Mâide Suresi 33. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 702, sondan 5535. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 33. ayetidir. Mâide Suresi 33. ayetinin kelime sayisi 34, harf sayısı 141 ve toplam ebced değeri ise 11211 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
انما جزؤا الذين يحاربون الله ورسوله ويسعون في الارض فسادا ان يقتلوا او يصلـبوا او تقطع ايديهم وارجلهم من خلاف او ينفوا من الارض ذلك لهم خزي في الدنيا ولهم في الاخرة عذاب عظيم
Harf Sayımı
Harf Sayımı
انماجزؤاالذينيحاربوناللهورسولهويسعونفيالارضفساداانيقتلوااويصلـبوااوتقطعايديهموارجلهممنخلافاوينفوامنالارضذلكلهمخزيفيالدنياولهمفيالاخرةعذابعظيم
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
İnnemâ cezâu-lleżîne yuhâribûna(A)llâhe verasûlehu veyes’avne fî-l-ardi fesâden en yukattelû ev yusallebû ev tukatta’a eydîhim veerculuhum min ḣilâfin ev yunfev mine-l-ard(i)(c) żâlike lehum ḣizyun fî-ddunyâ(s) velehum fî-l-âḣirati ‘ażâbun ‘azîm(un)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.[149]
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Allah’a ve Elçisine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk için çalışanların cezası ancak ve ancak öldürülmeleri veya asılmaları veya döneklikleri nedeniyle ellerinin ve ayaklarının kesilmesi ya da (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, onlar için dünyadaki rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Allah'a ve Peygamberi'ne savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymak için gayret gösterenlerin cezası, ancak ya öldürülmeleri ya asılmaları veya dönekliklerinden dolayı el ve ayaklarının kesilmesi, ya da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için âhirette de büyük azap vardır.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Allah ve Resul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk¹ yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir.² İşte bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Allah’a ve Resulüne (bunlara bağlı adil bir devlete ve hükümete karşı) savaş açanların ve yeryüzünde (ülkesinde ve bölgesinde) bozgunculuk çıkaranların (anarşiye ve isyana kalkışanların) cezası; (vuruşma anında) öldürülmeleri, (çarpışma sonucu yakalananlardan tedhişçi ve tehlikeli olanların) asılarak idam edilmeleri (ve ibreti âlem olsun ve caydırıcılığı bulunsun diye herkese gösterilmeleri), veya (terörde çok ileri gitmiş, nice asker ve sivil masum insanı katletmiş, isyan ve bölücülüğe önderlik etmiş ise) elleriyle ayaklarının çaprazlama kesilmesidir. Yok eğer (istemeden ve bazı mazeret ve mecburiyetlerle anarşiye katılmış, sonra pişmanlık duymuşsa ve kendi bölgesinde kalması fitne ve fesada yol açacaksa, bunların ve yakınlarının da bulundukları) yerden (başka yörelere) sürgün edilmeleri (ve böylece uyumlu ve yararlı vatandaş haline gelmelerine fırsat verilmesidir). Bunlar (onların) dünyadaki rezillikleridir, ahirette ise onlar için daha büyük bir azap (var edilmiştir).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'a ve Resulüne savaş açanlarla yeryüzünde bozgunculuk etmeye koşanların cezaları, ancak öldürülmektir, yahut asılmaktır, çapraz olarak elleriyle ayaklarının kesilmesidir, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada uğradıkları horluktur, ahiretteyse pek büyük bir azap vardır onlara.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Allah'a ve elçisine karşı savaş açanların ve yeryüzünde hak düzeni bozmaya çalışanların, döneklik ve sapıklıkları yüzünden cezası; ancak öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazvâri kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. İşte bu onların bu dünyada uğradıkları zillettir. Öteki dünyada da, daha korkunç bir azap bekler onları.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Allah ve Rasulüne, Kur'ân'a ve sünnete, müslümanlığa, müslüman nesillere karşı savaşan, güç ve iktidar sahiplerinin ve yeryüzünde yol keserek, anarşi çıkararak, cana mala tecavüz ederek, kamu güvenliğini ihlâl ederek fesat çıkarmaya çalışanların cezaları, suçlarının derecelerine göre ya öldürülmeleri, ya idam edilmeleri, yahut ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da müebbet hapse mahkum edilmeleridir. Bu, onların dünyadaki rezillik ve rüsvaylığıdır. Âhirette, ebedî yurtta da onlara büyük bir ceza vardır.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Allah'a ve Peygamberine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya uğraşanların cezaları ya öldürülmeleri, ya asılmaları, ya ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onlar için dünyada bir aşağılıktır; ahirette ise onlara büyük bir azap vardır.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Allah'a ve Resûlü'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır, ahirette onlar için büyük bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Allah'a ve Peygamberine karşı (müslümanlara karşı) savaşa kalkışanlarla yer yüzünde fesada çalışanların cezâsı, ancak öldürülmeleri, asılmaları yahut sağ elleriyle sol ayaklarının çaprazvâri kesilmesi, yahud da bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. İşte, bu ceza, onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Ahirette ise kendilerine büyük bir azâb vardır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Allah ve Resulü ile savaşıp yeryüzünde bozgunculuk yapanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları veya el ve ayaklarının çapraz kesilmesi (engellenmeleri) veya yeryüzünde (bulundukları yerden) sürülmeleridir. Bu, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette de onlar için büyük bir azap vardır.
