Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1098, sondan 5139. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 144. ayetidir. A'raf Suresi 144. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 5024 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (6) م (4) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
قال يا موسى اني اصطفيتك على الناس برسالاتي وبكلامي فخذ ما اتيتك وكن من الشاكرين
Hz. Mûsâ’nın yüce Allah’ı görme dileğinin kabul edilmemesi karşısında, teselli mahiyetinde olmak üzere, Allah Teâlâ ona, iki büyük nimetini ikram etmek üzere onu seçtiğini, bu suretle kendisini diğer insanlardan üstün ve seçkin kıldığını hatırlatmış; bu nimetlerin kadrini bilip şükrünü eda etmesini istemiştir. Bu nimetlerden biri Mûsâ’ya tebliğler (risâlât) yani vahiyler gelmesi, diğeri de Allah’ın onunla vasıtasız olarak konuşmasıdır (kelâm).
Mehmet Okuyan
(Allah) “Ey Musa! Ben mesajlarımla ve hitabım sayesinde seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al (onlara sımsıkı sarıl) ve şükredenlerden ol!” demişti.
Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Âl-i İmrân 3:103, dipnot 1.,Rabbimizin bu ifadesi Hz. Musa’ya risalet öğretileri ve hitabı sayesinde onu peygamber kıldığının bir göstergesidir. Bunu hatırlatmasının sebebi Hz. Musa’nın Yüce Allah’ı göremeyince üzülmemesi gerektiğini, çünkü ona verdiği peygamberlik ve gerçekleştirdiği hitabın çok daha önemli olduğunu teselli cümleleriyle belirtmek istemesidir. Söylenmek istenen şudur: “Sen sana verilen nimetlerle ve büyük görevle meşgul ol; onlara sımsıkı sarıl ve onlar nedeniyle şükret!”
Bayraktar Bayraklı
Allah şöyle buyurdu: “Ey Mûsâ! Gönderdiğim âyetlerimle, konuşmamla seni insanların üstüne seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”
(Allah:) "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmam sayesinde, seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol. (Gereksiz işlere ve isteklere kalkışma! ” diye uyarılıvermişti.)
Tanrı, ya Musa dedi, ben sana peygamberlik vererek ve seninle konuşarak bütün insanlara üstün ettim seni, seçtim seni, sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.
Allah “Ey Musa!” dedi. “Sana ayetler vahyederek ve seninle konuşarak, sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım. Sana verdiklerime, sıkı sıkı sarıl ve şükredenlerden ol.”
Allah:
“Ey Mûsâ, sana verdiğim peygamberlikle, seninle yaptığım konuşmalarımla, kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin biri kıldım. Sana verdiğime sımsıkı sarıl, şükredenlerden ol." buyurdu.
(Allah:) 'Ey Musa' dedi. 'Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.'
(Allah şöyle) buyurdu: “- Ya Mûsa! Ben, (seni) peygamber göndermemle ve (seninle vasıtasız) kelâm etmemle seni asrının insanları üzerine seçtim. Şimdi şu sana verdiği emir ve yasakları al da şükredenlerden ol.”
(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle konuşmamla, seni insanların başına seçtim. (Şimdi) sana verdiğimi (şu levhaları) al ve şükredenlerden ol.”
Cemal Külünkoğlu A'raf Suresi 144. Ayet Açıklaması
Bkz. 4:164, 40:78Allah’ın, Hz. Musa’ya konuşmasını bir insanın diğer bir insanla konuşması gibi düşünmemek gerekir. Çünkü Allah’ın elçisi de olsa, insan gözü dünyalık varlıkları görebilmeye programlanmıştır. Güneşe bakmak için bile, katarakta sebep olabilecek ultraviyole ışınlarından korunmak için renkli veya koyu camlardan ve çeşitli biçimlerde yapılan filtreli özel görme cihazları kullanmak gerekirken, aynı gözler Allah’ı nasıl görecek ve buna nasıl dayanacak. Dünya gözüyle ancak Allah’ın yarattıklarında Allah’ı görmek mümkün olur. Kasas 28:30 ve Taha 20:11-14 ayetlerine bakıldığında Allah’ın Hz. Musa’ya konuşmasının mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Bunlar Hz. Musa’nın aldığı ilk vahiydir ve bunlarla Hz. Musa peygamber olduğunu anlamıştır. Nitekim daha sonraki zamanlarda (Taha 20:17-18) de görüldüğü gibi bu konuşma farklı şekillerde devam etmiştir. “Sağ elindeki nedir ey Musa?” (Musa) Dedi ki: “O, benim asamdır.” Kuşkusuz Allah, Hz. Musa’nın elindekinin asa olduğunu bilmektedir. Fakat Hz. Musa’yı eğitmek, onun heyecanını azaltmak ve ona Kendi gücünü göstermek için böyle hitap etmiştir.
Diyanet İşleri (Eski)
"Ey Musa! Verdiklerimle ve seninle konuşmamla seni insanlar arasından seçtim; sana verdiğimi al ve şükret" dedi.
(Allah) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sana verdiğim görevlerle) ve sözlerimle seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.
Buyurdu ki: ya Musâ! Haberin olsun ben risaletlerimle ve kelâmımla seni o insanların üzerine intihab eyledim, şimdi şu sana verdiğimi al ve şükrünü bilenlerden ol
(Allah) buyurdu ki: “Ey Mûsâ! Şübhesiz ki ben gönderdiklerimle (sana vahyettiklerimle) ve (seninle) konuşmamla seni insanların üzerine seçtim. Artık (lütfumdan)sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!”
Allah: «— Musa! Beni göremedinse sıkılma, ben seni risaletlerim, sözlerim ile halk üzerine mümtaz kıldım. Artık sana verdiğimi al. Şükredenlerden ol» dedi.
Bunun üzerine, Allah şöyle buyurdu: “Ey Mûsâ! Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle özel konuşmam sayesinde, seni insanlar arasından seçip yücelttim; o hâlde sana verdiğim şu levhalarda yazılı olan emirlere sımsıkı sarıl ve Rabb’ine gönülden boyun eğerek şükreden bir kul ol!”
Allah: “Ey Mûsa! Sana Peygamberlik vererek ve seninle konuşarak seni, insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.” buyurdu.
[Allah]: “Ey Musa” dedi, “[sana] ayetler vahyederek 107 ve [seninle] konuşarak sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım; sana bahşettiklerime sıkı sıkı sarıl öyleyse; ve şükreden kimselerden ol!”
– Allah da Musa’ya şöyle buyurdu: Ey Musa, sana risalet (mesajımı iletme görevi) vererek ve seninle konuşarak insanlar arasından seni seçip onurlandırdım, öyleyse sen de sana vahyettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol! 5/67, 20/13- 41
(Allah) buyurdu ki: “Ey Musa, mesajlarım yoluyla ve hitabım sayesinde seni insanlar arasından seçip onurlandırdım; öyleyse sana bahşettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol!”
Allah buyurdu ki: “Mûsâ! Ben seni risaletlerim, mesajlarımla ve hitabıma mazhar etmemle öbür insanlar arasından seçip mümtaz kıldım. Şimdi şu sana verdiğim nübüvveti al ve bu nimetime şükreden kullarımdan ol! ”
Allah dedi ki “Musa! İndirdiğim sözler ve seninle konuşmam sebebiyle seni insanlardan üstün kıldım. Sana verdiğimi al ve görevini yerine getirenlerden ol.”
eyitti: [84a] “iy mūsā! bayıķ ben üyürdüm seni ādemįler üzere yalavaçlıķlarum-ıla daħı sözüm-ile pes al anı kim virdüm saña daħı ol şükr eyleyicilerden.”