Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 919, sondan 5318. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 130. ayetidir. En'am Suresi 130. ayetinin kelime sayisi 28, harf sayısı 134 ve toplam ebced değeri ise 8579 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا معشر الجن والانس الم يأتكم رسل منكم يقصون عليكم اياتي وينذرونكم لقاء يومكم هذا قالوا شهدنا على انفسنا وغرتهم الحيوة الدنيا وشهدوا على انفسهم انهم كانوا كافرين
(O gün Allah, şöyle diyecektir:) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
İnsanoğlunun, imanla inkâr arasında nihaî bir tercih yapmakla karşı karşıya bulunduğu, fakat aklının, bilgisinin, bütün beşerî imkânlarının doğruyu bulmakta yetersiz kaldığı kaderinin en kritik anında, Allah’ın engin rahmetinin eseri olarak gönderdiği peygamberler, ebedî kurtuluşlarını düşünen insanlar için nihaî bir fırsattır. Âyette, “İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugünle (mahşer günüyle) karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” şeklindeki bir soru ifadesiyle bu büyük fırsatı kaçırmış olanların yaptıkları korkunç hataya dikkat çekilmekte, bir bakıma insanlar, böyle bir soru ve suçlamayla karşılaşmadan önce uyarılmaktadır. Zira dünyanın aldatıcı zevklerine, çıkar kaygısı veya benlik davası gibi yıkıcı duygulara kapılarak peygamberlerin tebliğlerini hiçe sayan veya onları etkisiz kılmaya çalışan ve bu suretle hüsranı tercih edenlerin, mahşerde bu kaçınılmaz soruyla karşı karşıya kalınca kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik etmekten başka çareleri kalmayacaktır.
Mehmet Okuyan
(Allah) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?” (deyince), onlar “Kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” demiş olacaklardır. Dünya hayatı onları aldatmış ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik etmiş (olacak)lardır.
Bu ayet insanlara olduğu gibi cinlere kendi içerinden elçiler gönderildiğinin apaçık delilidir.
Bayraktar Bayraklı
“Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gün ile karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Derler ki: “Kendi aleyhimize şâhitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şâhitlik edecekler.
“Ey cinn ve ins¹ topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi aktaran ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran resuller gelmedi mi?” “Kendi aleyhimize tanığız” derler. Dünya hayatı onları aldattı, kendilerinin gerçeği yalanlayan nankörler olduklarına tanıklık ettiler.
(Yüce Rabbimiz:) “Ey cinn ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp-okuyan ve (sonunda mutlaka ulaşacağınız) bu karşı karşıya kaldığınız gününüzle (ahiretle) sizi uyarıp-korkutan elçiler gelmedi mi?” (diye sorunca) Onlar: "Nefislerimiz üzerine ve aleyhine şehadet ederiz (ki, evet bize uyarıcılar geldi, ama dünyalık şeref ve şehvetler bizi alt etti) ” diyeceklerdir. (Doğrusu) Dünya hayatı onları aldatıp oyalayıvermiştir ve gerçekten kâfir olduklarına dair kendi nefislerine karşı şehadet edeceklerdir.
Ey cin ve insan topluluğu, içinizden, size ayetlerimi nakleden ve içinde bulunduğunuz şu günün bir zaman olup geleceğini haber vererek sizi korkutan peygamberler gelmedi mi? Aleyhimize tanıklık ediyoruz derler ve onları dünya yaşayışı aldatmıştır da sonucu, kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine kendileri tanıklıkta bulunmuşlardır.
Allah sözlerine şöyle devam edecek: “Ey insanlar ve cinler topluluğu! İçinizden mesajlarımı size ileten ve bu hesap gününün geleceği konusunda sizi uyaran, peygamberler gelmedi mi?” Onlar: “Biz kendi aleyhimize şahitlik yaparız” diyecekler. Zira bu dünya hayatı onları aldattı da, böylece onlar, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas ettiklerine dair kendi aleyhlerinde şahitlik yapacaklardır.
