Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4402, sondan 1835. ayet; 43. sure ve Zuhruf Suresinin 77. ayetidir. Zuhruf Suresi 77. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 2352 olarak hesaplanmıştır. Zuhruf Suresinin toplam ebced değeri 253993 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (3) bulunuyor.
Zıtların yan yana getirilmesi ve bu şekilde karşılaştırma yapılması her birinin farkını daha açık ve canlı bir şekilde ortaya çıkarır. Bu sebeple cennetliklerin mazhar olacakları nimetler açıklandıktan hemen sonra cehennemliklerin durumu tasvir edilmiştir. Herkes cehenneme ateşini dünyadan götürür. Allah hiçbir kuluna zulmetmez. İnsana hem bazı ödevler yüklemek hem de bunları yapacak güç ve imkân vermemek zulümdür. Şu halde Allah kullarına bu imkânı ve gücü vermiştir. Ancak inkârcı ve günahkâr kullar ellerindeki imkânı kötüye kullanmış, kendilerine cehennemin yolunu yine kendileri açmışlardır. Gåfir sûresinde (40:49) cehennemliklerin, burada görevli meleklerden, “azaplarının hafifletilmesi için Allah’a aracı olup dua etmelerini istedikleri”, ancak bu taleplerinin kabul görmediği zikredilmişti. Burada ise kurtuluştan ümit kesen cehennemliklerin, son çare olarak Mâlik isimli üst görevliye başvurarak öldürülüp yok edilmelerini istediklerini görüyoruz. Kendilerine verilen cevap, dünyada iken peygamberlerin anlattıklarına uygundur: “Cehennem azabı, Allah’a ortak koşanlar, O’nu ve âhireti inkâr edenler için ebedîdir.”
Mehmet Okuyan
(Cehennemdekiler:) “Ey (mahşer meleği) [Mâlik]! Rabbin bizim hakkımızda (ölüm) hükmünü versin!” diye seslenmiş, o ([Mâlik]) de “Şüphesiz ki siz böyle kalacaksınız!” demiş (olacak)tır.
1- Ey buranın sahibi, yöneticisi. 2- İşimizi bitirsin, bizi öldürsün.
Ahmet Akgül
(İnkârcılar, münafıklar ve zulüm yapanlar cehennem bekçisine:) "Ey Malik (söyle), Rabbin bizim işimizi bitirsin (ve öldürüp yok etsin!) " diye yalvaracaklardır. O ise: "Gerçek şu ki siz (burada ebediyyen) kalacaksınız!" diye (onları susturacaktır).
O cehennemdekiler cehennem bekçisine: “Ey Malik!” diye seslenecekler. “Rabbin hükmünü verip, işimizi bitiriversin, böyle yanmaktansa, ölüp kül kömür olmak iyidir.” Görevli diyecek ki: “Hayır, siz burada ölmeden bu şekilde ebedi duracaksınız.”
(Cehennemin bekçisi olan Malik isimli meleğe şöyle) çağrışırlar: “ -Ey Malik! (İste de) Rabbin bizi öldürsün, (azabdan kurtulalım).” Malik de: “- Siz, (azab içinde) kalacaksınız.” der.
Onlar (cehennem bekçisine): “Ey Malik (melek)! Rabbin artık bizi öldürsün” diye seslenecekler. Malik de: “Siz böylece kalacaksınız (ölmeyeceksiniz)” diyecek.
Kâfirler, cehennemin bekçisi olan Mâlik’e âyette belirtildiği şekilde seslenerek ölümlerini isterler. Çünkü ölümleri azap içinde yaşamalarından daha iyidir. Ama Mâlik, onlara hiçbir surette buradan kurtuluş olmadığını bildirir.
Edip Yüksel
"Ey Malik, artık Rabbin bizim işimizi bitirsin," diye seslenirler. O da, "Siz böyle kalacaksınız," der.
Cehennemdekiler muhafıza “Ey görevli muhafız! Artık Rabbin bizim için bir hüküm versin” diye seslenecekler. Onlarda “Kesinlikle siz orada kalacaksınız.”
Onlar, cehennem bekçisine «— Malik! Rabbine niyaz et ki bize ölümle hükmetsin ki rahat edelim» diye yalvaracaklar. Malik onlara «— Siz burada kalacaksınız» diyecek.
Onlar (cehennem bekçisine:) “Ey Mâlik!1 Rabbine (söyle de) bizim işimizi bitiriversin.”2 diye bağrışacaklar. O da: “Siz (burada ebedî olarak) böylece kalacaksınız.” diyecek.
1 Mâlik: Cehennem bekçilerini temsil eden meleğin ismidir. Cehennem görevlileri Kur’an’da ayrıca “zebâni” olarak da adlandırılmıştır (Alak: 18).2 Yani, canımızı alıversin de bizi, bu azaptan kurtarıversin derler.
Muhammed Esed
Ve onlar: “Ey [cehennemi] idare eden [melek]!” diye seslenecekler, “Bırak Rabbin işimizi bitirsin!” [Bunun üzerine] melek, “Siz artık [bu durumda] kalacaksınız!” diye cevap verecek.
ve şöyle yalvaracaklar: “Ey cehennemin bekçisi! Rabbine söyle de bizim işimizi bitirsin!”[4418] O şöyle cevap verecek: “Şunu kafanıza sokun: siz, (gidici değil) kalıp bekleyicisiniz!”[4419]
Mustafa İslamoğlu Zuhruf Suresi 77. Ayet Açıklaması
[4418] “Rabbine” yani, “efendine/sahibine”. Liyakdı ‘aleynâ, Kasas 15’teki kadâ ‘aleyhi ile anlamdaştır.
[4419] Mekese fiili “sonsuz kalma” değil, “bir müddet kalma”, yani “bekleme” anlamına gelir. Zira aynı fiil dünyadaki kalış için de kullanılır (13:17). Hatta Hz. Mûsa, ilk vahyi aldığı gece bir ateş görür ve ailesine “kalıp bekleyin” der. Onun bu sözü, aynı fiil ile (imkusû) nakledilir (20:10; 28:29). Bu ibare, şu âyet ışığında anlaşılmalıdır: “Yoo, bugün tek bir yok oluşu çağırmayın, aksine bir çok yok oluşu çağırın!” (25:14.)
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve nidâ ettiler ki: «Ey Mâlik! Rabbine dua et, bizim üzerimize (ölüm ile) hükmetsin.» (Mâlik de) Dedi ki: «Şüphe yok, siz kalıcılarsınız.»
(Cehennemin muhafızına): "Ey Malik, Rabbin bizim işimizi bitirsin, (bizi yok etsin, böyle yaşamaktansa ölmek daha iyidir)!" diye seslendiler. (Malik) "Siz kalacaksınız (hiçbir suretle buradan kurtuluş yok)." dedi.