Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 750, sondan 5487. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 81. ayetidir. Mâide Suresi 81. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 70 ve toplam ebced değeri ise 3741 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولو كانوا يؤمنون بالله والنبي وما انزل اليه ما اتخذوهم اولياء ولكن كثيرا منهم فاسقون
Eğer Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilene (Kur’an’a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
“Eğer onlar Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilene iman ediyor olsalardı o inkârcıları dost edinmezlerdi” cümlesinde geçen “peygamber” kelimesi, burada kendilerinden söz edilenlerin kim olduklarına göre yorumlanmıştır. Âyette eski dönemlerdeki yahudilerden bahsedildiğini düşünenler, bunu onların zamanındaki peygamber olarak açıklarlar. Kur’an’ın indiği dönemdeki yahudilerden söz edildiği kabul edildiğinde ise buradaki peygamber kelimesiyle kastedilenin Hz. Muhammed veya tâbi olduklarını iddia ettikleri Hz. Mûsâ olabileceği yönünde iki farklı yorum yapılmıştır.
Mehmet Okuyan
Onlar Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilene iman etmiş olsalardı onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi fakat çoğu yoldan çıkmışlardır.
(Mürşit ve müttaki rolü oynayan bazı münafıklar) Eğer Allah’a, Nebisine ve O’na indirilen (Kur’an-ı Kerim’e, öyle göstermelik değil gerçekten) inanmış olsalardı, asla onları (Siyonist Yahudileri ve Hristiyan emperyalistleri) evliya (himayelerine sığınılan güç merkezi ve rehber) edinmezlerdi. (Zalim güçlerin hizmetine girip siyasi ganimet devşirmeleri, bunların özde değil sözde iman eden, kalbi marazlı kimseler olduğunun alâmetidir). Velâkin, zaten onların çoğu fasık kimselerdir.
Eğer onlar, Allah'a ve kendilerine gönderilen peygambere ve O'na indirilen herşeye gerçekten inansalardı, bu Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri dost edinmezlerdi. Ama onların çoğu ilahi yol ve sınırları aşmış olanlardır.
Keşke onlar Allah'a, peygambere ve ona indirilene, Kur'ân'a iman etmiş olsalardı, ötekileri candan dost, müttefik, veli edinmezler, onları kamu görevlerini icraya yetkili kılmazlardı. Fakat onlardan çoğudoğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsıktır, âsidir, bozguncudur.
Eğer onlar, Allah’a ve peygamberine (Musa’ya) ve ona inen vahiylere dahi inanmış olsalardı, o kâfirleri dost edinmeyeceklerdi. Fakat onların çoğu fasıktırlar. (Dinlerinden çıkmışlardır.)
Eğer onlar, Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilen Kur'ân'a inanmış olsalardı, kâfirleri dost tutmazlardı. Fakat onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
Hem Allah'a, peygambere ve ona indirilen (Kur'ân)a îmân ediyor olsalardı, onları(o kâfirleri) dostlar edinmezlerdi; fakat onlardan birçoğu (dinden çıkmış) fâsık kimselerdir.
Onlar (kitap ehli) Allah’a, peygambere ve peygambere indirilen kitaba inansalardı, Allah’ın dinini inkâr edenlerle işbirliği (velilik) içinde olmazlardı. Ancak onlardan pek çoğu doğru yoldan çıkmış kimselerdir.
Eğer onlar Allah’a, Elçisine ve ona indirilen ayetlere iman etmiş olsalardı, kâfirleri dost edinmezlerdi; ne var ki, onların çoğu hak yoldan sapmış fâsıklardır!Bununla beraber, hepsinin size karşı düşmanlığı eşit derecede değildir:
Eğer o (kendilerine kitap verilenler,) Allah’a, Peygambere ve ona indirilen (Kur’ân’a) inanmış olsalardı, o (kâfirleri) dost edinmezlerdi. Fakat onların birçoğu, yoldan çıkmış kimselerdir.
Çünkü, eğer onlar Allah'a, kendilerine gönderilen Peygamber'e 95 ve o'na indirilen her şeye [gerçekten] inansalardı, bu [hakikat inkarcı]larını dost edinmezlerdi: Ama onların çoğu sapkındır.
Eğer onlar Allah’a, Nebi’ye ve sana indirilen Kuran’a iman etmiş olsalardı, onları dost ve sırdaş edinmezlerdi. Fakat onların çoğu yoldan çıkmış fasıklardır. 4/144
Eğer onlar Allah Teâlâ'ya ve peygamberlere ve O'na indirilmiş olana imân etmiş olsalar idi, o kâfirleri dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan birçokları fâsık kimselerdir.