Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1005, sondan 5232. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 51. ayetidir. A'raf Suresi 51. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 95 ve toplam ebced değeri ise 6736 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (19) ل (7) م (8) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
الذين اتخذوا دينهم لهوا ولعبا وغرتهم الحيوة الدنيا فاليوم ننسيهم كما نسوا لقاء يومهم هذا وما كانوا باياتنا يجحدون
Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkâr edip durdularsa, biz de onları bugün öyle unuturuz.[218]
Cehennem ehli, belki bir ümitsizlik içinde, belki de A‘râf ehlinin cennete girdiğini görünce ümide kapılarak, yaşadıkları açlık ve susuzluğu yatıştırmak için cennet ehlinden su ve rızık (yiyecek) isterler; fakat Allah’ın, kâfirleri bu isteklerden mahrum kıldığı cevabını alırlar. Fahreddin er-Râzî’nin ifade ettiği gibi (XIV, 93), bu cevap, inkârcılar için tam bir yıkım olacaktır. Çünkü onlar dinlerini oyun ve alay konusu yapmışlar; dünyanın geçici zevklerine aldanarak âhirette bütün bunların başlarına geleceğini unutmuşlar; kendilerini uyaran âyetleri de inkâr etmişlerdir. Fakat Allah da onları unutmuş, yani cehenneme terkedip bütün isteklerini, feryatlarını cevapsız bırakmıştır.
Mehmet Okuyan
50,51. Ateş halkı cennet halkına “Su veya Allah’ın size verdiği rızıklardan biraz da bize dökün!” diye seslenince, (cennetlikler) “Allah onları dinlerini bir eğlence ve oyun edinen, dünya hayatı da kendilerini aldatan kâfirlere haram kılmıştır.” diyecekler. Onlar bu günün karşılaşmasını nasıl unutmuş ve ayetlerimizi nasıl inkâr etmişlerse işte biz de bugün onları unutmaktayız.
Yüce Allah mahşer şartlarında azabı hafifletebilecek veya ateştekileri serinletebilecek her ne varsa onu cehennemliklerden uzak tutacağını, onları bu nimetlerden mahrum kılacağını ifade etmektedir.,Dünya hayatının aldatmasına kananlar aynı zamanda Yüce Allah’ın ayetlerini inkâr eden ve mahşerde Allah’ın huzurunda hesap vereceğini de unutanlardır. Yüce Allah bu tiplerin suçunu gündeme getirmekte ve onlar dünya hayatında böyle bir unutma yaşamışlarsa, kendilerinin de azapta unutulacağını kendilerine haber vermektedir. Benzer mesajlar: Tevbe 9:67; Tâhâ 20:126; Secde 32:14; Câsiye 45:34; Haşr 59:19.
Bayraktar Bayraklı
O kâfirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyun edindiler de dünya hayatı onları aldattı. Onlar bugüne kavuşacaklarını unutmuşlardır. Âyetlerimizi inkâr ettikleri ve bugüne kavuşacaklarını unuttukları gibi, biz de bugün onları unutuyoruz.
Onlar ki, dinlerini bir oyun ve eğlence yerine koydular. Dünya hayatı onları aldattı. Onlar, karşılaşacakları bugünü unuttukları ve ayetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi, biz de onları unuturuz.
Onlar ki, dinlerini bir eğlence ve oyun (istismar ve suistimal konusu ve hoş vakit geçirme aracı) edinmişlerdi (veya nefislerinin hoşuna giden şeytani yorumları benimsemişlerdi, ayrıca günahkâr vicdanlarını bastıracak, ama his ve heyecanlarını coşturacak dindarlık numaralarını, zikir ve ibadet diye, müzik eşliğinde kadın erkek karışık raks ve dans yapmayı kendilerine din-yol edinmişlerdi.) Onlar, bu (hesap) günleriyle karşılaşacaklarını (ve Allah’a kavuşacaklarını) unuttukları ve (apaçık) ayetlerimizi (artık gereksiz ve geçersiz sayıp ve yanlış yorumlayıp çarpıtarak) tanımadıkları gibi, Biz de bugün onları (cehennem azabına ve yalnızlık girdabına atıp) unutacağız.
Onlar, dinlerini eğlence ve oyun saymışlardır, dünya yaşayışı, onları aldatmıştır. Onlar, nasıl bugüne kavuşacaklarını unutup bilebile ayetlerimizi inkar ettilerse biz de bugün onları unuturuz.
O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler ki, dünya hayatına kapılıp, dinlerini oyun ve eğlenceye çevirmişlerdi” diye cevap verecekler. Ve Allah: “Onlar bu hesap gününün gelip çatacağını nasıl gözardı edip unuttular ve ayetlerimizi nasıl inkâr ettilerse, biz de bugün onları öylece gözardı edip, unutacağız” diyecek.
Kâfirler, dînî sorumlulukları yerine ömürlerini, bayram-seyranla, dünyanın zevk ü sefasıyla, oyunla, eğlenceyle geçirenler; bayramlarını-seyranlarını, dünyanın zevk ü sefasını, oyunlarını, eğlencelerini, dînî sorumlulukları yerine ikame edenler ve dünya hayatının kendilerini aldattığı kimselerdir. Onlar bugün diriltilerek hesaba çekilip cezalandırılacaklarını nasıl unuttularsa, bile bile âyetlerimizi, peygamberlerimizin sünnetlerini nasıl inkâr ettilerse biz de bugün onları cehennemde unutuyoruz.
Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişlerdir ve dünya hayatı kendilerini aldatmıştır. Onlar bu günle karşılaşacaklarını unuttukları ve bizim ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz.
Onlar, dinlerini bir eğlence ve oyun (konusu) edinmişlerdi ve dünya hayatı onları aldatmıştı. Onlar, bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve bizim ayetlerimizi 'yok sayarak tanımadıkları' gibi, biz de bugün onları unutacağız.
O kâfirler ki, dinlerini bir eğlence ve bir oyun edinmişlerdi ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı; bunlar, şu güne kavuşmayı unuttukları ve âyetlerimizi inkâr ettikleri gibi, biz de bugün onları unutacağız.
O kâfirler ki dinlerini oyun ve oyuncak yaptılar ve dünya hayatı onları aldattı. İşte şimdi onlar, bugünleriyle karşılaşmayı unuttukları gibi ve ayetlerimizi yalanladıkları için, Biz de onları unuturuz (öylece bırakırız.)
Onlar, kendi dinlerini eğlenceyle, oyuncak yapmış olan kimselerdir, dünyanın dirliği onları aldatmıştı, bizim âyetlerimize inanmıyarak, bugüne kavuşmayı unutmuş olduklarıyçin, biz de bugün onları unutacağız
O inkârcılar ki; dinlerini alaya eğlenceye aldılar ve böylece dünya hayatı(nın cazibesi) onları aldatmış oldu. Artık onlar bu günlere yetişeceklerini unuttukları ve bizim ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi Biz de onları bugün unutacağız.
“Biz de onları unutacağız” cümlesini Allah’a bir eksiklik olarak yakıştırmak küfür olur. Zira Allah için unutmak, ihmal etmek, hatırlamamak diye bir şey düşünülemez. Bu ifade tamamen mecazi olup, “onların gözardı edileceğini, umursanmayacağını, unutulmaya terk edileceğini, affetme ve nimet verme konusunda hatırlanmayacağını, varlıklarından habersiz gibi davranılacağını, onların kendi hallerine bırakacağını” anlatmak için kullanılmıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
50,51. Cehennemlikler cennetliklere, "Bize biraz su veya Allah'ın size verdiği rızıktan gönderin" diye seslenirler, onlar da, "Doğrusu Allah dinlerini alay ve eğlenceye alan, dünya hayatına aldanan inkarcılara ikisini de haram etmiştir" derler. Bugünle karşılaşacaklarını unuttukları, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onları unutuyoruz.
O kâfirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyun edindiler de dünya hayatı onları aldattı. Onlar, bu günleri ile karşılaşacaklarını unuttukları ve âyetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz.
Onlar dinlerini hafife aldılar ve dünya hayatı kendilerini aldattı. Bugünleriyle karşılaşacaklarını unuttukları ve ayetlerimizi reddettikleri için bugün biz de onları unuturuz!
