Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
4503 , sondan
1734 . ayet;
45 . sure ve
Câsiye Suresi nin
30 . ayetidir.
Câsiye Suresi 30. ayetinin kelime sayisi
13 , harf sayısı
62 ve toplam
ebced değeri ise
4502 olarak hesaplanmıştır.
Câsiye Suresi nin toplam ebced değeri
153393 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ح (2)
م (7) bulunuyor.
فاما الذين امنوا وعملوا الصالحات فيدخلهم ربهم في رحمته ذلك هو الفوز المبين
ف ا م ا ا ل ذ ي ن ا م ن و ا و ع م ل و ا ا ل ص ا ل ح ا ت ف ي د خ ل ه م ر ب ه م ف ي ر ح م ت ه ذ ل ك ه و ا ل ف و ز ا ل م ب ي ن
Latin Harfleriyle Okunuşu
Fe-emmâ-lleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti feyudḣiluhum rabbuhum fî rahmetih(i)(c) żâlike huve-lfevzu-lmubîn(u)
1x
İnanıp salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır.
İman edip din ve dünyaya yararlı işler yapanları sorarsan, rableri onları rahmet deryasına daldıracak. İşte apaçık başarı budur.
İnanıp iyi işler yapanlara gelince, Rableri onları merhametine koyacaktır. Asıl apaçık kurtuluş işte budur.
İnanıp yararlı işler yapanlara gelince; Rabbleri onları rahmetinin içine alacaktır. İşte apaçık kurtuluş budur.
İman eden ve salihatı¹ yapan kimseleri Rabbleri rahmeti ile kuşatacaktır. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.
1- Bozuk olan şeyi düzelten, düzelticilik yapan, yapıcı olan, düzeltmeye yönlendiren, teşvik eden.
(Ancak) Artık iman edip salih ameller işleyenleri ise; Rableri onları Kendi rahmetine (ve sonsuz cennetine) sokacaktır. İşte apaçık olan 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur. (Akıllı ve kazançlı insanlar bu kutlu akıbet için çalışanlardır.)
İnanan ve iyi işlerde bulunanları, artık Rableri, rahmetine alır, budur apaçık kurtuluşun, murada erişin ta kendisi.
İman edip doğru dürüst işler yapanlara gelince, Rableri onları Rahmeti gereği cennetine sokacaktır. İşte bu apaçık bir kurtuluştur.
İman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri Rableri rahmetine gark edecektir. İşte bu büyük mutluluktur.
İman edip salih ameller işleyenlere gelince: Rableri onları rahmetine sokar. İşte bu, apaçık kurtuluştur.
Artık iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; Rableri onları kendi rahmetine sokar. İşte apaçık olan 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.
Fakat iman edib salih ameller işliyenlere gelince; Rableri onların rahmetine (cennetine) koyacaktır. İşte açık ve parlak zafer budur.
Artık iman edip de yararlı işler yapanları, Rableri olan Allah, rahmetine (Cennete) koyacaktır. İşte apaçık (en büyük) kazanç budur!
İnanarak, yararlı iş görmüş olanlara gelince, Tanrıları onları, rahmeti içersine alacak, işte bu ulu kazanç
İnandıktan sonra faydalı ve güzel işler yapanları Rableri rahmetinin kapsamına alır. İşte apaçık kurtuluş budur!
İnanıp, yararlı iş işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine garkeder. İşte bu, apaçık kurtuluştur.
İnanıp iyi işler yapanlara gelince, Rableri onları rahmetine kabul eder. İşte apaçık kurtuluş budur.
İnanan ve erdemli davrananlara gelince, Rab'leri onları rahmetine sokacaktır. Apaçık zafer işte budur.
İman edip iyi işler yapanlara gelince; Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. İşte apaçık kurtuluş budur.
İşte o iyman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimseler o vakıt onları rabları rahmeti içine koyacak, işte o fevzi mübîn o
Artık îman edib de iyi iyi amel (ve hareket) edenleri Rableri rahmetine sokacakdır. İşte bu, apaçık mürâda erişenin ta kendisidir.
Fakat îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince, işte Rableri onları rahmetine koyacaktır. İşte apaçık kurtuluş budur!
İman edip salih ameller yapanlara gelince, Rableri onları rahmetinin içine almıştır. İşte açıkça kurtuluş budur.
Mü/min olup iyi amel işleyenlere gelince onları Rableri kendi daire-i rahmetine sokacak. İşte aşikâr bir kurtuluş [⁴] budur.
[4] Bunun fevkinde başka kurtuluş yoktur.
Artık iman edip salih amellerde bulunanlar (var ya), rableri onları kendi rahmetine sokar. İşte apaçık olan kurtuluş budur.
Âyetlerime iman eden ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyanlar var ya, Rableri onları sonsuz lütuf ve rahmetinin tecellîsi olan cennete koyacaktır. İşte apaçık başarı, apaçık kurtuluş, budur!
Neyse, iman eden ve Salih Ameller işleyenlere gelince; onları rabb’leri kendi rahmetine girdirir.
Açıkça Başarı / Kurtuluş işte budur.
Gerçekten (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlara gelince, Rableri onları cennetine koyar. İşte apaçık kurtuluş budur.
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, Rableri onları rahmetine kabul edecektir: işte bu [onların] bariz üstünlükleri olacaktır!
İman edip iyi ve güzel işler yapanlara gelince; Rableri onları rahmetine gark edecek. İşte apaçık kurtuluş budur. 36/55...59, 69/19.21
Öte yandan, iman eden ve erdemli davrananlara gelince: Rableri onları rahmetine nail edecektir: Bu, işte budur göz kamaştırıcı zafer!
İşte o kimseler ki, imân ettiler ve iyi iyi işlerde bulundular, artık onları Rableri rahmet içine girdirecektir. İşte en apaçık kurtuluş odur.
İman edip makbul ve güzel işler yapanların yüce Rab'leri, kendilerini rahmetine alır. İşte en kesin başarı, en büyük mutluluk budur.
İnanıp iyi işler yapanlar; Rableri onları rahmetine sokar. İşte apaçık başarı budur.
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanları, Rableri (Sahipleri) ikramı ile kuşatacaktır. Açık başarı işte budur.
İnanıp, doğruları yapanlara gelince; Rab'leri onları rahmetiyle bürüyecektir. İşte bu, apaçık kurtuluştur.
İman edip güzel işler yapanları, Rableri rahmetine alır. İşte apaçık kazanç ve kurtuluş budur.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanların durumu şu: Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte açık zafer budur.
pes ammā anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler givüre anları “çalabı’ları raḥmet içine şol oldur ķurtılmaķ bellü.
Ammā ol kişiler ki īmān getürdiler ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler. Givürür anları Tañrıları raḥmeti içine. Ol ulu sa‘ādete yitmek midür?