Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
1154, sondan
5083. ayet;
7. sure ve
A'raf Suresinin
200. ayetidir.
A'raf Suresi 200. ayetinin kelime sayisi
10, harf sayısı
44 ve toplam ebced değeri ise
4498 olarak hesaplanmıştır.
A'raf Suresinin toplam ebced değeri
1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ا (7)
ل (4)
م (4)
ص (0) bulunuyor.
واما ينزغنك من الشيطان نزغ فاستعذ بالله انه سميع عليم
واماينزغنكمنالشيطاننزغفاستعذباللهانهسميععليم
Ve-immâ yenzeġanneke mine-şşeytâni nezġun feste’iż bi(A)llâh(i)(c) innehu semî’un ‘alîm(un)
Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah’a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Bir önceki âyette Hz. Peygamber’e (onun şahsında ümmetine), insanlarla ilişkilerinde kolaylık göstermeye, affedici ve hoşgörülü olmaya dayalı bir tutum sergilemesi emredildikten sonra burada da eğer Hz. Peygamber (dolayısıyla herhangi bir mümin), kendini bilmezlerin uygunsuz davranışları karşısında öfkeye kapılıp bu ince tutumunu terkederek sertleşmesine, cahillerin kötülüklerine kötülükle karşılık vermesine yol açacak bir kışkırtma duygusuna kapılırsa, bunun şeytandan gelen bir fitleme olduğunu bilerek şeytana kapılmaktan Allah’a sığınması, bu fitlemeye aldırmayıp sabırlı, affedici ve hoşgörülü olmaya devam etmesi gerektiği bildirilmekte; nitekim takvâ sahiplerinin de böyle yaptıkları yani içlerine şeytandan kaynaklanan kötü, zararlı ve yıkıcı bir duygu veya düşünce doğduğunda hemen zihnî melekelerini harekete geçirerek doğru olanı bulma yolunda düşünüp taşındıkları; Allah’ın böyle durumlar karşısında nasıl davranmak gerektiğine dair uyarılarını, irşadlarını hatırlayarak basîretli yaklaşımlarıyla gerçeği, doğru ve isabetli tutumun ne olduğunu görüp ona göre hareket ettikleri ifade buyurulmaktadır. Şu halde Kur’an-ı Kerîm’in “en yüksek şeref ve değer” kabul ettiği (Hucurât
49:13) takvâ erdemine sahip olmanın şartlarından biri de kötülüğe kötülükle cevap vermemek, cahillerin seviyesine düşmemek, aksine olabildiğince kolaylık, özveri, barış ve uzlaşmadan yana olmaktır.
Sana şeytandan bir kışkırtma gelirse hemen Allah’a sığın! Şüphesiz ki yalnızca O duyandır, bilendir.
Bu ayette şeytanın müdahalesinden kurtulmak için Yüce Allah’ın yardımına sığınmanın gerekliliğine dikkat çekilmektedir. Kişi peygamber bile olsa kendi başına şeytanın müdahalesinden kurtulamaz. Benzer mesajlar: Nahl
16:98; Mü’minûn
23:97-98; Fussilet
41:36.
Şayet şeytan, senin içine bir vesvese düşürürse Allah'a sığın; çünkü O, işitir; bilir.
Ne zaman şeytan seni dürtecek olursa¹ hemen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Eğer Sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, İşitendir, Bilendir. (Şeytani düşünceleri giderecektir.)
Şeytan seni buna aykırı bir yola meylettirmeye kalkışırsa Allah'a sığın, şüphe yok ki o, her şeyi duyar ve bilir.
Ve eğer şeytandan güç alan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O herşeyi işiten ve herşeyi tam bilendir.
Eğer şeytanın vesvesesi seni tahrik ederse hemen Allah'a sığın. O dualara icabet eder, ilmi her şeyi kuşatır.
Şeytandan bir aykırı düşünce (vesvese) seni dürtükleyecek olursa hemen Allah'a sığın. Muhakkak ki O duyandır, bilendir.
Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Eğer şeytandan bir engel, seni, emrolunduğun şeyi yapmaktan çevirecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, (söylenenleri) hakkıyla işitendir, kalblerindekini tam bilendir.
Şeytan seni (buna aykırı bir yola) dürtmeye kalkışırsa, Allah’a sığın. Şüphesiz O, işiten ve bilendir.
Seni şeytan dürteklerse, hemen Allaha sığın, o İşitir, o bilir
Ve eğer Şeytandan bir kışkırtı/vesvese seni sürükleyecek olursa (hemen) Allah'a sığın ve bil ki O (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Şeytan seni dürtecek olursa Allah'a sığın, doğrusu O işitir ve bilir.
Eğer şeytanın fitlemesi seni dürterse hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Yani şeytan emrolunduğun şeylere aykırı düşen, gazap ve benzeri hallere seni sevk ederse hemen Allah’a sığın. Bu hitap, görünüşte Resûlullah’a olmakla beraber bütün müslümanlara şamildir. Bu şekilde şeytandan herhangi bir vesvese geldiğinde onun şerrinden Allah’a sığınmak lâzımdır.
Şeytandan ne zaman kötü bir düşünce zihnini tırmalarsa, ALLAH'a sığın; O İşitendir, Bilendir.
Eğer şeytandan bir vesvese, bir gıcık gelirse hemen Allah'a sığın. Muhakkak ki, Allah hakkıyla işiten, kemaliyle bilendir.
