Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 994, sondan 5243. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 40. ayetidir. A'raf Suresi 40. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 104 ve toplam ebced değeri ise 7449 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (20) ل (13) م (6) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
ان الذين كذبوا باياتنا واستكبروا عنها لا تفتح لهم ابواب السماء ولا يدخلون الجنة حتى يلج الجمل في سم الخياط وكذلك نجزي المجرمين
Âyetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler![215] Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.
Allah’ın âyetlerini yalan ve asılsız saymak suretiyle ulûhiyyet, tevhid, nübüvvet, âhiret gibi temel dinî öğretileri inkâr edenler için “göğün kapıları açılmayacak”tır. Fahreddin er-Râzî âyetin bu ifadesiyle ilgili muhtemel anlamları şu şekilde sıralamaktadır: 1. Onların amelleri, duaları ve itaat cinsinden diğer faaliyetleri kabul edilmez. 2. Gökler, müminlerin ruhlarına açılırken onların ruhlarına açılmaz. 3. Onların göğe yükselmelerine ve cennete girmelerine izin verilmez. 4. Onlara bereket ve hayır inmez.
Râzî’nin düşüncesine göre âyet şuna delâlet ediyor: Ruhlar, ya gökten üzerlerine türlü hayırlar indirilmek ya da amelleri göklere yükseltilmek suretiyle mutlu olurlar. Bu da göklerin, ruhlar için sevinç ve mutluluk yeri olduğunu, hayır ve bereketlerin göklerden indiğini, ruhların da göklere yükselerek mutlulukların en mükemmeline ulaşıp kurtuluşa ereceklerini gösterir. Şu halde “Onlara göğün kapıları açılmayacak” ifadesi, uyarı ve tehditlerin en önemlisini oluşturmaktadır. Devenin iğne deliğinden geçmesi nasıl imkânsız ise inkârcılara göğün kapılarının açılması ve cennete ulaşmaları da öylece imkânsızdır. Farklı bir okunuşa göre meâlinde “deve” anlamı verilen kelime “urgan” mânasına geldiğinden bu mânayı esas alan müfessirlere göre meâli, “urgan iğne deliğinden geçinceye kadar ...” şeklindedir.
Yine Râzî’nin açıklamalarına göre tenâsüh (reenkarnasyon) inancını savunanlar bu âyeti görüşlerine delil göstermişlerdir (bk. Bakara 2:28). Onlara göre âsi ruhlar, vücudun ölümünden sonra bedenden bedene geçerek azap görmeye devam ederler; nihayet deve gibi iri bir bedende hayat sürdükten sonra iğne deliğinden geçebilecek küçüklükteki bir canlının bedenine girerler ve o zaman bütün günahlarından arınmış olarak cennete kavuşur, mutluluğa ulaşırlar. Ancak, tenâsüh bâtıl bir inanç olduğu gibi bu görüş de temelsizdir (XIV, 76-77).
Kur’an dilinde semâ kelimesi bilinen anlamı yanında, yüksek âlemlerin tamamını kapsayacak bir genişlikte de kullanılır. Bu âlemlerin türlü mertebeleri olup melekler, sâlih (iyi ve faydalı) ruhlar orada bulunur; vahiy semadan gelir. Arz âlemine fışkıran cismanî ve ruhanî hayır ve bereketlerin, musibet ve şerlerin kaynağı o âlemlerdedir (krş. Bakara 2:59; A‘râf 7:96; İsrâ 17:95; Zâriyât 51:23; ayrıca bk. Bakara 2:29). “Onlara göğün kapıları açılmayacak” cümlesi, bütün ilâhî ve saf hayırlardan mahrumiyeti dile getiren kapsamlı bir ifadedir (İbn Âşûr, VIII/2, s. 126).
Mehmet Okuyan
Ayetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenenlere göğün kapıları açılmayacak ve onlar halat/deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremeyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandıracağız!
Burada sözü edilen “göğün kapıları” ifadesi, cehennemlikler için “ruhlarının yükselmemesi, biraz fırsat bulsalar da yükseklere nüfuz edememeleri, meleklerin sırlarına erememeleri, düşmeleri, dualarının reddedilmesi, üzerlerine bereket inmemesi” anlamlarına alınmaktadır.,Ayette geçen [el-cemel] “deve” kelimesinin [el-cümmel] “halat” şeklinde okunma ihtimali nedeniyle iki farklı anlamı vardır.
Bayraktar Bayraklı
Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremeyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandırırız.[133]
[133] Mücrim kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 133-136; XV, 201-203; XIX, 512-516; XX, 250-251.
Erhan Aktaş
Ayetlerimizi yalanlayan ve büyüklenenler var ya, onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar deve¹ iğnenin deliğinden geçmedikçe, Cennet'e giremeyeceklerdir. Mücrimleri² böyle cezalandırırız.
