Fetih Suresi 12. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4595, sondan 1642. ayet; 48. sure ve Fetih Suresinin 12. ayetidir. Fetih Suresi 12. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 85 ve toplam ebced değeri ise 6968 olarak hesaplanmıştır. Fetih Suresinin toplam ebced değeri 181941 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
بل ظننتم ان لن ينقلب الرسول والمؤمنون الى اهليهم ابدا وزين ذلك في قلوبكم وظننتم ظن السوء وكنتم قوما بورا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
بلظننتمانلنينقلبالرسولوالمؤمنونالىاهليهمابداوزينذلكفيقلوبكموظننتمظنالسوءوكنتمقومابورا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Bel zanentum en len yenkalibe-rrasûlu velmu/minûne ilâ ehlîhim ebeden ve zuyyine żâlike fî kulûbikum ve zanentum zanne-ssev-i ve kuntum kavmen bûrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel gösterildi de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak eden bir kavim oldunuz.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Aslında siz Elçinin ve müminlerin ailelerine asla dönemeyeceğini sanmıştınız. Bu, sizin kalplerinize güzel görünmüştü; kötü zanda bulunmuş ve helaki (cezalandırılmayı) hak etmiş bir topluluk olmuştunuz.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
“Doğrusu siz, Peygamberin ve inananların, ailelerine bir daha asla dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu durum gönüllerinize hoş gösterildi, kötü duygulara kapıldınız. Siz, helâki hak etmiş bir toplum oldunuz.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Hayır! Siz, Resûl ve inananların asla ailelerine dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu zan, kalplerinize güzel göründü. Kötü bir zanla, zanda bulundunuz. Siz, yok olmayı hak eden bir halk oldunuz.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Belki de aslında siz, (Ey bedeviler ve bedavacılar!Hz.) Peygamberin ve mü’minlerin ailelerine bir daha geri dönmeyeceklerini zannetmiş (ve beklemiştiniz) . Bu (acı duruma düşmeleri) sizin gönüllerinize de cazip gelmişti de kötü zanlar beslemiştiniz ve (böylece) belayı hak eden bir topluluk oluvermiştiniz.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Hatta siz, sandınız ki Peygamber ve inananlar, artık bir daha çoluklarınaçocuklarına dönemeyecekler ve bu zan, gönüllerinizde bezendi ve kötü bir zanna kapıldınız ve hiçbir hayra yaramaz kötü bir topluluk haline geldiniz.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Geri kalıp umre seferine katılmayan bedevi ve münafıklar zannettiler ki, elçi ve mü'minler bir daha, ailelerine ve akrabalarına dönemeyecekler ve bu kalplerinize güzel göründü de, bu tür haince düşüncelere kapıldınız ve böylece hiçbir hayra yaramaz, kötü bir topluluk haline geldiniz.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“Aslında siz, peygamber ve mü'minlerin ailelerine geri dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize, akıllarınıza süslenip güzel gösterildi de, ortalık bulandıran, fesada sebep olan düşünce ve inançlar taşıdınız. Helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz.”
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Hayır. Siz Peygamber'in ve mü'minlerin ailelerine bir daha asla dönmeyeceklerini sandınız. Bu sizin kalplerinize çekici kılındı ve kötü zanda bulundunuz da helake uğramış bir topluluk oldunuz.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Hayır, siz Peygamberin ve mü'minlerin, ailelerine ebedi olarak bir daha dönmeyeceklerini zannettiniz; bu, kalplerinizde çekici kılındı ve kötü bir zan ile zanda bulundunuz da, yıkıma uğramış bir topluluk oldunuz.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Daha doğrusu siz (ey münafıklar), zannettiniz ki, Peygamber ve müminler bir daha ailelerine dönmiyecekler. Bu zan da kalblerinizde yerleşti. (Allah, Peygambere zafer vermez diye), kötü zanda bulundunuz da helâke düşen bir kavim oldunuz.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Hayır, siz (ey bedevi ve münafıklar!) sandınız ki Peygamber ve Müminler, ailelerine asla dönemeyecekler. Bu durum da hoşunuza gitti: (Kalbinize süslü göründü.) Bozgun olacak sandınız. Bozuk kalpli değersiz bir kavim oldunuz.
