Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5228, sondan 1009. ayet; 65. sure ve Talak Suresinin 11. ayetidir. Talak Suresi 11. ayetinin kelime sayisi 34, harf sayısı 154 ve toplam ebced değeri ise 11056 olarak hesaplanmıştır. Talak Suresinin toplam ebced değeri 89413 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
رسولا يتلوا عليكم ايات الله مبينات ليخرج الذين امنوا وعملوا الصالحات من الظلمات الى النور ومن يؤمن بالله ويعمل صالحا يدخله جنات تجري من تحتها الانهار خالدين فيها ابدا قد احسن الله له رزقا
İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
Aile ilişkilerinin düzenli, hak ve hukuka dayalı yürümesi, harcamalarda dengenin gözetilmesi gibi iyi ve yararlı amaçlar etrafında bazı hükümleri açıklayan âyetlerden sonra burada Allah’ın ve elçilerinin buyruklarına karşı direnen, taşkınlık eden toplumların acı âkıbetlerine değinilmesi, toplumun çekirdeğini oluşturan aile kurumunun ve bununla yakından ilgili olan iktisadî düzenin sağlam bir yapıda olması ve sağlıklı işlemesinin, medeniyetlerin varlık ve bekaları açısından ne kadar önemli olduğuna, böyle bir yapının kurulup geliştirilebilmesinin ise ancak davranışlarını Allah inancı ve ahlâk ilkeleriyle şekillendiren ve denetleyen bireyler yetiştirilmesine bağlı bulunduğuna ilişkin bir uyarı olarak değerlendirilebilir. Nitekim İslâm bilginleri amelî ahlâkı incelerken, eski kültürlerin doğru bildikleri yönlerinden de istifade ederek bu çerçevedeki ilke ve kuralları fert, aile ve toplum düzeyinde ele almalarının yanında iktisâdî ahlâk ve ailenin iyi yönetilmesi üzerinde özel bir biçimde durmuşlar, hatta “tedbîr-i menzil” adını verdikleri ekonomi-politik ağırlıklı bir ilmî disiplin geliştirmişler, siyaseti de genellikle bilinen işlevlerinin yanında bütün bireylerin mânevî gelişimini ve en yüksek mutluluktan pay almalarını sağlayan bir kurum ve siyaset bilimini öncelikle bu imkânları araştıran bir disiplin olarak görmüşlerdir. 8 ve 9. âyetlerde Allah’ın buyruklarına, ilâhî-tabii yasalara uymamakta direnip kaosu yeğleyenlerin sonlarının hüsran olduğu belirtildikten sonra 11. âyette peygamber ve ilâhî kitap göndermenin amacının insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak olduğu ifade edilerek, dirlik ve düzenliği sağlayabilmek ve anarşiden kurtulabilmek için vahyin aydınlığından müstağni kalınamayacağına bir kez daha dikkat çekilmiştir. 10. âyette geçen “uyarı” diye çevirdiğimiz zikir (zikr) kelimesi, “unutmama, hatırlama, anma, öğüt” mânalarına gelir; hiç dikkatten uzak tutulmaması ve uyulması gereken bir öğüt olduğundan Kur’ân-ı Kerîm’i ifade etmek üzere burada ve başka bazı âyetlerde bu kelime kullanılmıştır. 11. âyetteki elçiden maksat müfessirlerin büyük çoğunluğuna göre Hz. Muhammed’dir; Cebrâil’in kastedildiği kanaatinde olanlar da vardır (bk. Zemahşerî, IV, 112; Şevkânî, V, 284). Öte yandan, 10. âyetin sonundaki zikir kelimesinin hemen ardından “elçi” anlamındaki resul kelimesine yer verilmiş olması, bunların her ikisiyle Kur’an’ın veya Hz. Muhammed’in kastedildiği yorumları da yapılmıştır. İbn Atıyye –bu kullanımın i‘câz üslûbu gereği böyle olduğunu belirtip– birincinin Kur’an’ı, ikincinin Hz. Peygamber’i ifade ettiği görüşünü tercih eder (V, 327).