Onlar ki, dinlerini bir eğlence ve oyun yerine koydular ve dünya hayatı kendilerini aldattı. Onlar, bugüne kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkâr ettilerse, biz de bugün onları öyle unuturuz.
O kâfirlere ki oyunu, eğlenceyi kendilerine din edindiler, ve o Dünya hayat kendilerini aldattı, onlar bu günlerine mülâkı olacaklarını unuttukları ve âyetlerimizi inkâr ettikleri gibi biz de bu gün onları unutacağız
(O kâfirler) ki onlar dînlerini bir eğlence ve bir oyun edinmişlerdi. Onları dünyâ hayaatı aldatmışdı. İşte onlar nasıl şu günlerine kavuşmayı unutdular, âyetlerimizi nasıl bilerek inkâr etdiler idiyse biz de bugün onları öylece unutacağız.
Onlar ki, dinlerini bir eğlence ve bir oyun edindiler ve dünya hayâtı onları aldattı!(Onlar) bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve âyetlerimizi bilerek inkâr etmekte oldukları gibi, artık bugün (biz de) onları unutacağız!
Çünkü bu inkârcılar, dünyada iken dinlerini eğlence ve oyun edindiler ve dünya hayatı onları aldattı. Nasıl ki dünya hayatında hesap gününü unutmuş ve ayetlerimizi inkâr etmişlerdi, onların bu günlere kavuşmayı ve ayetlerimizi yalanlamış olduklarını unuttukları gibi, biz de onları unutacağız.
50, 51. Cehennemlikler Cennetliklere «— Bize biraz su akıtın da içelim veya Allah/ın size verdiği rızıktan verin de yiyelim» diye nida edecekler. Onlar ise «— Allah yemeyi de, içmeyi de dinlerini eğlence, oyuncak edinip dünya dirliğine aldanan kâfirlere haram kılmıştır» diyecekler. Böyle olunca vaktiyle bu güne kavuşacakları nasıl unutmuşlar, âyetlerimizi nasıl bilerek tanımamışlar ise biz de bugün onları unuturuz [⁵].
İsmail Hakkı İzmirli A'raf Suresi 51. Ayet Açıklaması
[5] Cehennemde bırakırız.
Kadri Çelik
Onlar (kâfirler) ki, dinlerini bir oyalanma ve oyun (konusu) edinmiş ve de dünya hayatı kendilerini aldatmıştır. O halde onlar, bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve bizim ayetlerimizi bilerek inkâr ettikleri gibi, biz de bugün onları unuturuz.
O kâfirler ki, arzu ve heveslerine dinleri gibi sahip çıkarak yahut İslâm’ı alay konusu yaparakdinlerini oyun ve eğlence hâline getirmişlerdi. Zira dünya hayatının o süs ve câzibesi, onları aldatıp doğru yoldan saptırmıştı. Onlar, bu güne ulaşacaklarını nasıl unuttular ve ayetlerimizi bile bile nasıl inkâr ettilerse, Biz de bugün onları aynı şekilde “unutacağız!”
“Kendilerini Dünya Hayatı aldatmış, dinlerini oyun ve eğlence edinmiş olanlara!”.
Bugün onları, bu kendi günleriyle karşılaşacaklarını unuttukları gibi unuttuk(!). Âyetlerimizi de bile bile inkâr ediyorlardı.
50,51. Cehennemdekiler, cennettekilere: “Bize biraz su veya Allah’ın size verdiği rızktan verin.” diye seslenecekler. Cennettekiler de: “Allah bunları dinlerini bir eğlence ve oyalanma edinen ve dünya hayatı kendilerini aldatan kâfirlere, haram kıldı.” diyecekler. İşte onların, bu günleriyle karşılaşacaklarını unutup âyetlerimizi inatla inkâr ettikleri gibi Biz de bugün onları (cehennemde) unutacağız.1
1 Bu, unutma, onların cehennemde unutulmuş gibi bırakılması veya orada ebedî kalacakları anlamınadır, yoksa Allah, unutmaz.