Besim Atalay
Besim Atalay
Sizlerse peygamberle, inanmış olanları, ailelerine büsbütün dönemezler sanıyordunuz, bu da, hoş gelmişti yüreğinize, kötü sanı beslediniz, yok olmaya değer ulus oldunuz!»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Aslında siz, resulün ve inananların (göz göre göre ölüme gittiklerini ve) bir daha ailelerine geri dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu düşünce gönüllerinize hoş geldi ve bu yüzden de kötü düşüncelere kapıldınız, böylece de cezalandırılmayı hak eden bir topluluk oldunuz.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Aslında siz, Peygamberin ve inananların, ailelerine bir daha dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, gönüllerinize güzel görünmüştü de kötü sanıda bulunmuştunuz. Hayırsız bir topluluk oldunuz.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Aslında siz Peygamberin ve müminlerin ailelerine bir daha dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Aslında siz, elçinin ve inananların ebedi olarak ailelerine dönmeyeceklerini sandınız ve bu düşünce gönlünüze hoş gelmişti. Kötü hayaller kurup durdunuz ve sonunda bayağı bir topluluk oldunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Aslında siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Doğrusu siz, Peygamber ve mü'minler ebeden âilelerine dönemiyecekler zannettiniz, ve bu, kalblerinizde allandı pullandı kötü zanna düştünüz de düşkün bir kavm oldunuz a
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Daha doğrusu siz peygamberin de, mü'minlerin de ailelerine temelli dönemeyeceklerini sandınız. Bu, sizin kalblerinizde süslen (ib kökleş) di. Kötü zanda bulundunuz. (Bu yüzden Allah indinde) helake mahkûm bir kavm oldunuz.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
“Hayır! Peygamberin ve mü'minlerin (müşrikler tarafından öldürülüp) ebediyen âilelerine dönmeyeceğini sanmıştınız. Bu, kalblerinizde süslü gösterildi ve (onlar hakkında)kötü zan ile zanda bulundunuz ve helâk(e müstehak) olmuş bir topluluk oldunuz!”
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
(Ey ikiyüzlüler) Siz, Allah’ın elçisinin ve inananların (bu savaştan) asla evlerine geri dönemeyeceklerini zannetmiştiniz. (Onlar savaşa çıktıklarında) Siz kalplerinizi bu düşünceyle süslediniz ve hep haklarında kötü zan beslediniz. Siz iflah olmaz bir topluluksunuz.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hayır, siz ki peygamber ve mü/minler ailelerine asla dönemeyecekler sandınızdı, bu husus kalplerinizde yerleşmişti de kötü zanda bulunmuştunuz, böylece Allah yanında helâki haketmiş kimseler oldunuz.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Hayır, siz peygamberin ve müminlerin ailelerine ebedi olarak bir daha dönmeyeceklerini zannettiniz. Bu, sizin kalplerinizde süslü göründü ve kötü bir zan ile zanda bulundunuz da yıkıma uğramış bir kavim oldunuz.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
“Aslında siz, Elçinin ve diğer müminlerin göz göre göre ölüme gittiklerini ve bir daha asla evlerine dönmeyeceklerini sanıyordunuz. Üstelik bu ihtimal, pek de hoşunuza gitmişti. Böylece, Allah hakkında çirkin düşüncelere kapıldınız ve sonunda, toplumsal ve kültürel plânda yok oluşu hak eden bir toplum hâline geldiniz!”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Oysa “ebedî olarak Rasûl ve Müminler ailelerine dönmeyecek” sandınız. Bu, kalblerinizde güzel göründü. Kötüler’in zannına kapıldınız. Bozguncu / fesatçı bir kavim oldunuz.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Doğrusu siz, Peygamberin ve Müslümanların ailelerine asla dönmeyeceklerini zannettiniz ve bu, sizin gönüllerinize hoş göründü. Böylece çok kötü bir zanda bulundunuz ve helâki hak eden bir toplum oldunuz.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Siz zannettiniz ki Elçi ve müminler bir daha ailelerine ve akrabalarına dönemeyecekler: ve bu, kalplerinize güzel göründü. 12 Siz [bu tür] haince düşüncelere kapıldınız, çünkü her zaman güzelliklerden yoksun bir topluluk oldunuz!”