Mehmet Okuyan
İman edip iyi işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık ayetlerini [tilavet] eden (okuyup aktaran) bir elçi (göndermiştir). Kim Allah’a inanır ve iyi iş(ler) yaparsa (Allah da) onu, içinde [ebedî] kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Elbette Allah o kimse için bir rızık lütfetmiş (olacak)tır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:257; Mâide 5:16; İbrâhîm 14:1; Ahzâb 33:43; Hadîd 57:9.,Bu ayette bir “sebep-sonuç” ilişkisi yer almaktadır. Yüce Allah öncelikle ödüllerin verilmesini sağlayacak “sebep”e dikkat çekmekte ve her şeyden önce iman edip sâlih ameller işlemenin gerekliliğini dile getirmektedir. İman ve salih ameller işlemek, biri diğerisiz olmayan en temel iki değerdir. Bir inanç eğer salih amel denen ve inanca yaraşır davranışlarla desteklenirse ona “iman” dendiği gibi, birtakım iyi davranışlar da imanlı olarak yapılırsa onlara “salih amel” denmektedir.
Bayraktar Bayraklı
İman edip iyi amel işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a inanır, iyi amel yaparsa, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde süreli kalacakları cennetlere sokar. Allah ona gerçekten güzel rızık verecektir.
İman eden ve sâlihâtı¹ yapan kimseleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, Allah'ın apaçık olan ayetlerini size okuyan bir Resûl gönderdi. Kim, Allah'a iman eder ve sâlih² olanı yaparsa, Allah onu, içinden ırmaklar akan ve içinde kesintisiz olarak sürekli kalacakları Cennetlere koyar. Allah, onu en iyi şekilde rızıklandıracaktır.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek. 2- Arı, saf, iyi, erdemli, dürüst.
Ahmet Akgül
İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için, Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir Elçi de (yollamışızdır) . Artık kim iman edip salih (hayırlı ve yararlı) amellerde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir.
Peygamberi de göndermiştir ki size Allah'ın apaçık ayetlerini okumadadır inananları ve iyi işlerde bulunanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için ve kim, Allah'a inanır ve iyi işlerde bulunursa onu, ebedi kalmak üzere, kıyılarından ırmaklar akan cennetlere koyar, gerçekten de Allah, ona en güzel bir rızık verir.
Allah'ın apaçık mesajlarını size aktarıp okuyan bir elçi göndermiştir ki, iman edip doğru dürüst işler yapanları zifiri karanlıktan aydınlığa çıkarabilsin. Kim Allah'a inanıp doğru ve yararlı işler yaparsa, Allah onu içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere koyacaktır. Allah cennette onlara güzel, bol rızıklar hazırlamıştır.
İman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri cehalet karanlıklarından, ilim nuruna çıkarmak için şer'î hükümleri, cezaları, ahlakî kuralları, haklarınızı ve sorumluluklarınızı, Allah'a kulluk görevlerinizi, birbirlerinize ve toplumlarınıza karşı mükellefiyetlerinizi, kainattaki ilâhî kanunları, ilâhî kudretin büyüklüğünü hâvî delilli gerekçeli ayetleri okuyarak, açıklayarak anlatan, sizin sorumluluğunuza tevdi eden bir Rasul gönderdi. Geçmişin kirlerinden arınarak Allah'a iman edeni, gevşekliği bırakarak hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçireni, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanı, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanı, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyeni, altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konaklarına koyacaktır. Allah onlara ne güzel rızıklar vermiştir.
(Bir de) iman edip salih ameller işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan Peygamber gönderdi. Kim Allah'a iman eder ve salih amel işlerse, (Allah) onu içinde sonsuza kadar kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah ona gerçekten güzel bir rızık vermiştir!
İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir.
Bir Peygamber gönderdi; Allah'ın emir ve yasaklarını açıklayan âyetlerini sizlere karşı okuyor ki, iman edib salih ameller işliyenleri karanlıklardan (küfür ve cehaletten), nûra (imana ve aydınlığa) çıkarsın. Kim Allah'a iman edib de salih amel işlerse, Allah onu (ahirette ağaçları) altından ırmaklar akar cennetlere, içlerinde ebedî kalmak üzere koyacaktır. Doğrusu Allah, ona, ne güzel bir rızık ihsan etmiş!...
