Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4530, sondan 1707. ayet; 46. sure ve Ahkaf Suresinin 20. ayetidir. Ahkaf Suresi 20. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 129 ve toplam ebced değeri ise 13269 olarak hesaplanmıştır. Ahkaf Suresinin toplam ebced değeri 191977 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (2) م (11) bulunuyor.
Arapça Metin
ويوم يعرض الذين كفروا على النار اذهبتم طيباتكم في حياتكم الدنيا واستمتعتم بها فاليوم تجزون عذاب الهون بما كنتم تستكبرون في الارض بغير الحق وبما كنتم تفسقون
İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”
Dünyada kendilerine servet, yetki ve iktidar verilenler bunların hakkını verir, kendilerinin olduğu kadar başkalarının da iyilik ve mutluluğu için gayret gösterirlerse şüphesiz büyük mükâfatlara nâil olacaklardır. Aksini yapar, bu nimetleri, insanların peşinde koştuğu güzellikleri bencilce kullanır, hakka ve hukuka riayet etmez, ebedî hayata da gerekli payı ayırmazlarsa âhirete elleri boş olarak giderler. Bütün güzellikler ve imkânlar dünyada ve dünya için harcanmış, kullanılmış ve tüketilmiştir. Burada dünya yoksulları zengin olurken, onlar yoksul hale gelmişlerdir; dünyada ezilenler, zulme uğrayanlar güçlü hale gelirken, zalimler güçsüz ve zelil bir duruma düşmüşlerdir. Meleklerin onlara ifade ettikleri işte bu gerçektir.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar ateşe sunulacakları gün (onlara şöyle denecektir): “Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız; onlardan yararlandınız. Bugün ise yeryüzünde haksız olarak kibirlenmeniz ve yoldan çıkmanızdan dolayı küçük düşürücü bir azapla cezalandırılacaksınız!”
Benzer mesaj: Ahkâf 46:34.,İnkarcılıkla ölenlerin dünyada yapıp ettikleri iyiliklerin karşılığını bu dünyada bitirdikleri ifade edilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenler ateşle yüz yüze getirilecekleri gün, onlara şöyle denir: “Dün hayatınızdaki bütün güzelliklerinizi boşa harcayıp safasını sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz.”
O gün, gerçeği yalanlayan nankörler, ateşe arz edilirlerken, onlara: “Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.” denir.
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün (onlara şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi (ve zevklerinizi) tüketip-yok ettiniz, onlarla (Allah'ın verdiği nimet ve imkânlarla) gönlünüzce yaşayıp-zevkini sürüverdiniz (ahiret için hiçbir hazırlık ve yatırım yapmadınız) . İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbarınız) ve fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.”
Ve o gün, kafir olanlar, ateşe arzedilirler, dünya yaşayışınızda bütün temiz şeylerinizi kaybettiniz denir ve orada, bunlarla geçinip gitmiştiniz, bugünse, yeryüzünde, haksız yere ululuk sattığınızdan ve buyruktan çıktığınızdan dolayı aşağılanma azabıyla cezalanırsınız.
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, cehenneme getirildikleri gün onlara: “Bütün güzel şeylerdeki payınızı dünya hayatında tükettiniz, öteki dünyayı hiç düşünmeden onlarla sefa sürdünüz” denilecektir. “Yeryüzünde haksızlıkla büyüklük taslamanızdan ve Allah'ın dosdoğru yolundan çıkmanızdan dolayı, bu gün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.”
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler ateşe atılacakları gün, kendilerine:
“Siz, dünya hayatınızda bütün imkânlarınızı, değerlerinizi harcadınız, onların zevk ü safasını sürdünüz. Bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız. Yeryüzünde hak etmediğiniz halde, büyüklük taslayıp serkeşlik, zorbalık, diktatörlük etmenizin, boyunuzca günah, isyan, inkâr bataklığına dalmanızın, doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmenizin, fâsıklığınızın cezasını çekeceksiniz.” denilir.
