Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4308, sondan 1929. ayet; 42. sure ve Şûrâ Suresinin 36. ayetidir. Şûrâ Suresi 36. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 74 ve toplam ebced değeri ise 5095 olarak hesaplanmıştır. Şûrâ Suresinin toplam ebced değeri 244522 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم عسق hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م ع (0) س (0) ق (1) bulunuyor.
Arapça Metin
فما اوتيتم من شيء فمتاع الحيوة الدنيا وما عند الله خير وابقى للذين امنوا وعلى ربهم يتوكلون
36,37,38,39. (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.
Bireylerinin çoğu, başta inanç alanı olmak üzere birçok konuda bağnaz bir tutum sergiledikleri ve karanlık bir zihniyeti temsil ettikleri için Câhiliye toplumu olarak nitelenen sosyal yapıda köklü bir değişim meydana getirerek insanlık için örnek bir nesil ortaya çıkarmayı hedefleyen Kur’an, bu âyetlerde, daha Mekke dönemindeyken, imanın aksiyona dönüşmesini istemekte, kişinin hem Allah’a karşı vecîbelerini yerine getirirken hem de başkalarıyla ilişkilerini düzenlerken vazgeçemeyeceği bazı hayat düsturları vermektedir. Her şeyden önce insan bu dünyada sahip olduğu imkânlara kendi hünerinin ürünü olarak bakmamalı, bunların kendisine “verilmiş” olduğunu iyi kavramalı, bunların geçici, Allah katındakilerin ise kalıcı olduğunu, kalıcı nimetleri hak etme yolunun da imandan ve Allah’a dayanıp güvenmekten geçtiğini unutmamalıdır. Bu yolda güvenli bir yürüyüş için esas alınması gereken bazı ilkelere 37-39. âyetlerde, övgüye lâyık müminlerin örnek davranışlarını tanıtma tarzında işaret edilmiştir: İnsan –başka birçok âyette belirtildiği üzere– şeytanın sürekli telkinleri altında olup günaha ve hayâsızlığa zorlanmaktadır; iyi mümin günah konusunda kendisinden emin olan değil, iradesini kullanıp olabildiğince bunlardan –özellikle büyük günahlardan– kaçınmaya çalışan kimsedir. İnsan, tabiatı gereği öfkelenebilir; erdemlilik asla öfkelenmemek değil böyle bir durumda öfkesine mağlûp olmamak, gerektiğinde özveride bulunabilmek ve bağışlayıcı davranabilmektir (bu konuda bk. Âl-i İmrân 3:134). Rabbinin çağrısına uymak yani Allah ve resulünün bildirdiklerine, başka faktörlerin etkisiyle değil, içtenlikle bağlılık göstermek, kulluk görevini ihmal etmemenin somut göstergesi olarak namazı özenle kılmak, meselelerin çözülmesinde istişare yolunu izlemek, kendilerine verilen imkânları başkalarıyla paylaşmaktan sevinç duymak, haksız saldırılara karşı ortak tavır almak da iyi müminin vasıfları arasında sayılmıştır. Öfkelendiğinde bağışlayıcı olmak bir erdem olduğu gibi haksız tecavüze karşı direnme de bir erdemdir (Şevkânî, IV, 618-619; günah çeşitleri ve büyük günah hakkında bilgi için bk. Nisâ 4:31. “Hayasızlıklar” diye çevrilen ve fâhişe kelimesinin çoğulu olan fevâhiş, “çirkin işler, kötülükler” şeklinde de tercüme edilebilir, bilgi için bk. Âl-i İmrân 3:135; En‘âm 6:151; Şûrâ ve istişâre hakkında bilgi için bk. Âl-i İmrân 3:159).
Mehmet Okuyan
Size verilen şeyler, dünya hayatının geçimliğidir. Allah katında olanlar ise iman edip sadece Rablerine güvenenler için hayırlı ve kalıcı olandır.
Size verilen her şey, geçici dünya malıdır. Allah katında bulunanlar ise daha iyi ve daha kalıcıdır. Bu ödül, iman eden ve Rabblerine dayanıp güvenenler içindir.
Size verilen her şey, geçici dünya hayatının geçimliğidir. İman edip, Rabb'lerine tevekkül¹ edenlere Allah katından verilecek nimetler daha hayırlıdır ve daha kalıcıdır.
1- Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.
