Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1148, sondan 5089. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 194. ayetidir. A'raf Suresi 194. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 4011 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (6) م (6) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
ان الذين تدعون من دون الله عباد امثالكم فادعوهم فليستجيبوا لكم ان كنتم صادقين
Allah’ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi (yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler).
İlk âyette kimlere hitap edildiği konusunda iki farklı görüş vardır: İbn Âşûr’un da tercih ettiği bir yoruma göre âyette müslümanlara hitap edilmekte; onlardan müşrikleri doğru yola çağırmaları istenmektedir (IX, 217-218). Ancak daha yaygın olarak benimsenen görüşe göre burada müşriklere hitap edilmektedir. Bu müfessirlerin çoğunluğu âyetin ilk cümlesine şu anlamı verirler: “Ey müşrikler! Siz o tanrı diye taptığınız putlarınızı doğru yola çağırsanız çağrınıza uymazlar...” Çünkü onlar doğru yol nedir, eğri yol nedir bilmezler. Ancak Şevkânî, –müşriklerin tanrı diye inandıkları putlarını doğru yola çağırmalarını çok anlamlı bulmamış olmalı ki– daha farklı bir yaklaşımla bu cümleyi şöyle anlamaktadır: “Bu putlarınızdan, sizi doğru yola ve kurtuluşa erdirmelerini isteyerek onlara hidayet ve kurtuluş konusunda yakarışta bulunsanız çağrınıza uyarak size karşılık veremezler” (II, 316). Sonuç olarak gerek Arap putperestlerinin gerekse tarihin bütün dönemlerindeki müşriklerin tanrısal nitelikler yükleyerek şu veya bu şekilde taptıkları her şey Allah’ın yaratıklarıdır; “O’ndan başka tanrı yoktur.” Şu halde putperestlerin tanrı diye kabul ettikleri ve karşısına geçip dua ettikleri, takdis ettikleri, kendilerine yol göstereceğini, iyilikler kazandırıp kötülüklerden koruyacağını umdukları şeyler, tanrılık niteliklerine sahip olup başkalarına hidayet vermek bir yana, o cansız, şuursuz ve bilgisiz nesneler kendilerine yapılacak çağrıyı bile duyma yeteneğinden yoksundurlar. Onlar da insanlar gibi “birer kuldur”; yani Allah’ın mülk ve tasarrufunda bulunup O’nun kevnî yasalarına boyun eğerler (Şevkânî, II, 317). Sonuç olarak sıradan bir canlıda bulunan yürüyecek ayağa, tutacak ele, görecek göze bile sahip olmayan bu nesneleri tanrı tanımak; insanların, kendilerinde bulunan duyu araçlarından bile yoksun olan, dolayısıyla kendilerinden daha aşağı, daha kusurlu olan şeylere tapmaları akıl kârı mıdır?
Mehmet Okuyan
Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınız da sizin gibi kullardır. Doğruysanız, kendilerini çağırın da çağrınıza cevap versinler!
Allah'tan başka taptıklarınız (kendinize kurtarıcı ve şefaatçi yaptıklarınız) sizler gibi (aciz ve muhtaç) kullardır. Eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler (de görelim).
Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerin hepsi hiç şüphe yok ki, tıpkı sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimseler iseniz, haydi onları çağırın da dualarınıza cevap versinler.
Allah'ı bırakıp, kulları durumundaki taptıklarınız, yalvardıklarınız da sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda doğru iseniz, onlara dua edin de, duanızı kabul edip yerine getirsinler.
Çünkü Allah'dan başka taptıklarınız, sizin gibi kullardır. Eğer dâvanızda sadık iseniz; onları çağırın da size cevap versinler, (ihtiyaçlarınızı karşılasınlar bakalım)
Allah'tan başka çağırıp, sığındığınız şeylerin hepsi, hiç şüphe yok ki sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimselerseniz, haydi onları çağırın da davetinize icabet etsinler!
(Ey kâfirler!) Allah'ı bırakıp da taptıklarınız sizler gibi kullardır. (Onların tanrılığı hakkında iddianızda) doğru iseniz, onları çağırın da size cevap versinler!
(Ey kâfirler) Allâhı bırakıp tapdığınız (putlar) da sizin gibi kullardır. Eğer (davanızda) doğrucu iseniz haydi onları çağırın da size icabet etsinler!
“Allah’dan başka yardıma çağırdıklarınız, sizin gibi (Allah’ın) kullarıdır. Eğer doğru söylüyorsanız, onları (Allah’a ortak koştuklarınızı) yardıma çağırın da, sizin çağrınıza cevap versinler.”
Allah/tan başka taptıklarınız yok mu onlar da sizin gibi kullardır. Eğer onların mâbut olmaları hususunda gerçek iseniz haydi onları çağırın da sizin çağırmanızı kabul etsinler.
Eykâfirler! Allah’ı bırakıp da kendilerine kulluk edip yalvardıklarınız, tıpkı sizin gibi yaratılmış birer kuldur. Ancak siz ve atalarınız, onlar adına putlar, heykeller diktiniz ve zamanla bu putları ilâhlaştırarak, önlerinde eğilmeye, onlara tapınmaya başladınız. Eğer bunların boyun eğilmeye, dua edilmeye lâyık varlıklar olduğuna dâiriddianızda gerçekten samîmî iseniz, haydi onlara duâ edin de, duânızı yerine getirsinler bakalım!
(Ey kâfirler!) Sizin, Allah’ın dışında, taptıklarınızın tamamı tıpkı sizin gibi kullardır. Eğer iddiânızda doğru iseniz haydi onları çağırın da size cevap versinler bakalım.
Allah'tan başka çağırıp, sığındığınız şeylerin hepsi, hiç şüphe yok ki tıpkı sizler gibi yaratılmış varlıklardır: 159 eğer doğru sözlü kimselerseniz, haydi onları çağırın da dualarınıza icabet etsinler!
Şüphesiz ki Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız sizin gibi kullardır, eğer onların size yardım edeceğine dair iddianızda doğruysanız haydi çağırın da cevap versinler! 40/42- 43
İyi bilin ki, Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız kimseler de sizin gibi yaratılmış varlıklardır. Nitekim eğer doğruluğunuzdan eminseniz, haydi yakarın da duanıza icâbet etsinler!
Allah Teâlâ'dan başka taptığınız şeylerde şüphe yok ki, sizler gibi kullardır. Haydi onları çağırınız da size icabet etsinler, eğer siz sâdık kimseler iseniz.
194, 195. Allah'tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: “Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın! ” {KM, Mezmurlar 115, 2-8; İşaya 44, 9-20}
Allah'tan başka yalvardıklarınız da sizler gibi kullardır, (onların tanrı olduğu hakkındaki iddianızda) doğru iseniz, çağırın onları da size cevap versinler.
Taḥḳīḳ ol kimseler ki ṭaparsız Tañrı Ta‘ālādan özge, ḳullardur sizüñ gibi. Pes ḳıġıruñuz anlara, görüñüz size cevāb ḳaytarurlar mı? Eger siz girçek ol‐sañuz anlar ma‘būd olmaḳdan.