Muhammed Esed
o kimseler ki, dünya hayatına kapılıp dinlerini oyuna eğlenceye çevirmişlerdi.” 39 diye karşılık verecekler. [Ve Allah:] “Onlar bu [Hesap] Günü'nün gelip çatacağını nasıl gözardı edip unuttular ve ayetlerimizi nasıl inkar ettilerse Biz de Bugün onları öyle gözardı edeceğiz” diyecek,
Onlar ki dinlerini hafife alıp oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatının cazibesi onları aldatmıştır. Nasıl bu günlerine kavuşacaklarını unuttular ve bile bile ayetlerimize inanmadılarsa biz de onları bu gün unutulmaya terk edeceğiz. 166/32- 70, 47/36, 57/20, 20/124...127, 31/33, 45/35
Onlar ki, dinlerini oyun ve eğlenceye çevirip dünya hayatının albenisine kanmıştılar!” cevabını verecekler. Dahası, onlar nasıl bu Hesap Günü’nün gelip çatacağını unuttular ve mesajlarımızı inkâr ettilerse, Biz de bugün onları unutulmaya terk edeceğiz.
O kimseler ki, dinlerini bir eğlence ve bir oyun ittihaz ettiler ve onları dünya hayatı aldatmış oldu. Artık onlar bu günlere yetişeceklerini unuttukları gibi ve Bizim âyetlerimizi inkar eder oldukları gibi Biz de onları bugün unutacağız.
O kâfirlere ki onlar dinlerini oyun ve eğlence konusu haline getirmişlerdi; dünya hayatı kendilerini aldatmıştı. İşte onlar, kendilerinin en önemli günü olan bu günkü karşılaşmayı unuttular ve âyetlerimizi bilerek inkâr ettikleri gibi, Biz de bugün onları unutup kendi hallerine terk edeceğiz. [20, 52; 9, 67; 126, 45-34]
Onlar ki dinlerini bir eğlence ve oyun yerine koydular ve dünya hayatı, kendilerini aldattı. Onlar, bu günleriyle karşılaşacaklarını nasıl unuttular ve ayetlerimizi bile bile nasıl inkar ediyor idilerse, biz de bugün onları öyle unuturuz!.
(Kafirler), dinlerini oyun ve eğlence yerine koymuş kimselerdir[1]. Onları dünya hayatı aldattı da bugünkü karşılaşmayı unutmuş gibi davrandı[2] ve âyetlerimiz karşısında bile bile yalan sarıldılar. Yaptıklarına karşılık biz de bugün onları unutmuş gibi davranacağız.
Süleymaniye Vakfı A'raf Suresi 51. Ayet Açıklaması
[*] Unutmak suç değildir. Onun için Bakara 286'da "Rabbimiz, unutur veya hata edersek bizi sorumlu tutma" diye dua ederiz. Unutmuş gibi davranmak suç olduğundan buraya o anlam verilmiştir.
Şaban Piriş
Onlar, dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da onları aldatmıştır. Bugün, bu karşılaşma günlerini unuttukları ve bile bile ayetlerimizi inkar ettikleri gibi biz de onları unutacağız.
O kâfirler ki, dinlerini eğlence ve oyun edinmişler, dünya hayatına aldanıp gitmişlerdi. Onlar bugüne kavuşmayı nasıl unuttular ve âyetlerimizi inkâr ettilerse, bugün de Biz onları unuturuz.
Onlar kendi dinlerini eğlence ve oyun haline getirdiler, iğreti hayat onları aldattı. Onlar bugüne kavuşacaklarını unutmuşlardı. Ayetlerimize karşı direniyorlardı. Bugün de biz onları unutuyoruz.
anlar kim duttılar dįnlerini oyun daħı oyun daħı aldadı anları yaķın dirlik pes bugün ķoyavuz anları nite kim unıttılar ķodılar görmegi uşbu günlerini daħı nite kim oldılar āyetlerümüzi inkār eylerler.
Anlar kim idindiler dīnlerini ġāfillıḳ bile oyun. Daḫı aldadı anları dünyādirligi. Pes bu gün unuduruz anları, nite kim unutdılar liḳāsını uşbu gü‐nüñ. Daḫı andan ötürü kim bizüm āyetlerümüzi inkār iderlerdi.