Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 803, sondan 5434. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 14. ayetidir. En'am Suresi 14. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 91 ve toplam ebced değeri ise 7855 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل اغير الله اتخذ وليا فاطر السموات والارض وهو يطعم ولا يطعم قل اني امرت ان اكون اول من اسلم ولا تكونن من المشركين
De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim.” De ki: “Bana, (Allah’a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi).”
“Dost” diye çevirdiğimiz velî ve “yoktan var eden” diye çevirdiğimiz fâtır, esmâ-i hüsnâdan olup ilki Allah’ın yönetici, yardımcı ve dost olduğunu; ikincisi de yapıp yaratan, yokluktan varlık sahnesine çıkaran olduğunu ifade eder. Bu âyette yüce Allah kısaca “yediren ama yedirilmekten münezzeh olan” şeklinde tavsif edilerek bütün varlıkların rızıklarını, ihtiyaçlarını karşılarken kendisinin yedirilmekten, ihtiyaçtan münezzeh olduğu ifade buyurulmuştur. Çünkü bütün uydurma tanrılar aslında birer hiç olup kendi bağlılarınca beslendikleri, desteklendikleri, büyültüldükleri, ululandıkları halde beslenmeye muhtaç olmayan, her şeye kendisi değer kazandırıp hiçbir kimsenin ve hiçbir şeyin kendisine değer katmasına, destek vermesine muhtaç olmayan, dolayısıyla gerçek anlamıyla ulûhiyet niteliğine sahip tek varlık O’dur.
Mehmet Okuyan
De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden, yedirdiği hâlde yedirilmeyen (buna ihtiyacı olmayan) Allah’tan başkasını mı dost edinecekmişim!” De ki: “Bana müslüman olanların ilki (öncüsü) olmam emredildi.” ve “Sakın müşriklerden olma!” (dendi).
Benzer mesajlar: Yûsuf 12:101; İbrâhîm 14:10; Fâtır 35:1; Zümer 39:46; Şûrâ 42:11.,Benzer mesaj: Mü’minûn 23:88.,İnkârcıların çoğu aynı zamanda müşrik oldukları ve başka varlıkları Yüce Allah’a denk saydıkları için En‘âm 6:12-14. ayetlerde esaslı bir tanıtıma yer verilmekte ve doğru bir ilah anlayışına gelmeleri istenmektedir. Bu amaçla, Hz. Muhammed üzerinden Yüce Allah’ın “gökleri ve yeryüzünü yoktan var ettiği”, “her canlıyı doyurmasına rağmen hiç kimse tarafından doyurulma ihtiyacında olmadığı” mesajları verilmektedir. Hz. Muhammed’in çok önemli bu iki sıfata sahip olan Yüce Allah’tan başka herhangi bir velî/dost edinmeyeceği, müşriklerin de aynı soruları kendilerine sorabilmeleri açısından soru cümlesi halinde kullanılmaktadır.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden, yedirdiği halde yedirilmeyen Allah'tan başkasını mı dost edineceğim?” De ki: “Bana, Müslüman olanların ilki olmam ve müşriklerden olmamam emredildi.”
De ki: “Göklerin ve yerin fıtratını¹ belirleyen; herkesi yedirip içiren, fakat kendisinin yeme ve içmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı veli² edineceğim?” De ki: “Bana, teslim olanların ilki olmam emredildi.” Ve sakın müşriklerden olma!
1- Yaratılmış olan şeylerin, yaradılış ve işleyiş yasaları. 2- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.
Ahmet Akgül
De ki: "O, gökleri ve yeri yaratırken ve O (her şeyi) yedirip besleyen (olduğu halde,ama kendisi) beslenmezken, Ben (hâlâ) Allah'tan başkasını mı veli edineceğim?" (Allah’ın dışındaki şahısların ve tağutların velayet ve yönetimine sığınmak iman zaafiyetidir.) De ki: "Bana gerçekten Müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma” (denildi ve ben buna uyarım).
De ki: Gökleri ve yeryüzünü yoktan var eden Allah'tan başkasını mı dost edineyim ve o, yedirip doyurur, yiyip doymaya ihtiyacı yoktur. De ki: Bana, Müslüman olanların ilki olmam ve müşriklerden olmamam emredildi.
De ki: Gökleri ve yeri hiç yoktan var eden, yedirdiği halde kendisi yedirilip beslenmeyen Allah'tan başkasını mı dost edineceğim? De ki: Bana, müslüman olanların ilki olmam emredildi. Yine Allah'la birlikte başka şeylere de, ilahlık yakıştıranlardan olma diye emredildi.
“Gökleri ve yeri yoktan var eden, insanları doyuran, fakat doyurulmaya muhtaç olmayan Allah'tan başka velî mi, koruyucu mu, otorite mi, dost mu edineyim?" de.
“Bana, İslâm'ı yaşayan müslüman olanların ilki, önderi olmam emredildi. İmandan sonra, sakın ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan, gizli şirki yaşayan, başka otoriteler de kabul eden müşriklerden olma denildi." de.
De ki: "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan ve yediren fakat kendisi yedirilmeyen Allah'tan başkasını mı kendime dost edineceğim!" "Ben Müslümanların ilki olmakla emrolundum" de ve sakın Allah'a eş koşanlardan olma.
De ki: 'O, gökleri ve yeri yaratırken ve O, (hep) besleyen (hiç) beslenmezken, ben Allah'tan başkasını mı veli edineceğim?' De ki: 'Bana gerçekten müslüman olanların ilki olmam emredildi ve: Sakın müşriklerden olma.' (denildi.)
De ki: “- Gökleri ve yeri yaratan Allah'dan başkasını mı dost edinirim? Halbuki o, rızık veriyor, yediriyor; ve yedirilmekten, beslenmekten münezzeh bulunuyor.” De ki:”- Bana, İslâmı kabul edenlerin ilki olmaklığım emredildi ve sakın müşriklerden olma (denildi.)”
De ki: “Gökleri ve yeri açıp yaratan, yediren, fakat yedirilmeyen Allah’tan başka veli ve sahip mi edineyim?” “Ona ilk olarak teslim olanlardan olmam bana emredildi” de ve sakın Allah’a eş koşanlardan olma!
Diyesin ki: «Gökleri, yeri yaratmış olan Allahtan başka, bir dost mu edinirim? Yemez, yedirir O», Diyesin ki : «İslâmlığa girenin ilkincisi olmakla emrolundum», olmayın Tanrıya eş koşanlardan
De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, (yarattıklarını) beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim?” Yine de ki: “Bana, (Allah'a) teslim olanların öncüsü olmam emredildi” ve “Sakın Allah'a ortak koşanlardan olma (denildi)!”.
"Gökleri ve yeri yaratan, beslenmeyip besleyen Allah'tan başka bir dost mu edinirim?" de. "Doğrusu ben ilk müslüman olmakla emrolundum" de; asla ortak koşanlardan olma!
De ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden, yedirdiği halde yedirilmeyen Allah'tan başkasını mı dost edineceğim! De ki: Bana müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma! (denildi).
"Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat beslenmeyen ALLAH'tan başka sahip mi edineyim," de. "Ben, herkesten önce teslim olmakla emrolundum," de. Ortak koşmayın!
De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan başka dost mu tutayım?" "Ben İslâm olanların ilki olmakla emrolundum" de ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma.
Ya, de: O Göklerin Yerin yaradanı Allahdan başkasınımı veliy ittihaz edeceğim? Halbuki o besliyor da kendisi. Beslenmekten münezzeh bulunuyor, ve ben «cidden ehli islâmın birincisi olmakla emrolundum ve sakın müşriklerden olma, buyuruldu
De ki: «Gökleri, yeri yokdan var eden —ki O yedir (ib besl) iyor, kendisi yediril (ib beslen) miyor (ve bundan münezzeh bulunuyor) Allahdan başkasını mı Tanrı edinecekmişim ben»? De ki: «Bana hakıykaten müslüman olanların birincisi olmaklığım emredildi. Sakın Allaha eş tutanlardan olma (denildi)».
De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah'dan başkasını mı dost edineceğim? Hâlbuki O, yediriyor fakat yedirilmiyor.” De ki: “Doğrusu ben, (size getirdiğim şeriata)teslîm olanların ilki olmakla emrolundum! Ve 'Sakın müşriklerden olma!' (diye de bana emredildi.)”
Deki “Göklerin ve yerin yaratıcısı Allah varken, ondan başkalarına mı sığınacağım? (Bütün canlıları) yedirip, içiren O dur. O nun yiyip içmeye ihtiyacı yoktur.” Deki “Ben Allah’a teslim olanların ilki olmakla ve müşriklerden olmamakla, emrolundum.”
Onlara de ki ben gökleri ve yeri yaratan, halka yemek verip kendisine hiçbir kimse tarafından yemek verilmeyen Tanrıdan başka bir tapacağı yâr edinir miyim? De ki bana, müslüman olanların ilki olmaklığım emrolundu [⁴]. Bana sakın şerik koşanlardan olma, denildi.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 14. Ayet Açıklaması
[4] Çünkü her peygamber ilk iman eder.
Kadri Çelik
De ki: “Gökleri ve yeri yaratan, beslenmeyip besleyen Allah'tan başka bir veli mi edinirim?” De ki: “Bana şüphesiz (Allah'a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve “Sakın müşriklerden olma (denildi).”
De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden, her canlıyı besleyen, fakat kendisi beslenmeye muhtaç olmayan Allah’tan başkasını kendime dost ve yardımcı edinir miyim ben?” De ki: “Ben, Müslümanların ilki olmak ve Allah’tan başka hayata karışmaya yetkili otoriteler tanıyan o müşriklerden olmamakla emrolundum. Asla ümitsizliğe, yılgınlığa kapılmadan, benden önce birilerinin başlamasını beklemeden Rabb’imin buyruklarına boyun eğerek, sözlerimle, davranışlarımla, hayatımla ve ölümümle müminlere örneklik ve öncülük edeceğim ve asla müşriklerin yanında yer almayacağım!”
De ki:
-“O doyurulmaz ve doyurur iken, Yer’i ve Gökler’i yoktan ilk yaratan Allah’tan başkasını mı veliyy edineyim?”.
De ki:
-“Ben, teslim olmuş kimselerin ilki olmakla emredildim. Müşrikler’den de olma!”.
(Ey Muhammed!): “Gökleri ve yeri yoktan yaratan, herkesi yedirdiği halde kendisi yedirilmeyen Allah dururken, başka birisini mi dost edineceğim?” de. Bir de onlara: “Bana Müslüman olanların ilki olmam emredildi1 ve sakın müşriklerden olma! denildi.” de.
1 “Bana Müslüman olanların ilki olmam emredildi.” Yani bana getirdiğim dine önce benim iman etmem, indirilen hükümlere önce benim itaat etmem emredildi. İşte bunu örnek alan Müslümanlar, Allah yolunda yapılacak bir iş için, “bunu kimse yapmazsa sonunda ben yaparım” demeyip, “bu işi ilk önce ben yaparım” demekle yükümlüdürler. İşte böyle olursa yapılacak her şey anında yerine getirilir. Yok, tersi olursa o işin yapılması neredeyse imkânsız hale gelir. Tıpkı bu günkü Müslümanların hali gibi…
Muhammed Esed
De ki: “Hayat veren ve hiçbir şeye muhtaç olmayan O dururken 11 göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah'tan başka birini mi dost edineceğim?” De ki: “Ben, Allah'a teslim olanların öncüsü olmakla emrolundum, Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıranlar arasında bulunmakla değil”. 12
De ki: “Ben, gökleri ve yeri yoktan yaratan,1 her canlıyı doyuran fakat kendisi doyurulmaya muhtaç olmayan Allah’tan başka birini mi veli/koruyucu edineyim?2” De ki: “Ben, Allah’a teslim olanların öncüsü olmakla ve sakın ortak koşan müşriklerden olma!” diye emrolundum.3, 13/191, 6/73, 16/17, 22/257, 3/68, 7/196, 42/9, 3 6/163, 10/72, 27/91
(Ey muhatab)! De ki: “Ben gökleri ve yeri bir çekirdeği yarar gibi yarıp çıkaran[1024] Allah’tan başkasını mı veli edineceğim? Ki O herkesi doyurur, fakat doyurulmaya muhtaç değildir.” “Ben Allah’a teslim olanların öncüsü olmakla emrolundum” de ve sakın şirk koşanlardan olma!
De ki: «Göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah Teâlâ'dan başkasını velî ittihaz eder miyim? Halbuki, O besliyor ve kendisi beslenmekten münezzeh bulunuyor.» De ki: «Ben muhakkak emrolundum ki, ehl-i İslâm'ın birincisi olayım ve (bana) sakın müşriklerden olma!» (buyuruldu).
De ki: “Gökleri, yeri yaratan, beslenmeyip besleyen Allah'tan başkasını mı Tanrı edinecek mişim? ” “Doğrusu, bana, Allah'a teslim ve itaat edenlerin ilki olmam emredildi” de, ve “sakın müşriklerden olma! ” buyuruldu. [39, 64]
De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan başka dost mu tutayım?" "Bana, İslam olanların ilki olmam emredildi" de ve sakın ortak koşanlardan olma!
De ki “Gökleri ve yeri, bölünme kanunu ile yaratan Allah’tan başkasını mı veli edineceğim? O, her şeye bakan ama bakıma ihtiyacı olmayandır.” De ki “Bana şu emir verildi: Müslümanların en önde geleni ol; sakın müşriklerden olma.”
De ki:-Gökleri ve yeri yoktan yaratan, doyuran fakat doyurulmayan Allah'tan başka birini mi veli edineyim? De ki:-(Allah'a) teslim olanların ilki olmakla ve sakın müşriklerden olma, diye emrolundum.
De ki: Gökleri ve yeri hiç yoktan yaratan, rızka muhtaç olanları doyuran, kendisi ise rızka muhtaç olmayan Allah'tan başkasını mı kendime veli edineyim? De ki: Bana, hakka teslim olanların ilki olmam emredildi ve “Sakın müşriklerden olma” buyuruldu.
De ki: "Göklerin ve yerin Fâtır'ı olan o yaratıcıdan, o yedirip doyuran ama kendisi yedirilip beslenmeyen Allah'tan başkasını mı velî edineyim?" De ki: "Bana, İslam'ı/Allah'a teslim olmayı seçenlerin ilki olmam emredildi." Ve sakın şirke sapanlardan olma!
eyit “Tañrı’dan ayruķ dutayın mı dost yaradıcı gögleri daħı yiri daħı ol rūzį virür daħı rūzį vįrinilmez?” eyit “ben buyrıldum kim olam ilki kimse kim müsülmān oldı daħı olmagıl sen Tañrı’ya iki diyenlerden.”
Eyit yā Muḥammed: Tañrıdan özge nāṣır mı idinem ki gökleri yaratdı veyirleri daḫı, daḫı ol Tañrı yidürür, özi yimez? Eyit yā Muḥammed: Taḥḳīḳ benbuyruldum ki ben olam ol Müselmān olanlardan, daḫı sen olma yāMuḥammed müşriklerden.