Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 774, sondan 5463. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 105. ayetidir. Mâide Suresi 105. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 86 ve toplam ebced değeri ise 6886 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا عليكم انفسكم لا يضركم من ضل اذا اهتديتم الى الله مرجعكم جميعا فينبئكم بما كنتم تعملون
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Bu âyetin, müminlerin, iman çağrısına olumlu karşılık vermemekte direnen ve kötülükler içinde yüzmeye devam eden inkârcıların durumuna üzülmeleri üzerine nâzil olduğu rivayet edilmiştir. Zamanla bazı müslümanların bu âyeti, nemelâzımcı bir anlayışa kapı aralayacak şekilde yorumlamaya başladıklarını görünce Hz. Ebû Bekir onları uyarıp özetle şunları söylemiştir: Siz bu âyeti gayesinin dışına taşırıyor ve yanlış yorumluyorsunuz. Ben Resûlullah’ın “İnsanlar bir kötülüğü görüp de onu engellemezlerse Allah’ın onlara genel bir azap göndermesi yakındır” buyurduğunu duydum (Tirmizî, “Tefsîr”, 6; Ebû Dâvûd, “Melâhim”, 17; Elmalılı, III, 1825).
Gerçekten, Kur’an-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in sünneti incelendiğinde, İslâm’da katı bir ferdiyetçilik anlayışının asla onaylanmadığı görülür. Aksine İslâm’ın bu iki temel kaynağı, bir taraftan kişiyi din kardeşinin sevinç ve kederini paylaşmaya özendirmiş, hatta “onun mutluluğunu kendisininkine tercih etmesi” anlamına gelen îsâr kavramına ayrı bir değer vermiş (meselâ bk. Haşr 59:9), diğer taraftan da toplumda dirlik ve düzenliğin sağlanması ve korunması için bireylere birtakım ödevler yüklemiştir. Fakat unutmamak gerekir ki toplumları meydana getiren fertlerdir ve sağlıklı bir toplumsal yapı ancak görev bilincine sahip, önce kendisini düzeltmeye çalışan bireylerin baskın öge haline gelebilmesiyle mümkündür. Şu halde bu âyeti şöyle anlamak uygun olur: Kişinin başkalarına yardımcı olabilmesi, topluma olumlu katkılarda bulunabilmesi her şeyden önce kendi sorumluluklarına dikkat etmesine bağlıdır. Bu konuda üzerine düşeni yapan ve kendisini sürekli kontrol eden bir kimse de yanlış yollara düşmüş insanlardan zarar gelebileceği kuruntusuna kapılarak aydınlık yola çağrıda bulunma görevini ihmal veya terketmemelidir (emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker için bk. Âl-i İmrân 3:104; Mâide 5:79).
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Siz kendinize bakın! Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü yalnızca Allah’adır; O da size (dünyada) yapmış olduğunuz her şeyi (mahşerde) bildirecektir.
Bu cümle Nisâ 4:84, Enfâl 8:53 ve Ra‘d 13:11. ayetlerle okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Siz kendinize bakınız. Siz doğru yolda olunca, sapan kimseler size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O size yaptıklarınızı haber verecektir.
Ey iman edenler! Siz, kendinizden sorumlusunuz. Eğer siz doğru yol üzerindeyseniz, sapan kimseler size zarar veremez. Dönüşünüz Allah'adır. Yaptığınız şeyleri size haber verecektir.
Ey iman edenler! Üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. (Siz kendinize dikkat edin ve düzeltin). Siz (sadakatle hidayete ve İslamiyet’e yapışıp) doğru yola eriştiğiniz takdirde, (Hakk’tan ve hayırdan ayrılıp) sapan (kimseler) size zarar veremeyecektir. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Ey inananlar, siz, kendinize bakın; doğru yolu buldunuzsa sapık kişi, size bir zarar veremez. Hepinizin de dönüp varacağı yer, Allah tapısıdır ve o mutlaka yaptığınız şeyleri bildirir size.
Ey iman edenler! Siz yalnız kendinizden sorumlusunuz. Eğer siz doğru yolda iseniz, sapıklığa düşenler size hiçbir zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah'a olacaktır. Ve o zaman Allah size hayatta yapmış olduğunuz herşeyi bildirecektir.
