Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 819, sondan 5418. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 30. ayetidir. En'am Suresi 30. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 76 ve toplam ebced değeri ise 6558 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولو ترى اذ وقفوا على ربهم قال اليس هذا بالحق قالوا بلى وربنا قال فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون
Rab’lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hâllerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: “Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?” Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş” diyecekler. (Allah), “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek.
İnkârcıların öldükten sonraki durumlarıyla ilgili gelişmeler geçmiş zaman fiilleriyle anlatılmaktadır. Müfessirler, bu ifadelerde, ba‘s ve âhiret olaylarının sanki vuku bulmuş kadar kesin olduğunu vurgulamak için geçmiş zaman fiillerinin kullanıldığını belirtirler. Bununla birlikte âyetlerin, yalnız kıyamete hasredilmesi yerine, her inkârcının ölümünden yani ruhunun bedeninden ayrılmasından sonraki durumunu anlattığını düşünmek de mümkündür. Buna göre, ölen her insan gibi müşriklerin ruhları da bedenlerinden ayrıldıktan sonra ölümün ardından ikinci bir hayat daha olduğunu apaçık görmüş, dünyadayken bu hayata inanmamakla yanıldıklarını anlamış ve bu yanılgılarını yüce Allah’ın huzurunda itiraf etmişlerdir. Şimdiye kadar ölmüş olanlar bu hali yaşamış olduğu gibi şimdiden sonra ölecek olanlar da yaşayacaklardır. İnsanlardan Allah’ın huzuruna çıkarılacaklarına inanmayanlar, bunu yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Sonunda o belli saat yani ölüm ansızın gelip de dünyadan ayrıldıklarında yahut yeniden diriltilip Allah’ın huzuruna çıkarıldıklarında, sırtlarına günahlarını yüklenmiş bir halde “Dünyadaki kusurlarımız, terkettiklerimiz yüzünden vah başımıza gelenlere!” diyeceklerdir.
Mehmet Okuyan
Rablerinin huzuruna (çıkarılıp) durduruldukları zaman sen onları bir görsen! (Allah:) “Bu (diriltilme) gerçek değil miymiş!” diye soracak; onlar da “Rabbimize yemin olsun: Evet (gerçekmiş)!” diyeceklerdir. (Bunun üzerine Allah:) “İnkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecektir.
Rabblerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah onlara, “Öldükten sonra dirilme doğru değil miymiş?” diyecek. Onlar, “Rabbimize andolsun ki evet!” diyecekler. Allah da, “Öyleyse inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecek.
Rabb'lerinin huzurunda durdurulduklarında, onları bir görsen! Allah, “Bu, gerçek değil miymiş?” dedi. Onlar: “Hayır! Gerçektir ve Sen de Rabb'imizsin.” dediler. O, “Yok saymış olmanızdan dolayı azabı tadın.” dedi.
Şayet (ahirette) Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları (inkârcıları) bir görsen! (Allah) "Bu, (tekrar diriliş ve hesaba çekiliş) gerçek değil miymiş?" diyecek. Onlar ise: "Evet, Rabbimize yemin olsun ki öyleymiş" diye (itiraf edip pişmanlık göstereceklerdir. Allah da:) "Öyleyse inkâr edegeldikleriniz nedeniyle azabı tadın" buyuracaktır.
Rablerinin tapısında durduruldukları vakit onları bir görseydin. Rableri, bu gerçek değil mi der, Rabbimize andolsun derler, evet, gerçek. Rableri de öyleyse kafirliğiniz yüzünden tadın azabı der.
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman, sen onları bir görsen: O vakit Allah onlara, bu yeniden dirilme olayı gerçek değil miymiş? diyecek, onlar da “Rabbimize andolsun ki, evet” diyeceklerdir. İşte o zaman Allah, öyleyse inkâr ettiğinizden dolayı azabı çekiniz, diyecektir.
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara:
“Bu, dünyada iken inkâr ettiğiniz yeniden diriltilme, bir hakikat değil midir?" der. Onlar da:
“Rabbimize yemin ederiz ki, elbette hakikat" derler. Allah:
“Öyleyse kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkâr etmekte olduğunuz şeyler sebebiyle, küfrünüz sebebiyle azabı tadın" buyurur.
Onları, Rabblerinin huzurunda durduruldukları zaman bir görsen. (Rabbleri): "Bu gerçek değil mi?" der. Onlar: "Evet. Rabbimiz hakkı için gerçektir" derler. O da: "Öyleyse inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın" der.
Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları bir görsen: (Allah:) 'Bu, gerçek değil mi?' dedi. Onlar: 'Evet, Rabbimiz hakkı için' dediler. (Allah:) 'Öyleyse inkâr ettikleriniz nedeniyle azabı tadın' dedi.
Sen, onların Rablerine arzedildiklerini (hesaba çekildiklerini) göreydin! Allah, onlara şöyle buyuracak: “- Öldükten sonra diriliş ve bu hesap, hak değil mi imiş?” Onlar da: “- Evet, Rabbimize yemin ederiz ki, bu hak'dır.” diyeceklerdir. Allah: “- O halde dünyada yaptığınız küfürlerin cezasını (azabını) tadın.” buyuracaktır.
Keşke görseydin: Rablerinin huzurunda bekledikleri zaman, Rableri: “Bu hak ve doğru değil mi idi?” diye buyurur. Onlar: “Evet, Rabbimize and olsun! Doğrudur” derler. Rableri: “Artık kâfirliğinizden dolayı bu azabı tadın!” der.
Tanrıları katında unların durdurulduğun bir görmüş olsaydın, Allah der ki onlara: «Bu hal hak değil midir?», «Tanrımıza ant içeriz bu haktır» diyeceklerdir, Allah buyurur ki: «Kâfir olmanız dolayısiyle tadasınız azabı»
Onları Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zamanı bir görsen! Allah, onlara: “Bu (ahiret hayatı) gerçek değil miymiş?” diye sorar. Onlar: “Rabbimiz hakkı için, evet” derler. Allah da onlara: “O halde inkârcılığınızdan dolayı azabı çekiniz bakalım” buyurur.
Onları, Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah: "Bu gerçek değil mi?" der; onlar, "Evet, Rabbimiz hakkı için gerçektir" derler. Allah da "Öyleyse inkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.
Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah: Bu (yeniden dirilme olayı), hak değil miymiş? diyecek. Onlar da «Rabbimize andolsun ki evet!» diyecekler. Allah da, Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın! diyecek.
Rablerinin huzurunda durdurulmuş halde onları bir görsen! "Bu doğru değil mi," diyecek. "Evet, Rabbimize and olsun doğru," diyecekler. "İnkar etmenizden ötürü azabı tadın," diyecek
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: "Bu, bir gerçek değil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!" der.
hem görsen onları: rablerinin huzuruna durdukları vakıt! nasıl, deyecek; şu gördüğünüz hak değil mi imiş? Evet, rabbımız hakkı için diyecekler, o halde buyuracak: tadın azabı, küfrettiğinizin cezası
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman sen (onları) bir görsen! (O vakit Allah) «Şu (âlem) hak değil miymiş?» demiş, onlar da «Rabbimize andolsun, evet» demişlerdir (diyeceklerdir). «Öyle ise, dedi (diyecek), küfür (ve inkâr) edegeldiğiniz şeyler yüzünden tadın azabı»!
Nihâyet Rablerinin huzûrunda durduruldukları zaman (onları) bir görsen! (Rableri onlara:) “Bu (dirilmeniz) gerçek değil mi?” buyuracak. (Onlar:) “Rabbimize yemîn olsun ki, evet!” diyecekler. (Rableri de:) “Öyle ise, inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azâbı!” buyuracak.
Sen onları, Rablerinin huzuruna getirildiklerinde bir görsen, onlara “Şimdi bu (diriltilme) gerçek değimli?” denildiğinde, “Rabbimize yemin olsun ki evet” derler. Allah “Öyleyse inkârlarınızdan dolayı azabı tadın” der.
Onları, Rablerine [²] arz olundukları zaman görseydin [³]. Rableri «bu, [⁴] doğru değil mi?» der. Onlar da: «Rabbimiz hakkı için ki elbette doğrudur» derler. Rableri: «Öyle ise kâfir olduğunuzdan nâşi azabı tadın!» der.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 30. Ayet Açıklaması
[2] Yani hesabına, sualine arz olundukları zaman.[3] Yine cevap mahfuzdur «dehşetli bir hal görürdük» denilebilir.[4] Mezardan kalkmak, dirilmek.
Kadri Çelik
Onları, Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah, “Bu gerçek değil mi?” der. Onlar, “Rabbimize andolsun ki evet” derler. Allah da “Öyleyse küfre sapmanızdan ötürü azabı tadın” der.
