Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 673, sondan 5564. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 4. ayetidir. Mâide Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 31, harf sayısı 137 ve toplam ebced değeri ise 6774 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يسـلونك ماذا احل لهم قل احل لكم الطيبات وما علمتم من الجوارح مكلبين تعلمونهن مما علمكم الله فكلوا مما امسكن عليكم واذكروا اسم الله عليه واتقوا الله ان الله سريع الحساب
(Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah’ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helâl kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah’ın adını anın (besmele çekin). Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
Önceki âyette müslümanlara birtakım hayvanların, özellikle yırtıcı olanlarının parçaladığı hayvanların etlerini yemenin haram olduğu bildirilince bazı müslümanlar av için yetiştirilmiş olan köpek ve kuşun da yırtıcılar kapsamına girip girmediğini ve bunların öldürdüğü veya parçaladığı av hayvanlarının etlerinin yenilip yenilmeyeceğini Hz. Peygamber’e sormuşlar, bunun üzerine bu âyet inmiştir (İbn Kesîr, III, 29; Şevkânî, II, 20).
“İyi ve temiz olanlar” diye tercüme edilen tayyibât sözlükte “lezzetli, temiz ve iyi şey” anlamına gelen tayyibe kelimesinin çoğuludur. İslâm’a göre eşyada aslolan mubah olmaktır. Bu genel kural, haram olduğuna dair hakkında delil bulunmayan her şey için geçerlidir. Çünkü yüce Allah yeryüzünde var olan her şeyi insanlar için yaratmıştır (bk. Bakara 2:29). Bu sebeple Kur’an-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in sünneti, bölgeyi de göz önüne alarak haramları belirlemiş, bunların dışında kalanların helâl olduğunu bildirmiştir. Bunlar arasında yer almadığı halde pis ve zararlı şeylerin helâl sayılmaması için de helâl olma hükmünü tayyib (iyi ve temiz) olma vasfına bağlamıştır. Nitekim A‘râf sûresinin 157. âyetinde Hz. Peygamber’in, ümmetine temiz şeyleri helâl kıldığı, pis şeyleri ise haram kıldığı bildirilerek helâl olma hükmü temiz ve iyi şeylere tahsis edilmiştir. Ayrıca temiz ve iyi şeylerin (tayyibât) haram kılınmadığı da vurgulanmıştır (A‘râf 7:32). Herhangi bir şeyin temiz ve iyi olup olmadığının ölçüsü ise naslarda haram veya helâl kılındığı bildirilen nesnelerin genel nitelikleriyle zevkiselimdir.
“Yırtıcı hayvanlar” diye tercüme edilen cevârih kelimesi cârihanın çoğuludur. Kelime bütün yırtıcı ve parçalayıcı hayvanları ifade etmekle birlikte burada av için eğitilmiş olan köpek, doğan ve benzeri yırtıcı hayvanlar kastedilmektedir. Bu hayvanlar eğitildikleri takdirde yakaladıkları avı fazla hırpalamadıkları için bunlarla avlanmak meşrûdur. Eğitilmemiş hayvanlar avı hırpalayıp parçaladıklarından bunlarla avlanmak meşrû değildir. Bu maksatla eğitilmiş olan hayvanların beslenmesi ve alınıp satılması helâl olduğu gibi bunların yakaladıkları avların etleri de helâldir. Ancak bu avcı hayvanlar yakaladıkları avı kendileri için değil, sahipleri için yakalamış olmalıdırlar. Yakaladıktan sonra parçaladıkları ve etini yedikleri hayvanı kendileri için yakalamış olacaklarından böyle bir avın eti helâl değildir (Buhârî, “Zebâih”, 2, 7; Müslim, “Sayd”, 4).
“Üzerine Allah’ın adını da anın” meâlindeki cümle, avcı hayvan av üzerine salıverilirken besmele çekilmesi yani “bismillâh” denilmesi gerektiğini ifade eder. Besmele ile salıverilen eğitilmiş hayvanın yaralayarak öldürdüğü av helâldir. Besmele çekilmeden salıverilen hayvanın yakalayıp öldürdüğü av Hanefî mezhebine göre helâl değildir. Şâfiîler’e göre besmele kasten terkedilse de eti yenir. Eğitilmiş köpeğin yaralaması kesme yerine geçtiği için avladığı hayvanın canlı iken kesilmesi şart değildir. Ancak avı yakalamaya başka köpek katılır da avı hangisinin öldürdüğü belli olmazsa o avın eti yenmez (Buhârî, “Zebâih”, 1). Avcı hayvan, avı yaralamadan boğarak veya çarparak öldürürse bu av, boğulmuş veya darbe ile öldürülmüş hayvan hükmünde olduğu için yenmez (bilgi için bk. Buhârî, “Zebâih”, 1-11; Menderes Gürkan, “Av”, İFAV Ans., I, 183-188).
