Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5095, sondan 1142. ayet; 57. sure ve Hadîd Suresinin 20. ayetidir. Hadîd Suresi 20. ayetinin kelime sayisi 39, harf sayısı 180 ve toplam ebced değeri ise 15519 olarak hesaplanmıştır. Hadîd Suresinin toplam ebced değeri 189037 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
اعلموا انما الحيوة الدنيا لعب ولهو وزينة وتفاخر بينكم وتكاثر في الاموال والاولاد كمثل غيث اعجب الكفار نباته ثم يهيج فتريه مصفرا ثم يكون حطاما وفي الاخرة عذاب شديد ومغفرة من الله ورضوان وما الحيوة الدنيا الا متاع الغرور
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.
Kur’an’ın birçok âyetinde belirtildiği üzere insanın yaratılış amacından tamamen kopuk bir dünya hayatı anlamını, özünü yitirmiş, sadece biçimde kalmıştır. Belirtilen amacı göz ardı etmeden bu hayatın icaplarına uyulması ise zaten Kur’an’ın da insandan istediğidir; dolayısıyla bu gibi âyetlerde dünya hayatının mutlak anlamda mahkûm edildiği söylenemez. Diğer taraftan buradaki tasvir sırf inananlara değil inanmayanlara da aynı yargıya ulaşabilme imkânı sağlamaktadır. Zira inanmayan bir kimse de kabul etmek zorundadır ki, buradaki eylemleri ne kadar içerikli ve belli bir amaca dönük gibi görünürse görünsün, şayet bunlarla öteki âlem arasında kurulmuş fikrî bir bağ yoksa, –son tahlilde– onlar da yağmurun yeşerttiği, önce o işle meşgul olanları bile imrendiren ama sonra yavaş yavaş câzibesini kaybeden ve nihayet bir hiç haline gelen bitkiden farksızdır (ayrıca bk. En‘âm 6:32; Ankebût 29:64; Şûrâ 42:19-20).
Âyetteki temsilde dünya hayatı yağmura benzetilmekle beraber asıl benzetilen bitkidir. Bitkinin burada belirtilen evreleriyle insanın oyun, eğlenme, mal-mülk edinme ve çoluk-çocuğa karışma çağları arasında da bir benzerlik kurulabilir. “Çiftçiler” diye çevrilen küffâr kelimesi kâfirin çoğuludur. Bu kelime sözlükte “örten, gizleyen” anlamına geldiği için hem tohumu ekip üstünü örtmesi sebebiyle çiftçiye hem de Allah’ı ve gerçekleri inkâr edip üstünü örtmesinden dolayı inkârcı kişiye “kâfir” denmiştir. Burada “çiftçi” anlamı uygun düşmekle beraber, özellikle bu kelimenin seçilmesi, inkârcıların dünya hayatına düşkünlüklerine de bir göndermenin bulunduğunu düşündürmektedir (İbn Âşûr, XXVII, 404-406).
Âhirette iyilerle kötülerin elde edecekleri farklı sonuçlara işaret eden “ve” bağlacı alternatif belirtme anlamı taşıdığı için (Taberî, XXVII, 232; Şevkânî, V, 203), bu kısım “ya çetin bir azap yahut Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu vardır” şeklinde çevrilmiştir (âhiretteki güzel sonucun iki yönlü oluşu ve Allah’ın rızâsına erişmenin önemi hakkında bk. Tevbe 9:72).
Mehmet Okuyan
Bilin ki dünya hayatı, sadece bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme, mal ve çocuk sahibi olma (yarışın)dan ibarettir. (Bu hayat), tıpkı bir yağmur gibidir; (yetiştirdiği) ürünleri çiftçilerin hoşuna gider. Sonra (o ekinler) kurur; sen onun sararmış olduğunu görürsün; sonra da (o ekinler) kuru bir kırıntı (çer çöp) olur. Ahirette (inkârcılar için) şiddetli bir azap vardır. (Müminler için ise) Allah’ın bağışlaması ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.
