A'raf Suresi 161. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1115, sondan 5122. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 161. ayetidir. A'raf Suresi 161. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 93 ve toplam ebced değeri ise 7346 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (9) م (6) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
واذ قيل لهم اسكنوا هذه القرية وكلوا منها حيث شئتم وقولوا حطة وادخلوا الباب سجدا نغفر لكم خطيـاتكم سنزيد المحسنين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
واذقيللهماسكنواهذهالقريةوكلوامنهاحيثشئتموقولواحطةوادخلواالبابسجدانغفرلكمخطيـاتكمسنزيدالمحسنين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve-iż kîle lehumu-skunû hâżihi-lkaryete vekulû minhâ hayśu şi/tum vekûlû hittatun vedḣulû-lbâbe succeden naġfir lekum ḣatî-âtikum(c) senezîdu-lmuhsinîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
O zaman onlara denilmişti ki: “Şu memlekete[231] yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve ‘Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)’ deyin. Kentin kapısından eğilerek tevazu ile girin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Hani onlara şöyle denmişti: “Şu şehirde yerleşin; onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yararlanın; ‘[Hıttah]!’ (bizi bağışla) deyin ve kapıdan eğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım.” Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Hani onlara denildi ki: “Bu ülkede yerleşiniz ve oranın ürünlerinden dilediğiniz gibi yararlanınız ve bunu yaparken ‘Bizden günahlarımızın yükünü kaldır' diye niyaz ediniz! Saygıda bulunarak kapıdan giriniz ki, sizin günahlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanları kat kat ödüllendireceğiz.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Onlara, “Şu beldeye yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin. Af dilediğinizi söyleyin ve teslim olmuş/kabullenmiş olarak kapısından girin” denilmişti. Biz, “Hatalarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlere fazlasıyla verelim.”
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Hatta) Onlara: "Şu şehirde oturun, ondan istediğiniz yerden (helâl ve meşru şekilde kazanıp) yiyin, (ve sadece; Rabbimiz Senden) 'dileğimiz bağışlanmadır' (diye dua edin) ve kapısından secde ederek girin, (Biz de) hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanların (armağanlarını) artıracağız" denildiğinde, (bu teklifi bile kötüye kullanmışlardı).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani o zaman onlara, bu şehirde yerleşin ve dilediğiniz yerde dilediğiniz şeyi yiyin ve bu makam, suçların döküldüğü makamdır deyin, kapıdan yerlere kapanırcasına eğilerek girin de suçlarınızı örtelim, iyi hareket edenlerin mükafatını daha da fazlasıyla verelim denmişti.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ey İsrailoğulları! Hani size şöyle dendiği zamanı hatırlayın: “Bu ülkede yerleşin ve oranın tüm ürünlerinden dilediğiniz gibi yararlanın ve bunu yaparken: Bizden günahlarımızın yükünü kaldır, diye niyaz edin; ve alçak gönüllü olarak şehrin kapısından girin ki, böylelikle sizin günahlarınızı bağışlayalım ve iyilik yapanları kat kat ödüllendirelim.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Hani onlara: "Şu şehre, Kudüs'e yerleşin. Orada Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, tercihinizi isabetli kullanarak dilediğiniz yerlerde yiyin. Kelime-i tevhidi ikrar edin, doğruları söyleyin, ya Rabbi bizi affet deyin. Kapılardan, şehrin giriş noktalarından saygıyla birlikte secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan mü'minlere nimetlerimizi daha da artıracağız." denilmişti.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Onlara: "Şu şehirde oturun, orada istediğiniz yerden yiyin, 'bağışlanma diliyoruz (:hitta)' deyin ve secde ederek kapıdan girin ki biz de hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha fazlasını vereceğiz" denilmişti.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Onlara: 'Bu şehirde oturun, ondan istediğiniz yerden yeyin, 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin ve kapısından secde ederek girin, (biz de) hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanların (armağanlarını) arttıracağız' denildiğinde,
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O vakit onlara (İsrailoğullarına) şöyle denilmişti; “- Şu şehirde (Beytü'l-Makdis'de) yerleşin ve onun mahsüllerinden dilediğinizi yeyin; günahlarımızı bağışla, diye dua edin. O şehrin kapısından, Allah'a şükr için secde ederek girin ki, size suçlarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ileride ziyadesini vereceğiz.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ve hatırlayın ki; onlara: “Bu şehre girin, ondan istediğiniz yerden yiyin, Allah’tan mağfiret dileyin, şehrin kapısından secde ederek girin, günahlarınızı bağışlarız; iyilik yapanlara, güzel davrananlara da (bu nimetimizi) artıracağız.” denildi.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlara: «Bu şehirde oturasınız, yiyin ne ki dilerseniz, yarlıganmak istiyoruz deyiniz, kapıdan da secde ederek girin, bağışlarız sizin günahlarınızı, iyilik edenleri artıracağız» denildiğinde
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Hani (halkı zalim olan bir şehre yerleşecekleri zaman) onlara denmişti ki: “Bu şehre (Kudüs ya da Eriha'ya) yerleşin ve nimetlerinden de dilediğiniz gibi yiyiniz! (Fakat şehrin) kapısından girerken, başlarınızı eğerek (hürmet ve tevazu ile) girin ve ‘Rabbimiz! Bağışla bizi' deyiniz ki, günahlarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlerin mükâfatını artıralım.”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Onlara: "Şu şehirde oturun, dilediğiniz gibi yiyip için, "affet!" deyin ve secde ederek kapısından girin; Biz de yanılmalarınızı bağışlarız. İyi davrananlara daha da artıracağız" denmişti.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Onlara denildi ki: Şu şehirde (Kudüs'te) yerleşin, ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yeyin, «bağışlanmak istiyoruz» deyin ve kapıdan eğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara ileride ihsanımızı daha da artıracağız.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Hatırla ki kendilerine, "Bu şehirde oturun, oradan dilediğiniz gibi yiyin, dostça konuşun ve kapıdan alçak gönüllü olarak girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara fazlasını vereceğiz," denildiğinde,
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o vakit onlara denilmişti ki; Şu şehre yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin, "hitta" (günahlarımızı bağışla.) deyin ve secde ederek kapısından girin ki, suçlarınızı bağışlayalım. İyilere nimetlerimizi daha da arttıracağız.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve o vakit onlara denilmişti ki şu şehre sakin olun ve ondan dilediğiniz yerde yeyin ve «hıtta» deyin ve secde ederek kapıya girin ki size suçlarınızı bağışlayalım, muhsinlere ilerde ziyadesini vereceğiz
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O zaman onlara: «Şu şehirde yerleşin. Onun dilediğiniz yerinden yeyin. «Hıtta» deyin. Kapısından hepiniz secde edici olarak girin ki suçlarınızı yarlığayalım. İyi hareket edenlere ileride daha fazlasıyle vereceğiz» denilmişdi.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Bir zaman onlara şöyle denilmişti: “Şu şehre (Kudüs'e) yerleşin; ondan dilediğiniz yerde yiyin; ' حِطَّةٌ (Yâ Rab! Bizi affet!)' deyin ve kapıdan secde eden (hürmetle eğilen)kimseler olarak girin ki sizin hatâlarınızı bağışlayalım. (Bu bağışlamadan sonra) yakında iyilik edenlere (mükâfâtlarını) daha da artıracağız.”
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onlara şu kasabaya yerleşip oturun, orada dilediğiniz şeylerden yiyin, “Rabbimiz! Bize yardım indir” deyin ve şehrin kapısından Rabbinize secde ederek girin. O zaman bizde sizin hatalarınızı bağışlarız. Biz iyilik yapanların karşılıklarını artırırız.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hani onlara denmişti ki şu kasabada sakin olun, dilediğiniz yerde meyvalarından yiyin. «Hıtta» deyin. Kapıdan eğilerek girin ki sizin suçlarınızı yarlıgayalım. Hatta iyilik edenlerin mükâfatını artıracağız.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Hani onlara denilmişti ki: “Şu şehirde (Beyt'ul Mukaddes'te) oturun ve dilediğiniz gibi yiyin. “Günahlarımızı dök” deyin ve kapısından secde ederek girin. Biz de böylece hatalarınızı bağışlayalım. İhsan edenlere elbette daha da arttıracağız.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Hani, halkı zâlim olan bir şehri fethedecekleri zaman onlara demiştik ki:“Şu şehre yerleşin ve nîmetlerinden dilediğiniz gibi serbestçe yiyin, için; ama kapısından kibir ve çalımla değil, “Günahlarımızı bağışla ey Rabb’imiz!” diyerek alçakgönüllülükle ve saygıyla eğilerek girin ki, Biz de günahlarınızı bağışlayalım. İşte böyle doğru ve yararlı davranış gösterenleri, fazlasıyla ödüllendireceğiz.”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Hani, onlara denildi ki: -“Bu Şehir’de yerleşin! Oradan dilediğiniz şekilde yiyin! ‘Hıtta (Bağışla, Affet)!’ deyin! Secde ederek Kapı’dan girin! Sizin için hatalarınızı / günahlarınızı bağışlayalım. Muhsinler / İyilik-Güzellik Edenler için daha da artıracağız”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Ve onlara: “Şu şehre1 yerleşin ve dilediğiniz yerinden yiyin, günâhlarımızı bağışla! deyin ve kapıdan da secde ederek girin ki, günâhlarınızı affedelim. Sonra Biz, iyilik edenlere nîmetlerimizi daha da arttıracağız.” dedik.2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Hani, size şöyle dendiği zaman[ı hatırlayın]: “Bu ülkede yerleşin ve oranın ürünlerinden dilediğiniz gibi yararlanın; ve (bunu yaparken) “Bizden günahlarımızın yükünü kaldır!” diye niyaz edin. Ve alçak gönüllülükle (şehrin) kapı(sın)dan girin; [ki, böylece] sizin günahlarınızı bağışlayalım [ve] iyilik yapanları kat kat ödüllendirelim!”
