Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5323, sondan 914. ayet; 68. sure ve Kalem Suresinin 52. ayetidir. Kalem Suresi 52. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 1271 olarak hesaplanmıştır. Kalem Suresinin toplam ebced değeri 90861 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure ن hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ن (1) bulunuyor.
Hz. Peygamber’den Kur’an’ı dinleyen müşriklerin gözleri (bakışları) etkili oklara benzetilerek ona karşı duydukları kin, nefret ve kıskançlık gibi menfi duyguları tasvir edilmektedir. Kur’an’ın edebî üstünlüğü karşısında hayranlık duygularını bastıramayan müşrikler, gerek dil gerekse içerik bakımından onda tenkit edebilecekleri herhangi bir kusur bulamayınca insanların Hz. Peygamber’e karşı gösterdikleri ilgi ve dikkati başka yönlere çevirmek için onun sözüne güvenilmez bir mecnun olduğunu propaganda etmeye başlamışlardır. Ancak yüce Allah Kur’an’ın üstün niteliklerini açıklayarak onların menfi propagandalarını etkisiz hale getirmiştir. Müşrikler Hz. Peygamber’i gördüklerinde, ona karşı duydukları kıskançlık ve düşmanlık sebebiyle gözleriyle onu oklayıp öldüreceklermiş gibi bakarlardı. 51. âyet onların bu psikolojik durumunu tasvir etmektedir. Bu âyetin nazarla (göz değmesi) ilgili olduğu yolunda yaygın bir kanaat bulunmakla birlikte bu kanaat kesin bir bilgiye dayanmamaktadır. Nitekim Şevkânî’nin aktardığına göre (V, 319) çok yönlü bir âlim olan İbn Kuteybe de âyette müşriklerin Resûlullah’a nazar değdirmelerinden söz edilmediğini, Resûlullah Kur’an okuduğunda inkârcıların ona kinle ve düşmanlık duygularıyla baktıklarının anlatıldığını ifade etmiştir. Buna göre nazar hakkında başka deliller varsa da bu âyetin onunla ilgisi yoktur.
Mehmet Okuyan
Halbuki o (Kur’an), ancak âlemler için (gerçeği) hatırla(t)madır.
[668] Kur’ân ve Hz. Peygamberin bazı özellikleri hakkında bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 526-528.Kalem sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 529-530.
Erhan Aktaş
Oysaki o, bütün insanlık için öğütten başka bir şey değildir.
Oysa O (Kur'an), âlemler için, ancak bir Zikir (makamındadır; öğüt, hatırlatma, hüküm ve üstün bir şeref kaynağıdır. Kur’an hikmet ve hakikatin yegâne dayanağıdır).
Halbuki okunarak ibadet edilen Kur'an, âlemler, insanlar ve cinlerin haklarının korunması için bir öğüttür, bir ikazdır, bir şereftir, bir övünç kaynağıdır.
Hâlbuki, önyargılardan arınmış tarafsız bir gözle Kur’an’ı incelemiş olsalardı açıkça göreceklerdi ki, o, —yalnızca o dönemdeki Arapları değil— tüm insanlığı kucaklayan kutlu bir Öğüt ve evrensel bir gündemden başka bir şey değildir!