Bu ayette geçen [el-küffâr] kelimesi, tohumu toprakla örttükleri için “çiftçiler” anlamına gelmektedir. Zaten [kâfir] de fıtratındaki ve vicdanındaki imanı örttüğü için böyle anılmaktadır.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:24; Kehf 18:45; Zümer 39:21.
Bayraktar Bayraklı
Biliniz ki dünya hayatı gerçekte oyun, eğlence, süs, aranızda soy sopla övünme, mal ve çocukların çokluğu ile böbürlenmeden ibarettir. Onun durumu, bitirdiği bitkilerin çiftçileri hayran bıraktığı bir yağmur gibidir. Ardından o bitkiler kurur, sen onları sapsarı olmuş görürsün. Sonra bunlar çerçöpe dönüşürler. Âhirette şiddetli bir azap ile, Allah'ın bağışlaması ve rızası vardır. Dünya hayatı geçici ve yanıltıcı bir şeyden başkası değildir.[611]
[611] Dünya hayatı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 52-54.
Erhan Aktaş
Bilin ki dünya hayatı bir oyundur, bir oyalanmadır; aranızda bir ziynettir¹, bir övünmedir, mallarda ve çocuklarda çokluk yarışıdır. Onun durumu; bitirdiği bitkilerle kafirlerin² hoşuna giden yağmur gibidir. Ardından o bitkileri kurur, onları sararmış görürsün. Sonra da çer çöp olurlar. Ahirette, şiddetli bir azap da Allah'ın hoşnutluğu ve bağışlaması da vardır. Dünya hayatı ise aldatıcı bir metadan³ başka bir şey değildir.
1- Ziynet: İlgi uyandıran, dikkat çeken nesnelerle bezenerek, süslenerek gösterişli hale gelmesini sağlayan şeyler veya bedensel organlardır. Ayrıca ziynet, bunlar olabileceği gibi; iman, iyi ahlak, güzel huy, onurlu olmak vb. türünden şeyler de olabilir. 2- Çiftçilerin. Arapçada “kâfir”, örten demektir. Tohumu ektikten sonra üzerini toprakla örttükleri için çiftçiye de kâfir denmektedir. Bu nedenle Kur'an'da geçen her kâfir sözcüğüne inkâr etme anlamı vermek doğru değildir. Bu sözcük, çoğunlukla bizim de çevirimizde kullandığımız gibi, “gerçeğin üzerini örten nankör” anlamında kullanılmıştır. 3- Çıkar, zevk, eğlence, geçici sahiplik.
Ahmet Akgül
Bilin ki dünya hayatı, (aslında sadece bir) oyun ve oyalanma (süreci), ziynetlenme (zevklenme) ve aranızda övünme (vesilesi) ve daha çok mal ve çocuk sahibi olma hevesinden ibarettir. Bu ise şu yağmura benzer ki, onun (topraktan) bitirdiği yeşillikler, (önce) ekincilerin hoşuna gitmektedir. Ama bu bitkiler, sonra (meyve vermeden birden) kuruyuverecek ve sapsarı olduğu görülecek, ardından çer çöp olup gidecektir. Ahirette ise, (kulluğunu-görevlerini unutup dünyaya dalıverenleri) çetin (ve sonsuz) bir azap beklemektedir. (Dünyalıklarını Allah’ın emirlerine uygun olarak kazanıp O’nun yolunda harcayanlar için ise) Orada Allah’ın rızası ve afv edip bağışlaması vardır. Dünya hayatı, sadece aldatıcı bir meta (ve geçici bir süreçten) ibarettir.
Bilin ki dünya yaşayışı, ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir bezentidir ve aranızda bir övünmedir ve bir mal ve evlat çokluğu gayretidir ancak ve bunlardan ibarettir de; halbuki dünya yaşayışı, bir yağmura benzer, bitirdiği nebatlar, ekincileri şaşırtır, sevindirir, sonra kuruyuverir de bir de bakarsın, sapsarı olmuş, sararıp solmuş, sonra da unufak olmuş, dağılıp gitmiş; ve ahiretteyse çetin bir azap var ve Allah'tan yarlıganma ve razılık; ve dünya yaşayışı, ancak bir aldanış metaından ibarettir.
