Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4891, sondan 1346. ayet; 54. sure ve Kamer Suresinin 45. ayetidir. Kamer Suresi 45. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 21 ve toplam ebced değeri ise 611 olarak hesaplanmıştır. Kamer Suresinin toplam ebced değeri 118436 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Vahiy ile bildirilenleri inkâr etme tavrını inatla sürdüren toplumlardan örnekler verildikten sonra bu âyetlerde, inkârcılıkta öncekilere benzeyen Kur’an muhataplarına çarpıcı sorular yöneltilmektedir: Siz onlardan daha mı iyisiniz? Sizin sorumluluktan istisna edildiğinize dair ilâhî kitaplarda özel bir hüküm veya elinizde bir belge mi var? Ya da çok güçlü ve dayanışma içinde olduğunuzu, dolayısıyla asla yenilmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz? Ardından verilen ilâhî cevap da şunu ortaya koymaktadır: İman esasına değil dünyevî çıkar anlayışına dayalı olan bu birlik ve güç çok sürmeyecektir; onların asıl cezaları âhirette karşılarına çıkacaktır ve oradaki ceza buradakine göre çok daha şiddetlidir. 45. âyet daha çok müslümanların Bedir Savaşı’nda kazandıkları zaferle izah edilmiş olmakla beraber (Taberî, XXVII, 108-109), 43-44. âyetlerdeki hitap Hz. Muhammed’in peygamberliğini izleyen bütün dönemlerde yaşayanlara yani Kur’an’ın her devirdeki muhataplarına yöneliktir. Dolayısıyla aynı sonuç, yani inkârcılık temeline dayalı güçlerin, birliklerin bozulmaya mahkûm olduğu ve ayrıca bu tür dayanışma grubu mensuplarını âhirette daha ağır bir cezanın beklediği gerçeği bütün dönemler için geçerlidir. Elmalılı’nın belirttiği gibi, 44. âyetteki ifadede, zaman ilerledikçe toplumsal örgütlenme imkânlarının ve medeniyet vasıtalarının artacağına, dolayısıyla bu tür şımarık kesimlerin bu imkânlara daha fazla güvenip böbürleneceklerine işaret bulunduğu söylenebilirse de (VII, 4653), bu durum, doğru inanç ve erdemli yaşayışın, bütün bâtıl inançları, ahlâk bozukluklarını, haksız ve zalim uygulamaları mutlaka yeneceği gerçeğini değiştirmez; sûrenin ana tezi de budur.
Mehmet Okuyan
O topluluk, ileride bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.
Bu âyetin gelmesinden kısa bir zaman sonra Bedir Savaşında müşrikler bozguna uğratılarak arkalarını dönüp kaçtılar. Bu da Kur’an’ın açık bir mucizesidir.
Hayır! Şimdi küstahça böbürlenen bu topluluk, Allah yolunda çarpışan mücahitlerin karşısında müthiş bir bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.
1 Bu âyet Bedir gününden önce Mekke’de indirilmiştir. Ebû Hüreyre (r.a)’den, o da Ömer b. Hattab (r.a)’den: “Bir gün Peygamberimize: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Hangi topluluk bozulacak.’ dedim. Sonunda Bedir günü oldu ve Kureyş’in ordusu bozuldu. Peygamberimize baktım arkalarından kılıcını çekmiş ve bu âyeti okuyordu.” (Taberî - İbnu Kesir)
Muhammed Esed
[Ama hakikati inkar edenlerin] ordusu bozguna uğrayacak, arkalarını dönecek [ve kaçacak]lar! 26
Mustafa İslamoğlu Kamer Suresi 45. Ayet Açıklaması
[4827] Allah Rasûlü’nü teselli için olağandışı bir biçimde geleceğin önceden haber verilmesi. Tarih bu gaybî haberin aynen gerçekleştiğine şahit olmuştur.
Ömer Nasuhi Bilmen
O cemiyet muhakkak ki, yakında bozulacak ve arkalarını çevireceklerdir.
Bu âyet hicretten 5 yıl önce Kureyş’in ve diğer İslâm düşmanlarının hezimete uğrayacaklarını mûcizevî olarak bildiriyor. O dönemde Müslümanlar o kadar güçsüz idiler ki bir kısmı Habeşistan’a hicret etmişlerdi. Mekke’de kalanlar ise Şi’b-i Ebî Talib’de kuşatma altında idiler. Üç yıl sürecek olan bu kuşatma sırasında açlıktan nerdeyse kırılacaklardı.
Süleyman Ateş
O topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır.