Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 829, sondan 5408. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 40. ayetidir. En'am Suresi 40. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 5821 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل ارايتكم ان اتيكم عذاب الله او اتتكم الساعة اغير الله تدعون ان كنتم صادقين
(Ey Muhammed!) De ki: “Söyleyin bakalım. Acaba size Allah’ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah’tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın).
İnsanlar çeşitli sıkıntılara mâruz kalmakla birlikte, yine Allah’ın mümkün kıldığı bazı tedbirlere, yarattığı bazı çarelere başvurarak bu sıkıntılardan kurtulabilmektedirler. Ancak Allah’ın, tedbir ve çarelerini yaratmadığı, giderme imkânlarını yalnız kendisinde saklı tuttuğu belâ ve musibetler de vardır ki, insanlar böyle durumlarla karşılaştıklarında genellikle, inançlısıyla inançsızıyla, kurtuluş için yalnız Allah’a yalvarır; Allah’ı unutanlar bile taptıkları putlarını, uydurma tanrılarını, taparcasına bağlandıkları servetlerini, makamlarını, liderlerini unutarak, Allah’ın vicdanlarına yerleştirdiği fıtrî bir eğilimle Allah’a yönelir, O’ndan başka kurtarıcı ulu kudret bulunmadığının farkına vararak kurtuluşu yalnız O’ndan dilerler. Allah Teâlâ bu âyetlerde, belirtilen duruma işaret ederek inkârcılara, Allah’ın azabının kendilerine gelmesi, ölüm veya kıyamet vaktinin gelip çatması halinde ne yapacaklarını sormakta, inatlarından veya bizzat kendi fıtratları hakkında cahil olduklarından bu soruya doğru dürüst cevap veremeyecekleri için, sorunun doğru cevabını yine kendisi vermekte ve onların böyle durumlarda yalnız kendi yüce zâtına yönelip kendisine yalvaracaklarını açıklamaktadır. Böylece 38. âyette Allah’ın varlığının ve kudretinin dış dünyadaki bazı delillerinden söz edildikten sonra burada da bir kısım insanların bazı şeylere tanrılık isnat etmelerinin bizzat insanın kendi selim tabiatı tarafından tekzip edildiği, asılsızlığının ortaya konduğu belirtilmekte ve Allah’tan başka dayanılıp güvenilecek gerçek ilâh bulunmadığı bizzat insanın kendi fıtratından gösterilen aklî delil ile kanıtlanmaktadır.
Mehmet Okuyan
De ki: “Ne dersiniz; size Allah’ın azabı gelse veya o (Son) Saat size gelip çatsa, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğruysanız (söyleyin bakalım)!”
De ki: “Ne dersiniz, size Allah'ın azabı gelse veya o kıyamet gelip çatıverse siz, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım!”
(O münkirlere ve müşriklere) De ki: “Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah'ın azabı gelip kuşatırsa, ya da saat (felaket ve kıyamet) gelip çatarsa, Allah'tan başkasına mı dua edip yalvaracaksınız? Eğer doğru sözlüler iseniz (haydi putlarınızı ve tağutlarınızı çağırın bakalım; duyacak ve yardıma koşacaklar mı?) ”
De ki: Gerçekseniz, size Allah'ın azabı gelirçatar, yahut başınıza kıyamet koparsa Allah'tan başkasını mı çağırır, ondan başkasına mı dua edersiniz, bana haber verir misiniz siz?
De ki: Ey inkârcılar! Bana haber verin, size Allah'ın azabı gelecek olsa veya kıyamet saati gelip çatsa, Allah'tan başkasına mı yalvarır, dua edersiniz? Doğru sözlülerden iseniz, söyleyin bana gerçeği.
Onlara:
“Size dünyada Allah'ın azâbı gelse, yahut kıyametin kopacağı an ile karşı karşıya gelmek durumunda kalsanız, halinizin ne olacağını hiç düşündünüz mü? Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım" de.
De ki: 'Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah'ın azabı gelirse ya da saat (kıyamet) gelip çatarsa, Allah'tan başkasını mı çağıracaksınız? Eğer doğru sözlüler iseniz (çağırın bakalım.)'
(Ey Rasûlüm), müşriklere söyle: “- Bana haber verir misiniz, eğer Allah'ın azâbı, yahut kıyamet başınıza gelirse, Allah'dan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer doğru söyleyen insanlarsanız... (Putlar ilâh'dır sözünde gerçekçi iseniz, kurtulmanız için onlara yalvarıp dua edin.)