3 ve 4. âyetlerde etleri helâl veya haram olan hayvanlar belirtildikten sonra 4. âyetin sonunda bu konuda Allah’ın emir ve yasaklarına saygılı davranılması istenmekte ve aykırı davrananların hesaba çekilecekleri vurgulanmaktadır.
Mehmet Okuyan
Kendileri için nelerin helal kılındığını sana soruyorlar. De ki: “Bütün temiz şeyler ve Allah’ın size öğrettiğinden kendilerine öğretip eğitilmiş (hâle getirdiğiniz) av hayvanlarının ele geçirdiği şeylerden (oluşan avlar da) size helal kılınmıştır. (Onların) sizin için tutup yakaladıklarından yiyin ve üzer(ler)ine Allah’ın adını hatırlayın! Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah hesabı hızlı olandır.”
Bu cümle A‘râf 7:157 ile birlikte okunmalıdır
Bu buyruk En‘âm 6:118-121 ile birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Kendileri için nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar; de ki: Bütün iyi temiz şeyler size helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı haline getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yiyiniz ve üzerine Allah'ın adını anınız/besmele çekiniz. Allah'tan sakınınız. Allah'ın hesabı pek çabuktur.
Sana, kendilerine neyin helal olduğunu soruyorlar. De ki: “Temiz ve iyi olanlar, size helal kılındı. Ve Allah'ın size verdiği bilgi ile eğittiğiniz eğitimli av hayvanlarının yakaladıklarını yiyin.” Ve Allah'ın adını onun¹ üzerine anın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah, hesabı çok çabuk görendir.
1- Eğitimli av hayvanının yakaladığı şeyi keserken veya yerken.
Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Sana, kendilerine neyin helâl kılındığını sorarlar. De ki: "Bütün temiz ve iyi şeyler size helâl kılındı." Allah'ın size öğrettiği gibi talim ve terbiye edip yetiştirdiğiniz (şahin kuşları ve tazı gibi) avcı hayvanlarının yakalayıverdiklerinden de -üzerine Allah'ın adını anarak- yiyin. Allah'tan korkup (haddi aşmaktan) sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
Kendilerine neler helal edilmiştir diye sana sorarlar. De ki: Size temiz şeyler ve Allah'ın, size öğrettiği bilgiyle öğretip yetiştirdiğiniz avcı hayvanların tuttukları avlar helal edilmiştir. Sizin için tuttuklarını yiyin ve avlanır, avı tutup keserken Allah adını anın ve Allah'tan sakının, şüphe yok ki Allah, pek tez hesap görür.
Kendilerine neyin helal kılındığını sana sorarlar. De ki: Size temiz ve iyi nimetler helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiği bilgiden faydalanarak eğittiğiniz av hayvanlarına gelince, onların sizin için yakaladığı herşeyi yiyin, ama üzerine Allah'ın adını anın. Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Şüphesiz ki, Allah hesabı pek çabuk görendir.
Kendilerine nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar.
“Bütün iyi, temiz ve sağlıklı şeyler, kestiğiniz hayvanların etleri size helâl kılındı. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yeyin ve avın üzerine Allah'ın adını anın, besmele çekin. Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Allah çok çabuk hesaba çeker." de.
Sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz şeyler helal kılındı. Allah'ın size öğrettiği şekilde yetiştirdiğiniz av hayvanlarının yakalayıp sizin için alıkoyduklarından yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın. Allah'a karşı gelmekten de sakının. Şüphesiz Allah hesabı hızlı görendir."
(Ey Rasûlüm), kendilerine hangi şeylerin helâl kılındığını sana soruyorlar. De ki: “- Bütün pâk nimetler size helâl kılınmıştır. Alıştırarak ve Allah'ın size öğrettiği av edeblerinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların size tutuverdiklerinden de yeyin ve üzerine Allah'ın adını anın (BİSMİLLÂH deyin). Allah'dan korkun, çünkü Allah'ın hesaba çekişi çok çabuktur.”
