Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4815, sondan 1422. ayet; 53. sure ve Necm Suresinin 31. ayetidir. Necm Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 71 ve toplam ebced değeri ise 4133 olarak hesaplanmıştır. Necm Suresinin toplam ebced değeri 106682 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولله ما في السموات وما في الارض ليجزي الذين اساؤا بما عملوا ويجزي الذين احسنوا بالحسنى
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandırması için (böyle)dir.
Önceki âyetlerde Resûlullah’tan, gerçekleri bilmek, anlamak istemeyen ve yapılan uyarılara sırt çeviren kişilere aldırış etmemesi ve onlardan yüz çevirmesi istenmiş; herkesin taşıdığı niyeti, kimin doğruya ve kimin sapkınlığa yöneldiğini Cenâb-ı Allah’ın çok iyi bildiği hatırlatılmıştı. Burada da, göklerin ve yerin egemenliği kendisine ait olan Allah tarafından imtihan amacıyla bu farklı tercihlere müsaade edildiğine imada bulunulmakta; ama bunun sonsuza kadar böyle gitmeyeceği, bir gün O’nun herkese kendi yaptığının karşılığını mutlaka tattıracağı haber verilmektedir. Âyette kötülük yapanların, bunun cezasını görecekleri belirtildiği halde iyilik yapanların yaptıklarından daha güzeliyle ödüllendirileceklerinin bildirilmesi, yüce Allah’ın haksızlık etmesinin ve hak edilenden fazla ceza vermesinin asla düşünülemeyeceğini, O’nun kötülere adaletiyle, iyilere ise ihsanıyla muamele edeceğini, bu sonunculara hak ettiklerinden fazlasını vereceğini göstermektedir (Râzî, XXIX, 6).
“Sonunda O, kötülük yapanlara işlediklerinin cezasını verecek, iyilik yapanları, ufak tefek kusurlar hariç, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanları ise daha güzeliyle ödüllendirecektir” diye çevrilen cümle, 29. âyete bağlanarak “Dünya hayatından başka arzusu olmayan kişilerden sen de yüz çevir, çünkü O, ... ödüllendirecektir” veya 30. âyetle irtibatlandırılarak, “Şüphesiz kendi yolundan sapanı en iyi bilen rabbindir; nitekim O, ... ödüllendirecektir” şeklinde de yorumlanmıştır (Râzî, XXIX, 5-6).
Mehmet Okuyan
Göklerde ve yerde bulunan her şey, yalnızca Allah’a aittir. En sonunda (Allah) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandıracak ve güzel işler yapanları da daha güzeliyle ödüllendirecektir.
1- İnsanın sahip olduğu hiçbir şey kendisine ait değildir. Her şey emanettir. İnsan, bu emanete karşı sınava tabi tutulmuştur. Emanete ihanet edenler cezalandırılacak, sahip çıkanlar ise ödüllendirileceklerdir.
Ahmet Akgül
Göklerde ve yeryüzünde olanlar Allah'ındır; öyle ki, kötülükte bulunanları, yaptıkları dolayısıyla cezalandırır, güzel davranışta bulunanları da daha güzeliyle ödüllendirip (mükâfatlandırır).
Ve Allah'ındır ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde kötülük edenleri, yaptıklarına karşılık elbette cezalandırır ve iyilik edenlereyse yaptıklarından daha da iyi mükafat verir.
Göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsi Allah'ındır. O kötülük edenleri, yaptıklarına karşılık cezalandırır ve iyilik edenlere ise, yaptıklarından daha da iyi mükafatlar verir.
Göklerdeki varlıklar ve imkânlar, yerdeki varlıklar ve imkânlar Allah'ındır, Allah'ın tasarrufundadır. Bu sebeple, kötü icraat yapan idarecileri, bilinçli olarak kötülük edenleri, işlerini kötü yapanları, amellerine karşılık O cezalandırabilir. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idarecileri, askerî erkânı, inananları da, devlet nimetiyle, daha güzeliyle, en güzelini ölçü alarak O mükâfatlandırabilir.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. (Bunları yaratması) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenlere de iyilikle karşılık vermesi içindir.
Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır; öyle ki, kötülükte bulunanları, yaptıkları dolayısıyla cezalandırır, güzel davranışta bulunanları da daha güzeliyle ödüllendirir.
Hep Allah'ındır göklerdekiler, yerdekiler... Akıbet kötülük edenleri, yaptıklarıyla cezalandıracak, güzellik edenleri de daha güzeli (cennet) ile mükâfatlandıracaktır.
Ve göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ındır. Nihayet kötülük yapanları, yaptıkları ile cezalandıracaktır. İyilik yapanları da iyilik ile mükâfatlandıracaktır.
Göklerle, yerde olan Allahındır; kötülük edenleri, yaptıklarına göre cezalandıracak, küçük suçlardan başka, büyük günahlardan, fuhuştan kaçınarak, iyilik edenlere de, iyilikle ceza verecek; evet, senin Tanrın geniş bağışlıdır, sizleri topraktan yarattığında, ananızın kârnında döl halinde iken, sizi çok iyi bilir, imdi kendinizi arı sanmayın, O çok iyi bilir sakınanları
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. (Bütün bunların varlığındaki amaç;) kötülük yapanların (aynen) yaptıklarıyla cezalandırılması, iyilik yapanlara da iyiliklerinin daha güzeliyle karşılık verilmesi içindir.
31,32. Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.
Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Bu, Allah'ın, kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, güzel davrananları da daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir.
Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükâfatlandıracaktır.
Hem bütün Göklerdeki ve Yerdeki hep Allahındır akıbet kötülük yapanları yaptıklarıyle cezalandıracak, güzellik edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandıracak
Göklerde ne var, yerde ne varsa Allahındır. (Bunların yaratılması ve nizaama getirilmesi ise Allahın) kötülük edenleri, yapdıklarına mukaabil cezalandırılması, güzel hareket edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ındır. (Bütün bunlar,) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezâlandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükâfâtlandırması içindir.
Göklerde ve yerde olanlar Allah’a ait olduğu için, kötülükler yapanların, yapmış oldukları kötülüklerin karşılığını versin. İyilik yapanların da yaptıklarının karşılığını, onları iyi ve güzel karşılayarak ahirette verecektir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah/ındır. Akıbet kötülük edenlere kendi amellerine göre mucazatta bulunacak, iyilik edenlere de yâni büyük günahlardan, hayasızlıklardan çekinenlere de güzel bir tarzda mükâfat verecek [¹],
İsmail Hakkı İzmirli Necm Suresi 31. Ayet Açıklaması
[1] Yahut mükâfat vermek için yoldan şaşanı, doğru yolda bulunanı herkesten iyi bilir.
Kadri Çelik
Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır; dolayısıyla kötülükte bulunanları, yapmakta oldukları dolayısıyla cezalandırır, güzel davranışta bulunanları da daha güzeliyle ödüllendirir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. O, her şeyi belli bir hikmet ve amaç doğrultusunda yaratmıştır. Hiç kuşkunuz olmasın ki Allah, kötülük yapanları yaptıklarından dolayı mutlaka cezalandıracak ve güzel davrananları, yaptıkları iyiliklerden çokdaha güzeliyle ödüllendirecektir.İşte bu sonsuz nîmetleri kazanacak olan müminlerin özellikleri:
Yer’dekiler de, Gökler’dekiler de Allah’ındır.
İşledikleriyle karşılık versin kötülük edenlere!
İyilikler / Güzellikler ile karşılık versin iyilik edenlere!
Göklerde ve yerde her ne varsa şüphesiz hepsi Allah’ındır. Ve Allah, kötülük yapanları yaptıkları ile cezâlandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle ödüllendirecektir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir: O, kötülük yapanlara yaptıklarının karşılığını verecek ve iyilik yapanları da katıksız iyilikle ödüllendirecektir. 23
Zira göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah kötülük işleyenleri yaptıklarının tam karşılığı ile cezalandıracak, iyi ve güzel iş yapanları ise yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirecektir. 6/160, 40/40
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir: en sonunda O, kötülük yapanları yaptıklarıyla cezalandıracak, iyilik yapanları ise çok daha güzeliyle ödüllendirecektir.
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Fenalıkta bulunanları yaptıkları ile cezalandıracaktır ve güzellikte bulunmuş olanları da daha güzeli ile mükâfaatlandıracaktır.
Göklerde ne var, yerde ne varsa hep Allah'ındır. Böyle olduğu için, sapanı ve doğru yolda olanı pek iyi bildiği, yaptıklarını kaydettiği içindir ki, kötülük işleyenleri, yaptıklarının karşılığı ile cezalandırarak, iyi hareket edenlere de en güzel mükâfatı verecektir. [53, 32; 4, 31]
Göklerde ve yerde bulunan herşey Allah'ındır. (Bunları yaratmıştır) Ki kötülük edenleri, yaptıklarıyle cezalandırsın, güzel davrananları da güzellikle mükafatlandırsın.
Göklerde ve yerdeki her şey Allah’ındır. Düzenini, kötülük edenleri yaptıklarına göre cezalandırmak ve güzel işler yapanları da daha güzeli ile karşılamak için kurmuştur
[*] "Sizi zorlu bir imtihandan geçirmek ve hanginizin daha iyi davranacağını belirlemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan Allah'tır. O sırada arşı (yönetim merkezi) suyun üstündeydi." (Hud 11:7)"
Şaban Piriş
Göklerde olan da yerde olan da Allah'ındır. Kötülük işleyenleri yaptıkları sebebiyle cezalandıracak, iyilik edenleri de en iyisi ile ödüllendirecektir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. O, kötülük işleyenleri yaptıkları yüzünden cezalandıracak, iyilik yapanları ise daha da güzeliyle ödüllendirecektir.
Göklerde ne var yerde ne varsa Allah'ındır. Bu, Allah'ın; yaptıklarıyla kötülük sergileyenleri cezalandırması, güzel davranıp güzel düşünenleri de güzellikle ödüllendirmesi içindir.
daħı Tañrı’nuñdur ol kim göklerdedür daħı ol kim yirdedür. tā cezā vire anlara kim yavuz işlediler anuñ-ile kim işlediler daħı cezā vire anlara kim eylük eylediler uçmaķ.