Zuhruf Suresi 29. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4354, sondan 1883. ayet; 43. sure ve Zuhruf Suresinin 29. ayetidir. Zuhruf Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 39 ve toplam ebced değeri ise 2052 olarak hesaplanmıştır. Zuhruf Suresinin toplam ebced değeri 253993 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (2) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
بل متعت هؤلاء واباءهم حتى جاءهم الحق ورسول مبين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
بلمتعتهؤلاءواباءهمحتىجاءهمالحقورسولمبين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Bel metta’tu hâulâ-i ve âbâehum hattâ câehumu-lhakku ve rasûlun mubîn(un)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur’an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Doğrusu, bunları da atalarını da kendilerine gerçek ve onu apaçık (tebliğ eden) bir elçi gelinceye kadar barındırdım.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu ben, bunları ve babalarını, bu gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Doğrusu bunları ve atalarını, kendilerine Hakk ve onu açıklayıcı bir resûl gelinceye kadar yararlandırıp yaşattım.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Oysa, doğrusu Ben onları ve atalarını, kendilerine Hakk (bildirilinceye) ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım-yaşattım.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Belki de ben, onları da, atalarını da, onlara bir gerçek ve apaçık bir peygamber gelinceye dek geçindirmedeydim.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçekleri içeren kitap ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Doğrusu ben bunları da, babalarını da, kendilerine gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur'ân ve hakkı açıklayan bir Rasul gelinceye kadar, dünya nimetlerinden faydalandırdım.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Gerçek şu ki, onları ve atalarını kendilerine gerçek ve açıklayıcı peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu şu (Mekke'li) kâfirleri ve atalarını, kendilerine kitab ve elçiliği (mucizelerle) aşikâr bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp yaşattım.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Fakat Ben, (İbrahim nesli olup, ardında gelen) bunları ve ecdatlarını yaşattım. Nihayet hak (bir kitap) ve (mucizelerle) güçlenmiş bir elçi onlara geldi.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlara hem hak, hem de açık peygamberler gelene değin, hem onları, hem de atalarını faydalandırmıştık
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Doğrusu ben, onların da atalarının da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir resul gelinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Hayır; Ben bunları ve babalarını gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Doğrusu bunları da atalarını da kendilerine hak ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Doğrusu, kendilerine gerçek ve apaçık bir elçi varıncaya kadar şunlara ve atalarına imkan tanıdım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu ben bunları da babalarını da kendilerine hak olan kitap ve gerçeği açıklayan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp geçindirdim.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Fakat şunları ve atalarını ta kendilerine hakk ve bir Resuli mübîn gelinciye kadar müstefid edip yaşattım
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Daha doğrusu ben onları da, atalarını da, kendilerine hak (ve şerîat hükümlerini) açıklayan bir peygamber gelinceye kadar, fâidelendirdim (yaşatdım).
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Daha doğrusu bunları da atalarını da kendilerine o hak (olan Kur'ân) ve (onu)açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (yaşatarak dünya ni'metlerinden) faydalandırdım.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
“O toplulukların ve atalarının geçimliklerini, hak (Kur’an) ve açıklayıcı elçi onlara gelinceye kadar, ben verdim.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hayır, ümidi gibi çıkmadı, ben, bunları ve babalarını kendine hak olan Kur/an ve peygamberliği apaşikâr olan peygamber gelinceye kadar dünyada safa ile geçindirdim.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Doğrusu bunları da babalarını da, kendilerine hak (din) ve hakikati açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Fakat tam tersi oldu! Şöyleki; Ben bugün yeryüzünde yaşayan insanları ve onların atalarını yıllarca nîmetler içinde yaşattım ve sonunda onlara,mutlak hakîkati ortaya koyan ilâhî mesaj ve bu mesajı apaçık tebliğ eden bir Elçi geldi.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Evet! Kendilerine açıkça bir rasûl ve Hakk gelinceye kadar bunları ve atalarını geçindirdim.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Ben bunları1 ve babalarını, kendilerine değişmez gerçekler ve (o gerçekleri) açıklayan bir Peygamber gelinceye kadar yaşattım.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Şimdi, [İbrahim'den sonra yaşamış olanlara gelince,] onlara -ve atalarına- her şeyi apaçık ortaya seren bir elçi aracılığıyla hakikati gönderinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim: 26
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Ama ben yine de atalarını, bu Kuran ve onu açık bir şekilde tebliğ eden elçi kendilerine gelene kadar nimetlerinden faydalandırdım. 2/126, 46/20
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ama nerde! Ben, işte şunların ve atalarının, hakikat ve (o hakikati) apaçık ortaya koyan bir elçi gelinceye kadar safa sürmelerine izin verdim.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat onları ve atalarını kendilerine o hak ve apaçık resûl gelinceye kadar fâidelendirdim.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Doğrusu, Ben bunları da, babalarını da kendilerine hakikat ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçek söz ve (onu) açıklayan elçi gelinceye dek yaşattım.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Aslında bunlara da atalarına da nimetler verdim, sonunda bu gerçek ve onu açıklayan elçi geldi.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Evet, onları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık bir elçi gelinceye kadar nimetlendirdim.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Bunları ve atalarını da, kendilerine hak ve onu açıklayıcı peygamber gelinceye kadar nimetlerimden nasiplendirdim.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Ben, şunlar ve atalarını, kendilerine hak ve açık kanıtlı resul gelinceye kadar nimetlendirdim.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
belki gönendürdüm şunları ya'nį müşriķleri daħı atalarını tā geldi anlara ḥaķ daħı yalavaç bellü eyleyici.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Bel ki gönendürdüm bunları, atalarını daḫı. Ḥattā ki ḥaḳ geldi özle‐rine, daḫı ulu peyġamber.