Bir peygamber göndermiştir. İnanıp da yararlı işler yapanları karanlıklardan nura çıkarmak için, size Allah’ın ayetlerini açık olarak okuyor. Ve kim (gerçekten) Allah’a ve ahirete inanırsa, Allah onu, içlerinde ebedî kalacakları, altlarında nehirler akan Cennetlere koyacaktır. Allah ona ne güzel bir rızık vermiştir!()
İnandıktan sonra güzel ve faydalı işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir resul göndermiştir. Kim Allah'a inanır, faydalı ve güzel işler yaparsa, Allah onu, altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere koyacaktır. Ayrıca Allah, ona çok güzel rızıklar ihsan edecektir.
İnanıp yararlı işler işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere, size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş işlerse, Allah onu, içinde temelli ve sonsuz kalınacak, içlerinden ırmaklarakan cennetlere koyar. Allah ona gerçekten güzel rızık vermiştir.
İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir.
bir elçi indirmiştir. İnanıp erdemli davrananları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size ALLAH'ın apaçık ayetlerini okur. Kim ALLAH'a inanır ve erdemli davranırsa onu içinde ırmaklar akan cennetlere sokar; orada ebedi kalırlar. ALLAH ona güzel rızık vermiştir.
10-11 Kuran evrensel ve ölümsüz bir elçidir; bir müjdeci ve uyarıcıdır. Bak 41:4.
Elmalılı Hamdi Yazır
Size Allah'ın açık açık âyetlerini okuyan bir elçi (gönderdi) ki inanıp faydalı işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allah) onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah ona gerçekten ne güzel rızık vermiştir.
Bir Rasul gönderdi, Allahın nûrlar saçan, yollar açan âyetlerini sizlere karşı okuyorki iyman edip salih amel işliyenleri zulmetlerden nûra çıkarsın ve her kim Allaha iyman edip salâh ile çalışırsa Allah onu altından ırmaklar akar cennetlere koyacak: orada ebediyyen muhalledler, öyleki Allah ona hakikaten güzel bir rızk ihsan etmiş
İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanları karanlıklardan nuura çıkarmak için, bir (de) peygamber (göndermişdir ki) o, Allahın (her şey'i) açık açık bildiren âyetlerini size karşı (işte) okuyup durmakdadır. Kim Allaha îman eder, iyi amel (ve hareket) de de bulunursa (Allah) onu altlarından ırmaklar akan cennetlere, hepsi de içlerinde ebedî ve sermedî kalıcı olarak sokar. Allah ona hakıykat ne güzel rızık (ve sevab) vermişdir.
Ve îmân edip sâlih ameller işleyenleri zulümâttan (küfür karanlıklarından) nûra(îmâna) çıkarmak için, Allah'ın apaçık beyan eden âyetlerini size okuyan bir peygamber(göndermiştir).(1) Artık kim Allah'a îmân edip sâlih amel işlerse, (Allah) onu altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyar; (onlar) orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Gerçekten Allah, ona güzel bir rızık ihsân etmiştir.
(1)“Bak! Öyle bir ziyâ-yı hakīkat (hakīkat nûru) neşreder ki: Eğer onun o nûrânî dâire-i hakīkat-i irşâdından (teblîğ ettiği nûrlu hakīkat dâiresinden) hâriç bir sûrette kâinâta baksan; elbette kâinâtın şeklini bir mâtemhâne-i umûmî (umûmî bir mâtem yeri) hükmünde ve mevcûdâtı (varlıkları) birbirine ecnebî (yabancı), belki düşman ve câmidâtı (ruhsuz varlıkları) dehşetli cenâzeler ve bütün zevi’l-hayâtı (hayat sâhiblerini)zevâl ve firâkın (ayrılığın) sillesiyle (tokadıyla) ağlayan yetimler hükmünde görürsün. Şimdi bak: Onun neşrettiği nûr ile o mâtemhâne-i umûmî, şevk ve cezbe içinde bir zikirhâneye (Allah’ın anıldığı yere) inkılâb etti (döndü). O ecnebî, düşman mevcûdât, birer dost ve kardeş şekline girdi. O câmidât-ı meyyite-i sâmite (ölü gibi donuk ve sessiz varlıklar); birer mûnis (dost) me’mur, birer musahhar (itâatkâr) hizmetkâr vaziyetini aldı ve o ağlayıcı ve şekvâ edici (şikâyetçi) kimsesiz yetimler, birer tesbih içinde zâkir (zikredici)veya vazîfe paydosundan şâkir (şükredici) sûretine girdi.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 95-96)
İlyas Yorulmaz
Bir elçi ki, iman edip salih ameller işleyenleri karanlıklardan aydınlıklara çıkarmak için, Allah’ın apaçık ayetlerini okuyor. Kim Allah’a iman eder ve salih ameller işlerse, Allah onu altlarından ırmakların aktığı ve sürekli kalacağı cennetlere koyar. Allah orada o’nun için en güzel rızıklar hazırlamıştır.
10, 11. Allah onlar için şiddetli azap hazırlamıştır. Artık Ey tam akıllılar! Allah/tan sakının. Mü/minler! [³] Allah size Kur/an/ı indirmiş, bir de peygamber göndermiştir ki iman edenleri ve iyi amel işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah/ın açık âyetlerini okur. Her kim Allah/a iman eder ve iyi amel işlerse Allah onu ağaçları altında ırmaklar akar uçmaklara (Cennetlere) ebediyen kalmak üzere sokar. Allah orada ona göre bir rızk, nimet vermiştir.
İsmail Hakkı İzmirli Talak Suresi 11. Ayet Açıklaması
[3] Yahut ey mü'min olan tam akıllılar! Allah'tan sakının.
Kadri Çelik
İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir peygamber de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde ebedi kalıcılar olarak altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir.
Yani, Allah’ın apaçık ayetlerini size okuyup sizi doğru yola çağıran bir mübarek Elçi gönderdi ki, bu ayetlere iman edip güzel ve yararlı işler yapanları inkâr ve cehâlet karanlıklarından çıkarıp imanın huzur verici aydınlığına ulaştırsın. O hâlde, her kim Allah’ın Kitabına inanır ve bu imana yaraşan dürüst ve erdemlice davranışlar ortaya koyarsa, Allah onu ağaçlarınınaltından ırmaklar çağıldayan ve sonsuza dek içinde yaşayacağı cennet bahçelerine yerleştirecektir. Böylece Allah ona, insanoğlunun sahip olabileceği en muhteşem nîmetleri bahşetmiş olacaktır!
İman eden ve Salih Ameller işleyenleri Karanlıklar’dan Aydınlığ’a çıkarması için size Allah’ın açıklayıcı âyetlerini okuyan bir rasûl!
Kim Allah’a inanır, salih bir amel işlerse, onu ebedî olarak içinde kalacakları, altından Irmaklar akan cennetlere girdirir.
Gerçekten, Allah ona çok güzel bir rızık ihsan etti.
Bir de; (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanları (küfür) karanlıklarından (îman) aydınlığına1 çıkarması için Allah’ın apaçık âyetlerini size okuyan Peygamber (göndermiştir.) Kim îman eder, (inandığı) iyi işleri yaşarsa Allah onu, içerisinden hiç çıkmayacağı, zemîninden ırmaklar akan cennetlere sokarak, en güzel şekilde rızıklandırır.
1 Karanlığın çoğul olması küfür çeşitlerinin çokluğuna, nurun tekil olması ise hakkın tekliğine işarettir.
Muhammed Esed
Allah'ın apaçık mesajlarını size aktaran bir elçi [göndermiştir] ki iman edip doğru ve yararlı işler yapanları zifiri karanlıktan aydınlığa çıkarabilsin. Kim Allah'a inanıp doğru ve yararlı işler yaparsa, Allah onu içinden ırmaklar akan sonsuza kadar kalacakları bahçelere koyacaktır: Allah, (böylece) ona en güzel rızkı vermiş olacaktır!