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Aslında siz, elçinin ve müminlerin bir daha asla ailelerine dönemeyeceklerini zannettiniz. Bu fikir gönüllerinize hoş geldi. Bu yüzden de kötü düşüncelere kapıldınız, böylece de cezalandırılmayı hak eden bir topluluk oldunuz. 4/108, 5/52
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Aksine sizler, Rasul’ün ve mü’minlerin bir daha asla ailelerine kavuşamayacaklarını zannetmiştiniz; ve böyle düşünmek size pek cazip görünmüştü. İşte böyle suizanna kapıldınız da, sonuçta bitip tükenmiş bir toplum olup çıktınız.”[4600]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayır. Siz sandınız ki, Peygamber ve mü'minler ailelerine asla dönmeyeceklerdir. Bu kalblerinizde süslenmiş idi ve kötü bir zan ile zanda bulunmuştunuz ve siz helâke mahkûm bir kavim oldunuz.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Aslında siz Peygamberin ve müminlerin ailelerine artık geri dönemeyeceklerini düşündünüz. Bu hayal, gönüllerinizde allanıp pullandı ve yerleşti. Kötü zanlara düştünüz ve helâki hak etmiş kimseler oldunuz.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Herhalde siz sandınız ki Elçi ve mü'minler, bir daha ailelerine dönmeyecekler. Bu (düşünce) gönüllerinizde süslendirildi, (size güzel gösterildi,) kötü zanda bulundunuz ve helaki hak etmiş bir topluluk oldunuz.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Aslında siz, bu Elçi’nin ve müminlerin, ailelerinin yanına bir daha dönemeyeceklerini tahmin etmiştiniz. Bu, içinizi sevinçle doldurmuştu. Kötü düşüncelere kapılıp kendini bitirmiş bir topluluk haline geldiniz.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Oysa siz, peygamberin ve müminlerin daha ebedi olarak ailelerine dönmeyeceğini sandınız. Bu, kalblerinize çekici kılındı. Siz, kötü bir zanna kapıldınız ve bozguncu bir topluluk oldunuz.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Aslında siz Peygamberin de, mü'minlerin de bir daha asla evlerine geri dönmeyeceklerini sanıyordunuz. Çünkü böylesi gönlünüze hoş gelmiş ve pek kötü bir zanda bulunmuş, böylece helâki hak eden bir topluluk olup çıkmıştınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Siz sanmıştınız ki, resul de müminler de ailelerine bir daha asla dönmeyecekler. Bu düşünce kalplerinizde süslendi de çirkin bir sanıya saplandınız ve mahvolmuş bir topluluk haline geldiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
belki śanduñuz kim hergiz dönmeye yalavaç daħı mü’minler ķavumlarındın yaña hemįşe. daħı bezenildi şol göñüllerüñüzde daħı śanduñuz yavuz gümān daħı olduñuz bir ķavm helāk olınmış.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Bel ki siz ẓann itdüñüz ki resūlu’llāh mü’minleri Medīneye ya‘nī vaṭanlarına veehllerine dönüp gelemezler diye şeyṭānī aġvā virdiler, sū’‐i ẓannı taḥsīnidüp [...] helāke uġrayan milletlerden oldıñız. Bu ẓann ḳalbiñizde şeyṭān aġvāsıylatezyīn olundı. Millet‐i İslām maḥv oldı, maḥv u munḳarıż olmaġa lāyıḳ kimseler‐den‐iseñüz.