Besim Atalay
Besim Atalay
Allah ile peygambere karşı savaş yapanlar azapları, öldürülmek, asılmak, elleri ayakları verevine kesilmek, ülkeden çıkarılmak gibi şeylerdir, bu horluktur onlar için dünyada, ahretteyse, onlara ulu azap var
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Allah'a ve Resulüne (dolaysıyla inananlara) savaş açanların ve (terör, gasp, adam kaçırma, ırza tecavüz gibi fiillerle) yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri yahut asılmaları veya dönekliklerinden (ve karşı çıkmalarından) dolayı yetkilerinin, işlerinin ve gezip dolaşma özgürlüklerinin ellerinden alınması (hapsedilmesi) yahut bulundukları yerden (yurtlarından) sürülmeleridir. Bu (cezalar) dünyada onlar için bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Allah ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette büyük azab vardır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
ALLAH ve elçisi ile savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk için uğraşanların cezası: Öldürülmeleri veya asılmaları, veya el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, veya yerlerinden sürülmeleridir. Bu, dünyada görecekleri bir aşağılanma. Ahirette ise büyük bir ceza var.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Fakat Allaha ve Resulüne harbetmeğe kalkışan ve Yer yüzünde fesada çalışanların cezası, taktil olunmalarından veya asılmalarından veya ellerinin ayaklarının çapraz kesilmesinden veya bulundukları yerden nefyedilmelerinden başka bir şey olmaz. Bu onlara Dünyada çekecekleri bir zillettir, Âhırette ise kendilerine azîm bir azâb vardır
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Allaha ve Resulüne (müminlere) harb açanların, yer yüzünde (yol kesmek suretiyle) fesâdcılığa koşanların cezası, ancak öldürülmeleri, ya asılmaları, yahud (sağ) elleriyle (sol) ayaklarının çaprazvâri kesilmesi, yahud da (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyâdaki rüsvaylığıdır. Âhıretde ise onlara (başkaca) pek büyük bir azâb da vardır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Allah'a ve peygamberine karşı savaşan ve yeryüzünde fesad çıkarmaya çalışanların cezâsı, ancak (birini öldürmüşlerse, kendilerinin de) öldürülmeleri veya (malını da alarak öldürmüşlerse) asılmaları veya (sâdece mallarını zorla almışlarsa) elleri ile ayaklarının çaprazlama kesilmesi veya (tehdidle insanları korkutmuşlarsa, bulundukları)yerden sürgün edilmeleridir! Bu, onlara dünyada bir rezilliktir, âhirette ise onlar için (pek)büyük bir azab vardır!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Allah’a ve elçisine savaş açanların ve yeryüzünde fesat çıkarmak için koşanların cezaları, onların öldürülmeleri veya onları asılmaları veya çaprazlama ellerinin ve ayaklarının kesilmeleri veya onları yeryüzünde sürgüne gönderilmeleridir. Bu karşılıklar yalnızca onlar için, yeryüzündeki alçaltıcı cezalarıdır. Hesap gününde ise onları daha büyük azaplar beklemektedir.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Allah ile, peygamberi ile muharebe edip [¹] yer yüzünde fesat için uğraşanların [²] cezası ancak öldürmeleri veya asılmaları, yahut her biri bir yandan olmak üzere bir el ile bir ayaklarının kesilmesi, veya yerlerinden sürülmeleridir [³]. Bu ceza onlar hakkında dünyada rüsvaylıktır, âhirette de onlara büyük bir azap vardır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Allah ve peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çaba harcayanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da bulundukları yerden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Allah’a ve dolayısıyla, Elçisine ve Müslümanlara karşı topyekun savaş açanların ve terör, soygunculuk, yol kesme, adam kaçırma, ırza tecavüz... gibi suçlar işleyerek yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası,işledikleri suça göre; bunlar eğer sadece adam öldürmüş veya ırza tecavüz etmişlerse, en az acı çekecekleri şekilde öldürülmek, eğer hem adam öldürmüş, hem de mala veya ırza tecavüz etmişlerse, ibret için halka teşhir edilmek üzere asılarak idam edilmek, eğer adam öldürmemişler, sadece yol kesip mal almışlarsa el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, eğer bunlardan hiçbirini yapmayıp, sadece terör havası estirerek insanları tehdit edip korkutmuşlarsa, hapse atılmak veya sürgüne gönderilmekten başka bir şey olamaz.Bu, onlara bu dünyada peşinen verilen bir rezilliktir; öteki dünyada ise, onları çok daha büyük bir azap beklemektedir.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Allah’a ve O’nun rasûlüne karşı savaşan, Yeryüzü’nde bozgunculuğa çalışanların cezası, öldürülmeleri veya asılmaları veya el ve ayaklarının çaprazına (hılaf’tan, ardı ardına) kesilmeleri veya Arz’dan / Ülke’den sürgün edilmeleridir. İşte bu, onlar için Dünya’da bir utançtır; Âhiret’te de çok büyük bir azap vardır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Allah ve Rasûlüne karşı savaşan1 ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezâsı, öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yaşadıkları yerlerden başka bir yere sürgün edilmelerinden başka bir şey değildir.2 Bu, onlar için dünyada bir zillettir. Âhirette ise onlar için büyük bir azap vardır.3