Bilin ki ey insanlar! Bu dünya hayatı ve yaşantısı, sadece bir oyundan, geçici bir eğlence ve bir süs ve aranızda bir övünme ve böbürlenme aracıdır, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu dünyanın durumu, hayat getiren yağmurun hikayesine benzer: Yağmurun yeşerttiği bitki, toprağı ekenlere sevinç verir, ama sonra kurur ve sen onun sarardığını görürsün. Sonra çörçöp olmuş, dağılıp gitmiştir. Ve ahirette ise, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler için, çetin bir azap, itaat edenler için ise, bağışlanma ve hoşnutluk vardır ve dünya hayatı, aldatıcı bir geçimlikten ve yararlanmadan ibarettir.
Biliniz ki, dünya hayatı, yalnızca bir oyun, bir eğlencenin, çoluk-çocuk sahibi olma zevkinin, aranızda itibar kazanma ve övünme vesilesinin, çok mal-servet ve evlât sahibi olma yarışının yapıldığı bir yerdir. Tıpkı, toprağı suya doyuran yağmurun bitirdiği, çiftçinin hoşuna giden ekinlere benzer. Sonra o ekinler coşar, gürleşir. Daha sonra onların sapsarı olduğunu görürsün. Sonra onlar tarlada çerçöp haline gelir. Âhirette, ebedî yurtta da dehşetli bir azap vardır. Allah tarafından bağışlanma, O'nun rızası ve rızasına ulaşma mertebesi de vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir zevkten ibarettir.
Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir oyalanma, bir süs, aranızda övünme ve malları ve çocukları artırma yarışıdır. Tıpkı bir yağmur gibi ki, onun bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurur ve sen onu sapsarı görürsün. Sonra da çer çöp oluverir. Ahirette ise şiddetli bir azap ve Allah tarafından bir bağışlama ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı aldanma meta'ından başka bir şey değildir.
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir.
Biliniz ki, (Allah'a itaate ve ahiret kazancına sarf edilmiyen) dünya hayatı; bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir öğünme, mal ve evlâdda bir çoğalıştır, (nihayet hepsi yok olur gider). Bu, bir yağmurun haline benzer ki, onun bitirdiği nebat, çifçilerin hoşuna gider. Sonra (yeşil rengi) değişir; bir de onu görürsün sararmıştır. Sonra da çörçöp olmuştur. (İşte dünya da böyledir. Kuruyub yok olan bu nebat gibi, bekası yoktur.) İşte hayatı bu şekilde olan kimse için, ahirette şiddetli bir azab; müminler için ise, Allah'dan bir mağfiret ve bir rıza vardır. (Ahireti istemiyenler için) dünya hayatı ancak bir aldanış menfaatıdır.
Biliniz ki dünya hayatı; bir oyun, süs ve eğlencedir, aranızda bir öğünme aracıdır, mal ve evlatta bir çoğalma yarışıdır, bitkisi kâfirlerin hoşuna giden bir yağmur gibidir. Sonra o bitki kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise; şiddetli bir azap, Allah’tan bağışlanma ve rıza vardır. (Evet, Ahiret yanında) dünya hayatı, aldatıcı bir zevk ve geçici bir yaşamdan başka bir şey değildir.
Biliniz ki ancak dünya dirliği, aranızda bir oyun, bir eğlence, bir süstür, bir öğünmedir; mal, oğul edinmekte yarış yapmadır, bu bir yağmur gibidir ki, bitkisi imrendirir ekincileri, sonra kurur, görürsün ki sararmış, sonra da, çerçöp olmuş, ahretteyse, katı bir azap vardır, Allahın katında bağışlama da var, hoşnutluk da var, ancak, dünya dirliği aldatıcı bir matadır
İyi bilin ki dünya hayatı, bir oyundur, bir oyalanmadır, bir süstür, kendi aranızda karşılıklı övünmedir, mal ve nesli çoğaltma yarışıdır. Tıpkı o yağmura benzer ki bitirdiği ürün, çiftçilerin hoşuna gider, ama sonra kurur, sen onu sapsarı görürsün, sonra da çerçöp haline gelir. (İşte dünya hayatı da böyledir. Kuruyup çerçöp olan nebatat gibi sonu gelecektir.) Âhirette inkârcılar için (yaptıkları yüzünden) şiddetli bir azap, mü'minler için ise Rableri tarafından bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Evet, dünya hayatı aldatıcı bir hazdan başka bir şey değildir.
