Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 793, sondan 5444. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 4. ayetidir. En'am Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 3164 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 36:46 ayetleridir.
Arapça Metin
وما تأتيهم من اية من ايات ربهم الا كانوا عنها معرضين
Burada geçen âyet, bilhassa Allah’ın tek tanrı olduğuna delâlet eden kanıtlar, Hz. Peygamber’in verdiği haberlerin, özellikle vahdâniyetle (Allah’ın birliği) ilgili bilgilerin doğruluğunu gösteren ve müşrikleri, fesahat ve belâgatta bir örneğini ortaya koymaktan âciz bırakan Kur’an âyetleri veya Resûlullah’ın Kur’an dışındaki mûcizeleri şeklinde tefsir edilmiş; “âyetlerden yüz çevirme” ise Mekke putperestlerinin göze hitap eden mûcizeleri reddetmeleri, Kur’an-ı Kerîm’i dinlemeye tahammül edemeyip ona kulak vermekten veya onu dinledikleri halde sırf inat ve kibirlerinden ötürü onun bir mûcize ve gerçek olduğunu itiraftan kaçınmaları şeklinde açıklanmıştır. “Alay ettikleri şeyin haberleri” ise, kıyametin vukuu ve âhiret azabı veya İslâm’ın doğması ve isminin yükselmesi sırasında şirkin ve küfrün çöküşü ya da inkârcıların müslümanlar karşısındaki hezimetleriyle ilgili olarak Kur’an’ın verdiği haberlerdir. Bu bilgiler ışığında bu âyetler şu şekilde açıklanmıştır:
O müşriklere ve inkârcılara, üzerinde düşünüp taşınmaları gereken bir âyet, bir delil veya mûcize geldiğinde muhakkak surette rablerinden gelen bu türlü âyetlerden yüz çevirirler; onların doğru olup olmadığı hususunda ciddi ve samimi olarak zihin yormadan, akıllarını kullanarak düşünüp taşınmadan hemen red ve inkâr ederler. İşte böylece onlar bütün âyetlerin, delil ve mûcizelerin en yücesi ve en şereflisi olan hak yani Kur’an kendilerine geldiği zaman onu da yalanlayıp inkâr etmişlerdir. Ancak böyle yalanladıkları, üstelik bir de alaya aldıkları Kur’an’ın bildirdiği haberler, yani kıyamet ve âhiret azabını ya da İslâm’ın doğuşu ve onun adının yükselişi sırasında inkârcıların başlarına gelecek azap ve yıkımı, müslümanlar karşısında uğrayacakları hezimeti görünce ne ile alay ettiklerinin farkına varacaklardır!
Mehmet Okuyan
Kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirmişlerdi.
Onlara (inkârcılara ve münafıklara) Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyiversin, mutlaka ondan (mucizelerden ve muhkem emirlerden) yüz çevirip (uzaklaşmışlardır).
Rabbinin birliğini ve kudretini anlatan, âyetlerinden onlara bir âyet gelmeye görsün, o âyetlerden, Kur'ân'dan ille de yüz çevirirler, tebliğine, Kur'ân'ın ve sünnetin hayata geçirilmesine engel tedbirler alırlar.
Allah’ın gönderdiği öğretiler: yüz çevrilecek, ciddiye alınmayacak, ihmal edilecek önemsiz şeyler değildir. İnsanca yaşamak ve hayatı anlamlı hale getirmek için İlahi öğretiler mutlaka hayata geçirilmelidir. Mesajın doğrudan muhatabı olan insan öğretilerle yaptırım ifade eden bir emri ciddiye almaz ve ona itaat etmezse ondan yüz çevirmiş demektir. Zira mesajda esas olan pratik hayatta karşılık bulmasıdır. Burada hitap müşriklere olsa da Kur’an mesajının hayata müdahalesi konusunda gevşek davranan ya da mesajın içeriğini ciddiye almayan Müslümanlar için uyarı vardır.
Diyanet İşleri (Eski)
Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldikçe ondan yüz çevirirlerdi.