını verecek olan. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri, çetin bir azap beklemektedir.
Allah, iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlerin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanların, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanların, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerin dualarını, niyazlarını kabul edip yerine getirir. Lütfundan, onlara fazlasını verir. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere dehşetli bir azap vardır.
İman edip salih ameller işleyenler(in duaların)ı kabul eder ve kendi lütfuyla onlara fazladan verir. Kâfirlere gelince onlar için şiddetli bir azap vardır.
Allah, iman edib de salih ameller işliyenleri bağışlar, (dua ve ibadetlerini kabul eder). Fazlından onlara ziyade de verir. Kâfirlere gelince: Onlara şiddetli bir azab var.
(Allah) İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların dileklerine icabet eder, lütfuyla onlara (hak ettiklerinden) fazlasını verir. Ama inkârcılar için ise şiddetli bir azap vardır.
Demek ki iman edip etmediğimizi ve doğru yaşayıp yaşamadığımızı test etmek istiyorsak Allah’ın dileklerimize icabet edip etmediğine bakmalıyız. Asırlardır “Ya Rab! İslâm’ı ve Müslümanları aziz eyle!” diye dua ediyoruz ama aziz olan yok, hep sefaleti yaşıyoruz. “Doğru ve aydınlık yoldan bizleri ayırma!” diye dua ediyoruz ama gittiğimiz yolun adını bile bilmiyor ve karanlıktan etrafımızı dahi göremiyoruz. “Bizleri Kur’an’sız ve ezansız bırakma!” diye dua ediyoruz ama hayatımızda Kur’an’dan eser göremiyor ve ezandaki felaha bir türlü kavuşamıyoruz. “Peygamberimizin sünnetini yaşamayı nasip et!” diye dua ediyoruz ama Peygamberin sünneti olan Kur’an’ın düsturlarını hayata geçirmeyi ve onun ahlaklı ve faziletli duruşunu bir türlü yaşamayı beceremiyoruz. “Haramdan ve günahtan bizleri koru!” diye dua ediyoruz ama haram yemekten ve günah irtikâp etmekten maalesef bir türlü kendimizi alıkoyamıyoruz.
Diyanet İşleri (Eski)
Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen, inanıp yararlı işler işleyenlerin duasını kabul eden, lütfuyla onların ecrini arttıran O'dur. Ama, inkarcılar için çetin azap vardır.
İman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar (ın duasın) a icabet eder. Onlara fazl (-u kerem) inden (daha nicesini) artırır da. Kâfirlere gelince: Onlar için de çok çetin bir azâb vardır.
Ve îmân edip sâlih ameller işleyenlere icâbet eder (onların duâlarına cevab verir) ve fazlından onlara (mükâfâtlarını) arttırır. Kâfirlere gelince, onlar için (çok) şiddetli bir azab vardır.
Allah iman edip, doğru davranışlarda bulunanların çağrılarına icabet eder ve onların gayretlerini artırır. Doğruları inkâr edenler için çok şiddetli bir azap vardır.
Ayrıca, iman edip güzel davranışlar gösterenlerin dileklerini kabul eden ve lütfuyla onlara cennette, hak ettiklerinden çok daha fazlasını bahşedecek olan da O’dur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere gelince; onları da cehennemde çetin bir azap beklemektedir!
İman eden ve Salih Ameller işleyenlere (icabet edip) karşılık veriyor; onlara lütfundan artırıyor.
Kâfirler’e gelince; onlar için şiddetli bir azap vardır.
O, (kendisinin istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanların duâlarını kabul eden ve onlara lütfundan daha da fazlasını verendir. Kâfirler için çok şiddetli bir azap vardır.
inanıp doğru ve yararlı işler yapanların dileklerini kabul eden; ve [O'dur öteki dünyada] lütfuyla onlara [hak ettiklerinden] fazlasını verecek olan. Hakikati inkar edenleri [yalnızca] çetin bir azap beklemektedir.
İman edip iyi ve güzel işler yapanların dualarını kabul eder hatta sınırsız lütfu/ikramıyla daha fazlasını da verir. Gerçekleri örtbas eden kâfirlere gelince onlar için çok şiddetli bir azap vardır. 25/63...77
iman edip o imana uygun davranışta bulunanların (dualarını) kabul eder ve kendi lutfundan onların payını artırır; ama hakkı inkâr edenler, şiddetli bir azaba müstahaktırlar.
Ve imân edenlere ve sâlih sâlih amellerde bulunanlara icabet eder ve onlara fazlından (sevaplarını) arttırır. Kâfirlere gelince onlar için şiddetli bir azap vardır.
Hem iman edip makbul ve güzel işler yapanların dualarına karşılık verir, hatta lütuf ve ihsanından onların ödüllerini artırır. Kâfirlere ise şiddetli bir azap vardır.
İnanan ve iyi işler yapanların dileklerini kabul eder; lutuf ve kereminden onlara, daha fazlasını da verir. Kafirlere gelince: onlara da çetin bir azab vardır.
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara hak ettiklerini ve daha fazlasını verir. Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) payına düşen ise şiddetli bir cezadır.
O, iman edip güzel işler yapanların dualarına cevap verir; lütfuyla onlara istediklerinden fazlasını da verir. İnkâr edenlere ise şiddetli bir azap vardır.