Ahmet Akgül
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli faydalanması) dır. Allah katında bulunanlar ise, daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) İman edip Rablerine tevekkül edenler içindir.
Gerçekten de size verilenler, dünya yaşayışına ait metalardan ibaret ve Allah katındakiyse daha da hayırlıdır ve daha da fazla kalır inananlara ve Rablerine dayananlara.
Unutmayın ki size verilen herhangi birşey, dünya hayatının kısa süreli bir geçimliğidir. Allah yanındaki ise, daha hayırlı ve devamlıdır. Bu mükafat iman eden ve Rablerine güvenenler içindir.
Size verilen değerli herhangi bir şey, dünya hayatının geçici zevki, menfaatidir. Allah katında bulunanlar, iman ederek Rablerine dayanıp, güvenenler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Size verilen herhangi bir şey dünya hayatının bir geçimliğidir. Allah katında olan ise iman eden ve Rablerine güvenenler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli faydalanması)dır. Allah katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine tevekkül edenler içindir;
Size verilmiş bulunan şeyler hep dünya hayatının geçici malıdır. Allah katında olan (ahiret sevabı) ise, daha hayırlı ve daha devamlıdır. (Fakat ahiret sevabı) o kimseler için hayırlıdır ki, iman etmişlerdir ve Rablerine de tevekkül ederler;
İşte size verilenler, dünya hayatının (geçici) fayda ve yaşamıdır. Rabbinin katında (ahirette) olan ise, inanıp Rablerine tevekkül edenler için, daha yararlı ve daha süreklidir.
36,37. Size verilmiş olan, dünya dirliğinin bir metaıdır; inanarak Tanrıya güvenenlerçin, büyük günahlardan, fuhuştan kaçınanlarçin, kızdıkları zaman, bağışlayan kimselerçin
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının kısa süreli faydalanmasıdır. Allah katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine güvenenler içindir.
36,37,38. Size verilen herhangi bir şey, sadece dünya hayatının bir geçimliğidir. Allah katında olan; inanıp Rablerine güvenen, büyük günahlardan ve hayasızlıklardan çekinen, öfkelendiklerinde bile bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namaz kılanlar için daha iyi ve daha süreklidir. Onların işleri aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler.
Size verilen şey, yalnızca dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha iyi ve daha süreklidir. Bu mükâfat iman edenler ve Rablerine dayanıp güvenenler içindir.
Dünyada insanlara verilen maddi imkân ve bolluk sadece bir geçim vasıtasıdır. Allah’ın yanındaki sevap ise kalıcı ve daha faydalıdır. Âyet-i kerime, Hz. Ebu Bekir bütün malını Allah yoluna harcadığı zaman, bir topluluğun onu kınaması üzerine nâzil olmuştur. Oysa bu davranışıyla Hz. Ebu Bekir, Allah’a dayanıp güvenmenin en güzel örneğini vermiştir.
Edip Yüksel
Size ne verildiyse dünya hayatının geçimliğidir. Ancak inananlar ve Rab'lerine güvenenler için ALLAH'ın yanında bulunanlar daha iyidir ve süreklidir.
Size verilen herhangi bir şey sadece dünya hayatının geçici bir menfaatidir. Allah katında bulunanlar ise iman edip sadece Rablerine güvenen kimseler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Hasılı size verilmiş bulunan şeyler hep Dünya hayatın geçici metaıdır, Allah yanındaki ise daha hayırlı ve daha bakalıdır fakat o kimseler için ki iyman etmişlerdir ve rablarına i'timad ederler
36,37,38,39. Size verilen şey dünyâ hayaatının (geçici birer) fâidesidir. Allah indinde olan (sevab) ise daha hayırlı, daha süreklidir. (Bu sevablar) îman edib de ancak Rablerine güvenib dayanmakda, büyük günâhlardan ve faahiş kötülüklerden kaçınmakda, öfkelendikleri zaman bizzat (kusurları) örtmekde (bağışlamakda) olanlara, Rablerinin (tevhîd ve ibâdete âid da'vetine) icabet edenlere, namaz (ların) ı dosdoğru kılanlara — ki bunların işleri aralarında müşavere (ile) dir—, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allaha tâat uğrunda) harcamakda bulunanlara, kendilerine tağallüb ve zulüm vaaki olduğu zaman elbirlik (mazluma) yardım eyleyenlere mahsusdur.