Allah:
“Ey cin ve insan toplulukları, içinizden, size âyetlerimi anlatan, bugün hesaba çekilerek cezalandırılacağınız konusunda sizi uyaran Rasuller gelmedi mi?" diye sorar. Onlar:
“Kendi aleyhimize, birbirimizin aleyhine şâhitlik ederiz ki, geldi" derler. Dünya hayatı onları aldattı. Kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine, birbirlerinin aleyhine şâhitlik ettiler.
"Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınız konusunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?." Onlar: "Kendi aleyhimize şahitlik ediyoruz" derler. Onları dünya hayatı aldattı ve kâfir oldukları konusunda kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
Ey cin ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp-okuyan ve size bu karşı karşıya geldiğiniz gününüzle sizi uyarıp-korkutan elçiler gelmedi mi? Onlar: 'Nefislerimize karşı şehadet ederiz' derler. Dünya hayatı onları aldattı ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefislerine karşı şehadet ettiler.
Ey insan ve cin topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi anlatır ve bu gününüzün gelip çatacağını haber verir peygamberler gelmedi mi? Onlar şöyle diyecekler: “- Ey Rabbimiz, kendi aleyhimizde şahidleriz.” Dünya hayatı onları aldattı da, kendi aleyhlerine olarak, kâfir bulunduklarına şahid oldular.
Ey cin ve insan toplumları! Size ayetlerimizi anlatan, böyle bir gün ile karşılaşmaktan sizi uyaran, sizden olan elçiler size gelmedi mi? Onlar: “Biz nefsimize karşı şahidiz ki bize elçiler geldi.” derler. Fakat dünya hayatının onları aldattıklarını (hatırlarlar) ve aleyhlerine olmak üzere, o elçileri inkâr ettiklerine şahitlik ederler.
Ey cinler, insanlar toplulukları ! Benim âyetlerimi size anlatan, bugüne kavuşmaktan sizleri kocunduran, içinizden peygamberler size gelmemiş midir? Derler ki: «Biz kendi üzerimize tanıklık etmekteyiz», aldattı onları dünya dirliği, kendi aralarında kâfir oldukların tanıkladılar
(O gün Allah zalimlere soracak) Ey görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? Onlar da: “Haksız olduğumuza bizzat kendimiz şahitlik ederiz” diyecekler. Böylece dünya hayatı onları aldatmış olur ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
"Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" "Kendi hakkımızda şahidiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.
Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Derler ki: «Kendi aleyhimize şahitlik ederiz.» Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
Ey cinler ve insanlar topluluğu, size, ayetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşmanız konusunda sizi uyaran sizden elçiler gelmedi mi? "Kendimize karşı tanığız," dediler. Dünya hayatı onları aldattı ve inkarcı olduklarına dair kendi kendilerine karşı tanıklık ettiler.
(Allah) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" deyince onlar: "Kendi aleyhimize şahidiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kâfir olduklarına şahitlik ettiler.
Ey İns-ü Cin ma'şeri! İçinizden size âyetlerimi anlatır ve bu gününüzün gelip çatacağını haber verir Peygamberler gelmedimi? Ya rabbena, diyecekler: kendilerimizin aleyhine şahidleriz; evet, Dünyâ hayât onları aldattı da kendi aleyhlerinde olarak kâfir idiklerine şâhid oldular
Ey cin ve ins cemâati, içinizden size âyetlerimi nakleder, bu gününüzün gelib çatacağını inzâr ile haber verir peygamberler gelmedi mi size? «Ey Rabbimiz, diyecekler, nefslerimize karşı (kendi aleyhimizde) şâhidlik ederiz». Dünyâ haayatı onları aldatdı da gerçek kâfir kimseler olduklarına, kendileri de kendi aleyhlerinde, şâhid oldular.
(O gün onlara:) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi anlatan ve sizi bu gününüzle karşılaşmaktan korkutan peygamberler gelmedi mi?” (denilecek de onlar:) “Kendi aleyhimize şâhidlik ederiz (ki geldi)!” diyecekler; dünya hayâtı onları aldatmıştı ve gerçekten kendilerinin kâfir kimseler olduklarına dâir kendi aleyhlerine şâhidlik ettiler.