Sana neyin kendileri için helal kılındığını soruyorlar. De ki: Hoş olan her şey ve Allah’ın size öğrettiğinden öğreterek alıştırdığınız avcı hayvanların avı size helal kılındı. Artık o hayvanların tuttuklarından yiyin. Üstünde Allah’ın ismini anın. Allah’tan sakının ve bilin ki Allah’ın hesabı çok seridir.
Onlar «Ne helaldir?» diye sorarlar, diyesin ki: «Size arı şeyler helaldir, yırtıcı olan Allahın öğrettiği yolda yetiştirilip, öğretilen hayvanların avladığı şeyler dahi helaldir, yeyiniz bunların tuttuklarından, o şeyde Allahın adını anın, Allahtan sakınınız, Allah çabuk hesaplıdır»
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar, de ki: Size temiz olanlar helal kılındı; Allah'ın size öğrettiği üzere alıştırıp yetiştirerek öğrettiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın. Allah'tan sakının, doğrusu Allah hesabı çabuk görür.
Kendileri için nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar; de ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yeyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'tan korkun. Allah'ın hesabı pek çabuktur.
Kendilerine neyin helal olduğunu sana soruyorlar. De ki, "Size temiz yiyecekler helal edilmiştir. ALLAH'ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz köpek ve şahin gibi avcı hayvanların sizin için yakaladıklarını da yiyin ve üzerlerinde ALLAH'ın ismini anın." ALLAH'ı dinleyin. ALLAH hesabı çabuk görür.
Yemeye ve içmeye başlamadan önce Tanrı'nın ismini anmalıyız. Bu anma işlemi, sözlü veya zihinsel olarak herhangi bir dille gerçekleştirilebilir. Genellikle "Bismillah" diye yaygınlaşan bu anma işleminin illa hayvan kesilirken uygulanması koşulu yoktur. Nitekim bir sonraki beşinci ayette Kitap halkının yiyecekleri helal kılınmıştır. Onların hayvan boğazlarken, müslümanlar gibi Tanrı adını anmaları sözkonusu değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size iyi ve temiz şeyler helal kılındı." Allah'ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin), Allah'tan korkun. Muhakkak Allah, hesabı çabuk görendir.
Sana soruyorlar: Kendileri için halâl kılınan ne? De ki sizin için bütün pâk ni'metler halâl kılındı, alıştırarak ve Allahın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların da size tutuverdiklerinden yeyin ve üzerine «besmele» çekin ve Allahdan korkun, çünkü Allahın muhasebesi çok sür'atlidir
Kendilerine hangi şey'in halâl edildiğini sana sorarlar. De ki: «Bütün iyi ve temiz (nimetler) size halâl edilmişdir». Allahın size öğretdiğinden öğretib (terbiye ederek) yetiştirdiğiniz avcı hayvanların size tutuverdiklerinden de yeyin ve üzerine besmele çekin. Allahdan korkun. Çünkü Allah, hesabı pek çabuk görendir.
(Ey Habîbim!) Sana kendileri için nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “Size temiz şeyler helâl kılındı; yetiştiriciler olarak Allah'ın size öğrettiğinden onlara öğreterek terbiye ettiğiniz avcı hayvanlar(ın avladıkları) da (size helâl kılındı). Öyleyse onların size tuttuklarından yiyin ve (ava gönderirken) üzerine Allah'ın ismini zikredin! Hem Allah'dan sakının!” Muhakkak ki Allah, hesâbı pek çabuk görendir.
Sana, onlar için neyin helal olduğunu soruyorlar. Deki “Temiz olan her şey ve Allah’ın size öğrettiği şekilde, avlanmasını öğrettiğiniz av köpeklerinin, Allah’ın ismini anarak salıp da, sizin için tuttuğu avları yiyebilirsiniz. Allah’dan korunun (haramları yemeyin), Allah hesabı çok çabuk görendir.
Senden, kendilerine ne helâl kılındığını soruyorlar. Onlara de ki pâk olanlar [⁵] bir de yırtıcı hayvanlardan olup [⁶] Allah/ın size öğrettiği usûl ile tâlim ve terbiye ettiğiniz muallem kıldığınız hayvanların avı size helâl kılınmıştır [⁷]. Onların tuttuklarını [⁸] yiyin, yiyeceğiniz zaman [⁹] Allah/ın adını anın. Allah/tan sakının. Allah hesabı çabuk görür.
İsmail Hakkı İzmirli Mâide Suresi 4. Ayet Açıklaması
[5] Tab olmadığı şey, ekli leziz olan şey veya Allah'ın adı ile boğazlananlar.[6] Kuştan, köpekten, canavardan av tutan hayvanlar.[7] Yahut onların tuttukları av helâl kılınmıştır.[8] Tutup sahibi için sakladıkları avı.[9] Veya hayvanı saldırdığınız zaman.
Kadri Çelik
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Size temiz olanlar helal kılındı. Allah'ın size öğrettiği üzere alıştırıp yetiştirerek öğrettiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın. Allah'tan sakının, doğrusu Allah hesabı çabuk görendir.”
Ey Peygamber! Müminler sana, kendilerine neyin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “Faydalı, temiz ve güzel olan her şey size helâl kılınmıştır.”Allah’ın size bahşettiğibilgi ve yetenek sayesinde eğitip yetiştirdiğiniz av köpeği, tazı, atmaca ve benzeri av hayvanlarının sizin için yakaladığı helâl cinsten hayvanların etinden de yiyebilirsiniz. Yeter ki, onları avın üzerine salarken “Bismillah!” diyerek Allah’ın adını anın. Ava başlarken çektiğiniz besmele de bunun için yeterlidir. Gönderdiğiniz hayvan, avı öldürmüş bile olsa, bu av leş sayılmaz, helâldir. Av henüz canlıysa, onu besmele çekerek boğazlamalısınız. Bütün bunları yaparken, Allah’tan gelen emirleri uygulamakta son derece dikkatli davranın ve O’na karşı gelmekten titizlikle sakının! Unutmayın ki Allah, yeri ve zamanı geldiğindehesabı çabuk görendir.
(Ey Muhammed!) Sana kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. Onlara: “Size temiz olan yiyecekler helal kılındı.1 Allah’ın size öğrettiğinden bir kısmını öğreterek eğittiğiniz av hayvanlarının, sizin için avladıkları hayvanları yiyin ve onların üzerine de Allah’ın adını anın.2 Allah’a karşı hata etmekten sakının, çünkü Allah hesabı pek çabuk görendir.” de.
1 Tayyib: Lügatte hazzedilen, temiz ve hoş şey demektir. Haramlık şüphesi bulunmayan yenmesine izin verilen helâllere de buna teşbihen Tayyib denilir. Taberî gibi bazı müfessirler burada tayyibatı helaller diye tefsir etmişlerse de, “helaller helâl kılındı” demek uygun bir ifade olmayacağından müfessirlerin ve müctehitlerin çoğunluğu bunun “lezzet ve iştiha hissedilen temiz ve hoş şeyler” manasına geldiğini söylemişlerdir. O zaman bu bölümün manası; “hoşa giden ve iştiha hissedilen her temiz şey size helâl kılındı” demektir. Fakat bundan herkes her hoşuna giden şeyin helâl olduğunu da zannetmemelidir. Tayyibat ancak yaratılıştan temiz, Allah ve Rasulü tarafından yenilmeleri yasaklanmayan, erbabının tiksinmeyip hoşlandıkları şeylerdir. Yoksa badiye halkı ve zaruret içinde yaşayanlar her çeşit hayvanatı yiyebilirler. Gerçi aslolan ibahadır. Yani bir şeyin yenilip içilmesi şer’an yasaklanmamışsa o şey helaldir. Eğer bir şeyin helâl ve haramlığını tayinde delil bulunamazsa o şeyin tayyib olup olmadığına bakılır ve pis olan şeyleri ayıramayan kimselerin zevkine itibar olunmaz. Şüphesiz tayyibata behime-i en'amdan (deve, sığır, koyun ve keçi) başka kuşların ve hatta bütün bitkilerin dahi hoşları dâhildir. Ve sonra helâl olan her hayvanın parçaları da helâl olmaz. Bunların içerisinde habis olanları helal değildir.2 Yani avlanmak için yetiştirdiğiniz hayvanları, avlanacak hayvanlara gönderirken “Besmele” çekin.
Muhammed Esed
Kendilerine neyin helal kılındığını sana soracaklar. De ki: “Hayatın bütün güzel şeyleri size helaldir.” 12 Allah'ın size öğrettiği bilgiden bir kısmını öğreterek eğittiğiniz av hayvanlarına 13 gelince, onların sizin için yakaladığı her şeyi yiyin, ama üstünde Allah'ın adını anın ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde o-lun: şüphe yok ki Allah hesap görmede hızlıdır.