Bkz. 10:24, 18:45, 38:27, 39:21Ayetin ilk cümlesi; dünya hayatını hiçe saymak ya da küçümsemek olarak asla anlaşılmamalıdır. “Dünya hayatı, yalnızca bir oyunun, eğlencenin, çoluk-çocuk sahibi olma zevkinin, aranızda itibar kazanma ve övünme vesilesinin, çok servet-makam-mevki sahibi olma yarışının yapıldığı bir yerdir. Buna göre dikkatli olun ve aklınızı işletin. Bütün bunlar Allah’la aranızı açmasın, ahiretinizi mahvetmesin” demektir. Sâd 38:27 ayetinde “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık” buyrularak dünya ve ahiret dengesini sağlama konusunda insanların daha bilinçli olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Bilin ki, dünya hayatı oyun, oyalanma, süslenme, aranızda övünme ve daha çok mal ve çocuk sahibi olmaktan ibarettir. Bu, yağmurun bitirdiği, ekicilerin de hoşuna giden bir bitkiye benzer; sonra kurur, sapsarı olduğu görülür, sonra çerçöp olur. Ahirette çetin azap da vardır. Allah'ın hoşnudluğu ve bağışlaması da vardır; dünya hayatı ise sadece aldatıcı bir geçinmedir.
Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah'ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.
Dünya ve ahiret hayatının mukayesesinin yapıldığı bu âyette, özellikle, dünyanın aldatıcı tarafları izah edilmiş, onlardan kaçınılması tavsiye edilmiştir. Çünkü dünya ve dünyadakilerin boş yere yaratılmadıkları muhtelif âyetlerde açıklanmıştır. Dünya hayatı kötü değildir. Kötü olan onu Allah’a ve Peygamber’e itaate yöneltmemek; ahireti ve insanlığı unutup, sırf dünyaya ve dünyanın fenalıklarına kapılmaktır.
Edip Yüksel
Bilesiniz ki dünya hayatı bir oyun, eğlence, süs, aranızda övünme, para ve çocuk çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, inkarcıların hoşuna giden bir bitkiyi yetiştiren bir yağmura benzer. Ne var ki daha sonra o bitki kurur, sararır ve sonunda çerçöp olur. Ahirette ise ALLAH'tan çetin bir azap, bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı, kandıran, geçici bir zevkten ibarettir.
Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah'tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.
Biliniz ki: Dünyâ hayât bir oyun, bir eğlence, bir süs ve aranızda bir tefahur ve mal-ü evladda bir çokluk yarışından ibarettir, bir yağmur temsili gibi ki otu rençberleri imrendirmiştir, sonra heyecana gelir, bir de görürsün sararmıştır, sonra da olur bir çörçöp, âhırette ise şiddetli bir azâb bir de Allahdan bir mağfiret ve rıdvan vardır. Dünya hayât bir aldanış metâından başka bir şey değildir
Bilin ki (âhiret kazancına yer vermeyen) dünyâ hayâtı ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir süsdür, aranızda bir öğünüşdür. Mallarda ve evlâdlarda bir çoğalışdır. (Bunun) misâli, bitirdiği nebat ekicilerin hoşuna giden bir yağmur gibidir. (Fakat) sonra o (nebat) kurur da sen (onu) sapsarı bir haale getirilmiş görürsün. Sonra da o, bir çörçöp olur. Âhiretde çetin azâb vardır, Allahdan mağfiret ve rızaa vardır. Dünyâ hayâtı (ndan fâidelenmek) bir aldanış fâidesinden başka (bir şey) değildir.