Her ne zamanda Şeytandan bir gıdık seni gıdıklayacak olursa hemen Allaha istiaze eyle, o şüphesiz semi'dir alîmdir
Eğer şeytandan bir fit (gelib) seni dürterse hemen Allaha sığın. Çünkü O, hakkıyle işidici, tam bilicidir.
Eğer şeytandan (gelen) bir vesvese seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın!(1)Çünki O, Semî' (herşeyi işiten)dir, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir.
(1)Şeytanın vesvese vermesi ve vesveseden kurtulma yolları hakkında bakınız; (Sözler, 21. Söz, 96-100; Lem‘alar, 13. Lem‘a, 71-91)
Eğer sana şeytandan aldatıcı ve yanlış bir fikir geldiğini hissedersen, Hemen Allah’a sığın. Zira Allah, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.
Şeytan tarafından bir dürtüş seni dürtüştürürse [²] Allah/tan sığınma iste. Çünkü o semi/dir, hakkıyle âlimdir.
[2] Yani sana muhalif bir vesvese gelirse.
Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese) gelirse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Eğer şeytânî bir dürtü seni kışkırtıp anlamsız bir öfke ve heyecana sürükleyecek olursa, hemen Allah’a sığınve O’nun bu konudaki tavsiyelerini hatırla! Unutma ki O, her şeyi işitendir, bilendir.
Eğer Şeytan’dan seni bir dürtükleme kışkırtırsa, hemen Allah’a sığın!
O, bilen işitendir.
Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O hakkıyla işitendir, eksiksiz bilendir.1
1 Aynı ifâdeler için Bk. (Fussilet: 36)
Ve eğer Şeytan'dan (güç alan] bir kışkırtı seni [gözü kara bir öfkeye] 164 sürükleyecek olursa (hemen) Allah'a sığın ve bil ki O her şeyi işiten, her şeyi künhüyle bilendir.
Şayet şeytan seni kışkırtıp kötü düşünce ve davranışa sürükleyecek olursa hemen Allah’a sığın. Zira O her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. 16/98...100, 18/27, 23/97- 98, 40/27, 72/22,
Yine de şeytan tarafından kurgulanan ayartıcı bir kışkırtmaya[1315] hedef olursan, hemen Allah’a sığın: unutma ki O her şeyi işitir, akıl sır ermez bir ilim sahibidir.
[1315] Nezğ, “bir işin içine onu bozmak için girmeye çalışmak” demektir (Râğıb). İnsanın selim duygularının frekansını bozup zihin ekranını kirletmek için duygu dünyasına yönelik her türlü saptırma teşebbüsünü ifade eder (Krş:
43:36).
Ve eğer seni şeytan tarafından bir vesvese gıdıklayacak olursa hemen Allah Teâlâ'ya sığın. Şüphe yok ki, O (Allah) bihakkın işiticidir, tamamıyla bilicidir.
Her ne zaman şeytandan sana bir vesvese gelecek olursa, hemen Allah'a sığın! Çünkü o duaları işitip icabet eder ve her şeyi bilir.
Allah’ın emirlerine ve rızasına aykırı tarafa çeken, içten içe dürten herhangi bir vesvese gelirse, müminin Allah’a sığınması, istiaze kalesine girmesi emrolunuyor. İnanç esasları, ibadetler, haramlar, insanlara karşı davranışlar, hülasa insanın hayatında karşılaşacağı her türlü durumda vesveseye mâruz kalınca Allah’a yönelmek, O’nun korumasına girmek gerekir. Âyetin muhatabı zahiren Hz. Peygamber görünmekle beraber, aslında bu hitabı işiten bütün insanlardır.
Ne zaman şeytandan bir kötü düşünce seni dürtüklerse, Allah'a sığın; çünkü O, işitendir, bilendir.
Şeytandan sana ilişkileri bozacak bir fısıltı(vesvese) gelirse hemen Allah’a sığın. Çünkü O, dinler ve bilir.
Şeytandan sana bir tahrik olursa, hemen Allah'a sığın. Allah işiten ve bilendir.
Şeytandan sana bir kışkırtma geldiğinde Allah'a sığın. Çünkü O herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
Şeytandan bir dürtük seni dürtüklediğinde, Allah'a sığın. Çünkü O, her şeyi işitir, her şeyi bilir.
daħı eger dürter ise depredür ise seni şeyŧāndan dürtmek śıġın Tañrı’ya bayıķ ol işidicidür bilicidür.
Daḫı eger yitişse saña şeyṭāndan vesvese, sen ṣıġın Tañrıya. Taḥḳīḳ ol işidi‐cidür, bilicidür.
Əgər sənə Şeytandan (bu əmr olunduğun işləri yerinə yetirməmək məqsədilə) bir vəsvəsə gəlsə (fəsad toxunsa), Allaha sığın. Şübhəsiz ki, Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir!
And if a slander from the devil wound thee, then seek refuge in Allah. Lo! He is Hearer, Knower.
If a suggestion from Satan assail thy (mind),(1171) seek refuge with Allah. for He heareth and knoweth (all things).*
1171 Even a Prophet of Allah is but human. He might think that revenge or retaliation, or a little tactful silence when evil stalks abroad, or some compromise with ignorance, might be best for the cause. He is to reject such suggestions.