İnkar edenlerin ateşe sunuldukları gün (kendilerine denir ki): "Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi harcadınız ve onlarla zevk sürdünüz. Bugün artık, yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve yoldan çıkmanız dolayısıyla aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) 'Siz dünya hayatınızda bütün 'güzelliklerinizi ve zevklerinizi tüketip-yok ettiniz, onlarla yaşayıp-zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbarınız) ve fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız.'
Kâfir olanlara, ateşe arz edilecekleri gün şöyle denir: “- Siz, dünya hayatında bütün zevklerinizi yaşayıb bitirdiniz ve bunlarla sefâ sürdünüz. Artık bugün hakaret azabı ile cezalanacaksınız; çünkü yeryüzünde haksız yere kibir taslıyordunuz, bir de dinden çıkıyordunuz (fâsıklık ediyordunuz).”
O kâfirler ateşe arz edildikleri gün, (onlara şöyle denilir:) “Siz dünya hayatında, bütün hoş ve güzel şeylerinizi bitirdiniz, onlardan faydalandınız. Artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve yasaları çiğnediğiniz için alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.
Kâfirler, ateşe gösterilince: «Dünya dirliğinde, temiz şeylerinizi yok eylediniz, orada faydalandınız; yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayıp, emirden dışarı çıktığınızdan, bugün horlayıcı azapla cezalanacaksınız!» denilecektir
Ateşe sunulacakları gün inkârcılara (şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, (ahireti hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz. İşte yeryüzünde büyüklük tasladığınız, haklı olan her şeye karşı mücadele ettiğiniz. Şimdi de yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”
“Bütün güzel şeylerinizi harcadınız.” Yani “âhiret hayatını yok sayarak size verdiğim nimetleri sadece dünya için hoyratça harcadınız. Size bu nimetleri vereni hiç hesaba katmadan, O’nun direktiflerini dikkate almadan bütün çalışmalarınızı dünyanın zevki ve sefası için yaptınız. Allah’a kulluk etmeniz gerekirken, servete, şöhrete, eğlenceye, nefsin isteklerine, şeytanın arzularına kul köle oldunuz.”
Diyanet İşleri (Eski)
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: "Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz"
İnkâr edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz!
İnkarcılar cehenneme sunulduğu gün, "Dünya hayatında tüm güzel şeylerinizi boşa harcayıp onların zevkini sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenizin ve yoldan çıkmanızın karşılığında bugün alçaltıcı azabı göreceksiniz."
İnkâr edenler ateşe arzedilecekleri gün onlara: "Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz, artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmış olmanızdan dolayı aşağılayıcı bir azabla cezalandırılacaksınız." (denir).
Ve küfredenler ateşe arzolunacağı gün şöyle denir: siz bütün tayyibâtınızı (lezaizinizi) Dünya hayatınızda giderdiniz ve onlarla zevkyab oldunuz, alacağınızı aldınız, artık bu gün hakaret azâbiyle cezalanacaksınız çünkü Yer yüzünde haksızlıkla kibir taslıyordunuz ve çünkü dînden çıkıp fasıklık ediyordunuz
Kâfirlere, ateşin karşısına (getirilerek) gösterileceği gün, (denilir ki) «Siz bütün zevkleri (nizi) dünyâ hayatınız içinde (yaşayıb) bitirdiniz. Bunlarla safa sürdünüz. İşte yer (yüzün) de haksız yere kibirlenmekde ve fısk (-u fücûr) a sapmakda olmanıza mukaabil bugün horluk azâbiyle cezalandırılacaksınız».
Ve inkâr edenler ateşe arz olunacağı gün (kendilerine şöyle denir): “Dünya hayâtınızda (bütün) güzel şeylerinizi giderdiniz ve onlarla faydalandınız. Bugün ise, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamakta olmanızdan ve fâsıklık etmekte olmanızdan dolayı aşağılayıcı azâb ile cezâlandırılacaksınız!”