Bilin ki, dünya hayâtı ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir süstür, aranızda bir övünmedir, mallar ve evlâd husûsunda bir çokluk yarışından ibârettir. Bir yağmurun misâli gibidir ki, (bitirdiği) bitkisi, ekincilerin hoşuna gider; sonra kurur da onu sararmış görürsün; sonra da kuru bir çöp olur. Âhirette ise (kâfirler için) şiddetli bir azab ve (mü'minler için) Allah'dan bir mağfiret ve bir rıdvan (O'nun rızâsı) vardır. Dünya hayâtı ise, aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir!(1)
(1)“Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan (işlerinden) kazandığına mesrûr olur (sevinir) ve ne de kaybettiği şeye mahzûn olur. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da berâber gidiyor. Sen de yolcusun. Sen de gidiyorsun. Bak, ihtiyarlık şafağı, kulakların üstünde tulû‘ etmiştir (doğmuştur). Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücûdunda tavattun etmeye (yerleşmeye) niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahâzâ (bununla berâber), ebedî ömrün önündedir. O ömürde, bâkīde göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fânî ömürde sa‘y ve çalışmalarına bağlıdır. Senin o ömr-i bâkîden hiç haberin yok! Seni ölüm sekerâtı(can çekişmesi) uyandırmadan evvel uyan!” (Mesnevî-i Nûriye, Habbe,115)
İlyas Yorulmaz
Şunu çok iyi bilin ki, dünya hayatı oyun, eğlence, güzelliklerini toplama, elde ettiklerinizle aranızda böbürlenip övünme, mal ve evlatları çoğaltma yarışıdır. Bu, yağmur bulutu gibidir. Yağmurla gelişen nebat çitçiyi sevindirir. Sonra onun ürününün sarartılmış olduğunu, sonrada kuruduğunu görürsün. Ahiret hayatında ise bundan daha şiddetli bir azap ve Allah’dan bağışlama ve razılık vardır. Dünya hayatı ancak geçici bir yaşam ve aldatmacadır.
Biliniz ki dünya diriliği, oyun, eğlence, süslenmeden, birbirinize karşı övünmeden, mal ve çoluk çocuğu çoğaltmak arzusundan ibarettir. Bütün bunlar bir yağmur gibidir ki bitirdiği ot ekincilerin hoşuna gittikten sonra kurur da sen onu sararmış, daha sonra bir saman kırıntısına dönmüş görürsün. Dünyaya aldananlar için âhirette şiddetli azap vardır. Âhireti ihtiyar edenler hakkında da Allah tarafından yarlıganma, hoşnutluk vardır. Dünya diriliği, aldanmadan ibaret bir geçinmedir [¹].
İsmail Hakkı İzmirli Hadîd Suresi 20. Ayet Açıklaması
[1] Aldatıcı eğlenceden başka bir şey değildir. Aldandığı, mağrur olduğu bir meta'dır.
Kadri Çelik
Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçıların hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah'ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.
İyi bilin ki, iman ve onun gereği olan salih amelden soyutlanmış bir dünya hayatı, ancak gelip geçici bir oyun, gaflete düşüren bir eğlence, aldatıcı bir süs, birbirinize karşı övünme sebebi ve daha çok servet ve övünülecek nesiller çoğaltma yarışından ibarettir. Onun vaadettiği zevkler, tıpkı yağmurun yeşerttiği bitkilerin hâline benzer ki, onun sulayıp yetiştirdiği bitkiler çiftçilerin pek hoşuna gider fakat bu göz alıcı bitkiler ve rengârenk çiçekler zamanla kurumaya yüz tutar ve bir de bakarsın ki tamamen sararıp solmuş ve sonunda çerçöp hâline gelmişler. İşte dünyanın lüks ve ihtişâmı da böyle yok olup gidecektir. Âhirette ise, ya zâlimleri bekleyen çetin bir azap vardır, ya da müminler için Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu. Demek ki, âhireti kazanmak için yaşanmayan bir dünya hayatı, sonu felâketle bitenaldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.