Ey iman edenler, kendinize ve birbirinize sahip çıkın, duyarlı davranın. Siz doğru yolda bulunduğunuz, İslâm'ı yaşayarak sebat ettiğiniz takdirde, başlarına buyruk hareket edip, hak yoldan uzaklaşanlar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenler size zarar veremezler. Hepiniz hesap vermek üzere Allah'ın huzuruna getirileceksiniz, işlemekte olduğunuz amellerinizin hepsini birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecekti
Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz. Siz doğru yola girerseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır ve O size yapmakta olduklarınızı bildirecektir.
Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Ey iman edenler! Nefislerinizi düzeltmek üzerinize borçtur. Siz düzelip doğru yolda bulunduktan sonra, yolunu şaşıranlar size zarar veremez. Hepinizin dönüşü nihayet Allah'adır. Artık ne yapmış olduğunuzu, O, size haber verecektir.
Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Sizler doğru yolda iseniz, sapan kişi size zarar veremez. Hepiniz Allah’a döneceksiniz. O sizin yaptıklarınızı size haber verecektir.
Bahaeddin Sağlam Mâide Suresi 105. Ayet Açıklaması
[İşte, doğru yolda olmanın bir belirtisi doğruluktur:]
Besim Atalay
Ey inanmış olanlar! Size kendiniz gerek, siz doğru yol tuttukça, sapkın olan, size zarar veremez, Allahadır hepinizin döneyi, yaptığınız şeyi size bildirir
Ey inananlar! Siz kendinizi düzeltin (doğru yolda olun). Eğer siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size hiçbir zarar veremeyecektir. Hepinizin dönüşü Allah'a olacaktır. Ve o zaman Allah, size (hayatta) yapmış olduğunuz her şeyi bildirecektir.
Ey İnananlar! Siz kendinize bakın; doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.
Âyetten, nemelâzımcılığın tasvip edildiği anlamı çıkarılmamalıdır. İlgili âyet ve hadislerin bütününü bir arada değerlendirdiğimiz zaman çıkan mana şudur: Herkes kendine, ailesine ve çevresine karşı vazifelerini yapmakla mükelleftir; iyiliği emretme ve yayma, kötülüğü yasaklama ve önleme de bu vazife içindedir. Kişi bütün bunları yaptıktan sonra başkalarının yoldan sapması ondan sorulmaz ve ona zarar da vermez.
Hz. Ebubekir’in açıklamaları da bunu teyit eder: Kays, O’nun bir hutbesinde kendilerine şunu söylediğini nakletmiştir: «Siz bu âyeti okuyorsunuz ve yanlış tevil ediyorsunuz. Ben Allah Resûlünün şöyle dediğini duydum: İnsanlar zalimi görüp de elinden tutarak mâni olmazlarsa Allah’ın onlara kendi katından umumî bir azap göndermesi yakındır.»
Edip Yüksel
İnananlar, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü ALLAH'adır. Yaptıklarınızı size haber verecek.
Ey inananlar, kendinize dikkat edin. Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Yaptıklarınızı size O haber verecektir.
Ey o bütün iyman edenler! sizler kendinizi düzeltmeğe bakın, siz doğru gittikten sonra öte taraftan sapanlar size bir ziyan dokunduramaz, hepsinizin varacağı nihayet Allah, o vakıt haber verecek o size neler yapıyordunuz
Ey îman edenler, siz nefisleriniz (i ıslah etmiy) e bakın. Kendiniz doğru yolu bulunca sapanlar size zarar vermez. Hepinizin dönüb varacağı nihayet Allahdır. Artık O, neler yapıyordunuz, size haber verecekdir.
Ey îmân edenler! Siz kendinize bakın! Hidâyete erdiğiniz takdirde, dalâlete düşenler size zarar vermez.(2) Dönüşünüz hep berâber ancak Allah'adır; artık (O,)yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verecektir.