1- Veya kalın urgan. 2- “Suçlu” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın” anlamına gelmektedir.
Ahmet Akgül
Şüphesiz ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayıp (Hakka uymaya yanaşmayanlar var ya), onlar için göğün kapıları (Allah’ın yüce makamları ve cennet yurtları) açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar da (ki insanlara göre imkânsızdır) cennete sokulmazlar. Biz suçlu günahkârları işte böyle cezalandırırız.
Âyetlerimizi yalan sayıp onlara inanmaya tenezzül etmeyenlere gök kapıları kesin olarak açılmaz ve deve iğne yordamından geçer de onlar gene cennete giremezler ve biz, mücrimleri işte böyle cezalandırırız.
Bu âyet, İncil''de "Zengin kimse melekut-üs-semâvâta güç ile girer ve gene size derim ki zenginin melekut-Allah'a girmesinden devenin iğne deliğinden geçmesi daha kolaydır" meâlindeki söze benzer (Matyus, 19, 23-24).
Abdullah Parlıyan
Gerçek şu ki, ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan ve onlara tepeden bakan kimselere, dua ve amellerinin yükselmesi için gök kapıları açılmayacak. Ve onlar halat veya deve iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremeyecekler. Günaha gömülüp gidenleri, biz işte böyle cezalandırırız.
Bizim dinî esasları, şer'î hükümleri hâvî âyetlerimizi yalanlayanlara, âyetlerimizdeki şer'î hükümleri gururlarına yediremeyerek benimsemeyen zorbalara, diktatörlere, göğün kapıları, rahmet ve merhamet kapıları, yağmur ve rızık kapıları açılmayacaktır. Onların cennete girmesi, devenin iğne deliğinden geçmesi kadar imkânsızdır. Biz İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsileri, suçluları işte böyle cezalandırırız.
Ayetlerimizi yalanlayan ve onlara karşı büyüklük taslayanlara göğün kapıları açılmaz ve deve iğne deliğinden geçmedikçe onlar cennete giremezler. Suçluları işte böyle cezalandırırız.
Şüphesiz ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler. Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız.
Âyetlerimizi yalanlıyanlar ve onlara iman etmeyi kibirlerine yediremeyenler (var ya), onlara gök kapıları açılmaz (ruhları göğe yükselmez) ve deve iğnenin deliğinden geçinceye kadar (hiç bir zaman) cennete giremezler. İşte biz, günahkârlara (müşriklere) böyle ceza veririz.
Ayetlerimizi yalanlayıp, kibirlenerek onlardan uzaklaşanlara gök kapıları açılmaz. Ve deve iğne deliğinden geçmedikçe onlar Cennete giremezler. Ve böylece Biz, mücrimleri cezalandırırız.
Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da, ona inanmaktan büyüklenen kimselere, göğün kapıları açılmıyacak, deve geçmedikçe iğne deliğinden, cennete giremezler, günahlı olanlara böyle ceza veririz
Muhakkak ki ayetlerimize ilgi göstermeyen (onları anlamak istemeyen) ve onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya; işte onlara, yüce âlemlerin (rahmet) kapıları açılmaz ve onlar, halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler. Biz, suçluları işte böyle cezalandırırız.
“Cemel” kelimesi kökü itibariyle hem “halat” hem de “deve” anlamına gelmektedir. Meal ve tefsirlerin çoğunda deve olarak yorumlansa da Kur’an’daki edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile iğne arasında bir münasebet bulunmadığı için burada “halat” olarak tercüme edilmesi daha uygun bulunmuştur. Ayrıca böyle bir benzetme ile cehennem ehlinin bir gün azaptan kurtulabileceğine dair açık bir kapı bırakılmış oluyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Doğrusu ayetlerimizi yalan sayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, göğün kapıları açılmaz; deve iğnenin deliğinden geçmedikçe cennete de giremezler. Suçluları böyle cezalandırırız.
Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremiyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandırırız!
Bu âyetteki «cemel» kelimesini meşhur olmayan kıraat şekillerine dayanarak Kur’an’daki edebî tasvire uygun düşmediğini, deve ile iğne deliği arasında bir münasebet bulunmadığını ileri sürenler vardır. Bunun için kelimenin diğer kıraattaki «kalın ip» yani halat manasını tercih ederler. Ancak, umumun kıraatı göz önüne alınarak «deve» manası tercih edilmiştir. Devenin iğne deliğinden geçmesi, imkânsızlık bildirir. Buna göre âyetin manası: «Onlar asla cennete giremezler» veya «Çok zor girerler» demektir.
