Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4900, sondan 1337. ayet; 54. sure ve Kamer Suresinin 54. ayetidir. Kamer Suresi 54. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 1487 olarak hesaplanmıştır. Kamer Suresinin toplam ebced değeri 118436 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
İlk âyetteki neher kelimesine “bol ışık” mânası da verilmiştir (Zemahşerî, IV, 49). Buna göre âyetin meâli şöyle olur: “Takvâ sahipleri cennetlerde nur içinde olacaklardır.” 55. âyetin “doğruluğun hâkim olduğu bir ortamda” diye çevrilen kısmı “hoşnut olunacak, güzel bir yerde, dost meclisinde; boş sözler konuşulmayan, günah işlenmeyen, hak ve hakikat meclisinde” mânalarıyla da açıklanmıştır (Taberî, XXVII, 113; Zemahşerî, IV, 49; İbn Atıyye, 222). Aynı âyetin “gücüne sınır olmayan bir hükümdar” diye çevrilen kısmında geçen “melîk” ve “muktedir” kelimelerinin nekre (belirsiz) olmasında, insan havsalasının Allah Teâlâ’nın hükümranlık ve gücünün mahiyetini kavrayamayacağına işaret bulunduğu yorumu yapılmıştır (Zemahşerî, IV, 49; Elmalılı, VII, 4656).
Mehmet Okuyan
54,55. [Muttakî]ler (duyarlı olanlar) ise güçlü hükümdarın (Allah’ın) huzurunda ‘doğruluk makamındaki’ bahçelerde ve ırmak(ların kenarların)da olacaklardır.
Bir benzeri de Yûnus 10:2’de geçen [mak‘ad-i sıdkın] tamlaması, “büyük itibar gören yüksek bir makam”, “doğruluk, sadakat kademesi, makamı”, “ileri geçen mertebe”, “yüksek bir itibar” gibi anlamlar içermektedir.
Bayraktar Bayraklı
Takvâ sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarındadır.
Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minler Cennetlerde, aydınlık içinde ve ırmak kenarlarındadır.
54,55. Şübhesiz ki takvâ sâhibleri, Cennetlerde ve ırmaklar(ın kenarın)da, bir doğruluk ikametgâhında, Muktedir (herşeye kudreti yeten) bir Melîk'in (Allah'ın) huzûrundadırlar.
54, 55. Sakınanlar yok mu, onlar uçmaklarda, ırmaklar kenarında, doğruluk derneğinde [²], güçlü, kuvvetli olan, mülkü gayet geniş bulunan Tanrı/nın huzurunda bulunacaklar.
1 (نَهَرٌ) kelimesi (أَنْهَارٌ)’un çoğulu olarak alınırsa âyetin tercümesi “Allah’a karşı hata etmekten sakınanlar, kesinlikle cennetlerde ve nurlar içerisindedir.” şeklinde olur. (Kurtubî)
Muhammed Esed
[Bu nedenle,] Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, kendilerini bir bahçeler ve akarsular [cennetin]de bulacaklar,
Mustafa İslamoğlu Kamer Suresi 54. Ayet Açıklaması
[4830] Veya mecazen: “Hayranlık verici, akıl almaz bir ışık tayfı içinde mest olacaklar ” (Krş: Zemahşerî). Tercihimiz, Kur’an’daki cennet tasvirlerinin genel bir okumasına dayanmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Muhakkak ki muttakîler, cennetlerde ve ırmaktadırlar.