(2)“Mâdem onlar dîvânelikleriyle bizim muazzam mes’elelerimize tenezzül edip karışmıyorlar; biz, neden kudsî vazîfemizin (dînî hizmetlerimizin) zararına onların küçük mes’elelerini merakla ta‘kīb ediyoruz. Bu âyet, لَا يَضُرُّكُمْ مَنُ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْ* ve usûl-i İslâmiyenin ehemmiyetli bir düstûru olan;اَلرَّاضي۪ بِالضَّرَارِ لَا يُنْظَرْلَهُ yani, ‘Başkasının dalâleti sizin hidâyetinize zarar etmez; sizler, lüzumsuz onların dalâletleriyle meşgûl olmazsanız’ düstûrun ma‘nâsı: ‘Zarara kendi râzı olanın lehinde bakılmaz. Ona şefkat edip acınmaz.’ Mâdem bu âyet ve bu düstur bizi, zarara bilerek râzı olanlara acımaktan men‘ ediyor; biz de bütün kuvvetimiz ve merâkımızla vaktimizi kudsî vazîfeye hasr (tahsîs) etmeliyiz. Onun hâricindekileri mâlâyâni (lüzumsuz) bilip, vaktimizi zâyi‘ etmemeliyiz.” (Emirdağ Lâhikası-I, 58)
İlyas Yorulmaz
Ey İman edenler! Kendi sorumluluğunuz, sizin kendinize aittir. Doğru yolu bulduktan sonra sapkınlar size hiçbir şekilde zarar veremez. Topluca dönüşünüz Allah’adır ve size bütün yaptıklarınızı haber verecek.
Ey iman edenler! Kendinize bakın, sizler hidayet bulmuş iseniz yoldan çıkanlar size zarar vermez [²]. Hepinizin rücuu yalnız Allah/adır. O zaman O, size işlemiş olduğunuz işleri haber verecektir.
İsmail Hakkı İzmirli Mâide Suresi 105. Ayet Açıklaması
[2] Yani Rabbine muti olan kimse « âsinin günahıyle muaheze olunmaz. Veyahut sen kendini gözet, başkasına el uzatma. Sapıkların sapıklığı sana mazarrat vermez.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz; doğru yolda iseniz sapıtan kimse size asla zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
Ey iman edenler! Siz bu zulüm düzenini değiştirmek istiyorsanız, o zâlimlerle uğraşayım derken kendinizi, ailenizi ve toplumunuzu ihmal etmeyin! Öncelikle kendinizi düzeltmeye bakın! O zaman hiç korkmayın; siz doğru yolda olduğunuz sürece, sapıklığa düşen hiç kimse size zarar veremeyecektir. Unutmayın ki,hepiniz eninde sonunda Allah’ın huzuruna varacaksınız. İşte o zaman Allah, tüm yaptıklarınızı size bildirecek ve hak ettiğiniz ceza veya mükâfâtı kesinlikle verecektir.İşte, aranızda adâleti gerçekleştirerek düzelmenizi sağlayacak temel bir hukuk ilkesi:
Ey iman edenler!
Siz kendinize bakın!
Hidayette / doğru yolda olduğunuz sürece sapmış kimse size zarar vermez.
Topluca dönüşünüz Allah’adır.
Size işliyor olduğunuz şeyleri bildirir.
Ey îman edenler! Siz (öncelikle) kendinizi düzeltin.1 Siz dosdoğru yolda olduğunuz sürece, yoldan çıkanlar size asla zarar veremezler. (Sonunda) hepiniz (Allah)’a döndürüleceksiniz. O da yaptıklarınızı size, tek tek haber verecektir.
1 Âyetin bu bölümü: “Ey îman edenler; siz kendinize bakın.” şeklinde de anlaşılabilir. Ancak bu ifâdeyi de “her Müslüman’ın kendi nefsini kurtarması” şeklinde anlamamak gerekir. Zîrâ zamirler çoğuldur ve Müslümanlar birbirlerini aralarında “iyiliği emrederek, kötülükten alıkoyarak” düzeltmek ve kontrol etmek zorundadır.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Siz [yalnız] kendinizden sorumlusunuz: Sapkınlığa düşenler, eğer doğru yolda iseniz, size hiçbir zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah'a olacaktır: Ve o zaman Allah, size [hayatta] yapmış olduğunuz her şeyi bildirecektir.
Ey iman edenler! Her şeyden önce siz, kendi sorumluluklarınızı yerine getirin. Zira siz doğru yoldaysanız, sapıtan kimse size zarar veremez.1 Nihayetinde hepinizin dönüşü Allah’adır. O yapmakta olduklarınızı size bir bir haber verecektir.2, 13/11, 1120, 5/11, 64/11, 224/64
Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz.[998] Eğer doğru yoldaysanız, sapıtanlar size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır: işte o zaman yaptıklarınızı size bir bir haber verecektir.
