Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 921, sondan 5316. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 132. ayetidir. En'am Suresi 132. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 2621 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bu âyetlerde Allah Teâlâ’nın adalet ve rahmeti vurgulanmıştır. O, hem ülke ve milletler hakkında, hem de tek tek insanlar hakkında adaletle muamele eder; bundan dolayı da peygamberler göndererek insanlığa lâyık inanç ve hayat düzeninin ne olduğunu bildirmeden, sapkınlığa düşmüş olan ülke ve milletleri, gerçeklerden habersizken çöküşe mâruz bırakmaz. Ayrıca O, her bir ferdin derecesini yaptıklarına göre belirler. Çünkü Allah onların yaptıklarından habersiz değildir. Hiçbir şey O’nun ilminin dışında kalmadığı için insanları amellerine göre derecelendirmekte de hata etme ihtimali yoktur.
Mehmet Okuyan
Herkesin yaptığı işlere göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından asla habersiz değildir.
Herkes işlediği devamlı, bilinçli ameller sebebiyle âhirette farklı muamelelere tâbi tutulacak, yargılanacaktır. Senin Rabbin onların işledikleri amellerden gafil, habersiz değildir, bunlara göre, sizi mükâfatlandırıp cezalandıracaktır.
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 132. Ayet Açıklaması
Bkz. 46:19Ayetten anlıyoruz ki; dünyalık işlerde olduğu gibi insanın dünyada yaşadıklarıyla alakalı olarak Allah katında da bir kredi notu/skoru vardır. Yaşadıklarına bakılarak kişinin Allah katındaki makamı ya yükselir ya da alçalır. Faydalı amellerde bulunarak kredi notu yükseldikçe itibarı artar, güvenilir hale gelir ve Allah’ın desteğini almaya hak kazanır. Bu destekle güzel eylemlerin takipçisi olur ve sürekli faydalı işler üretir. Ama günah irtikâp ederek kredi notu düştükçe itibarı da azalır, güvenilirliğini kaybeder ve böylece Allah’ın merhametinden mahrum olur. Bu da kişinin zayıf ve desteksiz kalmasına yol açar. Böylece Allah’ın desteğinden mahrum kalan insan, şer dürtülere karşı kendini savunamaz ve sürekli kötülük üretir. Ayrıca kişinin ahiretteki durumu da Allah katındaki derecesine yani yaşadıklarıyla oluşturduğu kredisine bağlıdır. İyi bir insan olarak gitmişse mutlaka yeri de iyi olacaktır, kötü olarak gitmişse gideceği yer de şüphesiz kötü olacaktır. O halde fırsat eldeyken iyi işler yaparak iyi olmaya çalışmak gerekir.
Diyanet İşleri (Eski)
İşlediklerine karşılık her birinin dereceleri vardır. Rabbin onların işlediklerinden habersiz değildir.
(1)“İnsan ahsen-i takvimde (en güzel sûrette) yaratıldığı ve ona gāyet câmi‘ (geniş) bir isti‘dad(kābiliyet) verildiği için; esfel-i sâfilinden (Cehennemin en alt tabakalarından) tâ a‘lâ-yı illiyyîne (Cennetin en yüce mertebelerine), ferşten (yerden) tâ arşa, zerreden tâ şemse (güneşe) kadar dizilmiş olan makāmâta, merâtibe (mertebelere), derecâta (derecelere), derekâta (aşağı çukurlara) girebilir ve düşebilir bir meydân-ı imtihâna atılmış, nihâyetsiz sukūt ve suûda (alçalmaya ve yükselmeye) giden iki yol onun önünde açılmış bir mu‘cize-i kudret ve netîce-i hılkat (yaratılış netîcesi) ve a‘cûbe-i san‘at (şaşılacak bir san‘at) olarak şu dünyaya gönderilmiştir.” (Sözler, 23. Söz, 108)
İlyas Yorulmaz
Yaptıklarından her bir şeyin, farklı farklı karşılıkları var. Senin Rabbin onların yaptıkları şeylerden habersiz değildir.
Her insanın, bilinçli olarak yaptığı işlere göre kulluk mertebeleri içinde farklı birderecesi vardır. Unutma ki Rabb’in, onların yaptığı hiçbir şeyden habersiz değildir.O hâlde, ey insan, en yüksek dereceyi kazanmak için Rabb’ine kulluk et! Unutma ki: