Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 817, sondan 5420. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 28. ayetidir. En'am Suresi 28. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 2735 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
بل بدا لهم ما كانوا يخفون من قبل ولو ردوا لعادوا لما نهوا عنه وانهم لكاذبون
Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.
Bu temenniye bir cevap olmak üzere âyette, onlar için artık kurtuluş fırsatı ve ümidi kalmadığı, çünkü bu fırsata dünyada sahip oldukları halde bunun kıymetini bilemedikleri bildiriliyor. “Daha önce gizlemekte oldukları şeyler kendilerine göründü” meâlindeki cümlede geçen “gizledikleri” ifadesiyle ne kastedildiği hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bazı müfessirler bunu “amel defterlerindeki kötülükleri, çirkin halleri, inkârları veya gizledikleri münafıklıkları” şeklinde açıklarken, bazıları “Ehl-i kitabın Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğuna dair gizli tuttukları bilgiler” olarak yorumlamıştır (Zemahşerî, II, 9-10; Şevkânî, II, 126; Elmalılı, III, 1908). Bizce de isabetli olan İbn Âşûr’un görüşüne göre müşrikler inanmayı icap ettiren delilleri veya müminlerin başarılarını gördükçe gizliden gizliye İslâm inancının gerçek olabileceğini düşünüyor, fakat hâkimiyet ve güçlerini devam ettirmekteki ısrar ve inatlarından dolayı Hz. Peygamber’in üstünlüğünü ve müminlerin hayırlarda, faziletlerde kendilerinden daha ileride olduklarını itiraftan kaçınıyorlardı. Çünkü müslümanlar arasında onların köleleri ve toplumun en zayıf kesimleri bulunmaktaydı. Nitekim onlar Hz. Peygamber’e bu zayıf insanları yanından uzaklaştırması şartıyla kendisiyle görüşebileceklerini söylemişler ve bu sûrenin 52. âyetinde Hz. Peygamber’e bu teklifi reddetmesi emredilmişti. İnkârcıların dünyada iken gizledikleri bu düşünceleri veya inkâr ve kötülükleri o zaman açık seçik önlerine serilecektir. Fakat eğer onların temennileri kabul edilip de tekrar dünyaya gönderilseler, yine nehyedildikleri fenalıklara döneceklerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar; yalancılık onlarda karakter halini almıştır.
Mehmet Okuyan
Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü. (Dünyaya) geri gönderilseler yine de kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Şüphesiz ki onlar yalancıdır.
Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler kendilerine göründü. Eğer dünyaya geri gönderilseler, yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.
Hayır! Daha önce gizledikleri şeyler açığa çıktı. Eğer onlar, geri döndürülseler yasaklanan kötülüklere tekrar dönerler. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Fakat hayır (bu) önceden (inkârlarını) gizlemekte oldukları (kıyamet gerçeği) artık onlara görünüp açığa çıkmıştır. Şayet (dünyaya) geri çevrilseler bile, şüphesiz kendisinden yasaklandıkları şeylere yine dönüp (sapıtacaklardır) . Çünkü onlar, gerçekten yalancılardır.
Hayır; evvelce gizledikleri belirdi artık, göründü onlara. Geriye döndürülseler de gene nehyedildikleri şeyleri yapmaya koyulurlar ve şüphe yok ki onlar, yalancılardır.
Hayır, daha önce gizleyegeldikleri şeyler, onlara açıkça göründü; ondan böyle diyorlar. Eğer dünyaya geri çevrilmiş olsalardı, kendilerine yasaklanmış olan şeylere yine dönerlerdi, unutma ki onlar yalancıdırlar.
Aslında böyle söylemelerine sebep, daha önce gizlemekte oldukları şeylerin, günahların karşılarına çıkmış olmasıdır. Eğer dünyaya geri gönderilseler, yine ilmimizin-hikmetimizin gereği kendilerine yasak edilen şeyleri, onların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapacaklar. Onlar kesinlikle, hâlâ yalanlarına yalan katmaya devam ediyorlar.
3.Yani, daha önce 23. ayette geçtiği üzere "Rabb`imiz olan Allah`a yemin olsun ki, biz Allah`a ortak koşanlar değildik" sözleriyle gizlemeye çalıştıkları şey açığa çıktığı ve yalan söyledikleri belli olduğu için böyle konuşmaktadırlar.
Ali Bulaç
Hayır, önceden saklı tuttukları kendilerine açıklandı. Şayet (dünyaya) geri çevrilseler bile, kendisinden sakındırıldıkları şeylere şüphesiz yine döneceklerdir. Çünkü onlar, gerçekten yalancıdırlar.
Hayır, evvelce gizleyip durdukları işleri karşılarına çıktı da ondan böyle söylüyorlar. Yoksa geri çevrilselerdi, muhakkak o alıkonmak istendikleri fenalığa, yine döneceklerdi. Şüphesiz ki onlar, yine yalancıdırlar.
Hayır, hayır! Daha önce gizlemiş oldukları hakikat, onlara belli olmuştu. Eğer dünyaya geri gönderilseler de yine yasaklandıkları şeylere dönecekler. Hiç şüphesiz onlar yalancılardır.()
Hayır, önceden saklı tuttukları (şirk ve küfür gibi) şeyler kendilerine açıklandı(ğı için böyle söylüyorlar). Eğer (hayata) geri çevrilmiş olsalar, kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerler. Zira onlar geçekten yalancıdırlar!
Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü. Eğer (dünyaya) geri gönderilseler yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.
Hayır, daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan, yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar.
hayır evvelce gizleyib durdukları karşılarına çıktı da ondan, yoksa geri çevrilselerdi mutlak o nehyedildikleri fenalığa yine döneceklerdi, şüphesiz yine yalancılar
Hayır, öteden beri gizleyegeldikleri, şeyler açıkça karşılarına dikilib çıkdı (ğından böyle söylüyorlar. Yoksa) geri gönderilseler bile yine vaz geçirilmek istendikleri şeylere döneceklerdir. Çünkü onlar, şübhesiz yalancıdırlar.
Hayır, (kalblerinde küfür ve nifak gibi) daha önce gizlemekte oldukları şeyler(in netîcesi) kendilerine göründü (diye böyle söylüyorlar). Hâlbuki (dünyaya) döndürülselerdi, kendisinden yasaklandıkları şeylere mutlaka döneceklerdi; çünki şübhesiz onlar, gerçekten yalancıdırlar!
Hayır! Önceden gizledikleri şeyler (hesap günü) onların yüzlerine açıklanmıştır. (okunmuştur) Onlar geriye (hayata) döndürülse, Allah’ın yasaklamış olduğu haramlara tekrar dönerler. Onlar gerçekten yalancıdırlar.
Hayır, bundan evvel gizledikleri işler ortaya çıkmıştır [¹]. Şayet onlar geri döndürülmüş olsaydılar yine men olundukları şeye dönerlerdi. Onlar, muhakkak yalancıdırlar.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 28. Ayet Açıklaması
[1] Yani gizledikleri bâtıl itikatlarının cezasını buldular da onun için geri dönmek istiyorlar.
Kadri Çelik
Hayır, belki daha önceki gizledikleri (günahlar) onlara göründü. Eğer geri döndürülseler, yine kendilerine yasak edilen şeylere (günahlara) dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar.
Hayır! Aslında, daha önce dünyalarında örtbas ettikleri âhiret hayatıyla ilgili hakîkat,inkâr edemeyecekleri biçimde karşılarına çıkmıştır. Sızlanmalarının asıl sebebi budur. Yoksa, eğer dünya hayatına geri gönderilmiş olsalardı, yine kendilerine yasak edilen şeyleri yapacaklardı. Zira onlar, kesinlikle yalan söylüyorlar.Nitekim, dünyada iken böyle defalarca başları sıkışmış ve aynı şekilde pişmanlık duyup Rablerine sığınmışlardı fakat rahata kavuşur kavuşmaz sözlerinden dönmüş ve:
Aksine önceden gizledikleri şeyler açığa çıktı.
Geri döndürülselerdi, nehy edildikleri / yasaklandıkları şeylere yine dönerlerdi.
Onlar, elbette yalancıdır.
Doğrusu (onların böyle demeleri) daha önce gizledikleri (kötülükleri) yüzlerine vurulduğundan dolayıdır. Yok, eğer onlar (dünyaya) geri gönderilselerdi, yine menedildikleri şeyi yapmağa dönerlerdi. Çünkü onlar, gerçekten yalancıdırlar.
Ama hayır -[böyle demeleri] geçmişte [kendilerinden] gizlemiş oldukları hakikat onlara açık şekilde görünecek [olmasındandır]; ve eğer [hayata] geri döndürülmüş olsalardı kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerlerdi: Unutma ki onlar gerçek yalancılardır! 19
Hayır, onlara önceden gizli olan hakikat ortaya çıktı da ondan. Eğer yeniden dünyaya gönderilselerdi, yine yasaklanan şeylere dönerlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar. 6/116, 21/40, 26/102, 39/58-59
Ama hayır, daha önce gizlemiş oldukları şey onlara apaçık göründü de ondan;[1031] ve eğer geri döndürülselerdi, kendilerine yasaklanan şeylere yine dönerlerdi:[1032] Şu kesin ki onlar, yalanı tabiat hâline getiren kimselerdir.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 28. Ayet Açıklaması
[1031] Bedâ lehum, âhirette için dışa döneceğini, maskelerin düşeceğini, insanın gerçek kişiliğiyle arz-ı endam edeceğini ifade eder.
[1032] Zımnen: Küfür, sahibini kör eden iflah olmaz bir önyargıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayır: Evvelce gizler oldukları şey kendilerine zahir oldu da (ondan) ve eğer geri çevrilselerdi kendisinden nehy olundukları şeye elbette yine dönüverirlerdi. Ve şüphe yok ki, onlar elbette yalancılardır.
28, 29. Hayır! Öteden beri gizledikleri utandırıcı çirkin halleri, münafıklıkları yüzlerine vuruldu da ondan böyle söylüyorlar. Yoksa geri gönderilseler bile, yine kendilerine yasaklanan kötülükleri yapmaya dönecek ve diyeceklerdi ki: “Hayat, sırf dünya hayatımızdan ibaret! Biz bir daha diriltilecek de değiliz! ” Onlar, hiç şüphesiz yalancıdırlar.
Oysa, onların gizledikleri açığa çıktı. Eğer, yeniden (dünyaya) gönderilselerdi yine men olundukları şeylere dönerlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar.
Aslında onların daha önce gizlemekte oldukları şey ortaya çıkmıştır. Yoksa, dünyaya geri gönderilecek olsalar bile, yine kendilerine yasaklanmış şeylere dönerlerdi. Onlar besbelli yalan söylüyorlar.
İşin doğrusu şu: Önceden gizlemekte oldukları karşılarına dikildi. Geri gönderilselerdi yasaklandıkları şeyi mutlaka yineleyeceklerdi. Doğrusu, onlar, tam yalancıdırlar.
belki eşkere oldı anlara ol kim oldılar-ıdı gizlerler ilerüden. daħı eger döndürilineler, döneler-idi aña kim yıġlındılar andan daħı bayıķ anlar [65a] yalan söyleyicilerdür.
Bel ki ẓāhir oldı anlara ol ṣaḳladuḳları nesne evvelde daḫı. Eger dönselerdidünyāya, ḳaytarlardı ol yaman işlere ki peyġamberler anları ḳaytarurlardı an‐dan. Taḥḳīḳ anlar yalancılardur.