İşte size verilen herhangi bir şey, ancak dünya hayâtının menfaatidir. Allah katında bulunanlar ise, îmân edip Rablerine tevekkül edenler için daha hayırlı ve daha devamlıdır.
Şu anda size ne verilmişse o, dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanındakiler ise, iman edip Rablerine güvenip dayananlar için daha hayırlı ve kalıcıdır.
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının geçimliğidir. Allah katında olan ise daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) İman edip rablerine tevekkül edenler içindir.
O hâlde, servet ve saltanatla şımarıp azgınlaşan kâfirler, dinleyin! Size verilen her şey, dünya hayatının gelip geçici nîmetidir. Oysa iman eden ve Rablerine güvenen kimseler için, Allah katındaki sonsuz nîmetler hem dünyadakilerden daha hayırlı, hem de süreklidir.Peki, bu sonsuz nîmetleri kazanacak olan müminlerin özellikleri nelerdir?
Size birşeyden ne verildiyse, Dünya Hayatı’nın geçimliğidir.
Allah’ın katındakiler, iman eden, sadece rabbine tevekkül edenler için en hayırlı ve en bâkî / kalıcıdır.
Size verilenler, dünya hayatının gelip geçici bir kazancıdır. Allah’ın katında olanlar ise (Allah’ın istediği gibi) îman eden ve Rablerine hakkıyla tevekkül edenler için hem daha hayırlı hem de daha süreklidir.
[UNUTMAYIN Kİ,] size ne verildiyse bu dünya hayatından [geçici] bir zevk almanız içindir. Allah katında olan ise daha iyi ve daha kalıcıdır. [Bu ödül,] iman eden ve Rablerine güvenenler [içindir];
Size verilen bu şeyler geçici dünya hayatının geçimliğidir. Ama iman eden ve Rabblerine güvenip bağlananlar için Allah katından verilecek mükâfatlar daha hayırlı ve daha kalıcıdır. 28/60, 31/20
SİZE verdiğimiz her şey, şu dünya hayatının kısa vâdeli bir hazzıdır;[4346] ama Allah katında bulunan daha değerli, daha kalıcıdır.[4347] Bu, iman eden ve Rablerine güvenen[4348] kimseler için böyledir:
[4346] Na‘îmin karşıtı olan metâ‘ daim, sabit ve kâmil olmayan nimettir (13:26).
[4347] Hz. Ali’ye göre bu âyet, malının tamamını infak eden Hz. Ebubekir’i kınayanlara bir cevap olarak inmiştir.
[4348] Burada tevekkül, “sâlih amel”in yerini almıştır. Nasıl ki “sâlih amel” imanın dış göstergesiyse, “Rabbe güven” de imanın iç göstergesidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Velhasıl size hangi bir şeyden verilmiş olanlar, ancak dünya hayatının meta'ından ibarettir ve Allah'ın indinde olan ise daha hayırlıdır ve daha bâkidir, o kimseler ki imân etmişlerdir, ve Rablerine tevekkülde bulunurlar.
Size verilen ne varsa hep dünya hayatının geçici metâıdır. Allah'ın yanında, âhirette olan nimetler ise iman edenler ve Rab'lerine güvenenler için hem daha değerli, hem de devamlıdır.
Size verilen her şey, dünya hayatının menfaatleridir. İnanıp güvenen ve Sahibine dayananlar (vekil edinenler) için Allah katında hazırlanmış şeyler ise hem daha iyi hem de kalıcıdır.
Size verilen şeyler dünya hayatının geçimliğidir. Allah katındaki şeyler ise, iman edenler ve Rab'lerine bağlananlar için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Size verilen ne varsa, hep dünya hayatının gelip geçici menfaatidir. Allah katındaki ise, iman eden ve Rabbine tevekkül edenler için daha hayırlı ve daha devamlıdır.
pes ol kim virinildüñüz neseneden yaķın dirlik gönenmegidür. daħı ol kim Tañrı ķatındadur yigrekdür daħı bāķı ķalıcıraķdur anlaruñ içün kim įmān getürdiler daħı çalabı’larına tevekkül eylerler.
Pes ne kim virildüñüz‐ise dünyā metā‘ından, ol bir aldanġuçdur veTañrı Ta‘ālā ḳatında olan ẟevāb yigrekdür ve bāḳīdür. Ol kişiler ki īmān ge‐türdiler, Tañrılarına ṣıġınurlar.