Hesap günü, doğruları inkâr edenler ateşe götürülür ve onlara “Siz dünya hayatında yaptığınız güzel ve iyi şeyleri (yaptığınız günahlarla) yok ettiniz ve onlarla yaşamınızı sürdürdünüz. Şimdi bu hesap günüde, yeryüzün de haksız yere büyüklenmenizin karşılığı alçaltıcı azap ile cezalandırılıyorsunuz” denir.
Kâfirler ateşe gösterildikleri gün [²] onlara şöyle denecek: Lezzetlerinizi dünya diriliğinizde zayi ettiniz, orada safa sürdünüz, bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınızdan, emre karşı geldiğinizden dolayı hakaret azabıyle cezalanacaksınız.
İsmail Hakkı İzmirli Ahkaf Suresi 20. Ayet Açıklaması
[2] Veya ateş azabına tutuldukları gün.
Kadri Çelik
Küfre sapanlar ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi tüketip yok ettiniz, onlarla yaşayıp zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve yoldan çıkmanızdan dolayı bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.”
Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ateşin karşısına çıkarıldıkları Gün,Allah onlara “Ey zâlimler!” diyecek “Size vermiş olduğum bütün güzelliklerinizi dünya hayatında hoyratça harcayıp tükettiniz ve size bu nîmetleri vereni hiç hesaba katmadan onlarla sefa sürdünüz! Böylece, âhirete elleriniz bomboş bir hâlde geldiniz! O hâlde, yeryüzünde hak hukuk tanımayıp küstahça büyüklük tasladığınız ve bile bile doğru yoldan çıktığınız için, bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!” İşte, yeryüzünde hak hukuk tanımayan zâlimlerin âkıbetini gösteren çarpıcı bir örnek:
İnkâr edenlerin Ateş’e sunulacağı gün, Dünya hayatınızdaki güzel şeylerinizden ayrıldınız; hâlbuki onlarla geçiniyordunuz.
Yeryüzü’nde Hakk’sız yere büyükleniyor olduğunuz sebebiyle ve yoldan çıkıp sapıyor olduğunuz sebebiyle Bugün Alçaltıcı’nın azabı ile cezalandırılıyorsunuz.
Kâfirlere cehenneme atılacakları gün: “Siz dünya hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız ve onlarla safâ sürdünüz. İşte bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve Allah’ın kanunlarını çiğnemenizden dolayı, alçaltıcı bir azap ile cezâlandırılacaksınız.” denilecek.1
1 Hz. Ömer’e Şam’da, benzeri görülmedik bir yemek ikram edilince: “Bize bu var, fakat arpa ekmeğiyle bile karnını doyuramadan ölen Müslümanların fakirleri için ne var?” dedi. Halid b. Velid: “Onlara da Cennet var” deyince Ömer’in gözleri doldu ve: “Biz, bu dünya mallarıyla zevklenirken onlar cennete gittiler, Cennette onlarla aramız ne kadar da uzak olur?” dedi. Bir gün Peygamberimiz, Ashâb-ı Suffe’nin yanlarına girdi. Onlar elbiselerini deri ile yamıyorlardı. Onlara; “siz bu gün mü daha hayırlısınız? Yoksa her biriniz (cennette) sabah başka, akşam başka bir elbise giyeceğiniz, sofranıza tabakların birbiri ardınca gelip gideceği ve evinizin Kâbe gibi örtüleceği gün mü?” buyurdu. Onlar da: “Biz, bu gün daha hayırlıyız.” dediler. Efendimiz: “Evet! Siz bu gün daha hayırlısınız.” buyurdu. (Taberî-Kurtubî)
Muhammed Esed
Hakikati inkara şartlanmış olanlar ateşin karşısına getirilecekleri Gün, [onlara:] “Bütün güzel şeyler[deki payınızı] dünya hayatında tükettiniz, [öteki dünyayı hiç düşünmeden] onlarla sefa sürdünüz!” denilecektir, “O halde, bugün yeryüzünde küstahça büyüklük tasladığınız 24 ve haklı olan her şeye karşı mücadele ettiğiniz için ve yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”
Gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ateşe sunulduğu o gün kendilerine: “Siz sahip olduğunuz tüm güzellikleri dünya hayatında tükettiniz ve onlarla zevk ve sefa içinde yaşadınız ama bugün gerek dünyada hak hukuk tanımayarak küstahça böbürlenmeniz gerekse günaha dalarak yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı azaba çaptırılacaksınız,” denilecek. 6/26...28, 23/99...108, 35/37
İşte inkârda ısrar edenlerin ateşe takdim edilecekleri o gün (denilecek ki): “Siz sahip olduğunuz tüm güzellikleri bu dünya hayatında tükettiniz ve onları kısa vâdeli bir hazza dönüştürdünüz. Artık Bugün yeryüzünde haksız yere küstahça böbürlendiğiniz[4527] ve yoldan çıktığınız için onur kırıcı bir cezaya çarptırılacaksınız.”