Yani iman edip, iyi ve güzel işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için Allah’ın açık ve açıklayıcı ayetlerini size ileten bir elçi. Artık kim Allah’a inanır iyi ve güzel işler yaparsa, Allah onu içinde ebedi kalacağı, tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirir. Ayrıca Allah, ona gerçekten çok güzel bir de rızık hazırlar. 4/173, 18/30-31
iman eden ve ıslah edici iyiliklerde bulunanları[5167] (küfrün) karanlıklarından (imanın) aydınlığına çıkarmak için, Allah’ın apaçık âyetlerini size okuyan bir elçi göndermiştir. Her kim Allah’a inanır ve ıslah edici iyilikler yaparsa, içinde ebedî kalmak üzere (Allah) onu zemininden ırmaklar akan cennetlere koyar: böylece Allah ona tarifsiz güzellikte bir rızık vermiş olur.
Mustafa İslamoğlu Talak Suresi 11. Ayet Açıklaması
[5167] ‘Amilu’s-sâlihâtı çevirimiz için ilk geçtiği 103:3’ün ilgili notuna bkz (Krş: 2:25, not 31).
Ömer Nasuhi Bilmen
Bir resul (göndermiştir) ki size karşı Allah'ın pek açık açık bildiren âyetlerini tilâvet eder. Ta ki imân eden ve sâlih sâlih amellerde bulunanları zulmetlerden nûra çıkarsın ve her kim Allah'a imân eder ve sâlih amelde bulunursa, onu altından ırmaklar akan cennetlere girdirir, orada ebediyyen muhalleddirler. Muhakkak ki Allah, onun için güzel bir rızık ihsân buyurmuştur.
10, 11. Allah onlar için âhirette de pek çetin bir azap hazırladı. Artık siz ey akıl sahipleri, ey iman etmiş kullarım! Allah'a karşı gelmekten, ileride de hep sakının ki böyle bir azaptan korunasınız. İşte Allah size gerçekleri hatırlatan bir kitap indirdi, bir Elçi gönderdi. Allahın nurlar saçan, yollar açan âyetlerini sizlere okuyor ki iman edip makbul ve güzel işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Kim Allah'a iman eder, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onları, hem de devamlı kalmak üzere, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Allah böyle kuluna gerçekten pek güzel nasip ihsan eder. [15, 9; 14, 1; 2, 257; 42, 52]
Yani size Allah'ın açık açık ayetlerini okuyan bir elçi (gönderdi) ki, inanıp yararlı işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allah) onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah ona gerçekten güzel rızık vermiştir.
Bir de size, Allah’ın birbirini açıklayan ayetlerini okuyan bir elçi gönderdi ki inanıp güvenen ve iyi işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Kim Allah’a inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa Allah onu, sonsuza kadar kalmak üzere, içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. Allah, ona rızkın güzelini verir.
İman edip, doğruları yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir Peygamber (göndermiştir). Kim Allah'a inanır ve doğruları yaparsa, onu içinde ebedi kalacağı, alt tarafından ırmaklar akan cennetlere girdirir. Allah, ona gerçekten çok güzel bir rızık vermiştir.
Bir de peygamber gönderdi ki, iman eden ve güzel işler yapanları karanlıklardan nura çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okur. Kim Allah'a iman eder ve güzel işler yaparsa, Allah onu, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyar. Allah ona gerçekten pek güzel bir rızık nasip etmiştir.
Bir elçi indirmiştir ki, iman edip barışa/hayra yönelik işler sergileyenleri, karanlıklardan nura çıkarmak için Allah'ın ayetlerini açık-seçik okur. Allah'a inanıp barışa/hayra yönelik bir iş yapanı Allah, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Böyleleri, orada sürekli kalacaklardır. Allah böylesi için rızkı gerçekten güzelleştirmiştir.
Ol kişiler ki īmān getürdiler, indürdi Tañrı Ta‘ālā sizüñ üstüñüze ögüti, birpeyġamber ki oḳur üstüñüze Allāhuñ bellü āyetlerini. Çıḳarmaġ‐ıçunmü’minleri ve ‘amel‐i ṣāliḥ işleyenleri ḳarañuluḳlardan aydınlıġa ve kim kiTañrıya inansa ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlese, givürür anı Allāh uçmaḳlara ki aḳar al‐tından ırmaḳlar. Ebedī ḳalurlar anda. Tañrı Ta‘ālā aña yaḫşı rızḳ virdi.