Şûrâ Suresi 39. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4311, sondan 1926. ayet; 42. sure ve Şûrâ Suresinin 39. ayetidir. Şûrâ Suresi 39. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 29 ve toplam ebced değeri ise 3532 olarak hesaplanmıştır. Şûrâ Suresinin toplam ebced değeri 244522 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم عسق hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م ع (0) س (0) ق (0) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
والذين اذا اصابهم البغي هم ينتصرون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
والذيناذااصابهمالبغيهمينتصرون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Velleżîne iżâ esâbehumu-lbaġyu hum yentasirûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
36,37,38,39. (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Bir haksızlığa uğradıkları zaman yardımlaşırlar.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine bir haksızlık yapıldığında yardımlaşarak üstesinden gelirler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Bir haksızlığa, zulme uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Olgun ve onurlu mü’minler;) Bir haksızlığa uğradıkları (temel insan haklarına tecavüze kalkışıldığı) zaman; yardımlaş(acak ve haklarını koruyacak kurum ve kuralları oluşturmak üzere) birlikte harekete geçenlerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bir zulme uğradıkları zaman haddi aşmaksızın birbirlerine yardım ederek karşı duranlara.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve bir zulme uğradıkları zaman, birbirlerine yardım ederek karşı dururlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
İman edenler, bir haksızlığa, bir saldırıya, bir baskıya ve zulme uğradıkları zaman, zâlimlere, saldırganlara ve baskı yapanlara yardımlaşarak hadlerini bildirenlerdir.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Bir tecavüze uğradıklarında birlikte karşı koyarlar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O kimselerdir ki, kendi haklarına tecavüz vaki olduğu zaman, onlar yardımlaşırlar (ve intikam alırlar, haklarını yerine getirirler).
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Onlar ki; zulüm başlarına geldiği zaman, kendilerini savunurlar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Bir zulme uğrayınca yardımlanırlar, Tanrının katındaki daha hayırlıdır, daha da kalıcıdır
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Onlar, bir haksızlığa, zorbalığa uğradıkları zaman, birlik olup karşı koyarlar (zulme boyun eğmezler).
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Bir haksızlığa uğradıklarında, üstün gelmek için aralarında yardımlaşırlar.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar, bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman birbirleriyle yardımlaşırlar.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve onlar ki kendilerine bağy (haklarına tecavüz) vaki' olduğu vakıt yardımlaşır onlar öcünü alırlar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
36,37,38,39. Size verilen şey dünyâ hayaatının (geçici birer) fâidesidir. Allah indinde olan (sevab) ise daha hayırlı, daha süreklidir. (Bu sevablar) îman edib de ancak Rablerine güvenib dayanmakda, büyük günâhlardan ve faahiş kötülüklerden kaçınmakda, öfkelendikleri zaman bizzat (kusurları) örtmekde (bağışlamakda) olanlara, Rablerinin (tevhîd ve ibâdete âid da'vetine) icabet edenlere, namaz (ların) ı dosdoğru kılanlara — ki bunların işleri aralarında müşavere (ile) dir—, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allaha tâat uğrunda) harcamakda bulunanlara, kendilerine tağallüb ve zulüm vaaki olduğu zaman elbirlik (mazluma) yardım eyleyenlere mahsusdur.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ve kendilerine zulüm vâki' olduğu zaman, onlar yardımlaş(arak intikamlarını al)an kimselerdir.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onlardan birine bir kötülük isabet ederse, onlar kendi aralarında yardımlaşırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Yolsuzluğa mâruz kalınca öc alıp haddi geçmeyenler hakkında, daha iyidir, daha payidârdır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Ve hakları çiğnendiği zaman, birlik olup karşı koyarlar.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Onlar, bir haksızlığa uğradıkları zaman, kendilerini kahramanca savunan ve zâlime karşı durarak dâimâ mazlumun yanında yer alanlardır.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onlara Bağy / Haksızlık / Azgınlık isabet ettiği zaman yardımlaşıyorlar.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Bir (zulüm ve) saldırıya uğradıkları zaman1 da birbirleriyle yardımlaşırlar.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
ve bir zorbalık ile karşılaştıkları zaman kendilerini savunanlar [için].
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Yine onlar haksız bir saldırıya uğradıklarında birbirleriyle dayanışma içinde karşı koyarlar. 4/75, 22/39-40
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
yine onlar, haksız bir saldırıya muhatap olduklarında meşru müdafaa için yardımlaşırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimse için ki onlara bir zulüm isabet ettiği zaman onlar yardımlaşmakta bulunurlar.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Onlar zulme uğradıklarında yardımlaşıp haklarını alırlar. {KM, Çıkış 32, 26-29; Luka 19, 27}
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman kendilerini savunurlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onlar, kendilerine bir saldırı olduğunda birbirleriyle yardımlaşırlar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyarlar.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onların hakkına tecavüz edildiği zaman hep birlikte yardımlaşarak haklarını alırlar.(17)
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine zulüm ve haksızlık gelip çattığında, yardımlaşırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı anlar kim ķaçan dege anlara žulm anlar öc alurlar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı ol kişiler ki ḳaçan ẓulm yitişse özlerine şecā‘at‐ile muntaṣır olurlar.