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 105. Ayet Açıklaması
[998] Âyet, sorumluluğun şahsiliği bağlamında değerlendirilmelidir (2:286). Kişinin soyu ve atası övünülecek ya da yerinilecek bir unsur değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân edenler! Siz kendi nefsinize bakınız. Siz hidâyette bulunduktan sonra dalâlete düşmüş olanlar size bir zarar veremez. Hepnizin nihâyet varacağı Allah Teâlâ' dır, O da size ne yaptığınızı haber verecektir.
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltmeye bakın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapanlar size zarar veremez. Hepiniz dönüp dolaşıp Allah'ın huzurunda toplanacaksınız. O da yaptıklarınızı size bir bir bildirecek, karşılığını verecektir.
Bu âyet, emr-i mâruf nehy-i münker isteyen âyetlerin hükmünü değiştirmiyor. Ashab zamanında bile böyle anlayanlar olunca Hz. Ebû Bekir (r.a.) minberden şöyle seslenmiştir: “Ey insanlar! Siz bu âyeti okuyor fakat, bundan maksadı, gereğince anlamıyorsunuz. Ben Resulullah (a.s.m)’dan şunu işittim: “İnsanlar bir zalimi görürler de zulmünü engellemezlerse, Allah Teâlâ hepsine azab eder.” Bu âyeti sırf ferdî bir mânada almamalı, enfusekum’dan ferdi, nefsi ve tümüyle toplumun kendisini içine alan bir mâna anlamalıdır. Yani fert, fert olarak, Müslüman toplum da toplum olarak, iyilik ve dürüstlüğünü korumalıdır. Bununla beraber âyet bize asıl şunu gösteriyor ki: kurtuluş ve toplumun hidâyeti de fertlerden başlar. Fertler düzelirse toplum da düzelir. Fertlerde sıhhat ve istikamet olmazsa, sayılarının artması kuvveti artırmaz. Bilakis sorunları çoğaltır. Çünkü toplumda tam bir birlik olmazsa, toplama ve çarpma, kesirlerin çarpımında olduğu gibi, daha küçük bir neticeye götürür. Tam sayı olarak 3X3=9 ederken, 1:3X1:3=1:9 olur. Onun için önce tam sayı durumunda, kâmil fertler yetiştirmelidir. Toplumu ıslah etmek isteyenler, emr-i mârufu kendilerinden başlatmalıdırlar. Keza sağlıksız bir toplum da, başka toplumları düzeltemez. Müminler, fert ve toplum olarak görevlerini yaparlarsa, başkalarının sapmalarından sorumlu olmazlar.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde sapan kimse size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O size ne yaptığınızı haber verecektir.
Ey inanıp güvenenler (müminler)! Kendi işinize bakın. Siz doğru yolda olduktan sonra sapanların size zararı olmaz. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, yapıp ettiğiniz şeyleri size bildirecektir.
-Ey iman edenler! Kendinize dikkat edin. Siz hidayette olursanız, sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Yapmakta olduklarınızı o size haber verecektir.
Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduğunuz müddetçe, sapıtanlar size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır; yapmakta olduklarınızı O size haber verir.(30)
(30) Hz. Ebubekir, bu âyeti nemelâzımcılığa yol açacak şekilde yorumlayanlara şöyle demiştir: “Ey insanlar, siz bu âyeti okuyup duruyorsunuz. Oysa ben Resulullahın şöyle buyurduğunu işittim: İnsanlar zalimi görüp de ona engel olmazlarsa, Allah’ın cezayı genelleştirmesinden korkulur.” (Tirmizî, Tefsir 5:17.)
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Siz, kendinizi düzeltmeye bakın. Siz, doğru yolda oldukça sapmış olan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size neler yapıyor olduğunuzu haber verecektir.
iy anlar kim įmān getürdiler! śaķlañ nefslerüñüzi ziyān degürmez size ol kim azdı ķaçan ŧoġru yol duttuñuz. Tañrı yañadur dönecek yirüñüz hep pes ħaber vire size anı kim olduñuz işlersiz.