Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4517, sondan 1720. ayet; 46. sure ve Ahkaf Suresinin 7. ayetidir. Ahkaf Suresi 7. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 59 ve toplam ebced değeri ise 5223 olarak hesaplanmıştır. Ahkaf Suresinin toplam ebced değeri 191977 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (2) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
واذا تتلى عليهم اياتنا بينات قال الذين كفروا للحق لما جاءهم هذا سحر مبين
Kur’an’a muhatap olanlar onun olağanüstü bir metin olduğunu gördüler ve anladılar. Ancak içinde bulundukları ve yararlandıkları konum sebebiyle gerçeği inkâr ettiler, olağanüstülüğü ise sihir diyerek geçiştirmeye çalıştılar. Eğer sihir iddiası doğru olsaydı, Hz. Peygamber’in Kur’an’ı kendisi uydurup Allah’a aitmiş gibi göstermesi gerekirdi. Bu durumda nelerin olacağı konusuyla ilgili âyetlerde yer alan açıklama (bk. Hâkka 69:44-47), yalancı peygamberleri bekleyen acı âkıbeti de haber vermektedir.
Mehmet Okuyan
Onlara ayetlerimiz apaçık [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, kendilerine geldiğinde gerçeği inkâr edenler “Bu, apaçık bir büyüdür!” demişlerdi.
Ayetlerimiz kendilerine açıklayıcı olarak okunduğu zaman, gerçeği yalanlayan nankörler; kendilerine gelen “hakk” için, “Bu apaçık bir büyüdür.” dediler.
Bizim âyetlerimiz kendilerine açıkça okunduğu zaman, Allah ve Rasulünü inkârda ısrar edenler, kâfirler, kendilerine gelen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur'ân için:
“Bu aklı etki altına alan apaçık, büyüleyici bir söz.” dediler.
Hakikati ortaya koyan ayetlerimiz bu inkârcılara tüm açıklığıyla tebliğ edilince, kendilerine ulaşan gerçek hakkında, “Büyüleyici güzelliğiyle insanı etkileyen bu ayetler, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir. Yoksa, okuma yazması dahî olmayan bir insanın böylesine harikulade sözler söylemesi başka türlü izah edilemez!” diyorlar.
Ama mesajlarımız ne zaman onlara bütün açıklığıyla iletildiyse, hakikati inkara şartlanmış olanlar, hakikat kendilerine iletilir iletilmez onun hakkında, “Bu, göz boyayan bir büyüden 7 başka bir şey değil!” diye konuşurlar.
Oysa ayetlerimiz onlara bütün açıklığı ile iletildiğinde gerçekleri örtbas eden kâfirler kendilerine gelen gerçekler için; “Bu apaçık bir sihirden ibarettir” demişlerdi. 37/14-15, 38/1...10
Evet ne zaman âyetlerimiz onlara bütün açıklığıyla tebliğ edildiyse, inkâr eden kimseler ayaklarına kadar gelen hakikat için “Bu ayan açık bir sihir!” dediler.[4505]
[4505] Âyetleri sihir saymakla ilgili bkz: 43:30. Bu âyette sihr ile hakk birbirinin karşıtı olarak kullanılıyor. Şu halde sihr’in mânalarından biri de “gerçek olmayan”dır. Bu âyet, ilk inkârcı muhatapların vahyin gücünü tersinden itiraf ettiklerini gösterir. Zira, eğer etkilenmeselerdi “sihir” demezlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara karşı açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman kendilerine geldiği vakit hakkı inkâr edenler dedi ki: «İşte bu bir apaçık sihirdir.»