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Hani bir zamanlar onlara: – Şu beldeye yerleşin ve oradaki nimetlerden istediğiniz gibi istifade edin ve ‘Bizi bağışla’ diye tevazu ile kapıdan girin ki biz de sizin günahlarınızı bağışlayalım, iyi davrananları daha fazla ödüllendiririz denilmişti. 2/61
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Hani, bir zaman da onlara denilmişti ki: “Yerleşin şu ülkeye, oranın ürünlerinden istediğiniz gibi yararlanın! Bir yandan da ‘Bağışla!’ diye yalvarın ve mahviyet içerisinde (kentin) kapısından girin;[1275] Biz de sizin hatalarınızı[1276] bağışlayalım. İyilik yapanları, yakında ödüllendireceğiz!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o vakti ki onlara denilmişti: «Şu beldede oturunuz. Ve ondan dilediğiniz yerde yeyiniz ve 'Hıtta' deyiniz ve secde eder olduğunuz halde kapıya giriniz ki, size hatalarınızı bağışlayalım, muhsin olanlara (mükâfaatlarını) elbette arttıracağızdır.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
O vakit onlara denildi ki: “Şu şehre (Kudüs'e) yerleşin, oranın ürünlerinden dilediğiniz şekilde yiyin, yararlanın, “Affet bizi ya Rebbenâ! (hıtta)” deyin ve şehrin kapısından tevazû ile eğilerek girin ki suçlarınızı bağışlayalım. İyi ve güzel davrananlara, ayrıca daha fazla mükâfatlar vereceğiz. ”
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Onlara: "Şu kentte oturun. Orada dilediğiniz yerden yeyin, (Allah'a niyaz edip bizi) affet deyin ve secde ederek kapıdan girin ki hatalarınızı bağışlayalım; biz iyilik edenlere daha fazlasını da vereceğiz." denildi.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bir gün onlara şöyle denmişti: “Bu kente yerleşin. Orada beğendiğiniz yerden yiyin. “Bağışla bizi” deyin. Kapısından baş eğerek girin ki hatalarınızı örtelim. Güzel davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz .
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlara: -Bu ülkede oturun ve orada dilediğiniz yerden yiyin, “bağışla” diyerek kapıdan secde edip girin ki biz de sizi bağışlayalım. İyiler için daha fazlasını vereceğiz, denilmişti.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Bir de “Şu beldede yerleşin ve orada dilediğiniz yerde yiyip için,” dedik. “Yalnız, 'Hıtta' deyip kapıdan secde ederek girin ki hatâlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanları ise, ziyadesiyle ödüllendireceğiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara şöyle denildi: Şu kentte oturun, orada istediğiniz yerden yiyin. "Affet!" diye yalvarın; kapıdan da secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol vaķt kim eyidildi anlara “dölenüñ uşbu köyde daħı yiñ andan ķanda kim dündüñüz daħı eyidüñ bıraķmaķduķ daħı girün ķapuya egilmişler iken yarlıġayavuz size yazuķlaruñuz. arturavuz eyü işleyicilere”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı ol vaḳtda eyidildi anlara: Sākin oluñuz Ḳudüs iḳlīminde, daḫı yiñüz an‐dan her ne ki isteseñüz. Daḫı ḥıṭṭatün, diñüz; daḫı girüñüz ḳapudan secdeeyleyüp, baġışlar‐biz size günāhlaruñuzı, daḫı arturur‐biz muḥsinler müz‐dini.