Edip Yüksel
Ayetlerimizi inkar edenlere ve onlara karşı büyüklük taslayanlara göğün kapısı açılmaz ve deve iğne deliğinden geçmedikçe de cennete girmezler. Suçluları böyle cezalandırırız.
Bizim âyetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmaya tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve deve (veya halat) iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte suçluları böyle cezalandırırız.
Elbette âyetlerimizi tekzib eden ve onlara iymanı kibirlerine yediremiyen kimselere Semanın kapıları açılmaz ve cemel iğnenin deliğinden geçinceye kadar onlar Cennete girmezler, işte mücrimleri biz böyle cezâlandırırız
Bizim âyetlerimizi yalan sayıb da onlara karşı kibirlenmek isteyenler (yok mu?) onlar için gök kapıları açılmayacak, onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar, cennete girmeyeceklerdir. Biz günahkârları böyle cezalandırırız.
Şübhesiz ki âyetlerimizi yalanlayıp, ona karşı kibirlenenler yok mu, onlara gök kapıları açılmaz ve deve, iğne deliğine girinceye kadar (onlar) Cennete giremezler. İşte suçluları (kâfirleri) ise, böyle cezâlandırırız!(1)
(1)“Evet küfür, mevcûdâtın kıymetini ıskāt (düşürmek) ve ma‘nâsızlıkla ittihâm ettiğinden(suçladığından), bütün kâinâta karşı bir tahkīr (hakāret) ve mevcûdât (varlıklar) âyinelerinde cilve-i esmâyı (Allah’ın güzel isimlerinin aksetmesini) inkâr olduğundan, bütün esmâ-i İlâhiyeye karşı bir tezyif(küçük düşürmek) ve mevcûdâtın vahdâniyete (Allah’ın birliğine) olan şehâdetlerini (şâhidliklerini)reddettiğinden bütün mahlûkāta (yaratılmışlara) karşı bir tekzib (yalanlama) olduğundan, isti‘dâd-ı insânîyi(insanın kābiliyetlerini) öyle ifsâd eder (bozar) ki, salâh (iyilik) ve hayrı kabûle liyâkati (ehliyeti) kalmaz. Hem bir zulm-i azîmdir (büyük bir zulümdür) ki, umum mahlûkātın ve bütün esmâ-i İlâhiyenin hukūkuna bir tecâvüzdür. İşte şu hukūkun muhâfazası ve nefs-i kâfir (kâfir olan kişinin) hayra kābiliyetsizliği, küfrün adem-i affını iktizâ eder (affedilmemesini gerektirir).” (Zülfikār, 10. Söz, 35)Ayrıca bakınız; (sahîfe 147, hâşiye 1)
İlyas Yorulmaz
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve ayetlerimize karşı kibirlenenler için rahmet kapıları (göğün kapıları) açılmayacak. Taki! Deve iğne deliğinden geçerse , onlarda cennete girerler! İşte suçluları böyle cezalandıracağız.
Âyetlerimizi yalan savıp kibirlerine yediremeyenler yok mu, işte onlara gök kapıları açılmaz [³] onlar, deve iğne deliğine girmedikçe Cennete giremezler. Günahkârları işte böyle cezalandırırız.
İsmail Hakkı İzmirli A'raf Suresi 40. Ayet Açıklaması
[3] Dualarına, amellerine bakılmaz.
Kadri Çelik
Doğrusu ayetlerimizi yalan sayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara göğün kapıları açılmaz; halat (veya deve) iğnenin deliğinden geçmedikçe cennete de giremezler. Suçluları böyle cezalandırırız.
Âyetlerimizi yalan sayan ve buyruğumuza boyun eğmeyi gururlarına yediremeyerek onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya, göğün rahmet kapıları onlara asla açılmayacak ve deve iğne deliğinden geçmedikçe, onlar da cennete giremeyeceklerdir. Devenin iğne deliğinden geçmesi nasıl mümkün değilse, inkârcıların da cehennemden çıkıp cennete girmeleri öylece imkânsızdır. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız!
Âyetlerimizi yalanlamış ve onlara karşı büyüklenenmiş olanlara, Göğün kapıları açılmaz; Deve, İğne’nin deliğinden geçinceye kadar Cennet’e de giremezler.
Suçlular’ı böyle cezalandırırız.
Bizim âyetlerimizi yalanlayanlara ve onlara karşı büyüklük taslayanlara göğün kapıları açılmayacak1 ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar2 da onlar, cennete giremeyecekler. İşte Biz günâhkârları böyle cezâlandırırız.
1 Yani mecâzen, onların yaptığı hiçbir iş ve duâ Allah’ın huzuruna yükselemeyecek ve asla kabul görmeyecek. Bk. (Fâtır: 10)2 (اَلْجَمَلُ) kelimesi “deve” anlamına geldiği gibi, “urgan ve halat” anlamına da gelir. Bazı müfessirler, halatın ipliğe benzerliğini ve iğneye deveden daha uygun düştüğünü düşünerek, “halat”ı tercih etmişlerse de müfessirlerin çoğunluğu “deve” anlamını daha uygun görmüşlerdir. Bu ifâde, “bir şeyin olmasının, asla mümkün olmadığını” belirtmek için kullanılan bir “darb-ı mesel”dir. Bunun Türkçedeki tam karşılığı ise; “balık kavağa çıkıncaya kadar” darb-ı meselidir. Bu sebeple de darb-ı mesellerde, bir benzeşmenin bulunması şart değil, ifâde ettiği anlam önemlidir. Sonuç olarak, her iki tercüme de kâfirlerin cennete girmelerinin imkânsızlığını ifâde etmektedir.
Muhammed Esed
GERÇEK ŞU Kİ, Ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan ve onlara tepeden bakan kimselere göğün kapıları açılmayacaktır; 31 ve onlar, halatın iğne deliğinden geçebilmesinden daha kolay 32 giremeyecekler cennete. Günaha gömülüp gidenleri Biz işte böyle cezalandırırız.
Gerçek şu ki; ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve onları küçümseyenlere göklerin rahmet kapıları açılmayacak ve halat iğne deliğinden geçmedikçe, onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız. 23/99...108, 43/74...78
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 40. Ayet Açıklaması
[1186] Lafzen: “Semanın”. Zımnen: Ne vahyin yüce mânaları kalbine inecek, ne bilinci güdülerinin köleliğinden kurtulup yecelecek ve ne de en yüksek makam olan cennete girecekler. Buradaki semânın “cennet”te bir gönderme olması mümkündür. İncil’deki “göklerin melekutu” tabiri ile buradaki “semanın kapıları” tabiri arasındaki anlam çağrışımı dikkat çekicidir.
[1187] Cemel sözcüğü ceml, cuml, cummel, cumul biçiminde de okunmuştur. Tüm okuyuşlar iki anlama çıkar: “Erkek deve” ya da “halat”. İbn Abbas, benzetme sanatının bu eşsiz örneğini yorumlarken benzetme sanatında deveyi iğne ile eşleştirmenin uygun olmayacağını düşünerek bununla halatın kastedildiğini söyler ve der ki: “Allah teşbihin de en iyisini yapar” (Zemahşerî ve Ferrâ)” Hz. Ali, Mücâhid, Said b. Cübeyr ve Şa’bi de âyeti böyle anlar (Menâr). Erkek deveye, erkeklik organı halata benzediği için cemel denildiği görüşü de bunu teyit eder (Tâc). İbn Abbas’ın yukarıdaki açıklamasını doğru kabul edersek, “deve iğne deliğinden geçerse” ibaresinin Araplarda yaygın ve kabul görmüş bir deyim olmadığını kabul etmemiz gerekecek.
Âyetteki bu ifade, cehennemi hak eden inkârcılardan söz eden “Rabbin aksini tercih etmedikçe, gökler ve yer orada durduğu sürece onlar da orada kalmayı sürdürecekler” (11:107) âyeti ile bağlantılı olarak anlaşılabilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok o kimseler ki, âyetlerimizi tekzîp ettiler ve onlara karşı tekebbürde bulundular. Onlar için gök kapıları açılmaz ve deve iğnenin deliğine girinceye kadar cennete giremiyeceklerdir. Ve işte mücrimleri böyle cezalandırırız.
Âyetlerimizi yalan sayanlara ve onları kabule tenezzül etmeyenlere gök kapıları açılmayacak ve deve iğne deliğinden geçmedikçe onlar da cennete giremeyeceklerdir. İşte Biz, suçlu kâfirleri böyle cezalandırırız! {KM, Markos 10, 25; Luka 18, 25}
Bizim ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmağa tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir! İşte suçluları böyle cezalandırırız.
Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan ve büyüklük taslayanlar var ya; işte onlara göklerin kapıları açılmayacak, deve iğne deliğinden geçinceye kadar da Cennet’e giremeyeceklerdir. Suçluları işte böyle cezalandırırız.
Ayetlerimizi yalanlayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, onlara gök kapıları açılmayacak, halat iğne deliğinden geçmedikçe, onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız.
Âyetlerimizi yalanlayan ve onlara karşı kibirlenenlere semâ kapıları açılmaz; deve iğne deliğinden geçmedikçe onlar da Cennete giremezler. Mücrimleri Biz işte böyle cezalandırırız.
Ayetlerimizi yalanlayan ve onlar karşısında büyüklük taslayanlar var ya, gök kapıları açılamayacaktır onlar için ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremeyeceklerdir onlar. Suçluları böyle cezalandırırız biz.