“Ey önceki isimleri bilinmeyen (Cin) ve sonrakiler tarafından tanınan ve bilinen (İns) topluluklar! İçinizden, benim ayetlerimi anlatan ve karşılaştığınız hesap günü ile sizi uyaran elçiler gelmedi mi?” Günahkârlar da “Biz kendi kendimize şahitlik ettik” dediler. Dünya hayatı onları aldattı ve (hesap gününde) kendilerinin inkârcı olduklarına, kendi nefisleri şahit oldu.
Ey cin ve insan cemaati! Size, âyetlerimizi haber verir, bugüne [⁸] kavuşmanız ile sizi korkutur içinizden peygamberler gelmedi mi? Onlar «— Kendimizin aleyhine şahit olduk» [⁹] derler. Halbuki onları dünya diriliği aldattı. Naçar kendileri aleyhine kâfir olduklarına şehadet ettiler.
“Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi kokutup uyaran peygamberler gelmedi mi?” (Onlar) Der ki: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
“Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi okuyan ve böyle dehşet verici bir günle karşılaşacağınızı haber vererek sizi uyaran elçiler gelmedi mi?” Onlar cevaben, “Evet, geldiler ya Rab, fakat biz onları dinlemedik! Haksız olduğumuza, bizzat kendimiz şahidiz!” diyecekler.Onlar zaten dünyada iken de kâfir olduklarını vicdanlarında hissediyor, fakat bilerek inkârı tercih ediyorlardı. Zira bu dünya hayatının geçici zevk ve nîmetleri, gözlerini kör ederek onları aldatmıştı. Fakat sonunda, kâfir olduklarını kendi ağızlarıyla itiraf ettiler. Demek ki Allah, insanlara elçiler aracılığıyla hakîkati bildirmedikçe onları sorumlu tutmayacaktır.
-“Ey İnsan ve Cinn topluluğu! Benim âyetlerimi size anlatan, gününüzde buna kavuşmakla sizi uyaran, sizden rasûller gelmedi mi?” (dedi).
-“Kendi aleyhimizde şehadet ettik” dediler.
Dünya Hayatı onları aldattı; onların, kâfir olduklarına aleyhte şehadet ettiler.
(Mahşer günü Allah): “Ey cin ve insan topluluğu! Size kendi cinsinizden, âyetlerimi anlatan ve bu gününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran Peygamberler gelmedi mi?” deyince onlar: “Evet biz, kendi aleyhimize şahidiz.” diyecekler ve sonunda, dünya hayatının kendilerini aldattığına ve kendilerinin gerçekten kâfir olduklarına şâhitlik edecekler.1
1 İnsan ve Cinlerin birer topluluk olabilmesinden anlaşılır ki insanların Peygamberleri Cinlerin de peygamberi demektir. Ve her Peygambere insan ve cin şeytanlarının düşman olması da bununla alâkalıdır. Bununla alakalı olarak Peygamber Efendimizin “Rasul’üs-sekaleyn” (Yani insanların ve cinlerin peygamberi) olduğunda şüphe yoktur.
Muhammed Esed
[Ve Allah şöyle devam edecek:] “Ey görünmez [şeytanî] varlıklar ve [benzer zihniyetteki] insanlar ile yakınlık içinde bulunan sizler! İçinizden mesajlarımı size ileten ve bu [Hesap] Günü'nün geleceği konusunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar: “Biz kendi aleyhimize şahitlik yaparız!” diyecekler. Zira bu dünya hayatı onları ayartmıştır: ve böylece onlar, hakikati inkar ettiklerine dair kendi aleyhlerine şahitlik yapacaklardır.
