Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 826, sondan 5411. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 37. ayetidir. En'am Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 67 ve toplam ebced değeri ise 2661 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وقالوا لولا نزل عليه اية من ربه قل ان الله قادر على ان ينزل اية ولكن اكثرهم لا يعلمون
Dediler ki: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” (Ey Muhammed!) De ki: “Şüphesiz Allah’ın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onların çoğu bilmiyor.”
Aslında Hz. Muhammed’e birçok âyet indiği ve vahiy başlı başına bir mûcize olduğu halde müşrikler inatlarından dolayı bu indirilenlere inanmayıp yeni bir mucize indirilmesini veya Resûlullah’tan Safâ tepesinin altına çevrilmesi (Müsned, I, 242, 258), Mekke arazisinin genişletilmesi ve bu topraklar içinden nehirler akıtılması ya da 8. âyette işaret edildiği üzere melekler gönderilmesi gibi kendi istedikleri şekilde mûcizeler göstermesini istiyorlardı (krş. İsrâ 17:90-95). Yüce Allah onların bu sözlerine, istedikleri şekilde bir mûcize ve âyet indirmeye de kadir olduğunu, ancak onların çoğunun bunu da doğru dürüst değerlendirmeyeceklerini belirterek, bazılarının ise âyetleri bilip anladıkları halde inatlarından dolayı inanmayacaklarına işaret ederek cevap veriyor. Zira âyet ve mûcize indirmekten maksat, insanların bunu doğru olarak anlayıp hakka teslim olmalarıdır. Ayrıca Allah Resulü kendisine indirilen âyetleri onlara eksiksiz bildirmiştir ve doğru düşünenlerin inanmaları için bu âyetler yeterlidir. Şu halde müşrikler, daha önce indirilen âyetlere ve mûcizelere karşı nasıl davrandılarsa bu istedikleri gerçekleştirilince de öyle davranacaklardı.
Mehmet Okuyan
(İnkârcılar) “O’na Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!” demişlerdi. De ki: “Şüphesiz ki ayet (mucize) indirmeye gücü yeten Allah’tır. Fakat onların çoğu bilmezler.”
Ona, “Rabb'inden bir âyet¹ indirilmeli değil miydi” dediler. De ki: “Elbette ki Allah, bir âyet² indirmeye kadirdir. Ancak onların çoğu bunu bilmezler.
(Müşrik ve münafık kimseler) "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: “Şüphesiz Allah ayet indirmeye güç yetirendir.” Ama onların çoğu (gerçeği ve başlarına gelecekleri) bilmezler.
Ve o Muhammed'e, Rabbinden herkesi inandırıcı bir başka mucize indirilseydi ya derler. De ki, Allah her türlü mucizeyi indirmeye güç yetirendir. Ne var ki, onların çoğu bu gerçeği bilmezler.
Onlar:
“Ona, doğruluğunu tasdik eden Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya" dediler. Sen de:
“Şüphesiz Allah bir âyet, bir mûcize indirmeye kadirdir" de. Fakat onların çoğu mucize geldikten sonra iman etmedikleri zaman başlarına gelecek felâketi bilemezler.
(Mekke kâfirleri) şöyle dediler: “- O Peygambere, Rabbinden bir başka mûcize indirilse ya!” De ki: “- Allah, onların istediği şekilde bir mûcize indirmeğe kadirdir; fakat onların çoğu, böyle bir mûcize geldiği zaman başlarına felâket geleceğini bilmezler.
(İnkârcılar, madem Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor, o halde) “Ona, Rabbinden bir mucize indirilseydi ya” dediler. (Onlara) de ki: “Allah'ın böyle bir mucize indirmeye gücü yeter.” Fakat onların çoğu (gerçekleri) bilmez
Durmuşlar da ona bam başka bir âyet indirilse ya diyorlar, de ki: şüphesiz Allah öyle bir mu'cizeyi indirib durmağa kadirdir ve lâkin ekserisi bilmezler
(Şöyle) dediler: «Ona Rabbinden bir âyet (mu'cize) indirilmeli değil miydi?». De ki: «Şübhesiz Allah âyet (mu'cize) indirmiye kaadirdir». Fakat onların çoğu bilmezler.