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Allah'a ve Elçisi'ne 43 karşı savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymaya çalışanların büyük kısmının öldürülmeleri veya asılmaları veya döneklikleri yüzünden büyük kısmının ellerinin ve ayaklarının kesilmesi 44 yahut yeryüzünden [tamamiyle] sürülmeleri, yalnızca bir karşılıktan ibarettir: İşte bu, onların bu dünyada uğradıkları zillettir. 45 Öteki dünyada ise [daha] korkunç bir azap bekler onları,
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Allah’a ve Allah’ın mesajını tebliğ eden elçisine karşı savaş açanların ve ülkede terör ve anarşi yoluyla fesat çıkaranların cezası; öldürülmek veya bütün haklarından mahrum etmek ve yerlerinden sürgün edilmektir. Bu, onların sadece dünyadaki zilletidir. Ahirette ise onları daha büyük bir azap beklemektedir. 7/85, 47/22
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Allah’a ve Rasulü’ne karşı savaş açanların[918] ve yeryüzünde bozgunculuğu yaymaya çalışanların öldürülmeleri ya da asılmaları veya muhalefetlerinden dolayı ellerinin ve ayaklarının kesilmesi, yahut bulundukları yerden sürülmeleri, sadece (âdil) bir karşılıktan ibarettir.[919] Bu, onların dünyada uğradıkları zillettir; âhirette ise onların hakkı korkunç bir azaba duçar olmaktır;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah Teâlâ ile ve peygamberleriyle savaşta bulunanların ve yerde fesada çalışanların cezaları ancak öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazca kesilmeleri veya o yerden sürülmeleridir. Bu onlar için dünyada bir zillettir, ve onlar için ahirette pek büyük bir azap vardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
33, 34. Allah ve Resulüne savaş açanların, (yol keserek terör eylemi yaparak) yeryüzünü ifsad etmek için koşuşanların cezası; öldürülmeleri veya asılmaları yahut sağ elleri ile sol ayaklarının kesilmesi yahut da bulundukları yerden sürülmelerinden başka bir şey olmaz. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Âhirette ise onlara başkaca müthiş bir ceza vardır. Ancak kendilerini ele geçirmenizden önce tövbe edenler, bu hükmün dışındadır. Biliniz ki Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur). [7, 124; 20, 71; 26, 49]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Allah ve elçisiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmağa çalışanların cezası: (ya) öldürülmeleri, ya asılmaları, ya ellerinin, ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada çekecekleri rezilliktir. Âhirette ise onlara büyük bir azab vardır.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Allah’a ve elçisine karşı savaşan ve ortalığı birbirine katmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, dünyada uğrayacakları rezilliktir. Ahirette ise onları büyük bir azap beklemektedir.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Allah ve Peygamberleriyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa gayret edenlerin cezası; öldürülmek, asılmak, çaprazlama el ve ayaklarının kesilmesi ya da yerlerinden sürgün edilmektir. Bu, onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette daha büyükbir azap vardır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Allah ve Resulüne savaş açan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya uğraşanların cezası, öldürülmek veya asılmak, yahut el ve ayaklarının çaprazlamasına kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmektir.(11) Dünyada onların cezası böyle bir rezilliktir; âhirette ise onlar için büyük bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Allah ve resulüyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası şudur: Öldürülürler yahut asılırlar yahut elleriyle ayakları çaprazlamasına kesilir yahut bulundukları yerden sürülürler. Bu onlar için dünyada bir rezilliktir. Âhirette de onlara büyük bir azap vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ cezāsı anlaruñ kim çalışurlar Tañrı-y-ıla daħı yalavacı-y-ıla daħı islerler yirde azġunlıķ kim depeleneler yā aślınalar yā kesiline elleri daħı ayaķları śaġ el śol ayaķ yā yol eylenileler yirden şol anlaruñdur ħorlıķ [56a] dünyede daħı anlaruñdur aħiretde 'aźāb ulu.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Taḥḳīḳ cezāları ol kişilerüñ kim buyruġından çıḳarlar Tañrı Ta‘ālānuñ vepeyġamberinüñ daḫı ve yürürler yir yüzinde fesād eyleyüp öldürmekdürcezāları, yā boġazlarından aṣmaḳdur, yā kesmekdür ellerini ve ayaḳlarını muḫālif ṣaġ el bile ṣol ayaḳ, yā yirden sürmekdür. ol anuñ gibi olmaḳ rüs‐vāylıḳdur dünyāda. Anlara ve anlar‐ıçun vardur āḫiretde ulu ‘aẕāb.