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Temiz ve güzel olanlar size helal kılınmıştır.1 Allah’ın size öğrettiği bilgi sayesinde eğitip yetiştirdiğiniz avcı hayvanların, sizin için yakalayıp size getirdiği hayvanları üzerine Allah’ın adını anarak yiyin.2 Allah’a karşı sorumlu olun, doğrusu Allah hesabı çok hızlı görendir.” 1 2/168-172, 16/72, 2 22/28-36
Kendileri için neyin helâl kılındığını sana soruyorlar. De ki: “Temiz ve güzel olan her şey size helâl kılındı.”[896] Allah’ın size öğrettiği bilgi sayesinde eğittiğiniz avcı hayvanlara gelince: onların sizin için avladığı her şeyi yiyin, ama üzerlerine Allah’ın adını da anın ve Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; hiç şüphe yok ki Allah’ın hesap görüşü çok süratlidir.
[896] Tayyibât yalnızca hijyen anlamında tertemiz olanı değil, manen de pak olanı ifade eder. Bir şeyin helâl hükmünü alması için bu iki özelliği taşıması gerekir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Senden sorarlar ki, kendileri için helâl kılınmış olan şey nedir? De ki: «Sizin için temiz nîmetler helâl kılınmıştır. Ve yırtıcı hayvanlardan olup Cenâbı Hakk'ın size bildirdiğinden kendilerine öğretmiş olduğunuz muallem av hayvanlarının (avladıkları da helâldir). İmdi sizin için onların tuttuklarından yeyiniz, ve onun üzerine ism-i ilâhiyi zikrediniz ve Allah Teâlâ'dan korkunuz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ Seriu'lHisabtır.»
Kendilerine nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar. De ki: “Bütün temiz ve iyi rızıklar size helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğrenip eğittiğiniz avcı hayvanların sizin için tutup getirdiklerini yiyiniz ve üzerlerine Allah'ın adını anınız. Allah'a karşı gelmekten sakının, çünkü Allah hesabı çabuk görür. ” [6, 119; 7, 157]
Kur’ân’ın indirildiği çevrede haramlar çok olduğundan o alışkanlıkla Hz. Peygamber (a.s.)’dan âdeta bir helâller listesi istediler. Kur’ân aksini yaparak, sadece mahdut haramları sıralayıp gerisinin mübah olduğunu bildirmekle bir ınkılap yapmış oluyordu.
Süleyman Ateş
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyarlar. De ki: "Size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Allah'ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların, sizin için tuttuklarını yeyin ve üzerine Allah'ın adını anın, Allah'tan korkun. Çünkü Allah, hesabı çabuk görendir.
Sana, kendileri için neyin helâl kılındığını soruyorlar. De ki “Temiz olanlar helâl kılındı.” Eğittiğiniz ve Allah’ın verdiği bilgi ile yetiştirdiğiniz avcı hayvanların, sizin için tuttuklarını “Bismillah (Allah'ın adıyla)” diyerek yiyin. Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun çünkü Allah, hesabı çabuk görür.
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki:-Temiz olanlar size helal kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiği şekilde yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarının üzerine Allah'ın adını anarak yiyin. Allah'tan korkun, doğrusu Allah hesabı çabucak görüverir.
Senden, kendilerine neyin helâl edildiğini soruyorlar. De ki: İyi ve temiz olan şeyler size helâldir. Allah'ın size nasip ettiği bilgi ile eğittiğiniz av hayvanlarının size tutup getirdiklerini de, üzerlerine Allah'ın adını anarak yiyin. Allah'tan sakının; çünkü Allah pek çabuk hesap görücüdür.
Sana soruyorlar, onlar için helal kılınan ne? Şöyle söyle: "Sizin için bütün temiz nimetler helal kılınmıştır. Eğittiğiniz avcı kuşların tuttukları ile eğittiğiniz av köpeklerinin tuttukları da size helal kılındı. Siz bu hayvanlara, Allah'ın size öğrettiklerinden öğretiyorsunuz. O halde onların sizin için tuttuklarından da yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın. Allah'tan sakının! Allah gerçekten hesabı çok çabuk görür."
śorarlar saña, ne nesene ḥelāl olındı size anlar eyit “ḥelāl ol indi size arular daħı ne kim ögretüñüz avcı cānaverlerden it ögrediciler-iken ögredürsiz anlara, andan kim ögretti size Tañrı. pes yiñ andan kim śaķladılar śaķladılar sizüñ içün daħı anuñ Tañrı adını anuñ üzere daħı śaķınuñ Tañrı’darı bayıķ Tañrı tįz ḥisābludur.