Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4614, sondan 1623. ayet; 49. sure ve Hucurât Suresinin 2. ayetidir. Hucurât Suresi 2. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 98 ve toplam ebced değeri ise 8182 olarak hesaplanmıştır. Hucurât Suresinin toplam ebced değeri 101425 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا لا ترفعوا اصواتكم فوق صوت النبي ولا تجهروا له بالقول كجهر بعضكم لبعض ان تحبط اعمالكم وانتم لا تشعرون
Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.
Söz, karar ve davranışta Allah ve resulünün iradelerini aşmamak, onların rızalarının dışına çıkmamak gerektiği önceki âyette bildirilmişti. Buna nisbetle daha hafif bir ihlâl ve kusur teşkil eden iki davranışın daha çirkinliği de bu âyette ifade edilmektedir: 1) Hz. Peygamber’in yanında başkalarıyla konuşurken onun sesini bastıracak kadar yüksek bir sesle konuşmak. Buhârî’nin rivayetine göre Hz. Peygamber ile görüşme yapmak üzere Temîmoğulları’ndan bir heyet gelmişti. Görüşme sırasında Hz. Ebû Bekir ile Ömer de orada idiler. Kabileye başkan yapılacak kişi üzerinde bu ikisi ihtilâfa düşüp Hz. Peygamber’in yanında seslerini fazla yükselttiler. Bu âyet inince çok pişman oldular, üzüldüler. Artık onun yanında o kadar alçak sesle konuşuyorlardı ki, çoğu kere Peygamber efendimiz “İşitemedim, tekrarlar mısın?” diyordu (“Tefsîr”, 49:1-2). 2) Onunla konuşurken, sıradan bir kimse ile konuşur gibi bağırıp çağırarak konuşmak. İslâm’dan önce Araplar bu gibi inceliklere riayet etmez, ilâhî bir dinin eğitiminden geçmedikleri için bir peygambere nasıl davranılacağını da bilmezlerdi. Âyetler hem onlara edep dersi vermekte hem de daha sonra gelecek olan müminlere, vefatından sonra da olsa peygamberlerine karşı besleyecekleri saygı ve sevgi konusunda örnekli açıklama yapmaktadır. Râzî’ye göre “sesi, peygamberin sesinin üstüne çıkarmak”, onun huzurunda çok konuşmak şeklinde de anlaşılabilir. Çünkü bir kimse konuşuyorsa (sesi çıkıyorsa) diğeri susuyor ve dinliyor demektir. Hz. Peygamber’in yanında olabildiğince az konuşmak ve çok dinlemek gerekir; çünkü hayırlı olan onun konuşmasıdır (XXVII, 112).
“Farkında olmadan amelin boşa gitmesi” iki türlü olabilir: a) Âhiret hesaplaşmasında günahlar ile sevapların denkleştirilmesi, başkalarının haklarıyla ilgili bazı günahlardan kurtulabilmek için sevap hanesinden aktarmalar yapılması söz konusudur. Bu durumda insana büyük dereceler ve ödüller kazandıracak birçok amel (ibadet, hayır, güzel iş) tazminata gitmekte, bir mânada heder edilmektedir. b) İman olmazsa ebedî kurtuluş bakımından amelin bir değeri yoktur. Hz. Peygamber’e karşı gerekli edep ve saygıyı göstermeyen, onu hayatında örnek almayan kimselerin zaman içinde din duyguları, dinî pratikleri ve imanları –kendileri işin farkında olmadıkları halde– zayıflayabilir. Bu zayıflama imanın varlığı ile yokluğu eşit olan bir dereceye vardığında ibre, fikirde veya fiilde inkâra doğru yönelir, inkâr gerçekleşince de amellerin değeri kalmaz, âhiret sermayesi olarak boşa gitmiş sayılır.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinin üzerine yükseltmeyin! Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi, ona yüksek sesle konuşmayın; (yoksa) farkına varmadan işleriniz boşa gider.
Burada Hz. Muhammed’in önüne geçmek şöyle dursun, onunla konuşurken bile haddini aşmamak gerektiği hükme bağlanmaktadır. “Seslerin Hz. Muhammed’in sesinin üzerine yükseltilmemesi” fiziksel anlamda bir edep öğretmekte, onun yanında edep dışı kabul edilebilecek bir ses tonundan kaçınılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu buyruk Lokmân 31:19’da geçen “sesini kıs” emriyle de birlikte düşünülebilir.
Bayraktar Bayraklı
Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyiniz. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygambere yüksek sesle bağırmayınız. Yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
Ey inananlar! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.