Rab’lerinin huzuruna getirildikleri zaman hâllerini bir görsen: Allah, “Nasıl, bu âhiret hayatı gerçek miymiş?” diye soracak. Onlar da, “Evet, Rabb’imize yemin olsun ki, gerçeğin ta kendisiymiş!” diye cevap verecekler. Bunun üzerine Allah, “O hâlde, inkâr etmenize karşılık, ebedî azâbı tadın!” diyecek.
Yine o anı bir görsen, rabb’leri karşısında durup tutulduklarında dedi ki:
-“Bu Gerçek değil miymiş?”.
-“Evet, rabbimize and olsun, öyle!” dediler.
-“İnkâr ediyor olduğunuz sebebiyle Azab’ı tadın!” dedi.
Sen onları Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman bir görsen! Rableri onlara: “Nasıl! Bu (yeniden dirilme) gerçek değil miymiş?” diyecek. Onlar: “Evet! Rabbimize yemin olsun ki (gerçekmiş!)” diyecekler. (Allah da:) “Öyleyse inkârınızın karşılığı olan şu azabı, tadın bakalım.” diyecek.
Ama sen [onları] Rablerinin huzuruna çıkarılacakları [ve] O'nun, “Bu, hakikat değil mi?” diye soracağı zaman görsen. Onlar, “Evet, Rabbimiz hakkı için öyle!” diye cevap verecekler. [Bunun üzerine,] Allah, “Tadın öyleyse” diyecek, “hakikati reddetmenizden doğan bu azabı!” 20
Rablerinin karşısında durdurulduklarında, Allah’ın onlara: “Şimdi bu gerçek değil miymiş?” dediğinde onların: “Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş.” dediklerini ve (Allah’ın da): “Gerçekleri örtbas ettiğiniz için tadın bakalım azabı.” dediği anı bir görsen! 6/93, 32/12, 34/31, 50/23. 69/13...20
Yine sen onları, Rablerinin katına çıkarılıp O’nun “Bu gerçek değil miymiş?” diye sorduğu zaman görmeliydin. Onlar, “Kesinlikle… Rabbimiz hakkı için öyle!” diye cevap verecekler. O da diyecek[1033] ki: “Tadın azabı, ısrarlı inkârınıza karşılık!”
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 30. Ayet Açıklaması
[1033] Lafzen: “dedi”. Âhiret bağlamında gelen geçmiş zaman formları yaşanmışlığa değil, yaşanacak olanın kesinliğine delâlet eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve (onları) görecek olsan Rablerinin huzuruna durduruldukları zaman! Buyuracak ki: «Şu hak değil miymiş?» onlar da: «Evet. Rabbimize and olsun ki» diyecekler. (Cenâb-ı Hak da) «O halde azabı tadınız, küfreder olduğunuz şeyler sebebiyle,» diye buyurmuş olacaktır.
Hem onları Rab'lerinin huzuruna getirilip hesap meydanında durduruldukları zaman bir görsen! Hak Teâlâ: “Nasıl, diyecek, şu gördüğünüz diriliş gerçek değil miymiş? ” Onlar da: “Evet, Rabbimiz hakkı için gerçekmiş! ” diyecekler. Allah Teâlâ buyuracak: “Öyle ise, kâfirliğinizden ötürü şimdi tadın azabı! ”
Onları Rablerinin huzurunda durdurulmuş iken bir görsen: (Allah) "Bu gerçek değil miymiş?" dedi. Dediler ki, "Evet Rabbimiz hakkı için gerçektir!" "Öyle ise inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın!" dedi.
Onları bir görecek olsan, huzura çıkarıldıkları gün Rableri onlara: “Nasıl? Tekrar dirilmek gerçek değil miymiş?” diyecek, onlar da “Rabbimize ant olsun ki gerçekmiş” diye cevap vereceklerdir. Bunun üzerine Rableri: “Görmezlikten gelmenize karşılık azabı tadın” diyecektir.
Rab'lerinin karşısında durdurulduklarını ve (Allah'ın): -Bu gerçek değil miymiş? dediğinde onların:-Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş, dediklerini ve (Allah'ın da onlara):-Kafir olduğunuz için azabı tadın, dediği anı bir görsen!
Sen onları Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah “Bu gerçek değil miymiş?” buyurur. “Evet,” derler, “Rabbimize and olsun ki gerçekmiş.” Allah buyurur ki: “İnkâr edip durduğunuz için şimdi tadın bakalım azabı!”
Rableri huzurunda durdurulduklarını bir görsen! Sordu: "Gerçek değil miymiş bu?" Dediler: "Rabbimize yemin olsun ki, gerçekmiş." Dedi: "O halde, küfre sapmış olmanızdan dolayı tadın azabı."