“Ey görünür görünmez/bilinir bilinmez iradeli varlıklar topluluğu! İçinizden ayetlerimi size anlatan ve hesabınızla yüz yüze geleceğinizle sizi uyaran elçiler gelmedi mi?” Onlar da “Kendi aleyhimize şahitlik ederiz ki geldiler.” diyecekler. Fakat şu geçici dünya hayatının cazibesi onları aldanışa sürüklemiş ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik etmiş olacaklar. 7/37, 17/115, 17/15, 31/33, 39/71
(Allah diyecek ki): “Ey görünmeyen ve görüneniyle tüm iradeli varlık türleri![1122] Kendi içinizden, mesajlarımı size anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınız konusunda sizi uyaran rasuller gelmedi mi?”[1123] Onlar, “Biz kendi aleyhimize şahitlik yaparız!” diyecekler; zira bu dünya hayatı onları aldatmıştır; ve böylece onlar kendilerinin inkârcı olduklarına yine kendileri şahitlik yapmış olacaklar.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 130. Ayet Açıklaması
[1122] İns ve cinne verdiğimiz “görünen ve görünmeyen” anlamı için 112. âyetin notuna bkz. ‘Âşerahu, “biriyle birlikte oldu, onun sınıfında yer aldı” (Lisân). Bu âyetle birlikte 128. âyette de aynı form kullanılmaktadır. Ma’şer “sınıf” ve “tür”e delâlet eder.
[1123] Bu âyet, insan ve cinlere kendi içlerinden, eğer bunları iki ayrı tür sayarsak kendi türlerinden elçi gönderildiğini açıkça ifade eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ey cin ve ins cemaati! İçinizden size benim âyetlerimi tebliğ eder ve sizi bu güne kavuşmanızla korkutur peygamberler gelmedi mi?» Diyeceklerdir ki: «Biz kendi aleyhimize şehâdet ederiz.» Ve onları dünya hayatı aldattı ve kendi aleyhlerine şehâdette bulundular ki, onlar muhakkak kâfir kimseler olmuşlardı.
Ey cin ve insanlar topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınızı bildirerek sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? “Ey Yüce Rabbimiz! Kendi aleyhimize şahidiz. ” diyecekler. Dünya hayatı onları aldatmıştı. Böylece kendilerinin kâfir olduklarına, yine kendileri şahitlik ettiler. [12, 109; 4, 163-165; 29, 27; 25, 20]
Ey cin ve insan topluluğu, içinizden, size ayetlerimi anlatan ve bugününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi? "Kendi aleyhimize şahidiz." dediler. Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kafir olduklarına şahidlik ettiler.
Ey cinler ve insanlar! Sizden olan kimseler size elçi olarak gelmediler mi? Onlar size âyetlerimi anlatıyor ve bugün karşınıza çıkan şeyler konusunda sizi uyarıyorlardı, değil mi?" Diyeceklerdir ki “Aleyhimize de olsa biz buna şahidiz." Dünya yaşayışı onları pek aldatmıştı. Kendi kâfirliklerine bizzat kendileri şahitlik ettiler.
-Ey cin ve insan topluluğu içinizden size ayetlerimi anlatan ve sizi bu gününüze kavuşmakla uyaran Resuller gelmedi mi?-Kendi aleyhimizde şahidiz, diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı da kafir olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi anlatan ve bugününüzle karşılaşacağınızı bildirerek sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Onlar “Biz kendi aleyhimize kendimiz şahidiz” derler. Onları dünya hayatı aldatmıştır; böylece, kendi aleyhlerine şahitlik ederek kâfir olduklarını itiraf ederler.
Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi anlatan ve şu gününüzle yüz yüze geleceğiniz hususunda sizi uyaran resuller gelmedi mi? "Kendi aleyhimize tanıklık ettik." dediler. İğreti hayat onları aldattı da küfre saptıklarına ilişkin, öz benlikleri aleyhinde tanıklık ettiler.
İy cinler ve ādemīler diyevüz: Gelmedi mi size peyġamberler sizden, ḫabervirmediler mi size benüm āyetlerümi, daḫı ḳorḳutmadılar mı sizi bu günüñüzigörmekden? Eyideler: Biz ṭanuḳluḳ virür‐biz nefslerümüz üstine. Daḫı al‐dadı anı dünyā dirligi ve ṭanuḳluḳ virdiler nefsleri üstine ki özleri kāfirler‐idi.