Mustafa İslamoğlu Ahkaf Suresi 20. Ayet Açıklaması
[4527] Zımnen: Kendi kendisine dahi yetmeyen insanın, başkalarına da yettiğini sanma yanılgısı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o gün ki, kâfir olanlar, ateş üzerine arzolunurlar. (Onlara) Denilir ki: «Lezzetli şeylerinizi dünya hayatınızda giderdiniz ve onlar ile fâidelendiniz. Artık yeryüzünde haksız yere böbürlenmiş ve kendisiyle fıska düşmüş olduğunuz şeyden dolayı bugün ihanet azabıyla cezalandırılacaksınızdır.»
Gün gelir, kâfirler cehennem ateşinin karşısına tutulurken şöyle denilir: “Bütün zevklerinizi dünya hayatınızda kullanıp tükettiniz, onlarla safa sürdünüz. Artık bugün dünyada haksız yere büyüklük taslamanız ve dinden çıkıp fâsıklık etmeniz sebebiyle hor ve hakîr eden bir azap ile cezalandırılacaksınız. ”
İnkar edenler ateşe sunulacakları gün, (kendilerine denir ki): "Dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi zayi ettiniz; (orada) bunlarla sefa sürüp bunları tükettiniz (burası için hiçbir şey bırakmadınız). Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü bugün, alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."
O ateşin karşısına getirildikleri gün, ayetleri görmezlikten gelenlere (kafirlere) şöyle denir: “Siz bütün zevklerinizi dünyada yaşarken tükettiniz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenize ve yoldan çıkmanıza karşılık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”
Nankörlük edenler ateşe sunulduğu gün:-Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onlardan isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız, denir.
İnkâr edenler o gün ateşe sunulurlar. Siz bütün zevklerinizi dünya hayatınızda tükettiniz. Bugün de, hiç hakkınız olmadığı halde yeryüzünde büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık, hor ve hakir eden bir azapla cezalandırılırsınız.
Gün olur, inkâr edenler ateşe arz edilirler. Onlara denir ki: "İyiliklerinizi/nimetlerinizi, o iğreti dünya hayatınızda silip süpürdünüz, onlarla zevklenip eğlendiniz. Bugünse alçaltıcı azapla cezalandırılacaksınız. Çünkü siz, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladınız ve gerçeğe ters düştünüz."
daħı ol gün kim 'arż olına anlar kim kāfir oldılar od üzere “giderdüñüz ħoş neselerüñüzi yaķın dirligüñüzde daħı gönendüñüz anuñ ile. pes bugün [269a] cezā virinilesiz ħorlıķ 'aźābın andan ötürü kim olduñuz kibr eylersiz yirde ḥaķsuz daħı andan ötürü kim olduñuz fısķ eylersiz.”
Ol gün ki ‘arż olur kāfirler cehennem üstine. Eyidile anlara ki giderdüñüzyaḫşı ni‘metlerüñüzi dünyā dirliginde ve anuñla gönendüñüz. Pes bu güncezā görürsiz, ḫorluḳ ‘aẕābını, tekebbürlik sebebi ile yir yüzindeḥaḳsuz yire, daḫı fısḳuñuz sebebi ile.