Bilin ki Dünya Hayatı, bir oyun, oyalanma ve süstür; Çocuklar’da ve Mallar’da çoğalma, aranızda bir övünmedir.
Tıpkı bir yağmur yağışı gibi; onun bitkileri, Ekinciler’i hayrete düşürür.
Sonra heyecana gelir / gürleşir; derken onu sararmış görürsün.
Sonra kuru-kırıntı olur.
Âhiret’te şiddetli bir azap da vardır; Allah’tan bir bağışlanma ve hoşnutluk da vardır.
Dünya Hayatı, Aldatıcı’nın geçimliğinden başkası değildir.
Şunu iyi bilin ki Dünya hayatı sadece oyun, eğlence, gösteriş, kendi aranızda övünme yarışı, servet ve çocuk sahibi olma hırsından ibarettir.1 (Bu hayat,) tıpkı bitirdiği ekin, (önce) çiftçilerin2 hoşuna giden, sonra kuruyup, sapsarı kesilen, sonra da çör-çöp oluveren bir yağmur gibidir. Âhirette şiddetli azap da vardır, Allah’ın bağışlaması ve rızası da vardır. Dünya hayatı ise aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.
1 Aynı konu için Bk.(En’am:32,Muhammed:36)2 Küfür: Burada küffar, bilinen manasıyla “kâfirler” demek dahi olabilirse de İbnu Mesud’a göre; “çiftçiler” manasına olması tercihe değerdir. Çünkü “küfür” lügatte örtmek demek olduğu ve çiftçiler de tohumu toprağa atıp örttükleri için onlara da bu sıfat verilir. Ancak burada tevriye de düşünülerek kâfirler de kastedilmiş olabilir. Bu da onların, hayvanî bir hayata meyillerinin olduğuna bir işarettir.
Muhammed Esed
BİLİN Kİ [ey insanlar,] bu dünya hayatı, sadece bir oyundan, geçici bir eğlence ve güzel bir gösteriden, birbirinizle büyüklük yarışı[na girişmenizden] ve daha çok servet ve çocuk sahibi olma hırsın[ız]dan ibarettir. 29 Bu (dünya)nın durumu, [hayat getiren] yağmurun hikayesine benzer: 30 yağmurun yeşerttiği bitki, toprağı ekenlere 31 sevinç verir; ama sonra kurur ve sen onun sarardığını görürsün; sonunda toprak haline gelir. Ama öteki dünyada [insanın durumu ile ilgili ebedî hakikat açıkça ortaya çıkacaktır]: [ya] şiddetli azap, yahut 32 Allah'ın bağışlayıcılığı ve hoşnutluğu; çünkü bu dünya hayatı, kendini kandırmanın zevkin(i tatmak)tan başka bir şey değildir.
Bilin ki; dünya hayatı, oyundan, eğlenceden, süs ve gösterişten, birbirinize karşı övünmeden, daha çok mal mülk ve evlat sahibi olma arzusu ve hırsından ibarettir. Bu dünya hayatı bir yağmur gibidir ki bitirdiği bitkiler çiftçilerin pek hoşuna gider. Derken bir de bakarsın ki sararıp solmuş kuru ot ve saman haline gelmiş. Ahirette ise ya şiddetli bir azap veya Allah’tan bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Evet, bu dünya hayatı, aldatıcı ve geçici bir hazdan başka bir şey değildir. 3/185, 6/32
İyi bilin ki (tek başına) bu dünya hayatı bir oyun ve oynaştan, albenili bir gösteri ve birbirinize karşı övünme yarışından, mal ve evlat çoğaltma hırsından ibâret olurdu.[4960] Bu (tiplerin sonu) şu yağmur meseline benzer: O (yağmurun) yeşerttikleri, çiftçileri/nankörleri[4961] pek sevindirir; sonra kurur ve sen onu sararmış görürsün; en sonunda toz toprak olur. Ama âhirette (böyle olmayacak). Ya şiddetli bir mahrumiyet veya Allah’tan bir mağfiret ve hoşnutluk olacak: Zira (tek başına) bu dünya hayatı, aldatıcı ve geçici bir tatmin aracından başka bir şey değildir.
Mustafa İslamoğlu Hadîd Suresi 20. Ayet Açıklaması
[4960] Parantez içi açıklama, innemâ hasr edatının metne kattığı vurgudur. Öbür dünya göz ardı edildiğinde bu dünyanın tüm anlam ve amacını yitireceğine atıftır. Bu âyet ruhbanlığı haklı çıkarır tarzda anlaşılamaz. Zira buna, arkadan gelen 27. âyet manidir.
[4961] Kuffâr kelimesindeki tevriye sanatına binaen (Krş: İbn Âşûr).
Ömer Nasuhi Bilmen
Biliniz ki, dünya hayatı şüphe yok, ancak bir oyundur ve bir eğlencedir ve bir süstür ve aranızda bir övünmedir ve mallarda ve evlatça bir çoğalıştır. Bir yağmur misali gibi ki, onun bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur. Artık onu sararmış görürsün sonra da kırık bir çöp olur. Ve ahirette şiddetli bir azap vardır ve Allah'tan bir mağfiret ve bir rıza vardır. Dünya hayatı ise ancak bir aldanıştan başka değildir.
İyi bilin ki (âhirete yer vermeyen) dünya hayatı, bir oyundur, bir oyalanmadır, bir süstür. Kendi aranızda karşılıklı övünme, mal ve nesli çoğaltma yarışıdır. Tıpkı o yağmura benzer ki bitirdiği ürün, çiftçilerin hoşuna gider. Ama sonra kurur, sen onu sapsarı kurumuş görürsün. Sonra da çerçöp haline gelir. İşte dünya hayatı da böyledir. Âhirette ise kâfirler için şiddetli bir ceza, müminler için ise Rab'leri tarafından bir mağfiret ve rıza! Evet, dünya hayatı bir aldanma metâından başka bir şey değildir. [3, 14; 30, 54]
Bilin ki dünya hayatı bir oyun, eğlence, süs, kendi aranızda övünme mal ve evlad çoğaltma yarışıdır. Tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah'tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.
Bilin ki dünya hayatı bir oyun, bir oyalanma, bir süs, mallar ve çocuklarla övünme yarışından ibarettir. Bu hayat, bitirdiği bitkilerle çiftçileri hayran bırakan bereketli yağmura benzer. Sonra bitki kurur; onu sararmış görürsün, arkasından da çer-çöpe dönüşür. Ama Ahirette (öbür dünyada) hem ağır bir azap hem de Allah’ın bağışlaması ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir yararlanma dışında bir şey değildir.
-Bilin ki, Dünya hayatı, sadece bir oyun, eğlence ve süstür. Aranızda bir övünç, malları ve evlatları artırma işidir. Bir yağmur gibidir. Yetiştirdiği bitkilerle ekincileri şaşırtır ve sonra kuruyup, sapsarı olduğunu görürsün. Daha sonra da çerçöp olur. Ahirette ise hem şiddetli bir azap, hem de Allah'tan mağfiret ve hoşnutluk vardır. Doğrusu dünya hayatı, aldatıcı bir metadan başka bir şey değildir.
Şunu bilin ki, dünya hayatı bir oyundan, bir eğlenceden, bir şatafattan, aranızda bir övünmeden, mal ve evlât yarışından ibarettir. O bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ekin çiftçilerin hoşuna gider; sonra kuruyuverir de onu sapsarı görürsün. Sonra saman olur gider. Âhirette de çetin bir azap, bir de Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı ise aldatıcı bir menfaatten başka birşey değildir.
Bilin ki, şu iğreti dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden, bir süsten, aranızda bir övünmeden, mallarda ve evlatlarda çoğalma yarışından başka şey değildir. Bir yağmur misali ki, çıkardığı bitkiler çiftçilerin hoşuna gider. Ama biraz sonra o ot kurur, sapsarı kesildiğini görürsün. Nihayet bir ot ufantısı haline gelir. Âhirette şiddetli bir azap var, Allah'tan bir af ve hoşnutluk da var. Dünya hayatı bir aldanış/gurur aracından başka şey değildir.