Ey iman edenler, sakın seslerinizi de (Hz.) Peygamberin sesinin üstünde yükseltmeyin (kendi görüşlerinizi, Allah elçisinin sağlam hadis ve hükümlerine tercih etmeyin) ve birbirinize bağırıp çağırdığınız gibi, Ona da yüksek sesle söylemeyin; yoksa siz farkında ve şuurunda değilken, amelleriniz boşa çıkıverir.
Ey inananlar, seslerinizi, Peygamberin sesinden daha üstün bir tarzda yükseltmeyin ve onunla, yüksek sesle konuşmayın, birbirinizle konuştuğunuz gibi, sonra yaptıklarınız mahvolup gider de anlamazsınız bile.
Ey iman edenler! Sesinizi peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin, yani şahsi görüş ve tercihleriniz, peygamber buyruklarının üstüne çıkmamalıdır. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, O'na yüksek sesle hitap etmeyin. Yoksa bütün güzel ve iyi işleriniz, siz farkında olmadan bilmediğiniz ve anlamadığınız bir sebeple boşa gidebilir.
Ey iman nimetine kavuşanlar, seslerinizi, peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle konuştuğunuz gibi, peygamberle ölçüsüz davranarak konuşmayın. Yoksa, siz farkına varmadan, işlediğiniz bilinçli amelleriniz boşa gider.
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi ona da bağırmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona bağırıp-söylemeyin; yoksa şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider.
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın ve birbirinize bağırır gibi, O'na bağırmayın; haberiniz olmadan amelleriniz boşa çıkıverir.
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, onunla yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkına varmadan, bütün yaptıklarınız boşa gider.
Ey inanmış olanlar! Sesinizi peygamberin sesinden daha yüksek çıkarmayın, birbirinizle konuştuğunuz gibi onunla da konuşmayın, bilmezsiniz, boşa gider işleriniz
Ey inananlar! Seslerinizi, peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, peygambere yüksek sesle bağırmayın. Öyle yaparsanız, siz farkına varmadan yaptığınız (kabalık ve saygısızlık yüzünden) amelleriniz boşa gider.
Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesini bastıracak şekilde yükseltmeyin. Farkına varmadan, işlediklerinizin boşa gitmemesi için, Peygambere birbirinize bağırdığınız gibi yüksek sesle bağırmayın.
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
Resûlullah’ın huzurunda yüksek sesle konuşmak yasaklanmıştır. Bundan maksat Hz. Peygamber’in huzurunda münasebetsizce bağırıp çağırmayı ve sesi yükseltmeyi önlemektir. Sahâbeden Sâbit b. Kays’ın durumu âyetin anlamına açıklık getirmektedir. Şöyle ki: Bu zât, âyet inince, yüksek sesli olduğundan, Hz. Peygamber’in huzurunda konuşursa amelinin boşa gideceği endişesi ile huzur-ı risâlete gitmemeye başlamıştı. Hz. Peygamber onu çağırtarak teselli etmiş, ona hayır haberi ve cennet müjdesi vermiştir.
Edip Yüksel
Ey inananlar, sesinizi peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın ve birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa siz farketmeden işleriniz boşa gider.
Ey iman edenler!Seslerinizi Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın. Öyle yaparsanız, siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider.
Ey o bütün iyman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden üstün kaldırmayın ve ona birbirinize bağırır gibi iri söylemeyin! Haberiniz olmadan amelleriniz hiçe iniverir
Ey îman edenler, seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Ona sözle birbirinize bağırdığınız gibi bağırmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
Ey îmân edenler! Seslerinizi peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın! Birbirinize bağırmanız gibi ona sözü öyle yüksek sesle söylemeyin! Yoksa siz farkında bile olmadan amelleriniz boşa gider!
Ey İman edenler! Peygamberle konuşurken, peygamberin konuştuğu ses tonundan daha yüksek bir sesle konuşmayın. Peygambere bir söz söylediğinizde, bir kısmınızın diğer insanlara konuştuğu gibi, bağıra çağıra konuşmayın ki, haberiniz olmadan yaptığınız iyi ve güzel şeyler boşa gitmesin.
Mü/minler! Sesinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın, farkına varmaksızın ameliniz beyhude olmamak için [²] birbirinizle bağırıp konuştuğunuz gibi onunla da öyle bağırıp konuşmayın.
İsmail Hakkı İzmirli Hucurât Suresi 2. Ayet Açıklaması
[2] Yahut «bağırıp konuşmayın, çünkü farkına varmaksızın ameliniz beyhude olur» veya farkına varmaksızın amelinizin beyhude olmasından çekinin.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Seslerinizi, peygamberin sesinin üzerinde (onun sesini bastıracak şekilde) yükseltmeyin. Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın; yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
Ey inananlar! Allah Elçisinin huzurunda konuşurken sesinizi Peygamberin sesinden daha çok yükseltmeyin! Birbirinize seslendiğiniz gibi onasaygısızca bir ifâdeyle seslenmeyin; onunla veya “onun hakkında” konuşurken laubali davranmayın; yoksa bütün iyilikleriniz ve güzel işleriniz boşa gider de, farkında bile olmazsınız.
Ey iman edenler!
Seslerinizi, Nebiyy’nin sesini bastıracak şekilde yükseltmeyin!
Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi ona karşı Söz’ü yüksek sesle söylemeyin!
Öyle ki siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
Ey îman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin ve hiç farkına varmadan, yaptığınız kullukların boşa gitmemesi için birbirinizle bağırıp-çağırarak konuştuğunuz gibi onunla da bağırıp-çağırarak konuşmayın.1
1 Bu âyet indirilince, Hz. Ebû Bekir: “Ey Allah’ın Elçisi vallahi ben, bundan sonra ölünceye kadar seninle çok sessiz konuşacağım” dedi, Hz. Ömer de Peygamberimiz (s.a.v)’e karşı öyle yavaş konuşurdu ki Peygamberimiz (s.a.v) sormayınca, onun ne dediğini anlayamazdı. Sâbit b. Kays da ses tonunun yüksek olması sebebiyle; “ben cehennemlik oldum” diyerek kendisini evine hapsedince, Hz. Peygamber (s.a.v) haber gönderip onu getirtti ve ona: “Hayır! Sen hayır ile yaşayacak ve hayır ile öleceksin” buyurdu. (Buhârî, Müslim)
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Sesinizi Peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin, 2 birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi o'nunla konuşmayın, 3 yoksa bütün [güzel ve iyi] işleriniz, siz farkında olmadan boşa gitmiş olur.
Siz ey iman edenler sesinizi nebinin sesinden fazla yükseltmeyin, kendi aranızda konuştuğunuz gibi onunla yüksek sesle konuşmayın ki siz farkında olmadan yaptığınız iyi işleriniz boşa gitmesin. 17/53, 31/19
Siz ey iman edenler! Sesleriniz, Nebi’nin sesinden daha yüksek çıkmasın! Birbirinizle bağıra çağıra konuştuğunuz gibi, onunla da (kavga eder gibi) bağıra çağıra konuşmayın ki, siz farkında olmadan iyilikleriniz boşa gitmesin![4630]
Mustafa İslamoğlu Hucurât Suresi 2. Ayet Açıklaması
[4630] Ağır işittiği için yüksek sesle konuşan Sabit ibn Kays bu âyetle kendisinin kastedildiği kanaatiyle “ben cehennemliğim” diye kendisini evine hapsetmiş, fakat durumu öğrenen Allah Rasûlü, “Hayır, o cennetliktir” diyerek Sabit’in âyete getirdiği lafzî yorumu reddetmiştir (Buhârî ve Müslim). Bu âyet, 1. âyetin devamı mahiyetindedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olan zâtlar! Seslerinizi Peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin ve O'na sözü bağırırcasına söylemeyin, bazınızın bazınıza bağırması gibi ki, (sonra) siz farkında olmadığınız halde amelleriniz bâtıl olmuş olur.
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öylece konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan bütün emekleriniz hiçe iniverir. [24, 63]
Hz. Peygamber (a.s.m) Allah katında öyle yüce bir mevkidedir ki ona yapılan bir saygısızlık, küfür sayılıp bütün iyi işleri iptal ettirir. Zira ona gösterilen saygısızlık, kendisini görevlendiren Allah’a râci olur. Halbuki başka birine yapılan saygısızlık hakkında böyle bir hüküm verilmemiştir.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, seslerinizi, Peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın; yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
Ey inanıp güvenenler! Sözlerinizle Nebi’nin sözünü bastırmayın. Onunla konuşurken de birbirinizin diğerine yaptığı gibi sesiniz yükseltmeyin. Yoksa işleriniz boşa çıkar da farkına bile varamazsınız.
-Ey iman edenler! Sesinizi, peygamberin sesi üzerine yükseltmeyin. Farkında olmadan çalışmalarınızın heba olmaması için, birbirinize bağıra çağıra konuştuğunuz gibi ona karşı bağırarak konuşmayın.
Ey iman edenler! Sesinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin; birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa yaptığınız iyilikler mahvolur gider de farkına bile varmazsınız.
Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin! Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin! Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
iy anlar kim įmān getürdiler! yüceltmeñ ünlerüñüzi peyġamber üni üstine daħı yüksek getürmeñ üni aña söz-ile yüksek getürmegi gibi bir niceñüzüñ bir niceñüze kim bāŧıl olmaya 'amellerüñüz daħı siz bilmezsiz.