Bir de (o müşrikler): “Ona Rabbinden (bizim istediğimiz) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?” dediler.(2) De ki: “Şübhesiz Allah, bir mu'cize indirmeye kadirdir; fakat onların çoğu bilmezler.”
(2)“Mu‘cize, da‘vâ-yı nübüvvetin (peygamberlik da‘vâsının) isbâtı için, münkirleri (inkârcıları) iknâ‘ etmek içindir, icbâr etmek (zorlamak) için değildir. Öyle ise, da‘vâ-yı nübüvveti işitenler için iknâ‘ edecek bir derecede mu‘cize göstermek lâzımdır. (...) İcbâr derecesinde bir bedâhetle (açıklıkla) izhâr etmek(göstermek), Hakîm-i zü’l-Celâl’in hikmetine münâfî (zıd) olduğu gibi, sırr-ı teklîfe (imtihan sırrına) dahi muhâliftir (terstir). Çünki, ‘Akla kapı açmak, ihtiyârı (irâdeyi) elinden almamak’ sırr-ı teklif iktizâ ediyor(gerektiriyor).” (Zülfikār, 19. Mektûb, 104)
İlyas Yorulmaz
Onlar “Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya” derler. Deki “Allah mucize indirmeye her zaman gücü yeter, ancak insanların çoğu bilmiyorlar.
Onlar; «Peygambere Rabbi tarafından bir mucize indirilmeliydi» dediler. Onlara de ki Allah mucize indirmeye kaadirdir. Fakat onların pek çoğu bilmezler l.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 37. Ayet Açıklaması
[1] Neticede bir belâya tutulacaklarını bilmezler,
Kadri Çelik
“Rabbinden ona (Muhammed'e, Kur'an dışında) bir mucize indirilseydi ya” dediler. De ki: “Doğrusu Allah bir mucize indirmeye kadirdir.” Fakat çoğu bilmezler.
“Madem Muhammed Peygamber olduğunu iddia ediyor, o hâlde ona Rabb’inden olağanüstü bir alâmet, bizim istediğimiz türden bir mûcize indirilseydi ya!” diyorlar. De ki: “Allah, elbette mûcize göndermeye kâdirdir. Ve zaten, Kur’an gibi muhteşem bir mûcize göndermiştir de.” Fakat insanların çoğu, iman etmek için Kur’an’ı inceleyip onun üzerinde düşünmenin yeterli olduğunu, her attıkları adımda zaten binlerce mûcize bulunduğunu bilmezler.İşte o mûcizelerden biri:
(O kâfirler): “Ona Rabbinden bir mûcize indirilse olmaz mı?” dediler. (Ey Muhammed!) Onlara: “Allah’ın böyle bir mûcize indirmeye, kesinlikle gücü yeter. Fakat onların çoğu, bunu bilmiyorlar.” de.
Ve onlar: “Neden o'na 28 Rabbi tarafından hiçbir mucizevî işaret bahşedilmedi?” diye sorarlar. De ki: “Allah, katından her türlü işareti indirmeye kâdirdir”. Ama insanların çoğu bundan habersizdir, 29
Onlar “Sana Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi” dediler. De ki; “Allah’ın her türlü mucize indirmeye elbette gücü yeter. Fakat onların çoğu bunun bilincinde değiller.” 10/20, 13/27, 20/133-134, 40/78
Onlar “Ona Rabbinden (mucizevi) bir kudret delili indirilmesi gerekmez miydi?” derler. De ki: “Allah her tür kudret delilini indirmeye kadirdir.” Fakat onların çoğu bunun bilincinde değildir.
Ve dediler ki: «Onun üzerine Rabbinden bir âyet indirilmeli değil mi idi?» De ki: «Şüphe yok Allah Teâlâ âyet indirmeğe kâdirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.»
“Ona bizim ısrarla istediğimiz bambaşka bir mûcize indirilse ya! ” deyip duruyorlar. De ki: “Şüphesiz Allah öyle bir mûcize göndermeye kadirdir, fakat onların çoğu bunu bilmezler. [10, 20; 13, 7. 27; 17, 90-59; 26, 4] {KM, Matta 16, 1; Markos 8, 11}
Peygambere: -Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? dediler. De ki: -Allah, bir mucize indirmeye elbette kadirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.