De ki: Ne dersiniz; size Allah'ın azabı gelse veya o kıyamet gelip çatıverse size, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz (söyleyin bakalım)!
De ki: "Kendinizi hiç düşündünüz mü, Allah'ın azabı size gelse veya kıyamet vakti gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer sözünde doğru kimselerseniz cevap verin".
De ki: bir düşünürmüsün kendinizi? eğer Allahın azabı başınıza gelir veya o saat başınıza gelirse Allahdan başkasına mı dua edersiniz? eğer doğru söylerseniz söyleyin bakayım?
De ki: «Bana haber verir misin: Eğer size Allahın azabı gelir, yahud size kıyamet gelib çatarsa Allahdan başkasını mı çağıracaksınız? Eğer (putlarınızın şefaatçi olduğunu söylemekde) saadık (adamlar) iseniz (çağırın onları bakayım)»!
De ki: “Söyleyin bakalım! Eğer size Allah'ın azâbı gelse veya size kıyâmet gelse, Allah'dan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz (onlara yalvarın bakalım)!”
Onlara de ki putlara tapmadan ne gördünüz? Size Allah/ın azabı gelse, veya üzerinize kıyamet kopsa Allah/tan başkasına mı niyaz edersiniz? Putların işe yarayacağı hususunda gerçek söylüyorsanız haydi onlara niyaz edin.
De ki: “Düşündünüz mü kendinizi hiç? Üzerinize Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet gelip çatsa, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer doğru sözlüler iseniz (söyleyin bakayım).”
Allah’ın hükümlerine boyun eğmekten kaçınan o müşriklerin iç dünyalarına, seslenerek de ki: “Eğer doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım; size Allah’ın azâbı veya Kıyâmet Saati gelip çatıverse, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?
De ki: -“Doğru söyleyen / sadık idiyseniz, hiç düşündünüz mü, size Allah’ın azabı geldiğinde yahut Saat geldiğinde Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?”.
1 Yani, vicdanlarınızın derinliklerine inerek kendinizi iyice yoklayın bakayım, böyle bir felâket karşısında bulunduğunuz zaman bütün ümitleriniz silinir, tamamen ümitsizliğe mi kapılırsınız? Yoksa yine bir kurtuluş ümidi besler, derinden derine Allah’a mı sığınırsınız? (Özetle-Elmalılı)
Muhammed Esed
De ki: “[Bu dünyada] Allah'ın azabına çarptırıldığınız zaman yahut Son Saat gelip çattığında Allah'tan başkasına yalvardığınızı düşünebilir misiniz? [Söyleyin bana,] eğer doğru sözlü insanlar iseniz!
De ki: “Hiç düşündünüz mü, eğer Allah’ın azabı sizi yakalasa veya o saat, bu dünyanın bozulma anı gelip çatsa, eğer iddianızda doğruysanız söyleyin Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?” 6/56-63-71, 7/5, 27/62, 39/38
De ki: “Düşünsenize bir, eğer Allah’ın azabına uğrasanız ya da Kıyamet Günü gelip çatsa, Allah’tan başkasına yalvarabilir misiniz? Hadi (cevap verin), eğer dürüstseniz?
De ki: «Siz bana haber verebilir misiniz? Eğer size Allah Teâlâ'nın azabı gelirse veya size kıyamet gelirse Allah Teâlâ'dan başkasına mı niyazda bulunursunuz? Eğer siz doğru sözlü kimseler iseniz (söyleyin bakalım!).»
De ki: "Düşündünüz mü kendinizi hiç? Size Allah'ın azabı gelse, ya da o (Duruşma) sa'at(i) gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru (sözlü) iseniz (söyleyin).
De ki “Kendinize baktınız mı? Allah’ın azabı size gelse ya da kıyamet saati gelip çatsa Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer samimiyseniz söyler misiniz?”
De ki:-Eğer doğruysanız Bana haber verir misiniz, Allah'ın azabı size ulaşır, veya kıyamet saati size gelip çatarsa, Allah-tan başkasına mı yalvarırsınız?
De ki: Söyleyin bana, eğer Allah'ın azabı size erişse veya kıyamet başınıza kopacak olsa, Allah'tan başkasına mı yalvaracaksınız? Sözünüzde doğru iseniz, cevap verin.
De ki: "Bir düşünün bakalım! Allah'ın azabı yakanıza yapışsa yahut o saat gelip çatsa, Allah'tan başkasına mı yakarırsınız? Doğru sözlü iseniz söyleyin!"