Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5326, sondan 911. ayet; 69. sure ve Hâkka Suresinin 3. ayetidir. Hâkka Suresi 3. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 16 ve toplam ebced değeri ise 468 olarak hesaplanmıştır. Hâkka Suresinin toplam ebced değeri 84094 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bu âyette, kıyamette yaşanacak olan dehşetli hâlin, gözle görülmedikçe peygamber tarafından bile tam olarak bilinip anlaşılamayacağına işaret edilmektedir.
“Kıyamet” diye çevirdiğimiz hâkka kelimesi, hak kelimesinden türemiş bir isimdir. Hak ise sözlükte, “gerçek, sabit ve doğru olmak, gerekmek; bir şeyi gerçekleştirmek; bir şeyi kesin olarak bilmek” gibi mânalara gelmektedir. İsim olarak “gerçek, sabit, doğru, varlığı kesin olan şey” anlamlarında kullanılan hak kelimesi genellikle bâtılın zıddı olarak gösterilmiştir (bilgi için bk. Mustafa Çağrıcı, “Hak”, DİA, XV, 137). Kıyamet kesin olarak gerçekleşeceği ve bu sayede insanlar dünyada yapıp ettiklerinin gerçek değerini kavrayacakları ve sonuçlarını görecekleri için ona da “Hâkka” ismi verilmiştir. Sûrenin ilk üç âyeti gerek üslûp gerekse anlam olarak kıyamet olayının büyüklüğüne ve şiddetine işaret ettiği gibi ne zaman meydana geleceğinin bilinemeyeceğini de göstermektedir. Müfessirlerin büyük çoğunluğu hâkka kelimesine “kıyamet” anlamı vermiş olmakla birlikte bu âyetlerin ardından dünyada azaba uğramış kavimlerin anılmasından hareketle hâkka kelimesinden, Hz. Peygamber’e isyan eden Kureyş’in başına gelecek olan azabın kastedildiği ve bu azabın dehşet ve şiddetine dikkat çekildiği görüşünde olanlar da vardır (Ateş, X, 36).
Mehmet Okuyan
O gerçekleşecek olanı sana bildiren ne olabilir ki!
Kur’an’ın belâğatını ve özlü ifade üslûbunu başka dile ayniyle aktarmanın imkânsızlığı, bu mucize ilâhî kelâmın tamamı için söz konusu olmakla beraber; buradaki âyetlerde ve benzerlerinde daha büyük zorluklarla karşılaşılmaktadır. Bu âyetlerde, vukûu kaçınılmaz olan kıyamet gününün dehşeti ve önemi vurgulanmakta, aynı noktayı kuvvetlendirmek için Resûl-i Ekrem’e, o günün dehşet ve fecaatini bilemeyeceği söylenmektedir.
Ey insan! Gerçekleşmesi kaçınılmaz Olayın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Eğer Allah bildirmeseydi, hangi ilim, hangi zekâ, hangi ideoloji sana bu hakîkati öğretebilirdi?Bu olayı, yani kıyâmet ve hesap olayını inkâr eden zâlimleri dünya ve âhirette nasıl bir âkıbetin beklediğini öğrenmek ister misin?
1 Yani o “hâkka”, öyle müthiş bir gündür ki onun büyüklüğünü yaratıklardan birinin, tahmin edebilmesi mümkün değildir. Onu kimse tasavvur edemez. Onun gerçekten ne olduğunu ancak meydana gelişi anlatır. Meydana gelişi de insan aklıyla değil, ancak Allah’tan gelecek bir haber ile bilinebilir.
Muhammed Esed
Bilir misin, nedir, başa gelecek olanın gerçekleşmesi? 2
[5273] Son Saat ve kıyamet hakikatinin tahakkukunu hiçbir beşer gözünde canlandıramaz. Görseydik ölürdük, onun için ölünce göreceğiz. İman, âhiret hakikatini görse yaşayamayacak olan insana verilmiş İlâhî bir lütuftur. Bu sayede “görür gibi” inanma imkânına kavuşur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o zûhura geleceği muhakkak olan şeyi (yani Kıyameti) sana ne şey bildirdi?